31 Ekim 2009

BİR ARADAYIZ.! "Sağlıkta Dönüşüm"ün mağduru olmak istemiyoruz.

Bir aradayız! "Sağlıkta Dönüşüm"ün mağduru olmak istemiyoruz!

altOn yedi sağlık ve sosyal hizmet çalışanı örgütü biraraya gelerek sağlık alanında yaşanan olumsuzluklara ilişkin saptamaları ve talepleri içeren ortak bir açıklama yaptı.

27 Ekim 2009 günü TTB Merkez Konseyi binasında düzenlenen basın toplantısında, "Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın mağduru olmak istemiyoruz. Sağlıklı ve güvenlikli çalışma ortamı istiyoruz" denildi.

Basın toplantısına katılan örgütler adına ortak açıklamayı TTB Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu yaptı.

Basın açıklamasının okunmasının ardından, Bilaloğlu, H1N1 virusu nedeniyle toplumda ciddi bir endişe yaşandığını da değinerek, "Herkesin bildiği birşey var ki, öncelikli risk gruplarının başında sağlık çalışanları geliyor. Ancak korunmak için birinci koşul aşı değil. Esas olarak sağlık çalışanları için -toplumun tüm kesimleri için olması gerektiği gibi- koruyucu hizmetler kapsamındaki önlemlerin alınması gerekmektedir. Bunlar da; iyi ve dengeli beslenme, iyi bir konutta yaşama, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı, insanca yaşayacak ücret ve korunabilir bir ortamda bulunma gibi önlemlerdir" diye konuştu.

Türkiye'de H1N1 nedeniyle ölen kişinin taşeron bir sağlık çalışanı olduğunu anımsatan Bilaloğlu, uzun süredir talep ettikleri "işyeri sağlık birimleri" eğer kurulmuş olsaydı, sonucun farklı olabileceğine dikkat çekti. Bilaloğlu, "İşyeri sağlık birimleri kurulmuş olsa, bu işçinin önceki sağlık ya da hastalık durumu bilinecek, önlemler ona göre alınabilecekti. Durumu bilinse belki sonuç farklı olabilirdi" dedi.

Sağlık çalışanlarının performans ödemelerinde kesinti olmaması için hasta oldukları halde bile işyerine gitme eğiliminde olduklarına da işaret eden Eriş Bilaloğlu, bu eğilimin H1N1 ile ilgili süreçte de devam edeceğini, hasta olsa bile sağlık çalışanlarının işyerine gitmeye devam edeceklerini kaydetti. Grip olunması halinde, hem başkalarına bulaşmaması hem de hasta kişinin iyileşebilmesi açısından istirahatin çok önemli olduğunu vurgulayan Bilaloğlu, ne yazık ki sağlık çalışanlarının yıllardır performans ücretlerindeki kesintiler nedeniyle izin kullanmadıklarını söyledi. Bilaloğlu, "Sağlık Bakanlığı, hasta ve izinli oldukları günlerde sağlık çalışanlarının performans ödemelerinden kesinti yapılmayacağını derhal duyurmalıdır" çağrısında bulundu. Uzun süre çalışmanın, uykusuzluğun, aşırı yorgunluğun vücut direncini düşüreceğini belirten Bilaloğlu, sağlık çalışanlarına fazla mesai verilmemesi, aşırı yorulmaların önlenmesi, çalışanların sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gereğinin yapılması taleplerinde bulundu.

27 Ekim 2009

BASIN AÇIKLAMASI

BİZ SAĞLIK ÇALIŞANLARI OLARAK

HALKIN SAĞLIK HAKKINI VE TALEPLERİMİZİ DAHA GÜÇLÜ HAYKIRMAK VE ISRARLI TAKİPÇİSİ OLMAK İÇİN
BİR ARAYA GELDİK.

Sağlık hizmeti ekip hizmetidir. Laborantı, hizmetlisi, radyoloji teknisyeni/teknikeri,sağlık teknisyeni/sağlık teknikeri, hemşiresi, diş hekimi, fizyoterapisti, biyologu, hekimi, ebesi, çevre sağlığı teknisyeni, eczacısı, paramedik, sosyal hizmet uzmanı, diyetisyeni, psikologu, sağlık memuru, acil tıp teknisyeni, ambulans şoförü…. Hepsi ekibin bir parçasıdır.

Her biri olmazsa olmazdır, her biri nitelikli sağlık hizmeti üretimi için çok değerlidir.

SAĞLIK HİZMETİNİ ÜRETEN BİZ SAĞLIK ÇALIŞANLARI “SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI”NIN MAĞDURU OLMAK İSTEMİYORUZ!

  • Sağlık çalışanı olarak bizler, 4/a, 4/b, 4/c, 4924, sözleşmeli, taşeron, vekil vb. statülerde adaletsiz ve güvencesiz ücret ile çalışmak istemiyoruz. Emekliliğe dahi yansımayan, iş barışımızı tehdit eden döner sermaye uygulamasına mahkûm edilmek istemiyoruz.
  • İŞ GÜVENCESİ İSTİYORUZ!
  • Tüm sağlık çalışanlarının görev, yetki ve sorumluluklarının tanımlanmasını
  • Her meslek grubuna öz denetimini sağlama imkânı verilmesini
  • EMEĞİMİZİN KARŞILIĞI OLAN KALICI VE GÜVENCELİ, YAŞAMIMIZI İNSANCA SÜRDÜREBİLECEĞİMİZ ÜCRET VE ÖZLÜK HAKLARI İSTİYORUZ.

Sağlık hizmetini üreten sağlık çalışanları olarak, fazla iş yükü ile yıpranmak, radyasyonla çalışan sağlık mensuplarını mağdur eden 25 saatten 35 saate çıkarılan mesai saatlerindeki artışlar, bulaşıcı hastalıklar ve benzeri nedenlerle sağlığımızı ve hayatımızı kaybetmek istemiyoruz.

Toplumun hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda, ihtiyacı olduğu zamanda ihtiyacı olduğu kadar nitelikli, eşit, ücretsiz, yaygın ve ulaşılabilir sağlık hizmeti almasını istiyoruz

  • SAĞLIKLI VE GÜVENLİKLİ ÇALIŞMA ORTAMI İSTİYORUZ!
  • TOPLUMA EŞİT, ÜCRETSİZ, NİTELİKLİ SAĞLIK HİZMETİ SUNMAK İSTİYORUZ!
BİZ, SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARI ÖRGÜTLERİ OLARAK; İNSANCA ÇALIŞMAK, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ!


SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI
DEVRİMCİ SAĞLIK İŞÇİLERİ SENDİKASI
SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI ÇALIŞANLARI DERNEĞİ
SAĞLIK MEMURLARI DERNEĞİ
SAĞLIK TEKNİSYEN VE TEKNİKERLERİ DERNEĞİ
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARININ SÖZÜ SENDİKASI
SOSYAL HİZMET UZMANLARI DERNEĞİ
TIBBİ LABORATUVAR TEKNİSYENLERİ VE TEKNİKERLERİ DERNEĞİ
TÜM RADYOLOJİ TEKNİSYENLERİ VE TEKNİKERLERİ DERNEĞİ
TÜRK MEDİKAL RADYOTEKNOLOJİ DERNEĞİ
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ
TÜRKİYE BİYOLOGLAR DERNEĞİ
TÜRKİYE DİYETİSYENLER DERNEĞİ
TÜRKİYE FİZYOTERAPİSTLER DERNEĞİ
TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ

Kaynak: http://www.ttb.org.tr/index.php/haberler/basinaciklamalari/1740-ortak

Hiç yorum yok: