karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2010

'Giordano Bruno' KİMDİR


Giordano Bruno Kimdir?

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/15/Giordano_Bruno.jpg

Giordano Bruno (d. 1548, İtalya, Nola - ö. 17 Şubat1600 İtalya, Roma). İtalyan filozof, rahip, gökbilimci ve okültist. Rönesans felsefesini biçimlendiren filozofların en önemlilerinden biridir ve şair yönüyle de edebiyata en yakın duranıdır.
Ona
doğacı coşkunluğun düşünürü de denilebilir. Aristotelesçi kapalı evren görüşünden ilk sıyrılanlar arasında yer alan İtalyan filozof, Kopernik'in tezini savundu.
Evrenin sonsuz ve eşdağalımlı olduğunu ve evrende, dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğunu söyledi.
Aykırı görüşler beslediği için 1600 yılında Roma Katolik Kilisesi'nin
Engizisyon mahkemesinde yargılanıp sapkın ilan edildi ve Roma'da diri diri yakılarak idam edildi.

Yaşamı

Soylu bir ailenin çocuğu olarak 1548 yılında İtalya'nın Nola kasabasında dünyaya geldi. On altı yaşındayken Dominiken tarikatına girdi. Kopernikus sistemi ile tanışınca, Bruno tarikat mensubu bir kişi olmaktan sıyrıldı ve buna bağlı olarak Hıristiyan inancıyla arasındaki bütün bağları koparttı. Kiliseye karşı bir sistem içinde yer aldığından din sapkınlığı ile suçlandı. Engizisyon baskısından kurtulmak için Roma'ya ardından Kuzey İtalya'ya kaçtı.

Dinsizlik ile suçlandığı için hiçbir yerde kalıcı olarak yaşayamadı, sürekli gezdi. Cenevre'ye geçti, ardından Güney Fransa, Paris ve Londra'da devam etti yaşamına. 1582 yılında Sorbonne Üniversitesi'nde bir kürsü elde etti. Londra'da yapıtlarının bir bölümünü bastırdı. Londra'dan kısa bir süreliğine yine Paris'e geçen Bruno, bu defa da Almanya'ya gitti ve eserlerini yayımlatma çabalarını sürdürdü. Daha sonra Zürih'e geçen Bruno, bir İtalyan aristokrat tarafından Venedik'e davet edilince bu daveti kabul etti. Burada Galileo Galilei ile tanıştı. Ama Mocenigo adlı bir aristokratla çatışınca, onun tarafından Engizisyon'a teslim edildi. Ona, düşüncelerinden vazgeçmesi ve sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmesi durumunda kilise tarafından affedileceği söylendi. Ama o, gördüğü bütün işkencelere karşın, görüşlerinden taviz vermedi ve ölüme mahkum edildi.

Giordano Bruno, "Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar." demiştir...

Ölümü

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/d/de/GiordanoBrunoStatueCampoDeFiori.jpg

Bruno'nun,yakıldığı meydanda bulunan heykeli

Ölüm kararını Bruno'ya bildiren yargıç, ondan şu cevabı almıştır: "Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz". Kilisenin bu kararı, 1600 yılının Şubat ayında, Roma'da Campo dei Fiori meydanında Bruno'nun diri diri yakılması ile yerine getirildi.

Bruno evrenin sonsuzluğu yanında evrenin birliği ilkesini de benimser. Buna göre Ortaçağ felsefesinde temel alınan gök ile yer ayrılığını rededer. Bruno; Tanrı'nın ve evrenin birbirinden farklı iki töz olmadığı, ama aynı gerçekliğin iki sonsuz görünümü olduğunu kabul eder. Ona göre her şey Tanrısal kuvvetin görünüşüdür:

"Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım."

Düşüncelerinin açıklanmasının kendisi için çok tehlikeli olduğunu bildiği halde, yukarıdaki cümlesinden de anlaşılacağı gibi, yazı ve konuşmalarında düşüncelerini hep böyle açıkça ifade etmiştir.

Kendisi için Söylenenler

'Batı felsefesi tarihi' isimli kitabında Tuncar Tuğcu, Bruno için yaptığı yorumda şöyle der.,

"İnsan yaşamının anlamı, Tanrı'nın var ettiği bu evreni kendi bütünlüğü içerisinde kavrama çabasında yatar. Tanrı'nın kendisi kadar olağanüstü ve sonsuz bir güzelliğe sahip olan bu evreni seyretmek, onu kavramaya çalışmak bizi ölümün ve tek tek şeylerin verdiği üzüntüden, acıdan kurtarır. Tek tek şeylerle uğraşmaktan kurtulup evrenin birliği içerisinde Tanrısal öze yaklaşmak ancak 'kahramanca bir coşkunlukla' olanaklıdır... Giordano Bruno olağanüstü bir tutku ile, o kocaman ozan yüreği ile seviyordu, Tanrı'yı ve onun eseri olan bu evreni".

Eserleri

19 Nisan 2010

FARKLI RENKLERE TAHAMMÜL GÖSTERMEZSEK?

FARKLI RENKLERE TAHAMMÜL GÖSTERMEZSEK?

http://www.pirsultan.org/resim/semah.jpg

Ülkenin birisinde zalim, baskıcı, ve ırkçı bir kral yaşamaktadır.. Halka , her türlü zulmü yaşatmaktadır. İnsanlara yaşadıklarıyla kan kusturulmaktadır. Toplumun diğer kesimlerine hiç bir hoşgörüsü yoktur.....

*********

Orkestra ekipleri, her hafta krala verdikleri müzik ziyafetindedirler..
Bir gün,
Krala bir ders vermek istemektedirler..
Hepsi aynı anda çalmak yerine, piyano, çello, gitar, fülüt, keman, saz, davul, trampet vd. önlerine birer mum yakarlar..
-Ve, sıra ile herkes kendi müzik aletini çalar ve kalkar giderler.
-Piyanist, piyanoyu çalıyor ve önünde yanan mumunu söndürüp kalkıp gidiyor.
-Çello çalıyor ve
önünde yanan mumunu söndürüp kalkıp gidiyor.
-Fülüt çalıyor ve
önünde yanan mumunu söndürüp kalkıp gidiyor.
Ve diğer aletler çalıp bir, bir
önünde yanan mumlarını söndürüp gidiyor..
-En son müzik aleti de çalıp
önünde yanan mumunu söndürüp gidiyor..
İçerisi karanlığa gömülüyor.. Seslerde kesiliyor..

Bu duruma çok sinirlenen zalim kral;
Ne oluyor bu ne demektir diye ayağa kalkıp; bağırıyor..
-Yanındakiler; kralım siz farklılıkları bir, bir yok etmeye devam ederseniz, bir gün bu ülke, burada olduğu gibi karanlığa gömüleceketir.
Orkestra bu tutumuyla; sizin tutumunuzda bir değişiklik olmaz ise; ülkemizin sonu bundan farklı olmayacağını anlatmak istemişlerdir..!
Derler.

*****

Gelin, diğer renk ve kültürlere; Farklılıklarımıza tahammül gösterelim. Çünkü; bu zenginlikler bizim yararımızadır..


Şair: Aydın ÖZTÜRK- anlatımıdır