kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2010

İdrar yolu enfeksiyonuna karşı birebir


21 Nisan 2010 Çarşamba

İdrar yolu enfeksiyonuna karşı birebir

İşte idrar yolu enfeksiyonlarına karşı en etkili koruyucu: 'Limon...'

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Akman, "100 kız çocuğundan 7'sinde sistit görülebileceğini belirterek, ''Sistit böbrek yetmezliğine bile neden olabiliyor'' dedi.

Çocuk nefroloji uzmanı Prof. Dr. Sema Akman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesane iltihabı anlamına gelen sistitin kız çocuklarında yüzde 7, erkek çocuklarında binde 1 oranında görüldüğünü kaydetti.

Mesanenin altında idrarın dışarıya çıkışını sağlayan üretra denilen bir bölüm olduğunu, üretranın boyu kız çocuklarında kısa olduğu için dışarıdan mikrobun mesaneye daha kolay ulaştığını ifade eden Akman, ''Bu nedenle sistit kızlarda erkeklere göre daha çok görülüyor. İdrar yaparken yanma ve acıma, gündüz çiş kaçırma, tuvalete yetişememe ve sık idrara gitme sistitin en önemli belirtileri. Bu belirtileri olan çocukta ateş de görülürse o noktada böbrek tehlikede demektir. Sistit böbrek yetmezliğine bile neden olabiliyor. Basit bir iltihap gibi düşündüğümüz durumların altında ciddi böbrek hastalıkları yatıyor olabilir'' dedi.

Yüksek ateşli çocuklara tanı konulurken bazen idrar yolu iltihabının akla gelmediğini kaydeden Akman, yüksek ateşli çocuklarda çiş kaçırma, idrar yaparken yanma şikayeti olmadan da böbrek iltihabı olabileceği olasılığının unutulmamasını istedi.

Kızlarda idrar yolu enfeksiyonunun hiçbir şikayet olmadan okul taramalarında ortaya çıkabildiğini söyleyen Sema Akman, şöyle konuştu:

''Yaptığımız bilimsel çalışmalarda, Türkiye'de çocukluk çağında kronik böbrek yetmezliğinin dolayısıyla diyaliz hastası olmanın en sık nedeninin tekrarlayan böbrek iltihabı olduğu ortaya çıktı. Bu konuda ciddi bir bilinç eksikliği var. Yüksek ateşte de idrar yolu iltihabı olabileceğini düşüp tahlil yaptırmalıyız. Tekrarlayan idrar yolu iltihaplarında veya yüksek ateşli idrar yolu iltihabı geçiren her çocuğun böbreğinde çocuk nefroloğu tarafından yapısal bozukluk var mı, idrarın böbreğe doğru geriye kaçışı söz konusu mu, böbreğinde kist var mı, böbrekte taş var mı diye incelenmesi lazım.''

İdrar yolu enfeksiyonlarında su içmenin önemine dikkati çeken Prof. Dr. Akman, çocukların yaş ve kilosuna göre günde 1-2 litre su tüketmesinin önemine işaret etti.

Kızlarda hijyenin de önemli olduğunu söyleyen Akman, alt temizliğinin mutlaka önden arkaya doğru yapılması, ıslak mendilin sık kullanılmasının florayı bozabileceğini ifade etti.

Akman, ''Tekrarlayan sistitleri engellemek için bol su içip alt temizliğini iyi yapmak önemlidir. Sistitte beslenme işe yarayabilir. Örneğin yoğurt, içerdiği laktobasiller sayesinde floraya olumlu katkıda bulunur ve idrar yolu iltihabının azalmasına sağlayabilir. Böğürtlen, yaban mersini, turna yemişi de çay olarak içilmesi halinde sistitin tekrarlanmasını engelleyebilir. Ama yüksek ateşli böbrek iltihaplarında çocuğu nefroloğun görmesi şarttır. Bu iki durumu iyi ayırt etmek lazım'' diye konuştu.

LİMON SUYU İYİ GELİYOR

İdrar yolu enfeksiyonlarında bazı bitkilerin yararlı etkilerine de değinen Akman, şunları söyledi:

''Limon suyu tekrarlayan sistitlerden korunmada iyi olabilir. Bunun yanı sıra böğürtlen idrarı söktürüyor. Bilim, bitki tedavisini değil şarlatanlığı reddediyor. İdrar yolu hastalıklarına iyi geldiği söylenen bitkilerin ortak noktası idrar miktarını artırmaları. Halk limon suyunun farkında değil ancak idrar yolu enfeksiyonlarına karşı en iyi koruyucu limon suyu. Maydanoz muhtemelen kendini daha iyi tanıtmış. Limon suyu yeterince imaj yapamamış ancak bilimsel olarak limon daha iyi geliyor.''

İdrar yolu enfeksiyonlarında uzun süreli koruyucu antibiyotik tedavisine ihtiyaç olduğunu ifade eden Akman, rastgele ve ara sıra antibiyotik kullanmanın antibiyotiğin faydasını ortadan kaldırdığına dikkati çekti.

Akman, ateşli böbrek iltihabı geçiren çocuğa koruyucu amaçlı antibiyotik tedavisi uyguladıklarını ancak antibiyotiklerin mutlaka hekim kontrolünde verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

BUGÜN

25 Şubat 2010

Hayatınız ve Mutluluğunuz,Tam Avucunuzun İçinde


Hayatınız ve Mutluluğunuz,Tam Avucunuzun İçinde

http://img.blogcu.com/uploads/selonay_mutluluk5sy.jpg

Zamanın birinde iki tane kız kardeş varmış, nasıl akıllılarmış anlatamam. Etrafındaki ve okuldaki tüm bilgi onlara yetmez olmuş.
Bir gün anneleri onları dağdaki bilge adama götürmeye karar vermiş. Kızlar, bilge adamla karşılaşınca ona sorular sormaya başlamışlar. Bilge adam, bütün soruları doğru cevaplamış: kızlar çok sevinmişler ve annelerinden eğitimleri için bir süreliğine izin isteyerek bilge adamın yanında kalmışlar.
Sordukları soruların hepsinin cevabı doğruymuş. Bir süre çok mutlu olmuşlar: ama sonra sıkılmaya başlamışlar, "Bilgenin bilemeyeceğ bir soru bulmamız lazım" diye düşünmüşler.

Kızlardan biri bir gün" Buldum! " diye sevinmiş."
İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım " Avucumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü? " " Ölü" derse kelebeği bırakacağım. canlı derse avucumu hafifçe bastıracağım.
Her ne derse cevabı bilemeyecek.
Kızlardan birisi kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış.
(Şimdi lütfen siz de yapın. Avuçlarınız birbirine bakacak şekilde ellerinizi birleştirin ve uzatın. Ben açın deyinceye kadar da açmayın).

Ve sormuş:
"Avucumun içinde bir kelebek var: canlı mı, ölü mü?
Bilge adam cevap vermeden önce uzun süre kızın gözlerine bakmış, bakmış ve cevaplamış:
"Senin ellerinde kızım. Senin ellerinde........."

Şimdi bakın hayatınıza ve mutluluğunuza..
Nerede mi?

Açın avucunuzu..
Sizin ellerinizde: Tam avucunuzun içinde .

Bir Portekiz atasözü der ki: "Yaşadıkça yaşlanmazsınız, yaşamadıkça yaşlanırsınız."

Not: Yaşama ve mutluluğa dair bu güzel yazıyı bize ulaştıran sevgili dostuma teşekür ediyorum. H.ATA

"