LAZ MARKS EMİCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LAZ MARKS EMİCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2009

Laz Marks'a soruşturma

Laz Marks'a soruşturma


Laz Marks'a soruşturma

Flaş soruşturma



11 Aralık 2009 13:07

Yılmaz Okumuş'un yazdığı, Haldun Açıksözlü'nün canlandırdığı, Tuncay Akgün'ün desenini çizdiği Laz Marks'a soruşturma açıldı.
2 Haziran'da Rize'de valiliğe ait kültür merkezinde oynanan oyunda, Başbakan Tayyip Erdoğan'a hakaret edildiği gerekçesiyle savcılık tarafından inceleme başlatıldı.
Laz Marks Emice'yi sahnede canlandıran Haldun Açıksözlü, oyunda soruşturmaya konu olan bir Tayyip fıkrası anlatıyor.
Fıkradaki Tayyip Rizeli'dir, Kasımpaşa'da büyümüştür ve annesinin adı da Vesile'dir. Fıkra şöyle; Bir gün Vesile Ana Kasımpaşa'da bakkala alışverişe gider, bakkal mahallenin çok eski bir esnafıdır. Yaşlı bakkal Vesile Ana'yı görünce başlar yakınmaya; "Nasıl bir evlat ettin, böyle başbakan olur mu? Enflasyon bir yandan, işsizlik bir yandan öldük da… Böyle idare mi olur, böyle yönetim mi olur?" Vesile Ana bakkalın sözünü keser ve der ki; "Bakkal efendi hatırlar mısın tam elli yıl önce sana gelmiştim ve senden borç para istemiştim." Bakkal hatırladığını ve parası olmadığı için ona istediği borcu veremediğini söyler. Vesile Ana da der ki; "O borç para ne içindi bilmek ister misin, o para kürtajın parasıydı, der."
Soruşturma üzerine görüşlerini aldığımız Haldun Açıksözlü, "Başbakanımıza hakaret etmişim. Oysa ben politik stand-up yaptığımı, bu nedenle hiciv ve yergiden yararlandığımı ancak kişisel olarak kimseye hakaret etmediğimi belirttim ve uzlaşma istemediğimi de özellikle ekledim" dedi.


RENKHABER

11.12.2009 13:07:46-Renkhaber.com

1 Eylül 2009

Çeviri hatasi yüzinden, Devrim Yapamaduk

Çeviri hatasi yüzinden, Devrim Yapamaduk

Üniversiteli uşaklar, paçilar geldi. Laflarken koni bizum eski tüfeklere geldi.
“Laz Marks Emice, eskiden senun çitaplaruni okiyan ağabeylerumuz ve ablalarumuz şiveli yazduğun içun bazi yerleri anliyamayup, yanliş yapmişlar. Yani çeviri hatasi yüzinden devrimci mücadele sekteye uğramiş.” dediler.
Ula uşaklar, paçilar, dedum bulara… Benum deduklerum reçete değil ki. Manavun oradan sola dön desam, sen da yanlişlukla sağa dönsan anlarum… ama adres da tarif etmeyirum… İkea’dan alduğun mobilyalarun içinden çikan monte kilavuzi gibi bir şey da değildur Laz Marksizum. Senun ülçenun somut durumiylan, Venezuella’nunki ayni değildur. Hedef aynidur ama değişuk yollardan gidebilursun.
Özini kavraduktan sonra Sanskritçe bile yazilsa gene eylem kilavuzi olarak faydalanabilursun uşağum. Mücadele etmak istedukten sonra her yer Sierra Maestra’dur.

Kaynak: http://yilmazokumus.com/

Laz Marks Emice ne demiş; Bunlar, İnsanun Ölebilme İhtimalini Seveyiler


Yeni haber; "Tuzla Tersanesi'nde bir geminin bakımını yapan iki işçi elektrik akımına kapıldı. İşçilerden biri öldü, diğeri yaralandı." Laz Mark Emice'ye kulak verelim bakalım. Ne diyor?

İşyerleri yan gelup yatma yeri değildur
Son tersane kazasindan sonra Deniz Ticaret Odasi Başkani ve tersane sahibi Metin Kalkavan, “Burasi tekstil atolyesi değildur, haçan işçi ölebileceğini bilmelidur” demişidi.
Ula uşaklar dikkat edun, bunlarun ortak bir dili vardur.
10 vatluk ampul da “askerluk yan gelup yatma yeri değildur” demişidi.
Yani ölebileceğuni bilmelisun…
Şuni anladum, bunlarun alayi ölisevicidur.
Bunlar, insanun ölebilme ihtimalini seveyiler.

Kaynak:http://yilmazokumus.com/

Hoş Celdun Bebek, Soyilma Sirasi Sende

Var Misun ,Yokmisun

Var Misun ,Yokmisun

Lelipop İhsan Yali Kiraathanesi’ne haboyle bi şişinerek girdi ki, zannedersun göğsine İstiklal Madalyasi takmişlar.
Ula nedur, ne oldi deduk, anlatti… Meğer bu arahana kafali Var Misun Yok Misun yarişma pirogramina başvurmiş. Buni arayup, yakinda seni yarişmaci olarak çağiracağuk, demişler.
Bu boyle kinayeli kinayeli bakti, “Laz Marks Emice, hani kapitalizum insana firsat eşutluği vermezidi. Aha bak yarişmada bağa hemen sira geldi, yakinda katilacağum.” dedi.
Ula eşşeğun önde gideni dedum buğa, sen zaten ömir boyi Var Misun Yok Misun yarişmasinda yarişayisun ama, haberun yok sadece…
Doğduğun anda ilk kirmizi kutini açturdun uşağum.
İşçi Cemal’un uşaği olarak dünyaya gelerek ebenun kirmizi kutisini gördun.
Takalar Birluği Başkani Patapat Suleyman’un uşaği olarak dunyaya gelebilirdun, ama hissedemedun.
Eğitumde kirmizi kuti açturdun, sağlukta kirmizi kuti açturdun, iş hayatinde açturacak kuti bile bulamadun…
Ömur boyi Hamdi Bey sağa bir teklifte bulunsun diye bekledun durdun…
Çok beklersun uşağum… Hamdi bey bile artuk kendi cötinun derdine duşti.
Kapitalizum ölumcül yarali almiş bir kaplandur… Çeşitli borsa manipülasyonlariyla, paradan para kazanmanun soni geldi. Ne pok yiyeceklerini şaşurdilar.
Şimdi bir daha düşun Lelipop İhsan evladum…
Hamdi beysuz, kirmizi ve mavi kuti açmak zorinda kalmadan… kendi geleceğuni, kendi ellerunle kurmaya, var misun yok misun?

Kaynak:http://yilmazokumus.com/

Ailenun, Özel Mülçiyetun, Devletun, Fadime'nun ve Hamsinun Kökeni

Ailenun, Özel Mülçiyetun, Devletun, Fadime'nun ve Hamsinun Kökeni

Bizum Feridun Encels’le birlukte insanluk tarihi üzerinde yaptuğumuz araşturmalar soninda şunu cördüm. İnsan hayvandan türemiştur.
Evet, buna bir itirazum yok ama o hayvan hangisidur? Darwin’un ileri sürdüğü gibi maymun midur? Değildur.
Değerli bilim adami Darwin burada yanılmaktadır. İnsan maymundan değil hamsiden türemiştur. İdris uşağum sen hemen “Peki niye şimdi de hamsiden insan türemeyi?” diye soracaksun. Güzel evladum, o hamsinun uzaktan akrabasi olan özel bir türdi. Evrimini geçurdi ve sözi fazla uzatmadan tarih sahnesinden indi. Şimdi artuk hamsiden insan türemez, hamsinun ayarlariyla oynama. Hamsiden artuk çok güzel buğulama olur.
Hamsiden insana geçişte emeğun roli
Karadenuz’de nazli nazli yuzen hamsinun cani sıkılınca, “Haçan karaya çikup insan evladinun tarihini başlatayim” dedi ve karaya çikti. Uzatmiyayim, önce hamsinun eli –ayağindan ayrildi. Sonra dik yürüyuş sağlandi. (O zamanki hamsiler çok gururliydi, 7 yil Fenere’e yenilmemişlerdi.) Ve he-ce-li ko-niş-ma baş-la-di. Son olarak da beynun gelişimi hamsiyle insan arasinda aşilmaz bir boşluk yaratti. İnsan artuk 4 katli piramit yapan bir canliydi. Alet yapabilen, doğa üzerinde bilinçli dönuşum sağlayan insan evladi, hamsiyi tanimamazluktan geliyidi.
Doğanun diyalektuği
Dikkat edun, doğada herşey basitten karmaşuğa gider. Sudaki tek hücreli canlıdan Mehmet Okur’a, hamsiden balinaya, takadan titaniğe, Fener’den Barcelona’ya... Gelişim boyle bir süreç izler. Diyalektuk süreç; karşutlarun sürekli çatişmasi (Bakunuz; Tirabizon – Fener çatişmasi) ve bunlarun birbirlerine ya da daha yüksek biçimlere dönuşmeleridur.
Poliyandriden komparsitaya
Bugünkü tek eşli aile yapisina gelene kadar insanoğli ve insankizi, yabanıllık ve barbarluk döneminde kuralsuz cinsel ilişki içinde yaşamiştur. Buna “Kör Tuttuğunu Öper Çağı” diyoruz. Aslında çok eskiye gitmenuze gerek yok. Layla’ya gidun yeter. Bu sosyetik mekanda seviyeli poliandri ve poligami ilişkiler gırla gideyi. Ula İdris, kikirdeyip durma, burada bilimsel bir gerçekten bahsedeyirum. Şili’deki Kukular’da ve Punalua Ailesi’nde bile Layla’daki kadar karişuk ilişkiler görmedum.
Fakat bu çok melanetli bir durum değildur. Böyle herçesun birbiriyle halvet olduği ortamlarda herkes birbirinun akrabasi gibi olur, özel mülçiyet azalur, paylaşum ve sosyal adalet gelişur.

Üvey devlet baba
Devlet’e celince; Devlet, parayi verenun çalduği düdük gibi bir enstrümandır.
Mülk sahibi sınıfun, mülk sahibi olmayan sınıflar üzerindeki egemenliğini garanti altina almak içun icat ettuği bir kurumdur.
Devleti incelerken en önemli ipucu ‘cop’tur. Copi takip edun. Devletun copi kime kalkayi? Bankayi hüpleyene mi yoksa bankanun önünde ‘Ula paramuz nerede’ diye feryat figan eden halka mi? “Harç paralarini arturmayun ula” diye yürüyen öğrencilere mi? Hakkini arayan işçilere mi? Devletun copi, ezilen geniş halk yiğinlarina karşu ‘erekte’ olmakta hiç zorluk çekmeyi ama kompradora sira gelince tıs!..

Kaynak:http://yilmazokumus.com/

Evrensel Kibar Orospi PARA

Evrensel Kibar Orospi PARA

Göte Faust’ta, Şekispir de Atinali Timon'da paranun özüni çok güzel açuklar.
Ben çirkinim, ama en cüzel kaduni satun alabilurum. Demek ki ben çirkin değilim, çünki çirkinluğun etkisi, itici güci, para tarafindan yok edilmiştur.
Ben köti, namussuz, vijdansuz, kafasuz bir insanim, ama para saygindur, o halde sahibi de saygindur. En basit imla kuralini bile bilmem ama Roleks’i basturdum mi en kiralina yazi yazdururum. Para imara kapali arsaya gökdelen dikturur.
Hirsuzlara, milletvekilleri arasinda yer, saygi ve dokunulmazluk kazandurur. Para, insanun tüm yeteneksuzluklerini örter. İnsanı aslinda olmaduği bir şey durumina geturur: yani oni kendi karşutina dönüştürür. Para, her şeyi karişturup değişime soktuğina göre, dünya, tüm doğal ve insanal niteliklerun karişuk olduği, yer ve görev değişturduği bir dünyadur.
Paranun katalizör olduği hiçbir şey, hiçbir duygu saf ve sahici değildur.

Sevgi kelebeği geldi hanuuum

Eğer sen insani insan olarak ve onun dünya ile ilişkisini de insanal bir ilişki olarak görürsan, sevgiyi ancak sevgiylan, güveni ancak güven ile değiştirebilursun. Eğer sen karşulukli sevgi uyandurmadan seversen, yani sen kenduni sevilen insan durumuna dönüştürmeyisan, senin aşkun da bir mutsuzluktur. Ondan sonra gelsun Tuna Kiremitçi, gitsun Ahmet Altan... Mikros’tan bulaşuk teliyle birlukte alduğun aşk kitabindan aşki öğrenmeye kalkarsun. Bulaşuk teliyle tencerenun, tavanun yağini, kirini çikarabilursun ama metalaşmiş ruhlarun yaği kiri ne olacak?
Evrensel kibar orospi, insanlarun ve halklarun pezevengi olan para toplumsal yaşamdan, ilişkilerden el ve eteğini çekmeduği sürece uşaklar ve paçilar birbirlerini tertemiz ve karşiluksuz öpemez.

Kaynak:http://yilmazokumus.com/