HAYAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HAYAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2010

KAYGIYLA BAŞ ETMENİN YOLLARI


KAYGIYLA BAŞ ETMENİN YOLLARI

EvcioğluHaber- Psikolog Dr. Başak Demiriz tarafından yazılan "Kaygıyla baş etmenin yolları" başlıklı yazısının milliyet gazetesinin ekinde yer aldığı şekliyle sizlere yardımcı olacağı düşüncesiyle ekte bir bölüm sunulmaktadır.. Daha geniş bilgi için gazetenin ekine bakınız..


"Kaygılı insanlar geleceğe ait senaryolar yazarlar. Ancak; bu senaryolar genellikle olumsuz veya tehlikelidir. Hayal edilenler o kadar inandırıcı ve korkutucudur ki; beraberinde gerginlik, kaygı, tedirginlik getirir.. Kaygıyı, dikkatinizi başka yerlere vererek azaltabilirsiniz.." diyor. Psikolog Dr. Sn; Başak Demiriz

22 Haziran 2010

ADIMIN ÖNEMİ YOK

ADIMIN ÖNEMİ YOK

http://www.prodeshizmet.com/ozel-guvenlik-hizmetleri/images/iletisim-resim-1.gif

MERHABA;

27 YAŞINDAYIM. YETİŞTİRME YURDUNDA BÜYÜDÜM..

O ZAMANLAR YURT BANA ÇOK AMA ÇOK SIKICI GELMİŞ VE HAYATI TANIMAK İSTEMİŞTİM..

ÖZENDİKLERİMİ YAPMAK ÖZGÜR OLMAK İSTEDİM; VE YAŞIMI DOLDURUP YURTTAN ÇIKTIM. SONRA MEMUR OLDUM...

DERKEN, EŞİM VE 2 ÇOCUĞUMLA, ALDIĞIM DEVLET MEMURU MAAŞIMLA, HER AY ÖDEDEDİĞİM 400-TL EV KİRASIYLA, YAŞAMAKTAYIM.

HAYAT BANA O KADAR GÜZELDİKİ; TİYATRO, MÜZİK, RESİM HEPSİYLE UĞRAŞTIM... GELECEK İÇİN BU MEMLEKET İÇİN KENDİMİ YETİŞTİRDİM...

ADAM OLDUM YANİ.

ŞİMDİ NE RESİM KALDI, NE TİYATRO, NE DE MÜZİK.. EVDEYİM...!

A.O.F SINAVINDAN GELDİM VE SINAVDA ÇIKAN MAZGALI BULAN UNLU DÜŞÜNÜRÜN KIM OLDUĞUNU ARAŞTIRIYORUM......!

BİRDE ELEKTRİK PARASI; ANLAYAMADIĞIM BİR ŞEKİLDE 2 AY ÜST ÜSTE KURUŞU KURUŞUNA AYNI GELEN FATURAMI DÜŞÜNÜYORUM,...

GAZETELERİ DOLAŞIRKEN ŞEHİT HABERLERİNİ GÖRDÜM.... BU GÜN 2 ŞEHİT VERDİK.. DİYORDU.

BEN 27 YAŞINDAYIM..

BEN DOĞMADAN ÖNCEDE TERÖR VARDI..

HALEN VAR DİYORUM...

AMA ANLAYAMADIĞIM; NERDEYSE 2 - 3 KATI OLAN ORDUMUZ TÜKÜRÜKLE BOĞULACAK KADAR KÜÇÜK BİR TERÖRÜ NASIL BİTİREMEDİĞİ..?

PKK'NIN, İNİNE GİREN VE ORADA FOTOĞRAF ÇEKTİREN BİR SÜRÜ İNSAN VAR..

RÖPÖRTAJ YAPANLAR VAR...

BİZ NEYİ ARIYORUZ.. KİMİ ARIYORUZ...?

50.000 DEN FAZLA ASKERİMİZ GARSONLUK GİBİ AYLIK 5 LİRA ÜCRETLE ÇALIŞIYOR BEN ASKERE GİTMEDİM ESKİDEN EN BÜYÜK İDEALİM ASKERLİKTİ.. ASLINDA ŞİMDİ DE OLMAK İSTERİM..

25 YILI TAMAMLA EMEKLİ OL ....! BEN 63 YAŞIMI BEKLİYECEĞİM.. ÖLMEK SORUN DEĞİLDE AİLEM NE OLACAK?

HAYAT ASLINDA, AİLE KURUP HERŞEYDEN YOKSUN BİR ŞEKİLDE AİLEYE BAKMAKMIŞ...!

BENDE HAYAL EDERDİM, EŞİMLE SİNEMAYA GİDERİM DİYE...

GERÇİ, İNTERNET SİTELERİ MAHKEMELER'CE KAPATILMADIĞI SÜRECE EVDE BEDAVAYA SON FİLMLERİ İZLEYEBİLİYORUM...

GENCİM...

OYUN OYNAMAK İSTİYORUM ....

165.00 TL LİK BİR OYUNU 1 GÜNDE BEDAVAYA İNDİRİYORUM.

GAZETELER SAĞ OLSUN.....! OKUMAK İÇİN OLMASADA GÜNLÜK GEREKSİZ İHİYACLARIMIZ İÇİN KULLANIYOR VE PROMOSYONLARDAN YARARLANIYORUM.

BİRAZ İSRAF OLUYOR AMA AĞACIMIZ DAHA VARDIR HERHALDE.

GEÇENLERDE KİTAP SATMAK İÇİN DAİREMİZE BİR YAZAR GELDİ.. KİTAP OKUMAM AMA ALDIM...

ADAMIN HALINE ACIDIM O KADAR EMEK VERMİŞ, 10 TL YE SATIYORDU BENDE ALDIM..

SOKAKTA 5 LİRAYA VERİYORLARDI.. POLİSİDE ZABITASIDA ORDAN ALIYOR....!

NE İŞİM VAR KİTAPÇIDA... BAKKALA,, EVET BAKKALA; HALA VARMI DEMEYIN BAKKAL DEFTERİNE HALA YAZDIRIYORUM.

AY SONUNDA.. BENİ AYDINLATIYOR, ADAM. MATEMATİK UZMANI OLDU... İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMIYOR HESAP MAKİNASI KULLANIYOR.

1 LİRA EKSİK YADA FAZLA OLMASINDİYE ....

2 KERE TOPLUYOR..

1 LİRA DEMEYİN, 2 EKMEK EDİYOR.

ESKİDEN 1 EKEMEĞİ 3 KİŞİ YİYORDU ŞİMDİ BEN TEK BAŞIMA YETMİYOR.

BU ARADA KULLANDIĞIM PROGRAMLARIMDA KAÇAK...! SICACIK KOLTUĞUMDAN KALKIPDA BİLGİSAYAR FİRMALARINA GİDİP ALMAK ÇOK ZOR GELDİĞİ İÇİN, ARKADAŞLARDAN ALDIM, 10 LİRAYA.....

GÖNÜL İSTERDİKİ; 500-600 LİRA VERİP ALMAK.... ! AMA, ENAYİ DEMESİNLER DİYE GİTMEDİM..!

DÜN Bİ SİTEDE, ALMANLAR BİZE GÖNDERDİKLERİ ARABALARA BİNİYORLARMI DİYE MERAK EDİP ARAŞTIRDIM.....

YAHU 5000 EUROYA ADAM SIFIR BMW YE BİNİYOR BENDE 5000 LİRA OLSADA ŞAHİN ALSAM DİYORDUM....

ARABADANDA SOĞUDUM... BAKALIM KAÇAĞI FALAN ÇIKARSA ARTIK ONU ALIRIM.

ALLAH'A ŞÜKREDİYORUM....

-BEN DEVLET MEMURUYUM BANKALAR AYAKTA KARŞILIYOR....

-HASTANELER GÖZÜNÜ KIRPMADAN SENET YAPIYOR...

-ECZANELERE İLACIMI YAZDIRA BİLİYORUM ..

-KÖYLÜNÜN GÖZÜNDE BİR NUMARAYIM.

-EN BÜYÜK AVANTAJIM 65 DE OLSA, 70 DE OLSA EMEKLİ OLABİLİYORUM.

-SADECE ALTI ÇİZİLİ BÖLÜM İÇİN SESİMİ KESİP KIÇIMI BÜZÜP OTURMAK ZORUNDAYIM. ..

UNUTMADAN DÜN Bİ YAT ALDIM.. İÇİNE EŞİMİ COCUKLARIMI.. ÇOCUKLUĞUMU BİNDİRDİM. LEĞENE KOYDUM GEZİYORUM DÜNYAYI AMA HEP AYNI YERE GELİYORUM.

MESELE YATA BİNMEK DEĞİLMİŞ MESELE O YATI YÜZDÜRECEK OLAN LEĞENE KOYDUĞUM SUYUN PARASIYMIŞ.

DÜNYANIN EN GÜZEL ÜLKESİNDE EN GÜZEL COĞRAFYASINDA EN GÜZEL ŞEHRİNDE YAŞIYORUM, YASAL..!

KULLANDIĞIM HİÇBİRŞEY YASAL OLMASADA; BİR YOLUNU BULUP KENDİ YAŞAMIMI YAZIYORUM.

ÖYLESINE İÇİMİ DÖKTÜM.

SAYGILARIMLA...
23.06.2010


süpervizör- (Deniz Otcu)

10 Nisan 2010

Gelişmeler ve Teknik Bilgiler

Gelişmeler ve Teknik Bilgiler

http://www.tmresimler.com/data/media/241/Karadeniz_Teknik_niversitesi_Merkez_kamps_resimleri_5.jpg

Hazırlayan: Atakan BAYKOÇAK

* söz:

“Fotoğrafın subjesiyle fazla ilgilenmiyorum. Fotoğrafı bir kere çektikten sonra gerisiyle fazla ilgilenmem. Avcılar aşçı değildir ki.– Henri-Cartier Bresson

*Daha iyi fotoğraf için öneri :

Fotoğraf makinesi, ne fotoğraflamak istediğimizi bilmez. Ona neyi görüntülemek istediğinizi anlatamazsanız ve görüntülemek istediğiniz konuya iyi odaklanamazsanız, fotoğraflarınıza bakanlar amacınızı anlamazlar. Konunuza yakın olursanız, göstermek istediğinizden fazlasını görüntüye dahil edip asıl konunun kaybolmasını önlersiniz.


Kadrajın dışında bıraktığınız şey izleyici tarafından zihinde canlandırılabildiği sürece, kırpılmış görüntüler ilginç olabilir. Örneğin, portre fotoğraflarında, insan başının yuvarlak arka kısmını hayal edebiliriz ama kesilen bir burun ucunu hayal edemeyiz.

* teknik :

Net Alan Derinliği: Optik kuralları gereği, fotoğrafın en net kısmı sizin netlemeyi yaptığınız düzlemdir. Bu düzlemden size doğru yaklaştıkça ve sizden uzaklaştıkça netlik de azalır. Fotoğrafta “net” olarak algılanan bölüme net alan derinliği denir.


Netlik pek çoğumuzun ilk anda düşündüğü gibi düz bir düzlemde değil, küresel bir düzlemde oluşur. Bir yarıçap üzerinde bulunmayan nesnelerin net alan dışında kalacağını düşünerek kompozisyonumuzu oluşturmamız gerekecektir.

Untitled-1.jpg

• Objektifin diyafram açıklığı (ne kadar açık, o kadar az net alan derinliği)

- Netlenen cismin uzaklığı (ne kadar yakın o kadar az net alan derinliği)


• Kullanılan objektifin odak uzaklığı (ne kadar yüksek o kadar az net alan derinliği)


• Kullanılan makinenin sensör boyutu (ne kadar büyük o kadar az net alan derinliği)


Bu dört etkenden herhangi birinin değişmesi net olan bölgenin derinliğini de değiştirir.

Kaynak:http://www.kontrastdergi.com/gelimeler-ve-teknik-bilgiler-1.phtml

15 Ocak 2010

Pazar hayali

Pazar hayali

Ece Temelkuran Kıyıdan

10 Ocak Pazar 2010

Hava bir tuhaf. Hayal kurmaya yönelik bir tutum var havada. Kaçmaya müsait bir bulutluluk.
Bir balkon olsa şimdi. Kimsenin seni tanımadığı bir şehirde. Kahvenin içine konyak kendiliğinden düşse, kocaman bir hırkanın içinde olsan şimdi sen. Bir şeyi terk etmiş olsan. Mesela bir şehri. Mesela kendini, yüzünü filan mesela. Sadece otelin kat görevlisi bilse ismini, sadece tesadüfen. İsminin yanlış telaffuz edildiği bir şehir olsa bu, sen de artık başka bir isme sahip olsan.

Biri gelse...
Üstünde kocaman kocaman giysiler olsa, kocaman bir kazak, kocaman bir pantolon, kocaman çoraplar, iç organlarına kadar ısınmış olsan. İçeride televizyonun sesi açık olsa ve çok güzel müzikler vardır ya, hani günün üzerinde bir buğu yaratan, hayatı photoshop’layan müzikler, onlardan biri çalsa. Bir kitap okuyor olsan. Şöyle kocaman bir şey. Çalışıyor olsan hatta, altını çize çize. Bir şey öğreniyor olsan kitaptan. Koltuk tam sana göre olsa oturduğun, sehpa öyle. Sen tam kendine göre olsan. Bir papatya kadar dengeli.
Tam sen kitabı bitirdiğinde, gözlerin ağrıdığında biraz, kapı çalsa. Uzun zamandır görmediğin, artık aramaya da utandığın biri, seni hiç utandırmadan kapıda dursa. Çok eski bir dost olsa bu. O kadar eski olsa ki arada geçen zamanda ne olup bittiğini konuşmadan sohbet edebilsen. Gülsen gülsen...

Konuşmasan...
Akşam olsa birazcık. Madrid’de mesela jambon dükkânlarından birinde, ayakta şarapla biraz jambon yesen. Tek derdin damağını kesen ekmek kabuğu olsa. İnsanlara baksan, diyelim ki Buenos Aires’te o eski kahvelerden birinde, yüksek tavanlı olarak. Petersburg’da olsan mesela, oteline sarı saçlı bir kız o at arabalarından biriyle götürse seni, beyaz gece uzasa. Uzasa uzasa ve kimse seni merak etmese. Şam’da Hıristiyan Mahallesi’nin ara sokaklarında kaybolsan yürüye yürüye. Hiç konuşmasan kimseyle. Kimse de seninle konuşmaya çalışmasa.
Beyrut’ta akşam olsa, Deny’s barda sana kimse bir şey sormasa. Yüzünden anlasalar ne içeceğini. Gece bastırsa Paris’te, bir çatı katında bir yatağa kıvrılsan. Çinko su borularından güvercinlerin ayak sesleri duyulsa. Camda yağmur izlerini uzatsa, kısa kısa.

Görünmesen...
Çok güzel bir rüya görsen, huzurlu bir şey. Kalabalık olmayan bir rüya. Uyansan uyku bittiği zaman uyansan ama. Denize karşı kahvaltı etsen. Yine konuşmasan kimseyle. Kimse de sana bir soru sormasa.
Böyle kaç gün geçse... Böyle kaç gün geçse insan yeniden konuşmayı ister? Görünmeyi? Nefesinin sesini duyana kadar beklesen. Yatağa başını koyduğunda, yan dönüp kulağın yastığa dayandığında kalp sesini duyarsın ya kendinin. Öyle kaç gece geçse yeniden kalkıp kalabalıklara karışmak ister insan? Sorulara cevap vermeyi?
Kocaman giysilerin olsa üzerinde, iç organlarına kadar ısınmış olsan. Ellerinin kazak kollarının içinde...
Hava bir tuhaf. Hayal kurmaya yönelik bir tutum var havada. Kaçmaya müsait bir bulutluluk.

**http://www.milliyet.com.tr **