19 Mayıs 2008

Ayarlarınızla Fazla Oynamayalım

AYARLARIMIZLA FAZLA OYNAMAYALIM...

Ayar noktası’ kavramı olarak bilinen bir teori vardır. Bu teoriye göre her kişinin kilosunu belli bir sınırda tutmaya çalışan iç ayarlar mevcuttur. Bu ayarlar doğuştan planlanmıştır. Kiloyu değiştirmeye çalıştığınız takdirde vücut yağ miktarını bu ayar noktasının belirlediği sınırlar içinde yeniden düzenleyecektir.

Olayı anlamak için beden ısısını örnek verelim. Hepimizin beden ısısı 36.5 derece civarına ayarlanmıştır. Çok sıcak ya da çok soğuk havalar bu beden ısısını değiştiremez. Ancak bedenin kilo ayarı ısı ayarından biraz farklı çalışıyor gibi. Ayarlama tek yönde çalışıyor. Yani çok aşırı kilo alınsa bile bu kilo alımına karşı fazla bir çaba göstermiyor ayar mekanizmaları. Ama alınmış kiloları vermeye karşı büyük bir direnç gösteriyor. Bir kişi şişmanlayıp yeni bir kiloya ulaştığı zaman beden bu yeni kiloyu yeni ayar noktası olarak benimsiyor.

Bedende her şey kilo vermeye karşı çalışıyor gibi. Örneğin diyet yapmaya başlandığı zaman metabolik hız yavaşlıyor. Yani beden mevcut kalorileri daha yavaş yakmaya başlıyor. Yağ hücreleri daraldıkça insülin hormonunun etkisine karşı daha hassas oluyor. Bu durumda yağ hücrelerinin içinden birşeyler koparmak çok güçleşiyor. Yani bedenimiz zayıflamaya karşı birçok savaşım olanaklarına sahip, ama aşırı kiloya karşı pek donanımı yok. Bunun nedeni aşırı beslenmenin eski çağlarda bir sorun olmaması olabilir. Aşırı beslenme modern çağın sorunu ve henüz genetik şifrelerimiz bu olaya karşı gerekli ayarlamalardan geçecek zamanı bulamamış.

Tam olarak kanıtlanmamakla beraber ilginç bir gözlem daha var. Her yapılan diyetten sonra tekrar kilo almak çok daha kolay oluyor. Bu olaya ""yo-yo sendromu" deniyor. Her şişmanlamadan sonra tekrar kiloları vermek güçleşiyor. Ayrıca araştırmalar Sürekli zayıflama ve şişmanlama düzeni içinde yaşamanın sağlık açısından sürekli sabit ama fazla kiloda olmaya göre daha riskli olduğunu ortaya çıkarmış.


Hatta yavaş ama sürekli kilo alanlar bile sürekli diyet yapma takıntısı olanlara göre daha az tehlikede.

"İradem güçlüdür, nasıl olsa canım istediği zaman zayıflarım " diye düşünenlerin dikkatine sunulur.

Hiç yorum yok: