26 Ocak 2009

SEVGİLİYE

SEVGİLİYE

Yağmurlar,
selden arta kalan çakıl taşları,
bir kuru dal kadar çaresiz.
Selin yenik düştüğü yer
göğe uzanan dağlar.
Acılar kadar gerçek düşüncelerim,
yüreğim kadar onurlu!
düşerimde sen varsın,
alabildiğine yeşil bir vadi.
Tüm renkleriyle yetebilecek,
kelebeklere,
arılara, uğur böceklerine
o güzelim çiçekler!
ve kuşlarda var elbet
esen rüzgara inat
yükselirler bulutlara.
O zaman uçmak isterim işte
bir kartala kafa tutarak
olabildiğince yükselip
gözyaşlarım yağmur olana dek
o zaman sellerinde bir anlamı olacak
kurtulabilen çakıl taşlarının da!
duygu yüklü bir anlamı
ve sende aşkı hissettiğim an
filizlenecek o kuru dalda yaprak
sonra çiçek.
Yok edip acıları,
buğulu camlardan baktığımda
bu şehir;
avaz avaz bağıran seyyar satıcı,
oyun oynayan çocuklar,
sokakta kalan köpeğin yaşama direnci
ve onların içindeki umut,
yaşama sevinci
içimde birçok şey uyandırır
ve bizi bir eden bu sevdayı
sardıkça sarar
beni sana,
seni bana bağlayan
aşk yumağı.


14.12.1999
Alay Ayduğan

Hiç yorum yok: