5 Ekim 2008

Aktütün saldırısının üç yönü" Fikret BİLA"

Fikret BilaYön

Aktütün saldırısının üç yönü

5 Ekim Pazar 2008

PKK daha önce de birkaç kez yaptığı gibi Aktütün karakoluna yeniden saldırdı. Hakkâri'nin Şemdinli ilçesi Aktütün karakolunu koruyan Bayraktepe'deki askeri birliğe yapılan saldırıda 15 asker şehit oldu. Gün boyu süren çatışmalarda 23 teröristin de etkisiz hale getirildiği açıklandı. Aktütün karakoluna geçen yıllarda yapılan saldırılarda da önemli sayıda şehit verilmişti.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin son dönemde yaptığı yurtiçi ve sınır ötesi harekâtlar ile Hava Kuvvetleri'nin harekâtları sonucu PKK bir yıla yakın süredir etkisiz kalmıştı.

PKK'nın önceki gün gerçekleştirdiği bu saldırıyı üç yönden ele alabiliriz.

PKK varlık göstermeye çalışıyor
Geçen yıl aralık ayından bu yana çok ağır darbeler yiyen PKK, eylem kapasitesini önemli ölçüde yitirmişti. Her yıl baharla birlikte başlayan PKK saldırıları bu yıl TSK'nın ağır baskısı sonucu kesilmişti. Aktütün'e yapılan bu saldırıyla PKK'nın varlığını göstermeye çalıştığı açık. Ağır darbelere karşı terör örgütü hâlâ eylem yapabildiğini kanıtlamaya çalışıyor. Aktütün karakoluna yapılan saldırının bir yönü bu. PKK dağdaki elemanlarına ve destekçilerine dağılmadığı, gücünü koruduğu mesajını veriyor.
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ son basın toplantısında, TSK'nın yoğun operasyonları karşısında teröristlerin kalabalık gruplar halinde hareket edemediklerini, üç-dört en fazla yedi-sekiz kişilik gruplar halinde dolaştıklarını söylemişti. Keza eylem biçimini de değiştirmek zorunda kalan PKK'nın uzaktan kumandalı bombalı eylemlere yöneldiğini vurgulamıştı. Terör örgütünün bu saldırıyla eski eylem yöntemini de kullanabildiğini kanıtlamaya çalıştığı anlaşılıyor.

Ağır silahlarla yapılan destek
Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak'ın yaptığı açıklamada, bu saldırıya ilişkin bir ifade dikkat çekiyor. Tuğgeneral Gürak'ın açıklamasında, saldırının Kuzey Irak topraklarından ağır silah desteğiyle yapıldığı ve şehitlerin bu atışlar sonucunda verildiği vurgulanıyor.
Bu ifade gösteriyor ki, terör örgütü, Kuzey Irak topraklarına konuşlu ağır silahların atışlarıyla desteklenmiş.
Bu durum, Irak topraklarında PKK'nın ağır silahları nasıl konuşlandırdığı ve nasıl kullanabildiği sorusunu akla getiriyor. Uzun menzilli ağır silahların taşınması, konuşlandırılması ve kullanılması, Kuzey Irak'ın güvenliğinden sorumlu makamların bilgisi ve koruması olmadan gerçekleştirilemez.
Son saldırının üzerinde durulması gereken bir diğer yönü de budur.

DTP'nin durumu
Aktütün saldırısı, PKK ile arasına mesafe koymayan DTP'yi de zor duruma sokmuştur. PKK'ya terör örgütü diyemeyen ve aynı görüşleri savunan DTP'nin kapatılma davası görülürken yapılan bu eylem siyasi alanda bu partiyi sıkıştıracaktır.
Öte yandan, teröristlerin dağdan indirilmesi ve yeni katılımların önlenmesi amacıyla alınması düşünülen ekonomik, sosyal, kültürel önlemlerin yaşama geçirilmesi, kamuoyu vicdanında yer bulması ve TBMM'den onay alması da zorlaşacaktır.
Elbette terör örgütünün eylemleri, alınacak önlemleri etkilememelidir. Ancak bu saldırıların siyasal ve toplumsal ortamı gerdiği de bir gerçektir.
Saldırının üçüncü yönünün de bu olduğu söylenebilir.

MİLLİYET

Hiç yorum yok: