EvcioğluHaber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EvcioğluHaber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2011

Ankara'da 'Evkur' Mağazaları

Ankara'da 'Evkur' Mağazaları..

EvcioğluHaber-
Ankara'da Evkur Mağazaları varmı? Evkur'da her türlü elektronikten, ev eşyalarına uygun fiyatlar olduğunu Tv. reklamlarında görmüştüm..
Bilgisayar alımıyla ilgili Ankara'da gidip görebileceğim Evkur mağazası varmı diye yağtığım uzun araştıma sonucunda olmadığını gördüm..

Ancak bir çok internet sitesinde yanıltıcı, dolayısı ile yanlış bir çok bilgiye ulaştım. Ancak; benim işimi görecek veya enazından beni yanıltmadan doğru bilgi verecek bir bilgiye ulaşmam zor oldu..
Bu nedenle de, bu haberi sizlerle paylaşmak istedim..
Ankara da henüz, bir Evkur magazası bulunmamaktadır..
Yok..!
Güvenilir ve doğru kaynaktan bilgilenmenize yardımcı olmak amacından başka bir amaç olmayan haber sitemizden, yanıltmadan bilgiye ulaşacak kaynaklar bulmanız mümkündür..

Güzel günler, mutlu gelecek ancak; doğruluk ve güvenle kurulabilir..



EVKUR


EvcioğluHaber-29.01.2011-Cuma

14 Ocak 2011

"KADIN, GÜL VE ŞİDDET" BİRLİKTE NASIL YER ALIR

"KADIN, GÜL VE ŞİDDET" BİRLİKTE NASIL YER ALIR

EvcioğluHaber- KarakalemDeniz'den yine çok ilginç ve oldukça da anlamlı bir kompozisyon daha.. "Kadın,Gül ve Şiddet "i, tam da toplumda artan şiddet ortamında,insanlığın kanayan yarası olan ve önüne geçilemeyen kadın cinayetlerinin yaşandığı bir dönemde çizilmiş çok anlamlı bir karakalem çalışmasıdır..
Bu yetenekli kardeşimize, toplumsal konularda gösterdiği duyarlılıklarından dolayı teşekür ediyoruz..












Toplumsal ilişkilerin normalleşmesi için, insanın insana yaptığı zulmün teşhir edilmesi için, Çevre ve doğa katliamlarının kitlelere en iyi anlatılabileceği konuların zaman zaman birlikte yayınlanacaktır.. Yapılan bu çalışmalar hakkında görüşlerinizi "yorum" bölümünden katılarak belirtebilirsiniz..

İnsani duyarlılıkların artmasına yararlı olacağı düşüncesiyle yapılan bu "KarakalemDeniz" adlı çalışmaları, buradan sizlerle paylaşmaya devam edceğiz..
Bilginize..



EvcioğluHaber-14.01.2011- Cuma

11 Ocak 2011

EĞİTİM-SEN'in; Kamusal Alanda Kadına Yönelik Şiddet Araştırması

EĞİTİM-SEN'in; Kamusal Alanda Kadına Yönelik Şiddet Araştırması

EvcioğluHaber- KESK'e bağlı (Eğitim-Sen) Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası tarafından yapılan, 'Kamusal Alanda Kadına Yönelik Şiddet Araştırması' sonuç bildirgesi yayınlandı. Bu çalışmaya göre, Kamusal alan olarak tanımlanan; işyeri, sokak, kamusal güç-kolluk kuvvetleri başta olmak üzere kadınların şiddete ilişkin deneyimlerini, şiddete maruz kalıp kalmadıklarını ve şiddetle baş etme yollarını, kullandıkları dayanışma ağlarını ortaya çıkarmayı hedefleyen soruların yöneltildiği toplam; 972 kamu emekçisi kadınla yüz yüze 15 ilde görüşmeler yapılmıştır..

"KADINA Y
ÖNELİK ŞİDDET" Konulu çalışma raporu şöyle;






Raporu oku:

-Kamusal Alanda Kadına Yönelik Şiddet Araştırması

EvcioğluHaber-11.01.2011- Salı

KIVIRCIK ALİ HAKKA YÜRÜDÜ

KIVIRCIK ALİ HAKKA YÜRÜDÜ

EvcioğluHaber
- Türkülerin dili sustu.. Kıvırcık Ali olarak bilinen Türk Halk müzüğü sanatçısı Ali ÖZÜTEMİZ bu gün sabaha karşı elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği bildirildi..

1968 yılında Tokat’ın Turhal ilçesine bağlı, Erenli Köyünde dünyaya geldi.. Çok çocuklu ve yoksul bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelen Kıvırcık Ali “Isırgan Otu, Gül Tükendi Ben Tükendim” başta olmak üzere bir çok derleme ve beste yaparak, bir çok Türkü albümü çıkarttı..

Kıvırcık Ali'nin yaşamını yitirmesi, tüm türkü dostlarını, sevenlerini ve dostlarını yasa boğdu.. Zamansız hayata veda etmesi üzerine, Türkülerin yanık sesi, türküler ve dertli çalan sazın boynu bükük kaldı.

Kendi adına yayınlanan (/www.kivircik-ali.com/) sitesinden verilen habere göre;
Yarın saat 13.00´te Avcılar Er Mahmut Dede Cemevinde düzenlenecek törenin ardından toprağa verilecek.

Yakınlarına ve dostlarına baş sağlığı diliyoruz..

***
- Geriye Dönün Seneler -

BAĞBANDIM GÜL DEREMEDİM
DERİP YARE VEREMEDİM
TEZ GEÇTİNİZ GÖREMEDİM
GERİYE DÖNÜN SENELER

DERT SAYFASI SÜTUN SÜTUN
ANILARIM İLE BÜSBÜTÜN
ELİNİZİ ÇABUK TUTUN
GERİYE DÖNÜN SENELER

BAHTIM İLE ÇEKİŞİM VAR
HAKKA BOYUN BÜKÜŞÜM VAR
DAHA YAPACAK İŞİM VAR
GERİYE DÖNÜN SENELER

BİÇEMEDİM ÖMRE PAHA
BÖLDÜM AKŞAMA SABAHA
GAYRET EDİN BİRAZ DAHA
GERİYE DÖNÜN SENELER

HABERİN ALSAM AGAH TAN
KİM GEÇMEDİ BU DERGAHTAN
BİLDİĞİNİZ GÜZERGAHTAN
GERİYE DÖNÜN SENELER


Müzik: KIVIRCIK ALİ ÖZÜTEMİZ


*
*

*
*
EvcioğluHaber-11.01.2011- Salı

9 Ocak 2011

KESK'TE OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL YAŞANIYOR

KESK'TE OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL YAŞANIYOR

EvcioğluHaber- KESK, 09 ocak 2011 günü Olağanüstü Genel Kurulunun son günü, Anatolia Kongre ve Gösteri Merkezi'nde yeni Merkez Yönetim Kurulunu belirlenecek..

Genel Kurulu öncesi konfederasyon üyesi kadınlar taciz iddiaları ve ardından yaşanan gelişmeleri protesto etti, bağımsız kurul oluşturulmasını istedi.
Genel Kurulun yapılacağı salon önünde "Tacize karşı kadının beyanı esastır" pankartı açan kadınlar, "Bağımsız disiplin kurulu istiyoruz", "Cinsel tacizi örtme teşhir et" ve "Tacize geçit yok" yazılı dövizler taşıdı.

Kadınlar, yaptıkları açıklamayla delegelere çağrıda bulundu.


Açıklamada, taciz iddiasının üstü örtülmeye çalışılarak KESK'in içinde bulunduğu politik sorunlar bağlamında bir hesaplaşmaya dönüştürüldüğü ifade edildi.
Seçimli Genel Kurul çalışmalarının ardından;

Kayıtlı 498 delegenin oy kullanacağı seçimlere tek liste ile gidildiği bildirildi. Bu nedenle de Tek liste de yazılı isimlerin olduğu gibi çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor..

KESK'te yaşanan taciz olayından sonra Ologanüstü Genel Kurul kararı alınmış ve yeni Yönetim Kurulu seçileceği bildirilmişti..


Listede yeralan isimler şöyle;

Asil üyeler:
-Kasım Birtek,
-Canan Çalağan,
-Akman Şimşek,
-Yaşar Gül,
-Hamide Yiğit,
-İlhami Şahbaz,
-Döndü Taka Çınar.
Yedek üyeler:
-Hediye Kılınç,
-İzzet Karadağ,
-Cüneyt Kayıkçı,
-Ebru Dinçer,
-Fatma Özbakır,
-Satı Buruncu Çalı,
-Murat Kahraman

Bu gün yaşanan genel kurul KESK'in önünü açarmı bilinmez ama, Emekçiler yeni bir KESK yaratmalılar..

EvcioğluHaber-09.01.2011- Pazar

8 Ocak 2011

AFSAD; Ali Öz "Fotoğraflı Türkiye Sosyal Tarihi" Fotoğraf Sergisi Açılışı yapıldı

AFSAD; Ali Öz "Fotoğraflı Türkiye Sosyal Tarihi" Fotoğraf Sergisi Açılışı yapıldı

EvcioğluHaber- Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneğin'de bu gün açılmışını yaptığı "Fotoğraflarla Türkiye" Fotoğraf sergisinde kendisini ziyaret ettik..
Kısa birde sohbet olanağı bulduğumuz Sn: Ali ÖZ, bizi kırmayıp birde objektifimize, arkadaşım ve oğlumun ile birlikte poz verdi..
Kendisini; Ankara da yapılmış olan TEKEL EYLEMİ sırasında tanıma olanağı bulmuştum.. Oldukça höşgörülü ve mütevazi bir kişiliğe sahip olan Sn; Ali ÖZ'ün Fotoğraf sergisinin adının da vurguladığı gibi; kısı bir Türkiye tarihi gibiydi..










"Fotoğraflarla Türkiye" Sergisinden bazı Fotoğraflar..


Üsteki fotoğraf yakınlarını kayıp edenlerin düzenlediği ve yıllardır her cumartesi yakınlarımızı bulun diye yılmadan, usanmadan çağrı yapan ve adına da "Cumartesi Anneleri" tıka basa otobüslere doldurulmuş bir kareye yansıyan 'Türkiye gerçeğin'in fotoğrafları.







Size bir kompozisyon daha.. Yorum sizin..



Vehbi KOÇ'un cenaze töreninden.. Sn; Ali ÖZ tarafından fotoğraflanan üstteki bu görüntüde; S.Demirel ; Muhtemelen Cumhurbaşkanı idi. N.Erbakan; Muhtemelen o dönemin Başbakanı idi.. Onlarla birlikte Deniz Baykal oldukça sempatik görüntüsüyle kareye dahil olmuş. Erbananın ardında ve başında takkesiyle duran bir başka kişi T.Erdoğan muhtemelen.. ayrıca karaye sığan ve Türkiye gündeminin belirlenmesinde adları sıkça duyulan kişilerde görülmektedir.. Tam anlamıyla bir Türkiye siyasi portresi gibi..



Türkiye'den, bir fotoğraf karesine giren başka bir gerçek daha.. Herkes giyecek..

Ali ÖZ'ün AFSAD'de (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) 'Fotoğraflarla Türkiye' adlı fotoğraf sergisini gidip görmenizi öneriyorum. Türkiye gerçeklerini bir kompozisyon niteliğinde ve o incelikte hiç bir ayrıntıyı kaçırmadan, kimsenin görememiş olduğunu görecek, duymamış olduğunu duyacağınız; tarih, sanat, kültür ve yaşamı birlikte hissedeceğiniz bir fotoğraf sergisi olacak..

***********
Ali Öz kimdir?
Yurtiçi ve yurtdışında sayısız kişisel ve karma sergi açan ve birçok ulusal ve uluslararası ödülün sahibi olan foto muhabiri Ali Öz, 1953 Silifke doğumlu. Nokta, Güneş, Milliyet, Cumhuriyet, Aktüel, Tempo, NTV MAG ve Birgün’de çalıştı. Ankara Siyasal Bilgiler Basın Yayın Yüksekokulu Radyo Televizyon Bölümü mezunu olan Öz, halen serbest foto muhabirliği yapmaktadır.


EvcioğluHaber-08.01.2011- Cumartesi

31 Aralık 2010

EvcioğluHaber- Yeni Yıl Mesajı


EvcioğluHaber- Yeni Yıl Mesajı

Merhaba değerli dostlar;

"Yeni bir yılı daha, geride bırakıyoruz..
İşten atılmış emekçilerin sobası sönmüş eviyle, başarıyla okulunu bitirmiş ama, işsiz gezen gençleriyle..
Özgür üniversite, parasız eğitim istiyoruz diyen öğrencilere uygulanan şiddet ve zulüm sonucu karnındaki bebeği düşüren genç kızın ve daha binlerce kötü olayları geride bırakarak; yeni bir yıla daha başlıyoruz..

Bu vesileyle; adettendir diye bir mesajımız olsun istedik...



EvcioğluHaber-31.12.2010

19 Aralık 2010

Mersindeki bir barda istenen 'Kürtçe' şarkıyı söylemediği için öldürüldü

Mersindeki bir barda istenen 'Kürtçe' şarkıyı söylemediği için öldürüldü

EvcioğluHaber-
Mersin'de yaşanan bir olay, ırkçılığın ve faşizmin nerede ve ne zaman yaşanacağının bilinmizliğini gözler önüne serer nitelikte bir vahip olaydır.. Bu gün Kürtçe şarkı söylemedin öldürülüyor.. Diğer zaman da Niye Kürtçe şarkı söyledin diye..
Şehir eşkiyaları elinde silah ortalıkta geziyor..
Asıl mesele kimsenin kimseye tahammülü kalmaması..!
Asıl mesele; hoşgörüsüzlüktür.. Caniliktir..
Bu da zaten, genel yaşam içerisinde çok var..


Mersinyasam.com da verilen habere göre;
Mersin'deki bir barda türkü söyleyen bir bar sanatçısı gençten; barda bulunan müşterilerden birileri 'KÜRTÇE' bir türkü ister.. Sanatçı; kürtçe bilmediği gerekçesiyle isteği geri çevirir.. Çıkan tartışma sonucunda, sanatçı genç silahla vurularak hayatını kayıp ediyor..

Bu ne cinnet halidir.?
Toplumsal cinnetmi geçiriyor bu insanlar..?
Bu ne ahlaksızlıktır..?
Bir insanın hayatı bu kadar ucuzmu?
Kim
verecek bu canın hesabını..?

Evet.!
Mecliste görüşülen ve silah alma yaşının 18 e indirildiği ve silah almayı kolaylaştıran yasa taslağı eğer Meclis Genel Kurulundan bu haliyle geçerse.? Bu toplumun vay haline..!
Nufus planlamasını bireylerin kendine bırakılacak demektir..

*******

Mersinde yaşanan haberin detayı ise şöyle;


SARP ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLADI

Mersin’de bir barda, "Kürtçe şarkı söylemediği" için çıkan tartışma sonucu öldürülen şarkıcı Sarp Öztürk’ün cenazesi düzenlenen törenle toprağa verildi.

Adnan Menderes Bulvarı’ndaki bir bara müşteri olarak gelen şahısların yerel şarkıcı Sarp Öztürk’ten (38) Kürtçe şarkı istemesi ve talebin reddedilmesiyle başlayan tartışmanın büyümesi üzerine silahla öldürülen Öztürk’ün cenazesi dün ailesinin isteği üzerine Mersin Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Morgundan alınarak, Mersin Cemevi Morguna kaldırıldı.

Cemevinde düzenlenen törene Öztürk’ün babası İhsan Öztürk, eşi Songül Öztürk, yakınları, olayda yaralanan ve dün tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilen gitarist Göktay Okçu ile kentte çeşitli işletmelerde sahne alan sanatçılar katıldı.
Öztürk’ün cenazesi, burada kılınan namazın ardından merkez Mezitli ilçesindeki mezarlıkta toprağa
verildi.

Koltuk değneğinin yardımıyla yürüyen Göktay Okçu, gazetecilere yaptığı açıklamada, gece yarısı bara eğlenmeye gelen 2 kişinin Kürtçe şarkı söylemelerini istediklerini, solist Öztürk’ün ise "Kürtçe bilmiyorum" diyerek talebi geri çevirdiğini söyledi.

Bunun üzerine çıkan tartışmanın kısa sürede yatıştırıldığını ve zanlının yanındaki bir kişiyle bardan ayrıldığını anlatan Okçu, "Ancak bir süre sonra barı kapatma hazırlıklarını yaparken, tartışmayı başlatan kişi, yanındaki bir grup ile yeniden geldi ve hiçbir şey söylemeden ateş etmeye başladı" diye konuştu.

Zaman zaman sinir krizleri geçiren baba Öztürk ise yaşananlara anlam veremediğini, acılı olduğunu söyledi. Bu arada, Göktay Okçu’nun cemevinin girerek, Öztürk’ün eşi Songül Öztürk’ün yanına gelmesi ve sarılarak gözyaşı dökmeleri yürek burktu.

YAŞANANLAR KINANDI

Cenaze törenine katılan çok sayıdaki sanatçı ve çeşitli sivil toplum örgütlerinden temsilciler yaşananları kınadı. Gelişmeleri önümüzdeki süreçte çeşitli eylemlerle protesto edeceklerini belirten sanatçılar, "Böyle magandalar olduğu sürece hepimizin sahnede hayati tehlikesi devam ediyor. Bugün Sarp’ın başına gelenler yarında herhangi birimizin başına gelebilir. Neticede herkes her dilde şarkı bilmek zorunda değil. O nedenle yetkililerin konuya el atması, güvenliğimizi sağlamasını istiyoruz" diye konuştu.

Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanı Suat Yıldız ise Alevi camiasının çok yakından tanıdığı önemli bir sanatçıyı kaybettiklerini belirtti.

Öztürk’ü "karıncayı dahi incitmekten çekinen, Anadolu kültürü ile yetişmiş bir insandı" diye tanımlayan Yıldız, "Bugün insanlarımız, bilmediği bir dilde türkü söylemediği için kurşuna diziliyor. Öyle sanıyoruz ki, bu olay ne ilk ne de son olacaktır. Sudan bahaneyle bir gencimiz öldürülüyorsa, bu olayın arkasında bin yıllık birliğimizi bozmak isteyenlerin kirli emelleri vardır. Biz de bunun bilinci içerisindeyiz" dedi.

Olayın aydınlatılmasını ve zanlının bir an önce yakalanarak adaletin karşısına çıkarılmasını istediklerini bildiren Yıldız, "Bu gafillere bir kez daha haykırıyoruz. Anadolumuzun farklı kültürlerinden oluşan gül bahçesine hiç kimseyi sokmayacağız. Filizlerimizi kimsenin hoyratça kırmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

SANATÇILAR SAHNEYE ZIRH VE KALKANLA ÇIKSIN!

Mersin’de bir barda maganda kurşununu kurban giden Sarp Öztürk’ün sanatçı arkadaşları da cenaze töreninde bir basın açıklaması yaptı.

Grup Aros üyesi Serdar Türkmen'in okuduğu basın açıklaması şöyle:

"Bilindiği gibi Mersin’li müzisyen Sarp Öztürk, ıvır-zıvır bir istek meselesinden öldürüldü.

İnsan, önce idrak etmekte zorlanıyor, böyle bir birikim, böyle ucuzca kayıp gidebilir mi?

İnsan hakikaten çok sinirleniyor, bazen kime kızacağını da şaşırıyor. Ateşin düştüğü yeri anlamaksa zor…

Bar, kafe vb. yerlerde müzik icra edenler iyi bilirler ki, bu aslında münferit bir olay değil. Daha önce de buna benzer olaylar oldu. Böyle giderse de devam edecek. Ufak tefek bir tartışma sonucu müzisyenin ‘topuğuna sıkılanlar’ mı ararsın, Kürtçe şarkılar çaldığı için dövülen ya da uyarılanları mı ararsın, silah çekilip tehdit edilen mi, taciz edilen mi? Hepsi var.

Geri zekâlı bir takım, “Kürtçe şarkı söylemediği için öldürüldü” şiarıyla yaraları kaşımaya niyetleniyor. Oysa mesele Kürtçe şarkı meselesi değil. Türkçe şarkı-türküleri söylemediği için de tehdit edilenler oluyor. Olayı etnik bir zemine çekmeye çalışanlar, kendi çürük ideolojilerinin meşrulaşması gayretindeler.
Kalsın…!
Mesele mafyalaşma, kabadayılaşma, magandalaşma…
Öte taraftan da bar ve kafe benzeri eğlence yerlerinde çalışanların olumsuz çalışma durumları ve işletmecilerin çalışanlara gerekli değeri vermemesi; “Önüm, arkam, sağım, solum para” mantığıyla hareket etmesi. Çalışanlarını olumsuzluklara karşı savunmak yerine, zengin magandanın gönlünü hoş tutmak için ‘el pençe divan’ olanlar da bu olayın suçlusu, hiç değilse izleyicisidir."


ZANLI ARANIYOR


Cinayetle ilgili araştırmalarını sürdüren polis ekipleri ise olay yerinde yaptıkları inceleme ve güvenlik kameralarından cinayeti işleyen zanlının M.B. olduğunu tespit etti.


Olay anında M.B’nin yanında 3 kişinin daha bulunduğunu belirten polis ekipleri, dün söz konusu 3 kişiyi yakaladı. Gözaltındaki zanlılardan birisi, gece yarısı çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Diğer zanlıların ise haklarında hazırlanacak evrakla adliyeye sevk edileceği kaydedildi.

Eşgali belirlenen ve ikamet adreslerinde bulunamayan M.B. ise halen aranıyor.

mersinyasam.com

EvcioğluHaber-19.12.2010

11 Aralık 2010

Ahmet Kaya'yı anma etkinliğine; An gelir Bandista gelmez!


Ahmet Kaya'yı anma etkinliğine;
An gelir Bandista gelmez!




EvcioğluHaber- Bu gün akşam; 11 Aralık 2010 Cumartesi günü gerçekleşecek, "An Gelir – Ahmet Kaya – Onsuz On Yıl" etkinliğine şevkle katılacağını bildiren "Bandista grubu" son anda "An gelir Bandista gelmez!" diyerek katılmadı.

Kendi adlarına yayınladıkları internet sitesinde bir bildiri yayınlayarak, "bugün itibariyle basından öğrendiğimiz üzere söz konusu gecede sergilenecek devletlû katılımı red ve tel’in etmek üzere bu kararımızdan vazgeçtik" denilerek etkinliğe katılmaktan vazgeçtiklerini duyurarak katılmadılar....

Bandistanın bildirisi ekte şöyle:
11.12.2010- Cumartesi

an gelir bandista gelmez

Dost ve yoldaşlarımıza

11 Aralık 2010 Cumartesi günü gerçekleşecek An Gelir – Ahmet Kaya – Onsuz On Yıl etkinliği için büyük bir şevk ve dirençle Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda bulunmak arzu ve çağrısındaydık. Ancak bugün itibariyle basından öğrendiğimiz üzere söz konusu gecede sergilenecek devletlû katılımı red ve tel’in etmek üzere bu kararımızdan vazgeçtiğimizi, lakin bu zeminde olmasa bile muhtelif tüm alanlarımızda, devrimci inadımızla Ahmet Kaya’yı, üzerinde simgeleşen tüm mücadelemiz, dilimiz, özgürlüğümüz ve yıkıcılığımız adına anmak ve yaşatmakta olacağımızı beyan ederiz.

Tarafımız bellidir.

Henüz bir hafta evvel ‘Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek’ diyerek haykıran kardeşlerimizi dayaktan geçirenler ve kolluk kuvvetlerinin bu tavrını “eli sopalı” gençle görüşmeyiz beyanıyla destekleyenlerle aynı yerde bulunmayacağız. Şarkılarımız onların kanlı ellerini yıkamak için değildir.

Tarihimiz onları tatmin etmek, sömürülerinin malzemesi olmak yahut yüksek siyasetlerinin masasında kart olarak atılmak için yazılmamıştır. Ki aç gözlerini doyuracak olanlar biz değiliz. Demokrasi kisvesi altında darbe koşullarını sürdürenler, emekçileri yok sayıyor, özgürlükleri kendi çıkarları etrafında tarif ediyor, dilleri tanımıyor ve cinsiyetçiliği perçinlemekte ısrar ediyorlar. Evet, yetmez! Belki muktedirler ardından yine timsah gözyaşı döksün diye daha fazla ceset lazım çetelelerine; Ahmet Kaya’yı terk etsek, Nazım’ı isterler, Dink’i terk etsek doğmamış kardeşimizi, o da yetmez!

Nevliberalizmin ve işbirlikçilerinin, karşıtını içererek etkisizleştirme, yok etme eylemlerinin bir parçası olmayacagız.
Vardık, varız, var olacağız!

Her Bandista sahnesi, ıslıkla söylenen her Ahmet Kaya türküsü, iktidara yönelen her çığlık, gurbette çekilen her ah, siyasi fikirleri ve eylemleri nedeniyle yaşama hakkını kaybeden yahut toprağından ayrılmak zorunda bırakılan her mülteci için saygı duruşudur.

Aksini tahayyül ettiğimiz anda;
Üşür ölüm bile..

dayanışmayla
tayfa>

08.12.2010

EvcioğluHaber-11.12.2010