6 Şubat 2010

DİJİTAL FOTOĞRAF MAKİNASI SEÇİMİ

DİJİTAL FOTOĞRAF MAKİNASI SEÇİMİ ve FOTOĞRAF BİLGİSİ

Dijital fotoğraf makineleri artık hayatın vazgeçilmezlerinden oldu, hal böyle olunca binlerce ürün içerinden seçim yapmakta oldukça zor ve meşakatli bir iş oluyor.
Her bütçeye ve her kullanıcı kesimine hitab eden fotoğraf makineleri bulmak mümkün. Fakat bilinçsiz kullanıcılar yada ne aradığını tam olarak bilmeyen kullanıcılar çoğunlukta ve bunlardan bir çoğu aslında satın aldıkları ürünün hangi kesime yönelik olduğunu bilmemektedir. Fotograf makinelerini genel olarak Amatör ve Profosyonel makineler olarak ayırabiliriz. Profosyonel makineler zaten mevcut alıcıların sadece %2′lik kesimine hitap ediyor.

Bu rehberde, Amatör ve Profosyonel makineler arasındaki belirgin farklar ve genel özellikler, teknik terimler ve amaca uygun makine seçimlerinin nasıl yapılacağı ile ilgili bazı ipuçları verilecektir. Alıcıların büyük bir kesimi ucuz olan ürünleri tercih ediyor ve aldıktan daha bir hafta sonra kaldırıp bir köşeye fırlatıyor çünkü aradıkları kaliteyi malesef bulamıyorlar, ne yazık ki çok basit uzakdoğu ürünleri ülkemizde dijital fotoğraf makineleri pazarının %65inde söz sahibi. Durum böyle olunca bir çok ürünün kopyasıda etik olmayan bir şekilde piyasaya sürülüyor.

Piyasadaki yüzlerce kameradan sizin ihtiyaçlarınızı karşılayabilen en uygun modeli bulmanın ilk adımı ne çeşit bir fotoğrafçı olduğunuzu bilmenizden geçer. Kullanıcıları üç başlıkta toplayabiliriz;

Tüketici: Birçok tüketiciye yönelik kamera, lensi hedefe yöneltip çekme tuşuna basarak kaliteli fotoğraflar çekmelerini sağlayacak kadar basittir. Yani makine poz, flaş, odaklanma ve renk ayarlarını ortamın durumuna göre otomatik olarak yapar ve kullanıcı bu ayarları yapmak zorunda kalmaz. Diğer yandan eğer tüketici kameralarının sağladığı özellik ve kontrolleri öğrenip de bunları kendiniz ayarlayarak kullanırsanız elde edeceğiniz sonuç daha da kaliteli resimler olacaktır.

Profesyonel: Filmli eşleri gibi, profesyonel dijital kameraların değiş-tokuş yapılabilen lensleri, birçok manuel kontrolleri ve tüketici kameralara karşı performans alanında belirgin bir üstünlükleri vardır. Eğer çok hevesli ya da profesyonel bir fotoğrafçıysanız ve resimleriniz üzerinde tek kontrol sahibi olmak istiyorsanız bu sınıf kameralar sizin için uygun olacaktır. Ancak unutmayın ki, profesyonel kameralar fazla sayıdaki aksesuarları sebebiyle ekstra mali külfetleri de beraberlerinde getireceklerdir.

Profesyonel tüketici: Profesyonel ve tüketici modeller arasındaki sınıf. Bu tür fotoğraf makineleri tam manuel kontrol, yüksek performans ve yüksek imaj kalitesi sağlar ancak değiş-tokuş lensleri yoktur. Bunun yerine daha ucuz olan ancak diğerleri kadar optik kalitesi sağlayamayan, opsiyonel takılabilen lensleri vardır. Bu sınıf profesyonel kameralara nazaran daha ucuz oldukları için hayatlarını fotoğrafçılıkla kazanamayan ancak resimleri üzerinde profesyonel kontrol sahibi olmak isteyen kullanıcılar için uygun gözüküyor.

Dijital SLR fotoğraf makinesi nedir?

Dijital ortamda görüntüyü elde eden ve istendiğinde manuel ayarlama imkanı sağlayan profesyonel ve yarı profesyonel fotoğraf makineleridir. Temel fotoğraf bilgilerini öğrenmek ve uygulamak için ideal olan bu makinelerle otomatik ayarlar da yapabilirsiniz. Dijital SLR fotoğraf makineleri, farklı objektifleri kullanabileceğiniz bir makine türüdür.

Dijital Kompakt fotoğraf makinesi nedir?

Gelişmiş otomatik ayarları bulunan dijital fotoğraf makineleridir. Manuel ayarlar için programlanmadığından, mekanizma içinde yer alan otomatik algılayıcılar sayesinde fotoğraf çekimi yapılır. Temel fotoğraf bilgileri gerektirmeyen amatör fotoğraf makineleridir.


Amatör Fotoğraf Makineleri

Genel olarak düşündüğümüzde kullanıcıların profosyonel fotoğraf'dan çok kişisel amaçlı eğlence amaçlı fotoğraf çektiği makineler diyebiliriz. Çok fazla ayar gerektirmeyen bir çok fonksiyonu otomatik olan bas çek diye nitelendirebileceğimiz. Küçük ama işlevsel olan makineler amatör fotoğraf makineleri. 50$ ile 1500$ arasında değişen fiyatlara alıcı bulabilmektedir. Ve çektiğiniz resimleri yine kendi fotoğraf yazıcınızla veya kaliteli bir inkjet yazıcı ile fotoğraf kağıtları üzerine basabileceğiniz fotoğraf makineleri. Ebatları dolayısı ile taşınması kolay ve her ortamda kolayca kullanılabilecek nitelikte tasarlanmıştır. RAW formatta çekim yapmazlar genelde Jpeg sıkıştırma formatında sıkıştırırlar resimleri çözünürlük olarak 1.3Mp'den başlayıp 10.2Mp'e kadar uzanan bir aralığı vardır. Son dönemlerde 5Mp ve altı fotoğraf makinesi bulmak oldukça zordur çünkü lens fiyatlarının düşmesi ve sıkıştırma teknolojisininde paralelinde gelişmesi, artık yüksek çözünürlükteki makineleri alınabilir fiyatlara çekmiştir.

Çözünürlük konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar vardır iki tip çözünürlük mevcut birtanesi lens destekli çözünürlük ki gerçek çözünürlük dediğimiz ve makinenin lensinin verebildiği maximum çözünürlük miktarıdır, bir diğeri ise yazılımsal çözünürlük bunlarda malesef yine Uzak Doğu ürünlerinde karşılaşılan yazılım desteği ile elde edilen gerçekliliği olmayan çözünürlük miktarları. Amatör makinelerde zoom optic ve digital olarak belirlenir ve optic zoom 3x-7x arasında değişmektedir. Digital zoom ise yazılım desteğine göre 3x-10x arasında değişir.

Profesyonel Fotoğraf Makineleri



Profesyonel fotoğraf makineleri denilince insanların aklına nedendir bilinmez sadece fotoğraf ile profesyonel anlamda uğraşan insanların sahip olacağı makineler geliyor. Bu yanılgıyı bir çok kesimde gördüm. Hatta fotoğraf makinesi satan bir kurum ben DSLR bir makine istediğimde bana ne iş yapıyorsun diye sordu. Profesyonel fotoğraf makinesi işi fotoğraf olanların değil fotoğrafı hayatının içerisine yerleştirmiş olan insanların tercihidir. Makineyi profesyonel yapan onu kullananın profesyonel olması değil makinenin profesyonel olmasıdır. Her kesime hitap eder fakat kullanımı ilk etapta zordur ve alışmak zaman alır. En ince ayarları bile manuel olarak yapmanıza izin verir. Fotoğraf çekme işini hobiye dönüştüren noktadır. Fotoğraf çekmenin zevkini en uç noktasında insana tattıran cihazlardır bunlar.

Çözünürlükleri günümüzde 5.1Mp'den başlar 20Mp'ye kadar gider. Zoom oranını kullandığınız lens belirler ve aslında makinenin kasası onsuz hiçbirşeydir. her amaca uygun lensler mevcuttur. Binlerce çeşit lens arasından size en uygunlarını seçersiniz. Fiyatları azımsanamayacak kadar çoktur 50$-100$ gibi fiyatlara da lens bulmak mümkün 200bin$ dolar gibi bir fiyata da bulmak mümkün.


TEMEL BİLGİLER

LENS TİPLERİ (CCD ve CMOS) NELERDİR?

CCD veya CMOS, bildiğimiz elektronik devreler gibidir sürekli kullanılan "elektronik film" görevi görürler. Bu cihazların üzerinde, en az cihazın çözünürlüğü kadar sensör/devre vardır ve bu devreler, o noktaya düşen ışığı piksel cinsinden dijital ortama yansıtırlar. Yani 5MP bir dijital fotoğraf makinesi üzerinde, 2560 x 1920 yani yaklaşık 5 milyon adet mini sensör bulunur.

CCD'ler ile CMOS'lar arasında en genel tanım, birisinin daha iyi, diğerinin eski teknoloji olduğu şeklindedir ama bu doğru bir tanımlama olmaz. Günümüzde Canon firması, CMOS'u o kadar geliştirmiştir ki, benim diyen CCD'ye taş çıkaracak sonuçlar üretmektedir.
Ama profesyonel üreticileri devre dışı bıraktığımızda CCD teknolojisi, CMOS'tan biraz daha üstün görünmektedir. Tabi bu, bir "teknolojik altyapı" anlamına gelmez. Yani PC'mize alacağımız anakartı seçer gibi, CMOS ya da CCD seçmek "bütünüyle anlamsız" ve sık yapılan bir hatadır. Dijital kameralar, örnek fotoğraflarına yani verdikleri sonuçlara göre seçilir. O makinenin içinde nasıl bir devre olduğu, kullanıcıyı hiç ama hiç ilgilendirmemektedir. Onun için önemli olan, nihai aşamada elde ettiği fotoğrafın kalitesi ve berraklığıdır.



CCD ile CMOS arasında temel farklardan birisi de enerji kullanımıdır. CCD, daha fazla enerji harcar, daha çok ısınır, CMOS ise bunun tersidir ama bu da, kullanıcıyı ilgilendiren bir durum değildir. Yani burada tartışılan işlemci farkı, PC dünyasındaki "intel mi amd mi" tartışması gibi değildir. Kullanıcı sonuçlarla ilgilenir, elektronik devre ile değil. Zira bu aletlerde bir "parça upgrade" söz konusu değildir. Az enerji veya çok enerji harcaması da kullanıcı açısından "anlamsızdır". Onun için anlamlı olan, tam dolu bir pil ile kaç poz çekebildiğidir. CCD'li bir kamera, daha yüksek amperli bir pil koyup, daha fazla çekim yapma imkanı verdikten sonra, fotoğrafçıyı neden ilgilendirsin ki, hangisinin daha fazla poz çektiği ?
Bu konuyu detaylıca anlatmakta fayda var zira dijital kamera kullanımı, PC kullanıcılarına has bir durum değildir. Hatta PC kullanıcıları, bu piyasaya en son giren kullanıcı kesimidir, asıl dijital kamera kullanıcılarının çoğu bilgisayardan anlamaz bile. Buna karşılık PC bazlı kullanıcılar, kameraları "CCD varmış, iyiymiş, bunu alayım" ya da "vaaaay, bunun megapikseli ötekinden daha yüksek, bunu alayım" gibi yanlış değerlendirmeler yapabilmektedir.


Elbette ki yüksek MP daha iyidir ama aynı koşullar ve netlik altında yüksek MP daha iyidir. Yüksek MP için kalite kaybı veya yüksek fiyat maliyeti söz konusu oluyorsa, düşük olan daha doğru bir tercihtir. Donanımcılar iyi bilirler ki, bir bilgisayar sistemini değerlendirmede en büyük hata, sadece işlemcinin hızına bakarak karar vermektir. Bu sebeple sadece MP'e bakarak karar verme veya sadece işlemci tipine (CMOS/CCD) bakmak da, aynı büyük hatadır.

Tercihlerde temel kriterler sırasıyla, görüntü kalitesi, ergonomi, fiyat/performans, dayanıklılık/uyumluluk olmalıdır. Bunu bir kenara not edelim zira bu işle ilgilenenler, tıpkı PC upgrade eder gibi, 3-5 senede bir kamera upgrade etmeye hazırlıklı olsunlar. Yakıcı bir hobidir bu çünkü.

Hız: Lens hızı, diyafram tamamen açık olduğunda lensin izin verdiği ışık miktarıdır. Bunun birimi f-sayı'dır. Hızlı bir lens (f2 veya f2.8) az ışıkta çekmek için uygundur ancak, ön ve arkaplan odaklanmalarını kaldırdığı için derinlik hissini kısıtlar.

Macro: Bu fonksiyon özellikle küçük objeleri yakından çekmeye yara. Çoğu dijital kamerada bu özellik bulunmaktadır.

Bazı lens üreticileri şunlardır: Canon, Fuji, Kodak, Nikon, Olympus, JVC, Sony, Minolta

ÇÖZÜNÜRLÜK NEDİR?

Çözünürlüğe geçmeden önce pikseli açıklamakta fayda var. Piksel; resim (Picture) ve madde (element) kelimelerinden türetilmiş bir sözcüktür. Anlamı, her fotoğrafta elde edilen rengin bir noktasıdır. Bu noktalar dijital fotoğraf çekiminde bir mozaik gibi görünür. Piksel sayısını oluşturan nokta adedi, noktasal çözünürlüğün bilgisayar ekranında ya da baskıda elde edilen görüntünün dpi/ppi olarak açıklamasıdır. Piksel renk dağılımında ana renkler olarak bilinen RGB (red, green, blue) kırmızı, yeşil ve mavi rengi ele alarak ayar yapar. Bu renklerin her biri, bilgisayar dünyasında da bilindiği gibi 256 derece parlaklık verir. Böylece 256x256x256= 16.77 milyon farklı renk gölgesi verir.

Çözünürlük ise dijital fotoğrafçılıkta en sık duyacağımız terimlerden birisidir. Çekilen bir fotoğrafın, toplamda ne kadar milyon pikselden oluştuğunu belirtir. Bu, yatay ve dikey piksellerin yani çözünürlüğün çarpımı ile elde edilen bir sayıdır ve yaklaşık değere yuvarlanır.
Günümüzde megapiksel (MP) tabanı 2 ve üzeridir. Yani bugün bir dijital kamera almak isterseniz, 2MP altında bir cihaz bulma şansınız pek yok. 2 MP ise, 1600x1200 çözünürlüğü demektir. Şu sıralar en yaygın çözünürlük, 5 MP ve 6 MP'dir. 5MP fotoğraflar genelde consumer serisi cihazlardadır ve 2560x1920 çözünürlüğündedir. 6MP ise, daha çok profesyonel SLR cihazların taban çözünürlüğüdür ve 3072x2048 çözünürlüğü sağlar. Şu sıralar en yüksek megapiksel sunan cihaz, Kodak'ın DCS14n modelidir ve 14 MP çözünürlük sunar. Fakat çok yakın zamanda bu rakamı 20MP gibi görmemiz mümkün görünüyor. Bu iş, giderek gelişiyor ve tıpkı işlemcilerde olduğu gibi, sensörler de giderek yüksek megapiksel sunuyorlar.

Fotoğraf makinesi alırken nekadar çözünürlüğe ihtiyacınız olduğunu belirlemelisiniz. Yüksek çözünürlük iyidir gibi bir yanılgı içerisine düşmemeniz gerekiyor, çünkü yüksek çözünürlük fiyatı artıran bir etkendir ve ihtiyacınız olmayan birşeye fazladan ödeme yapmış olursunuz. Çözünürlük mantıken bir kalite birimi fakat fotoğraf makinesinin değil, çekilen fotoğrafın kalitesi. 1 megapixel bize fotoğrafta 1 inch alan içerisindeki nokta sayısını verir.

Günümüz fotoğraf makinelerine göre söyleyecek olursak 5Mp bir fotoğraf makinesi ile max. çözünürlükte bir fotoğraf çektiğinizde çektiğiniz fotoğrafın 1 inch alanında 5 milyon adet nokta bulunduğu anlamına gelir. En küçük birim olan pixel dediğimiz bu noktaları bir örnek ile açıklayacak olursak; bir kağıt üzerine 10 adet aynı boyutta 1″ kenar uzunluğuna sahip kareler çizin 1inch=2,54cm ve ilk kutucuğun içerisine kalem ile 10 adet nokta koyun, ve her kutuya bir diğerinden 10 fazla nokta koyun son kutuda 100 adet nokta olmalı. şimdi elimizdeki kağıtta ki kutularda 10 pixel - 100 pixel arası 10 adet görüntü var. Sizce hangisi yoğun ve güzel görünüyor? İşte çözünürlük kavramı böyle bir şey. Standart fotoğraf kağıtları için söyleyecek olursak, 10×15cm ebatındaki kağıtlarda 1″lik alanda 5MP ile çekilmiş resim 5 Milyon pixel barındırır ve aynı şekilde 10Mp bir kamerada 1″ alanda 10 Milyon pixel vardır ve sonuç olarak baskı kalitesini etkileyen bir unsurdur. fakat baskı kalitesinin en önemli faktörü fotoğrafı bastığınız yazıcının özelliğidir. Eğer sizin yazıcınız elinizdeki fotoğrafın çözünürlüğünü desteklemiyorsa, yüksek çözünürlüğün pek bir anlamı kalmıyor. Çözünürlük tablosu bu konu hakkında bize bilgi veriyor.


Çözünürlük Tablosu

Baskı Boyutu

Minimum Çözünürlük

Gereken Mp Değeri

2" x 3"

640 x 480

1-Mp ve Üzeri

4" x 6"

2048 x 1536

3-Mp ve Üzeri

8" x 10"

3072 x 2048

6-Mp ve Üzeri

16" x 20"

3264 x 2448

8-Mp ve Üzeri


İnsanların bir çoğu yüksek çözünürlüklü fotoğraf makinelsine sahip olduğu halde keliteli resim çekememekten hatta bazıları kendisinin 7.2Mp makinesinin arkadaşının 5Mp makinesinden daha kötü fotoğraflar çektiğinden şikayet ediyor. Bu konu da çok dikkatli olmalısınız bir çok Uzakdoğu ürün üzerinde 7.2Mp yazmasına rağmen sensörleri 3.1Mp ve firmware ile 7.2Mp olarak gösteriliyor. Haliyle 1inch başına düşen nokta sayısı aslında 7.2Mp değil 3.1Mp oluyor buda hoş görüntüler çıkarmıyor ortaya.

ZOOM NEDİR?

Zoom 2 farklı kategoride ele alınır, "Optical Zoom" ve "Digital Zoom", Açıkcası dijital zoom konusunda fotoğraf makinasının üzerinde yazılanlar o kadar önem arz etmemektedir çünkü dijital zoom dediğimiz şey tamamem yazılımsal olan yakınlaştırma ve fotoğraf kalitesini bozan bir etkendir. Kaliteli fotoğraflar çekmek istiyorsanız, dijital zoom kullanmayınız dijital zoom ile elde edeceğiniz yakınlaştırmayı fotoğrafı bilgisayara aktarıp her hangi bir photo edit programı ile yakınlaştırarak'da elde edersiniz. O yüzden bu yanılgıya düşmeyin ve fotoğraf makinesi alırken dijital zoom değerlerini pek ciddiye almayın. Daha ayrıntılı bilgi vermek gerekirse;

Dijital zoom: Optik zoom'a kontrast olarak, odak uzunluğu ve objeye olan mesafenin matematiksel ayarlarını yapar. Mantık olarak mevcut olan karenin çözünürlüğü değiştirilmeden büyültülmesine denir. Her iki yakınlaştırma özelliği (optik ve dijital) dijital makinelerde bulunduğundan yakınlaştırma kapasitesi birbirlerine çarpılarak bulunur. Yani eğer A makinesi 3x optik ve 4x dijital zoom oluşturuyorsa bu totalde 12 yakınlaştırma özelliğine sahiptir anlamına gelir. Ancak dijital zoom'un bir farkı vardır, o da CCD algılayıcıya düşen obje ebatları objenin kendiyle aynı ölçülerde olur. CCD ise bu ebatları matematiksel değerler sayesinde piksel çözünürlüğüne dönüştürür.

Gerçekte optik olarak yapılmayan ve PC'de makine başında yaptığımız zoom'a benzer bir mantıkla, uzaktaki objeyi yakına getirmeyi amaçlayan ve sadece dijital kameralarda olan bir zoom tipidir. Aslında buna bir zoom demek zor olmakla birlikte, nadiren işe yarayan sonuçları olabilir. Dijital zoom, optik zoomun bittiği noktada devreye girer ve tıpkı PC'de olduğu gibi, bir görüntü geliştirme tekniği uygulanarak yakınlaştırmayı sağlar. Dijital zoomun işe yaradığı alanlar, kadrajı temizleme (açıyı rakamsal olarak artırma), görülmeyen/seçilmeyen objeleri vizörden seçilir hale getirme ve objeyi büyütülmüş haliyle fotoğraflama gibi işlere yarayabilir. Ama pek "önerilen" bir zoom değildir ve çoğu dijital kamera sahibi, dijital zoom'u hemen hiç kullanmaz, hatta alır almaz, djital zoom özelliğini kapatır.

Optik zoom: Zoom, objektif odak uzunluğu ayarını değiştirmenizi sağlar. Bazı istisna durumlarda, geniş açı ve tele objektif özelliklerini taşır. Birkaç saniyede yakın plan çekimden geniş plana çıkmak için ayar yapmanızı sağlar. Hemen hemen çoğu modelde bu özellik bulunmaktadır. 24-35 mm'ye kadar geniş açı, 80-200 mm'ye kadar standart tele objektif özelliğini taşırlar. Makinedeki çemberi çevirerek ya da ufak motor kullanarak bu ayarları kolayca yapabilirsiniz. Artık makinelerdeki değiştirilebilir lens özellikleri tüm bu ayarları farklı ve istenilen şekilde yapmayı mümkün kılmaktadır.

Bir fotoğraf makinesinin optik zoom değeri nekadar yüksek ise fiyatıda o oranda artmaktadır. Standart olarak bir çok fotoğraf makinesi 3X Optical Zoom değerine sahip. Optik Zoom fotoğraf makinesinin kullandığı lensin yakınlaştırma değeridir ve 30mt mesafedeki bir cismi 3X optik zoom ile 10mt mesafeye kadar görüntü kaybı olmadan yakınlaştırabilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraf 100mt mesafedeki bir görüntünün 3 farklı biçimini açıkca gösteriyor.


100mt mesafedeki görüntü Zoom Yok.

3X Optic Zoom

10X optic Zoom


Eğer Zoom kullanacaksanız tripot kullanarak fotoğraflarınızı çekmenizde yarar var. Çünkü bir nesneyi zoomladığınızda makinenin hassasiyeti artar ve en ufak titreşimleri bile görüntüye yansıtır özellikle 6X ve üzeri yakınlaştırmalar da bu durum rahatsız edici boyutlarda olur. O yüzden tripod kullanarak fotoğraf çekmeye alışın hem kaliteli hemde eğlenceli fotoğraflar çekebilirsiniz.

Bu iki etken fotoğraf makinesi seçiminizi etkileyecek en önemli faktördür. Fotoğraf makinesi alırken yanılgıya düşmemek için aşağıdaki soruları kendinize sorup fotoğraf makinelerinin özellik tabloları ile karşılaştırın en uygun makineyi bulmanızda yardımcı olacak.

KAYIT FORMATLARI NELERDİR?

Dijital dünyada fotografik objeler, bir sıkıştırma formatı ile bilgisayara aktarılır. Dijital kameralar, bu işi çekim sırasında halleder. Kimyasal fotoğraflar ise, tarama sonrası dijital ortama aktarılırlar. En yaygın kullanılan fotoğraf formatı JPEG'dir.

JPEG: Kayıplı bir algoritmadır yani JPEG ile sıkıştırılan fotoğraflarda, gözün göremeyeceği veya çok zor göreceği bazı kayıplar oluşur ama yer ve zaman kazancı o kadar fazladır ki, buna göz yumulur. JPEG formatında, sıkıştırma kalitesi veya algoritmaları seçilebilir. Ama JPEG, sürekli okunup yazıldıkça (yeniden kaydedildikçe), her seferinde biraz daha fazla kalite kaybettirir. Bu sebeple, fotoğraflarımız ile foto editörleri aracılığıyla oynama yaparken, orjinallerini muhafaza etmeli, aynı jpeg'i defalarca kaydetmek yerine, bunu önce kayıpsız bir formata dönüştürüp, çalışmaları onun üzerinde yapmalı ve nihai aşamada jpeg'e geri dönmeliyiz.

TIFF: Dijital dünyada kayıpsız formatlar da vardır. Bunlardan en yaygın olanı TIFF formatıdır ve kayba izin vermez. Eski ve yaygındır. Bununla birlikte başka kayıpsız formatlar da vardır. Örneğin PNG gibi. TIFF, artık fazla yer tuttuğu için pek önerilmiyor ama yaygınlığı sebebiyle, çok yerde kullanılıyor. En büyük yer tutan format ise BMP formatıdır ve malesef, basit dosyaları devasa boyutlara getirebilir bu format.

RAW: RAW, dijital fotoğraf makinelerinin negatifi olarak tanımlanır. CCD veya CMOS üzerindeki ham veriyi, hiçbir görsel işleme tabi tutmadan bilgisayara aktarmayı sağlar. Zira aksi belirtilmedikçe dijital kameralar bazı görsel işlemler yaparlar. Çekilen bir foto, JPEG olarak kaydedilmeden önce ona white balance uygulanır, ardından keskinlik (sharpening) ayarı (makinede vardır, tarafımızdan belirlenen bir değerdir) uygulanır, benzer şekilde kontrast uygulanır ve son olarak, fotoğraf tanımlanan ölçüde kayıplı olarak sıkıştırılarak, belleğe saklanır. RAW ise, bunların hiçbirini yapmadan fotoğrafı "ham haliyle" kaydeder ve bir RAW editör yazılımıyla, bu ayarları bilgisayar başında kendinizin yapmanızı sağlar. Bu bir anlamda "dijital film banyosu" olarak düşünülmelidir. Her dijital fotoğraf makinesi RAW formatında kaydedemez. Yeni ve gelişmiş makineler bu işlemi yapabilmektedir. RAW formatı, kayıplı bir sıkıştırma olmadığından, disk ve dijital bellek üzerinde fazla yer tutar, kaydetmesi ve aktarması da fazla zaman alır. Ama ciddi fotoğraflar genellikle RAW formatıyla çekilir ki, üzerinde istenen ayarlamalar yapılabilsin.

BİLİNMESİ GEREKEN DİĞER ÖZELLİKLER

Işık Duyarlılığı Nedir?

Işık algılayıcının, ışığa karşı ne kadar duyarlı olduğunu belirleyen özelliktir ve ISO oranı ile ölçülür. Çekim ortamında ne kadar az ışık varsa, ISO değerinin o kadar yüksek olması gerekir. Ancak yüksek ışık duyarlılığı, çoğu zaman, daha kaba kum tanecikleri (gren) anlamına gelir. Dijital fotoğraf makinelerinde, her fotoğrafın ışık duyarlılığını ayarlamak mümkündür.

Kendiliğinden Netleştirme (Sharpening) Nedir?

Keskin olmayan bir fotoğraf, "güzel" olarak algılanmaz. Elektronik yönetim; zıtlık değerleri üzerinden, bir resim kesiminin keskin olarak değerlendirilmesi gerektiğine karar verir. Bu yöntem, neredeyse her zaman başarılı olur çünkü bütün bulanıklıklar bir tül ile örtülmüş gibi algılanır ve aynı konunun keskin olan görüntüsünde olduğu gibi, zengin zıtlıklara sahip olmazlar.




Bir görüntünün keskinliği tanımlamak/değiştirmek için kullanılır. Hemen tüm dijital fotoğraf makineleri, kullanıcıya bu konuda parametreler sunar ve bu parametrelerde yapacağınız değişikliklere göre, medyaya kaydedeceğiniz JPEG dosyası, daha da keskinleştirilir veya keskinleştirilmez.
Keskin görüntülerde objeler, birbirinden daha kolay ayrılır, sınırlar daha belirgindir. Fotoğrafı keskinleştirme işi, Photoshop gibi görüntü editörü yazılımlar tarafından da yapılabilir. Keskinlik biraz da tercih meselesidir ve kimi kullanıcı çok keskin görüntülerden hoşlanırken, kimisi de biraz daha yumuşatılmış hatları seviyor olabilir. Keskinlik ile "out of focus" yani odaklanma sorunu birbirine karıştırılmamalıdır. Keskinlik parametresi ne kadar artırılırsa artırılsın, doğru odaklanma yapılmamış bir fotoğraf, boğuk ve flu görünecektir.
RAW kayıtlarda, sharpening uygulanmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur. RAW editör yazılımlarıyla dilediğimiz sharpening uygulanıp, JPEG'e nihai şekli verilebilir.

Ne Tür Flaşlar Vardır?

Dahili: Birçok dijital kamera 'strobe' de denilen dahili flaşlarla gelmektedir. Küçük ve az güçlü oldukları için çoğu dahili flaşın menzili limitlidir. Flaşın yakılması dijital kameranın pilinin daha çabuk bitmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

Auto-flaş: Flaşı sadece ek ışık gerektiğinde yakan bir özelliktir. Bu dijital kameranın ışık sensörüyle ölçülür.

Flaş yoğunluğu: Bazı dijital kameralarda bulunan flaşın yayacağı ışık miktarını belirlemenize imkan sağlayan özelliktir.

Bazı flaş üreticileri şunlardır: Olympus, Minolta, Canon, Sigma, Sunpak, Nikon, Metz.

Kendiliğinden Pozlama Nedir (AE)?

Mevcut ışığın, ölçüldükten sonra kayda alınmasına pozlama denir. Dijital fotoğraf makinelerinde üç çeşit pozlama ölçümü kullanılır: Merkez ağırlıklı ölçümde makinenin elektronik ölçerleri bütün konuyu tarayıp, aydınlık ve renk değerlerini tespit ederler. Sonra bu değerler ortalanır ancak, resmin merkez bölümü daha ağırlıklı olarak değerlendirilir çünkü orada, konunun en önemli bölümü veya konunun kendisinin bulunduğu varsayılır. Nokta ölçümde, fotoğrafçının seçtiği herhangi bir nokta esas alınır ve pozlama değerleri, buna göre belirlenir. Çok alanlı ölçüm ise merkez ağırlıklı ve nokta ölçümlerin ortasını oluşturur. Resim alanı, kenarlarda genişçe ve merkezde nokta ölçümdekinden biraz daha büyük olan, alanlara bölünür ve böylece merkezin daha ağırlıklı olması sağlanır.

Dar ve Geniş Açı Nedir?

Değişken objektiflerin standart olarak kullanıldığı fotoğraf makinelerinde dar açı ve geniş açılı çekimler yapmak mümkündür. Gözümüzün odak uzaklığı, yaklaşık olarak 50 mm'ye eşdeğerdir. Böylece, bu değerin altında olan bütün odak noktaları "Geniş açı", üstünde olan bütün değerler de "Dar açı (Tele)" olarak adlandırılır. Örneğin, göreceli olarak: Yan yana duran 9 kişilik bir grubu çekmek istediğimizde, normal açı (50mm) ile çekim yaptığımızda karemize 5 kişi sığar; gruba olan mesafemizi değiştirmeden geniş açıya aldığımızda karemizde 9 kişi görünür; dar açıya geldiğimizde ise, sadece 1 kişi kareyi dolduracaktır.

Kontrast Nedir?

Kontrast da, tıpkı Sharpening gibi bir parametredir ve oluşacak sonuç görüntüde renklerin birbirine zıtlığını belirlemek amacıyla, kullanıcı tarafından değiştirilir. Kontrastı artırılmış fotolarda objeler ve renkler birbirinden daha ayrı ve farklılığı gayet belirgin şekilde sunarken, düşük kontrastta renkler birbirine daha yakınca olur ve fotoğrafa soft (yumuşak) bir hava katar. Kontrast parametresini de varsayılan ayarlarda tutup, bu tip çalışmaları foto editörü yazılımlarla yapmak daha doğru bir harekettir zira bu yazılımlarda kontrastı dilediğimiz gibi artırabilir veya azaltabiliriz. RAW kayıtlarda, contrast parametresi değerlendirmeye alınmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur. RAW editör yazılımlarıyla dilediğimiz kontrast uygulanıp, JPEG'e nihai şekli verilebilir.

Image Stabilization Nedir?

Yüksek optik zoom sağlayan "zoom" ve "telefoto" lenslerde, objeye iyice yakınlaşma durumunda, en ufak bir titreme bile, kadrajda (çerçevelenen alan) çok ciddi sapmalara yol açabilmektedir. Bu sebeple, yüksek zoom değerlerinde tripod kullanılması tavsiye edilir.
Günümüzün yüksek zoom sağlayan dijital kameralarının ve kimyasal SLR makine lenslerinin bazıları, bu ufak titreşimleri absorbe etmek için mekanizmalar içerir. Bu titreşim engelleyip, objeyi düzgün çekilde çekebilmemize yarayan mekanizmaya Image Stabilisation denir.
Eğer sahip olduğumuz lens, 3-4x'in üzerinde optik zoom sağlıyorsa, genellikle "image stabilisation" özelliğine de sahiptir ama böyle bir seçenek vermeyen makineler de vardır. Bu tip makinelerde, eldeki minör titremeler yani tripodsuz çekimler, bazen sıkıntıya yol açar ve objenin çekim sırasında titrediği, bozuk odaklandığı durumlarla karşılaşılabilir.
Eğer yüksek zoom yeteneğine sahip bir lens kullanmak istiyorsak, o lensin IS özelliğine sahip olmasını beklemeli, cihaz alırken bu olanağı sağlayıp sağlamadığını kontrol etmeliyiz. Aksi takdirde maksimum zoomda birçok çekimimiz "çöp" olarak kalabilir.

Beyaz Ayarı Nedir?

Dijital fotoğrafçılığın diğer bir yeniliği olan beyaz ayarında dijital makineler, kendilerini renkler konusunda standardize ederler. Yani mevcut olan renk ve ışık değerleri ölçülüp, var olan ışığın renk ısısı hesaplanır. Birçok makinede, bu işlemi el ile yapmak mümkündür ve bu şekilde, mevcut olan ışığın ahengini yansıtan fotoğraflar çekilebilir. Otomatik veya el ile yapılan beyaz ayarından sonra makine, hesapladığı değerleri gün ışığının renk ısısı değerlerine çevirip, bundan sonra yapılan çekimlerin verilerine uyarlar ve belleğe alır. Böylece yapay ışık altında yapılan çekimler bile, gün ışığında çekilmiş gibi görünür.

Örnek vermek gerekirse; Bir beyaz kartonu sabah gördüğümüzde farklı, öğlen gördüğümüzde farklı, bulutlu havada gördüğümüzde farklı, akşam gün batımında gördüğümüzde farklı tonlar aldığını görürüz. Biz onun beyaz olduğunu biliriz sürekli ama ortamdaki ışık kaynağının ona kattığı bir ekstra renk değeri vardır. Örneğin evin içinde yanan sarı bir lamba, dışarıdan bakıldığında hafif yeşilimtrak ya da buz beyazı havası barındırır. Ama aynı ortamda bildiğimiz ampul kullanılırsa, bu defa sarımtırak bir hava sunar. İşte tüm bu "ışık kaynağı farklılıkları", objelerin gerçek renklerini hayli değiştirir ve bu ortam sıcaklığı dikkate alınmadan yapılan çekimlerde, bazen insanların yüzlerinin ölü gibi bembeyaz/hafif yeşilimtrak, bazen de olduğundan çok daha sarı, sıcak, hatta kırmızıya çalan bir halde olduğunu görürüz. Bu sebeple çekim yaptığımız ortamda, white balance denen bir ayar yapmamız gerekir. White balance (beyaz dengesi), ortamdaki beyazın gerçek beyaz, diğer renklerin de gerçek haline uygun çekim yapabilmemiz için, makineye "ortamdaki renk sıcaklığını" tanıtmak demektir.

Günümüzdeki bir çok makine, ortamdaki renk sıcaklığını kendisi tespit edebilmektedir. Bunu da, en beyaz kareyi baz alarak yapar ama eğer ortamda bunu sağlayacak bir renk dağılımı yoksa, otomatik beyaz dengesi doğru yapılamayabilir. Bu sebeple, renklerle uğraşıp, ışık kaynaklarına aşina oldukça, renk dengesini kendimizin kurması daha doğru bir tercih olacak ve beyaz dengesinin daha doğru yapılmasıyla, daha iyi renk tonları elde edeceğiz.

Ölü Piksel Nedir?

Makinedeki CCD/CMOS sensörlerinden birisinin arızalı olması durumudur. Bu durumda ilgili piksele karşılık gelen alanda hiçbirşey olmaz. Ölü pikseller bazen beyaz bir nokta, bazen renkli bir nokta şeklinde belirir ve her fotoğrafta bulunur. Bu bir hatadır. Tıpkı LCD ekranlarda olduğu gibi, ölü piksellerin fazlalığı çok rahatsız edicidir. Fazla sayıda ise, cihaz değiştirilmelidir. Hatta yüksek kaliteli profesyonel cihazlarda, tek bir ölü piksele bile tahammül olmaz ve garanti kapsamındadır. Ölü piksellerin giderilmesi, photoshop gibi yazılımlarla çok kolay yapılabilir ama çok fazla ölü piksel olursa, bu iş çok yorucu bir hale gelebilir. Bu sebeple, cihazı almadan önce ölü piksel testinizi iyice yapın ki, sonra bu "baş ağrısı" ile uğraşmak durumunda kalmayın.

Film Rasyosu Nedir?

Bir dijital filmin çözünürlüğünde, yatay alanın, dikey alana oranına image ratio veya rasyo denir. Profesyonel seri cihazlar, genelde 35mm klasik filmle eşdeğer olarak, 3/2 rasyosunu kullanırlar. Yani yataydaki her üç piksele karşılık, dikeyde iki piksel oranını korurlar. Örneğin 6MP bir dSLR makine, 3072x2048 çözünürlüğünde foto çeker. Buna karşılık consumer ve prosumer serisi cihazlar, ideal ekran rasyosu olan 4/3'ü kullanır. Bunlarda, yatayda her 4 piksele karşılık, dikeyde 3 piksel ile orantı kurulur. Burada bir önemli noktaya gelmiş oluyoruz. Profesyonel cihazlar genelde "kağıt üzerine baskı" alanında çalıştıklarından, kağıt baskı temellerini baz alırlar. Oysa giriş ve orta seviye cihazlarda hedef doğrudan kağıt değil, ekrandır ve ekran çözünürlüklerindeki yaygın olan 4/3 rasyosunu baz alırlar. Tabi bu durum, giriş seviyesi cihazlarla çekilen fotoların kağıda bastırılamayacağı anlamına gelmez. Onlar da fotoğraf kağıdına basılır ve hiçbir sorun yaşanmaz. Sadece kağıt ebatlarına göre sağdan soldan/yukarıdan aşağıdan ufak kırpmalar yapılabilir ki, bazen aynı kırpmalar, profesyonel cihazlar için de yapılmaktadır.

Noise Nedir?

Noise, bir fotoğraftaki istenmeyen noktacıklardır. Film dünyasında buna grain adı verilirken, dijital dünyada noise (gürültü) denmektedir. Sensörlerin kendisine düşen ışığı doğru analiz edememesi ile ilgili bir durumdur ve noise seviyesi yükseldikçe, görüntü kalitesi düşer.
Günümüzde iyi makineler, çok az noise üretmeleriyle ünlüdür. Buna karşılık daha düşük kalite makineler, daha fazla gürültü üretirler ve görüntü kalitesini bozarlar. Bu noktacıklar, özellikle açık renk alanlarda iyice çekilmezleşebilir.

Noise seviyesi, muhtelif parametrelerle ilgilidir. Ortak noise problemleri, yüksek ISO değerlerinde ve az ışıklı ortamlarda kendisini gösterir. Buna karşılık ortak olmayan noise problemleri de vardır ve makineden makineye farklılık gösterebilir. Bazı makinelerin dijital algoritmaları, noise seviyesini düşürecek şekilde gelişmişken, bazıları değildir. Benzer şekilde bazı yüksek MP değerine sahip makinelerde CCD/CMOS'taki devreler kalitesizdir ve fazla noise üretir. Bu durum, devrelerin birbirine yakınlığı ile de ilgilidir. Nasıl işlemcilere daha fazla transistör sığdırdıkça, daha fazla ısı sorunu ortaya çıkıyorsa, CMOS ve CCD'lere de daha fazla piksel koymak, daha çok noise üretmesini sağlamaktadır zira noise, pikseller arası elektronik bir sorundur. Bu sebeple, kaliteli profesyonel cihazlar yüksek MP değerlerine sahip olmalarına rağmen, ışık devrecikleri arasındaki mesafe daha fazladır ve sensörler birbirini daha az etkiler. Buna karşılık daha ucuz makinelerde sensörler daha sıkışık bir alana toplanır ve noise artar zira sensörler birbirine parazit yapar. Pahalı makineler büyük sensörler kullanabilir. Büyük sensörler daha pahalı, daha maliyetlidir ve makinenin ebatları da buna müsaittir. Oysa müşteri seviyesi cihazlar daha ufak sensör kullanır ve maliyetten kurtarmaya çalışır. Kaldı ki, giriş seviyesi cihazlar genelde ufaktır ve bir de "yer" sorunları vardır.

EXIF Nedir?

Bir dijital fotoğraf, sadece görüntü imajından oluşmaz. İçinde, o fotoğraf hakkında diğer bilgileri de barındırır. Bu bilgilere EXIF (Exchangeable Image File) adı verilir. EXIF bilgileri, fotoğrafın hangi makineyle, ne zaman, hangi fotografik detaylarla çekildiğini, pozlama süresini, diyafram açıklığını ve diğer birçok bilgiyi barındırır. Bu bilgiler, birçok fotoğrafçı için çok önemlidir ve fotoğraf anını kağıda not almak yerine, bu bilgilerden yararlanılır.

Günümüzde hemen tüm dijital kameralar, EXIF bilgilerini kaydedebilmektedir. EXIF bilgileri, fotoğrafın büyüklüğünü biraz artırdığı için, web ortamında yayımlanan fotoğraflarda bu bilgiler genelde temizlenerek, alan kazancı sağlanır. Buna karşılık makineden çıkan haliyle JPEG içine gömülüdür ve fotoğraf hakkında tüm detayı sakladığı için, çok büyük rahatlık sağlar. Günümüzün ciddi foto editör programları ile bu detay bilgileri görülebildiği gibi, Windows XP ortamında bile, dosya özelliklerinden inceleme yapılabilir.

Buffer Nedir?

Buffer, bir tampon bellektir ve çekilen fotoğrafın karta aktarılmadan önce bulunduğu alandır. Temel olarak kayıt işlemi şöyle yürür. Bir fotoğraf çekilir ve onun CCD üzerindeki hali, buffer dediğimiz alana aktarılır. Bundan sonra (makinenin ayarlarına göre) bir dizi prosesten geçer ve nihai JPEG (veya RAW) oluştuktan sonra, o dosya, karta aktarılır.
Buffer'lar genelde birkaç kareyi ardarda çekebilecek kadar büyüktür. Zaten işlevleri de, fotoğrafçıya bu şansı vermektir zira buffer olmasa, her çekilen görüntü önce prosesten geçecek, sonra karta yazılacaktır. Bu ciddi bir süredir ve bu süre boyunca yeni fotoğraf çekme şansımız olmaz. Oysa buffer, ardarda çekilen birkaç fotoğrafı hızla hafızaya alır ve biz yeni kareyi çekmeye çalışırken, onu CF kart üzerine yazan süreç, arka planda devam eder.
Makinelerin burst modda (seri çekim) yapabilecekleri çekim sayısı, buffer büyüklüğüne bağlıdır. Eğer buffer küçükse, seri çekim sayısı azalır, buffer büyükse, seri çekim sayısı artar.

AF Assist Lamp Nedir?

Günümüzdeki hemen tüm makineler AF yani auto focus (otomatik fokuslama) özelliğine sahiptir. Deklanşöre yarım basınca, fokuslama yapılır. Bazı durumlarda (özellikle ışığın az olduğu ortamlarda) odaklamanın tam yapılıp yapılmadığını anlamak zordur.
Bu sebeple bazı dijital kameralarda, fokuslamanın tamam olduğuna dair bir ışık yanar. Buna AF assist lamp adı verilir ve fokuslamanın yapıldığını belirtir. Bazı makinelerde fokuslamanın yapıldığı sesli bir uyarı ile de belirtilebilir. Gerek ışık ve gerekse sesli uyarı, gerçekten fotoğrafçıya yardımcı olan unsurlardır zira ışığın az olduğu ortamlarda fokuslama zordur.

Ne Tür Ayarlar Vardır?

Portre modu: Çekeceğiniz obje net, arka planı ise hafif flu çıkar. Portre fotoğraflarında insan duygusunu öne çıkarma kaygısı olmalıdır. Bu kural portre fotoğrafçılığın temelini oluşturur. Yüzeysel gülümsemeler ve sıkıcı pozlardan uzak durmanızı tavsiye ederiz. Portre çekimlerinde seçilecek mekan önemlidir.

Manzara Modu: Daha canlı geliştirilmiş manzara çekimleri için kullanılır. Fotoğrafını çekeceğiniz konudan uzak ya da yakın durmanızı öneririz. Konu olarak seçtiğiniz manzarının ortasında durup, çekim yapmanız iyi sonuçlar vermez.

Spor modu: Fotoğraflarınızda daha dinamik ve canlı görüntüler elde etmek isterseniz spor modunu kullanmaktan çekinmeyin. Size hareketli objeleri rahatlıkla donduracağınız anları yansıtır. Yüksek enstantane de çekecek olursanız görüntülerin bulanık çıktığını göreceksiniz.

Günbatımı modu: Kırmızı rengin ağırlıkta olduğu yüksek Kelvin derecesindeki renk ısısının fotoğraflarınıza yansımasını sağlar. Bu modda flaş kullanmanıza gerek kalmaz. Pozlama ölçümünde, fotoğraf makinenizle güneşi ölçerek ayar yapmamanızı tavsiye ederiz. Fotoğraf makinesinde bulunan mercek, güneş ışığını doğrudan gözünüze yansıtır ki, bu çok güçlü bir yansımadır. Bu da birçok amatör fotoğrafçının yaptığı bir hata olarak bilinir. (Fotoğraf makinesi ile doğrudan güneşe bakılması gözde ciddi sağlık problemlerini doğurur).

Parti/İç mekan modu: Arka plan detaylarını, mum ışığı ve diğer ışık efektlerini kolayca yansıtmanızı sağlar. İç mekânlardaki çekimlerde ışık önemli bir unsurdur. Bu nedenle, ışığın yetersiz kaldığı çekimlerde fotoğraf makinenizin flaşını kullanmanızı ve yeterli ışığı yakalayabilmek için makinenizin ISO ayarını yüksek moda getirmenizi öneririz.

Plaj/Kar modu: Sahil ya da karlı mekan gibi alanlardaki dikey güneş ışınlarını ve yansımalarını kolaylıkla parlaklık yaratmadan çekmenizi sağlar. Metal ve benzeri objelerin çekimleri zor olur.

BAĞLANTILAR

Televizyon Bağlantısı:

Fotoğraf makinenizin kutusundan çıkan AV kablosunu, AV OUT (AV çıkışı) soketine yerleştirin. Eğer enerji ikmali ihtiyacınız varsa bu işlem esnasında DC IN 5V adaptör soketini cihazınıza bağlayın.Kablonun diğer ucunu televizyonunuzun Audio/Video girişlerine yerleştirin. Fotoğraf makinenizi ve televizyonunuzu açın. Cihazınız açıldıktan sonra çektiğiniz fotoğrafları televizyonda seyredebilirsiniz.

Bilgisayar Bağlantısı:

USB kabloyu kullanarak fotoğraf makinenizi bilgisayarınıza bağlayın. Bağlantıdan sonra fotoğraf makinenizi açın. Bilgisayarınız ve fotoğraf makineniz data transferine başladığı zaman fotoğraf makinenizde yanıp sönen bir ışık olacaktır.

Yazıcı Bağlantısı:

Fotoğraf makinenizi yazıcınızın USB kablo girişlerine bağlayın. Eğer enerji ikmali ihtiyacınız varsa bu işlem esnasında DC IN 5V adaptör soketini cihazınıza bağlayın. Bağlantıları tamamladıktan sonra yazıcınızı açın.

AKSESUARLAR

Hafıza Kartları

En yaygın kullanılan kart şekli olan SD kart olarak da adlandırılan bu hafıza kartı "Multimedia" kartın, dolayısı ile "SmartMedia" kartın geliştirilmiş şeklidir. Diğer kartların aksine, istenmeden kayıt yapmayı veya silmeyi önlemek için koruma mekanizması vardır. Bu kartlar, hızlı aktarım sağlar ve farklı güvenlik önlemleri sunarlar.




Hafıza kartları, dijital fotoğraf makinesinin filmleri gibidir. Bir elektronik bellektir ve makinenin içine takılır. Çok az enerji tüketirler ve onbinlerce kez yazılıp silinebildikleri için, sınırsız çekim olanağı sağlarlar. Günümüzde Compact Flash (CF) en yaygın olanıdır ama Memory Stick (MS), Smart Media gibi çeşitleri vardır. Hafıza kartları, makineniz hangilerini destekliyorsa o yapıda olmalıdır. Bazı makineler, birden fazla tipte hafıza kartını destekleyebilmektedir.

Günümüzde hafızaların fiyatları oldukça düşmüştür. Özellikle CF kartı fiyatları, son derece ucuzlamış, hızları da çok artmıştır. Hızlı bir hafıza kartı, fotoğrafların hızla aktarılmasını sağlayacağı için, hem çekim sırasında ve hem de PC'ye aktarırken avantaj sağlar.
Yukarıdakilerin dışında, farklı bir hafıza tipi daha vardır ama bir kart şeklinde değildir. Lisansı IBM'e ait olan "microdrive", aslında CF kartı büyüklüğünde bir mini disktir. Genel olarak MB başına maliyeti daha düşüktür ve bazı modelleri hızlıdır ama bazı dezavantajları da vardır. Örneğin fazla enerji harcarlar ve ilk açılışı biraz yavaşlatabilirler. Tabi bir manyetik disk ve hareketli bir ünite olduğundan, düşme/çarpma gibi durumlara hafıza kartlarından daha duyarlıdır.

Secure Digital Kart: En yaygın kullanılan kart şekli olan SD kart olarak da adlandırılan bu hafıza kartı "Multimedia" kartın, dolayısı ile "SmartMedia" kartın geliştirilmiş şeklidir. Diğer kartların aksine, istenmeden kayıt yapmayı veya silmeyi önlemek için koruma mekanizması vardır. Bu kartlar, hızlı aktarım sağlar ve farklı güvenlik önlemleri sunarlar.

Memory Stick (MS-MS PRO DUO) Kart: Kayıt işlemi, ani kayıt birimleri ile yapılır ve dahili yönetim merkezi, makine ile olan ilişkileri düzenler.

Compact Flash (CF) Kart: Diğer, birçok hafıza kartları ile karşılaştırıldığında CF kartlar, yüksek kapasite ve az enerji harcamaları ile dikkat çekerler.

xD Picture Kart: Çok hızlı veri aktarımları için geliştirilmiş olan kart, diğer hafıza kartları gibi "Ani hafıza tekniği" ile çalışır. Uygun adaptörler ile CF kart yuvalarına yerleşebilir. 8GB kapasiteye kadar geliştirilecektir.

Multimedia Kart: "SmartMedia" standardında üretilen, yani "ani hafıza tekniği" ile çalışan çok amaçlı kullanılan bu kart, bir adaptör vasıtası ile PC-kart yuvalarında kullanılabilir.

Microdrive Kart: Dijital fotoğraf makinelerinde kullanılacak kadar küçük ebatlarda bir gövdeye sığdırılmış ve daha çok bilgisayarlar için düşünülmüş bir ek hafızadır. Bu hafıza türünün, fotoğraf makinelerindeki kullanımı açısından, bazı dezavantajları vardır.

Güç Kaynakları

Bir dijital kameranın en kötü özelliklerinden biri çok yüksek miktarda enerji tüketmesidir. Üzerinde bulunan elektronik parçalar yüzünden normal bir fotoğraf makinesinden çok daha fazla bataryaya ihtiyaç duyar. Bataryaları 2 saat civarı dayanabilen kameralar çok iyi kabul edilirler.

Bataryalar: Dijital kameralar birkaç dakika içinde bataryalardaki gücü emip bitirebilirler. Bu sebeple sürekli batarya değiştirmenin maliyetini ve uygunsuzluğunu ortadan kaldırmak için ya bataryası şarj edilebilen modeller seçin ya da şarz edilebilir bataryalar alın. Dijital kamera alırken batarya durumunu seçme şansınız pek olmaz. İhtiyacınıza en uygun kamerayı belirledikten sonra içinden çıkan Alkalin bataryalar ile birkaç poz çektiğinizi görerek çok hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. AA ya da AAA tipi kalem batarya kullanan makineler için en iyi seçim NiMH tipi bataryalardır. Ancak bunların özel şarj cihazları olduğunu unutmayın. Çoğu makine yanında şarj cihazı olmadan gelir ve sizin hem yeni bataryalar hem de şarj cihazı almanız zorunludur. Bu bataryalar pek ucuz değillerdir ancak dijital bir kamera için başka seçenekler çok mantıklı olmaz. Hatta 4 bataryayla çalışan bir makine için en az 8 tane NiMH batarya almanız önerilir zira bir takımını şarj ederken diğerini kullanabilirsiniz. Yoksa birkaç saat beklemek zorunda kalırsınız. Bu konudaki en iyi seçenek ise kendinden bataryalı (çoğu Li-ion tipi batarya kullanırlar) dijital kameralardır. Bunlar çok yüksek verim gösterirler ve kameranın yanında şarj adaptörü de geldiği için ekstra masraf yapmanıza gerek kalmaz. Kullanım süreleri uzun, şarj süreleri kısadır. Kullanılabilecek batarya çeşitleri şunlardır :

Alkalin: Şarj edilemezler ve hiç dayanıklı değillerdir.

NiCD (Nikel Kadmiyum): Şarj edilebilirler ancak çok verimli değillerdir.

NiMH (Nikel Metal Hidrit): Şarj edilebilirler ve verimlidirler. Bu tür doldurulabilir piller, karşılaştırmalarda çok iyi değerlendirilirler çünkü, çok iyi fiyat-başarı oranları vardır. Bir kere doldurulduğunda, Nikel-Katmiyum pillere nazaran yaklaşık 1,5 kat daha fazla dayanırlar.

Li-ion (Lityum İyon Pil): Şarj edilebilirler, çok uzun süre dayanırlar ve çok verimlidirler. Ayrıca çok da pahalıdırlar. Bu tür piller, dijital fotoğraf makinelerindeki kullanıma çok uygundur. Bu dayanıklılıkları sayesinde fotoğraf makineleri için uzun süreli kullanılabilir. Çok yüksek kapasiteye sahip olmamalarına rağmen fotoğraf makineleri için tercih edilen bir seçimdir.

AC adaptörü: Birçok dijital kamera ile paketlenmiş olmadıkları için bir elektrik fişinden aldığı güçle ve tripod yardımıyla istediğiniz sürece devamlı çekim yapmanızı sağlayan AC adaptörlerini ayrıca elde etseniz çok iyi yaparsınız.

Fotoğraf Kağıdı

Çektiğiniz fotoğrafları evde basmak için görüntü kalitesini ön plana çıkaracak fotoğraf kağıtlarına ihtiyacınız olacak. Mat kağıtlar, beyaz renkleri, kontrast ölçülerini, gölge ve renk tonlarını çok daha iyi gösterme özelliğine sahiptir. Parlak kağıtlar, çekimde meydana gelen hataları kapatmanız için idealdir. Albümlerde saklama ve renk kalitesini daha üzün süre kalıcı sağlamaya yöneliktir. Daha çok yumuşak tonlar ve keskin olmayan detaylar verebilme özelliği vardır.

Tripod

Fotoğraf makinesini sabitleyerek titremesini engelleyen araçtır. Düşük ışıklı çekim ortamlarda uzun pozlama gerektiğinden makinenin titreme riski vardır ve fotoğrafların flu çıkmasına yol açar. Bunu önlemenin en kolay yolu tripod kullanmaktır. Hasas sarsılmazlık sayesinde yakın çekim fotoğraflarda da daha net sonuçlar alınır.

Yazıcı


Basmak istediğiniz doküman ya da fotoğraflar için ihtiyacınıza uygun bir yazıcı, en doğru seçim olacaktır. Yazıcılar kendi içlerinde bu amaçları en iyi şekilde karşılamak için çeşitlere ayrılır. Fotoğraf Yazıcısı, küçük ve orta boy baskılarda en çok tercih edilen yazıcıdır. Fotoğraf makinesine doğrudan bağlanabilme özelliği vardır. Termal yazıcı, yüksek kalite ve performansta çıktı almanızı sağlar. Kontrol panelinin kolaylığı ve iç parçalara rahat ulaşımı sayesinde kağıt ve mürekkep değişiminin kolay olması bu yazıcıyı kullanıcı dostu yapmaktadır. Mürekkep püskürtmeli yazıcılar, fotoğraf baskıları için doğru bir seçim değildir. Mürekkebi kağıt üzerinde dağıtarak baskı işlemini zorlaştırır. Hem fotoğraf hem de doküman baskılarında inkjet yazıcılar da tercih edilebilir. Inkjet'ler de mürekkep püskürtmelidir ve fotoğraf basabilme özellikleri olduğundan kaliteli sonuçlar alabilirsiniz.
Çanta

Fotoğraf makineniz için amaca uygun, dayanıklı malzemelerden üretilen bir çantaya ihtiyacınız vardır. Genelde su geçirmeyen kumaşlardan veya deri gibi dayanıklı malzemelerden üretilir. Aksesuarları taşımak ve korumak için bu çantaların iç kısımlarının darbelere dayanıklı kumaştan olmasına özen gösterin. Çantaların sırt, bel ve omuz askılı modelleri vardır, bu da size rahat taşıma imkânı sağlar.



FOTOĞRAF MAKİNASI SATIN ALIRKEN

Öncelikle İhtiyaçlarınızı Doğru Olarak Belirleyin:

Bir fotoğraf makinesi almadan önce makineyi ne için kullacağınızı belirlemelisiniz.
Ara sıra mı fotoğraf çekeceksiniz yoksa fotoğraf çekimi konusunda uzmanlaşmak mı istiyorsunuz?

Çektiğiniz fotoğrafları sadece bilgisayar ekranından mı izleyeceksiniz yoksa baskı almayı düşünüyor musunuz?
Öncelikle bu ayrıntılara karar vermelisiniz, aksi taktirede ihtiyaçlarınızı karşılamayan bir fotoğraf makinesini ya da hiç kullanmayacağınız özellekleri olan bir fotoğraf makinesini gereksiz yere satın almış olursunuz.

Sensörler Önemlidir:

Dijital fotoğraf makinelerinde çözünürlüğü belirleyen ve kaliteyi doğrudan etkileyen makine içerisinde bulunan sensördür.
Sensörler CCD (Charge-Coupled Device) ve CMOS (Complementary Metal Oxide Semiconductor) olmak üzere iki çeşittir. Eğer D-SLR fotoğraf makinesi almayacaksanız CCD sensörü tercih etmeniz daha doğru olacaktır.

Mega Pixellere Kanmayın:

Fotoğraf makinesi satın alırken mega pixel olarak yüksek olanı alarak doğru bir seçim yapacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle yanılıyorsunuz.
Yüksek mega pixellik bir fotoğraf makinesi size çekici geliyor olabilir ama bu sınıfta bulunan ve doğru düzgün odaklama dahi yapamayan bir fotoğraf makinesi almak yerine, daha düşük mega pixellik ama daha gelişmiş özellikleri olan bir fotoğraf makinesi alabilirsiniz. Yüksek mega pixelli makineleri sadece çok büyük boyutlarda baskı alma ihtiyacı duyuyorsanız ya da bir fotoğrafı bilgisayar ortamında büyütüp crop ile detay almaya yönelik bir çalışma yapacaksanız satın alabilirsiniz.

Ayrıca bazı fotoğraf makinelerinin üzerinde yazan 8MP ya da 6MP gibi ifadeler sizi yanıltmasın. Çünkü bazı makineler 3 ya da 4 megapixellik efektif çözünürlüğe sahip olup daha yüksek çözünürlüklere ulaşabilmek için "interpolasyon" yöntemine başvurmaktadır. Bu yöntem, bilgisayar ekranında gördüğünüz bir fotoğrafa zoom yapmakla hemen hemen aynı işleyiş tarzına sahiptir. Yüksek megapixele ihtiyaç duyan fotoğrafçılar bu tip makineleri asla kullanmazlar.
Kısacası; gerçek, yani efektif çözünürlük önemlidir.

Fotoğrafa Müdahele:

Eğer fotoğraf çekimi konusunda meraklıysanız ya da fotoğrafı fotoğraf gibi çekmek istiyorsanız, mutlaka manuel ayarları ile çekilecek olan fotoğrafa müdahale etmenize olanak tanıyan modelleri seçmelisiniz. Sadece tatil ya da anı fotoğrafları çekecekseniz ve fotoğraf çekmeye çok da meraklı değilseniz sadece otomatik ayarları olan bir fotoğraf makinesi de işinizi görebilir.

Zoom:

Hemen hemen her dijital fotoğraf makinesi zoom, yani uzağı yakınlaştırma kabiliyetine sahiptir. Bunu iki yolla yaparlar, optik ve dijital zoom. Bunlardan önemli olanı optik zoom'dur. Optik zoom; makinenin objektifi kullanılarak yapılan bir odaklama işlemidir. Diğital Zoom ise; Fotoğraf makinesinin algıladığı görüntü boyutlarını büyütmesidir. Bu sebeple sadece digital zoom'a sahip olan bir fotoğraf makinesi satın alındığında, zoom konusunda çok da tatmin edici sonuçlara ulaşılamayabilir.

Macro Fotoğraflar:

Eğer çevrenizdeki minik şeylerin detaylarını fotoğraflamak hoşunuza gidiyorsa alacağınız fotoğraf makinesinin macro odak mesafesine mutlaka bakmalısınız. Yüksek macro odak mesafelerine sahip olup da (10-15cm gibi), çok daha gelişmiş bir fotoğraf makinesini almak, macro fotoğrafları çekmeyi seven birisi için tamamen gereksiz bir harcama olacaktır.

Manzara Fotoğrafları:

Ağırlıklı olarak manzara fotoğrafları çekmeyi düşünüyorsanız geniş açılı objektife sahip bir fotoğraf makinesi almak en doğrusu olacaktır. Aynı zamanda panoramik fotoğraflar çekebilme özelliği olan makineleri de tercih listenize ekleyebilirsiniz. Ancak panoramik olarak çekilecek fotoğraflar için tripod kullanmanın önemini de unutmamak lazım.

Karanlık Ortam Çekimleri:

Karanlık ortamlarda çekim yapmak için öncelikle flash'a ihtiyaç varıdr. Flash mesafeleri yeterli olan fotoğraf makinelerini ya da ihtiyaç olursa extra flash takılabilen fotoğraf makinelerini tercih etmek daha doğru olacaktır. Ayrıca alacağınız fotoğraf makinesinde, loş ortamlarda odaklamayı kolaylaştıracak oto fokus asistan ışığının (AF Assist Light/Beam) olmasına dikkat edin. Gece manzara fotoğrafları çekmeyi düşünüyorsanız da, düşük perde hızlarına ulaşabilen (Ör: 15sn) ve düşük ISO değerlerine (Ör: ISO 50) sahip olan bir fotoğraf makinesini satın almak, gece fotoğraflarınızda kaliteyi arttıracaktır.

Piller:

Eğer çok sık fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, özellikle medeniyetten uzun süre ayrı kalacaksanız, kalem piller ile çalışan modelleri tercih etmenizde yarar vardır. Bir gezi esnasında biten pillerinizi bir bakkaldan satın alabileceğiniz piller ile çok çabuk değiştirip, çekimlerinize devam edebilirsiniz. (Günümüzde şarj edilebilen kalem piller 2400mAh, 2500mAh'lik değerlere ulaşmıştır.) Ayrıca örnek vermek gerekirse; fotoğraf makineniz 2XAA kalem pil ile çalışıyorsa iki adet daha yedek bir set almakta fayda vardır.

Kutu İçeriği:

Fotoğraf makinesini satın alırken dikkat etmeniz gereken önemli noktalardan birisi de kutu içeriğidir. Genellikle kullanım klavuzlarında kutu içeriği hakkında detaylı bilgi verilir. Bunu mutlaka kutu içeriği ile kıyaslamalısınz. Hafıza kartı, bilek ya da boyun askısı, kullanım klavuzu, garanti belgesi, lens kapağı, piller, şarj aleti, USB- bağlantı kablosu, video bağlantı kablosu vb. kutu içeriğinde bulunur. (Bu durum marka/modellere göre değişiklik gösterir.


Kaynak: http://www.fotografium.com/i


Hiç yorum yok: