Ömer Dinçer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ömer Dinçer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2010

BAKAN SİGARA YASAĞI RESTİNİ ÇEKTİ

BAKAN SİGARA YASAĞI RESTİNİ ÇEKTİ

Anayasa Mahkemesi'nin sigara yasağının iptali ile ilgili kararı merakla beklenirken, hükümetten sürpriz bir çıkış geldi. Bakan Dinçer, yasağın iptali halinde sigaraya bağlı hastalıkların tedavisini karşılamayız dedi.

Bakan, sigara yasağı restini çekti!

Bakan Dinçer, "Anayasa Mahkemesi sigara yasağını iptal ederse, sigaraya bağlı hastalıklar kapsam dışına çıkarılabilir" dedi

Anayasa Mahkemesi'nin sigara yasağının iptali ile ilgili kararı merakla beklenirken, hükümetten sürpriz bir çıkış geldi. Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, yasağın iptal edilmesi halinde sigaraya bağlı hastalıkların tedavisinin sosyal güvenlik kapsamı dışına çıkartılması yönünde çalışma yapabileceklerini söyledi.

Sigaraya bağlı hastalıkların başında akciğer, gırtlak gibi kanser türleri, kalp ve damar hastalıkları var. Bu hastalıkların tedavisinde sosyal güvenlik sisteminden yaklaşık 4-5 milyar lira çıktığı tahmin ediliyor. Böyle bir çalışma olursa vatandaş tedavi masrafını kendi karşılayacak. Bazı uzmanlar, "Sigara içenlere çifte ceza getirmeden sorun çözülmeli" derken, bazıları da, "Bakanlık, 'Kişisel özgürlüğünün sonucunda bu hastalığa yakalandın' diyebilir. Bu açıklamaların altında, toplumun düşünmeye sevk edilmesi var" görüşünde. Türkiye'de; kahvehane, bar, restoran dahil tüm kapalı alanlarda sigarayı yasaklayan yasa, geçen yıl temmuz ayında yürürlüğe girdi. Ancak Danıştay, kahvelerde sigara yasağının kaldırılması konusunu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Mahkemenin önümüzdeki günlerde vereceği karar da, Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

VATANDAŞIN PARASI DUMAN

Parlamentoda bazı gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, hükümetin yasağın kaldırılması halinde çok sert yaptırımları gündeme getirebileceğinin sinyalini verdi. Dinçer, "Anayasa Mahkemesi yasağı iptal ederse, sigaraya bağlı hastalıkların sosyal güvenlik kapsamı dışına çıkartılması üzerinde çalışabiliriz. Çünkü biz vatandaşlarımızın parasının duman olmasını istemiyoruz. Sağlıklarını kaybetmesini istemiyoruz" dedi. Dinçer, bakanlıklarında şu anda böyle bir çalışma olmadığının altını çizdi ve "Ama şarta bağlı olarak çalışma yapılabilir. Anayasa Mahkemesi iptal ederse bu konu üzerinde çalışabiliriz" diye konuştu.

Ölüme mahkûm edilmemeli...

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık (Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri): Böyle bir yaklaşım çok yanlış. Herhangi bir demokratik ülkede beklenen bir şey değil. Sigara ile ilgili hastalıkların ortaya çıkması 20 yılı bulabilir. Geriye dönük bir cezalandırma işletilemez. Bu caydırıcı olmaktan uzaktır ve akciğer kanseri, mesane kanseri, kronik bronşit, dil kanseri ve solunum yolları ile ilgili hastalıkları olanların ölüme mahkum edilmesi demektir. Devletin, koruyup kollayıcı, yol gösterici olması gerekir. Sigara içenlere çifte ceza getirmeksizin bu sorun çözülmelidir.

Hasta başına 40 bin dolar

Onkoloji Kanserle Savaş Derneği Başkanı Mahmut Özpınar: Tüm kanser hastalarının yüzde 30'unu akciğer kanseri oluşturmaktadır. Toplam 500 bin kanser hastasının 120 bin civarı akciğer kanseridir. Kemoterapi gibi tedavi masraflarına yaklaşık 40 bin dolar harcanmaktadır.

'Kişisel özgürlük' deniyorsa

Sevgi Aksu (Sigarayla Savaşanlar Vakfı Başkanı): Akciğer kanserinin en büyük sebebi sigaradır. Akciğer kanseri olan her 100 vakanın yüzde 85-95 arasındaki kısmı sigara içenlerden oluşuyor. Türkiye'de en sık görüleni akciğer kanseridir. Kalpdamar ve solunum yolu hastalıklarının önemli bir bölümü de sigaraya bağlı. Bu hastalıkları, kapsam dışına çıkartmak çok ciddi sonuçlar doğuracaktır. Danıştay, sigara ile ilgili kararında kişisel özgürlüklerden bahsediyor. Bakanlık, 'Kişisel özgürlüğünün sonucunda bu hastalığa yakalandın' diyebilir. Bu açıklamaların altında, toplumun düşünmeye sevk edilmesi var.

Zübeyde Yalçın/ www.sabah.com.tr

2 Ocak 2010

AKP'den TEKEL'de geri adım

AKP'den TEKEL'de geri adım


AKP'den TEKEL'de geri adım
Hükümet 4-C kapsamındakilerin şartları konusunda değişiklik yaptı


1 Ocak 2010 15:15

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer, yapılan değerlendirmeler sonucunda 4/C kapsamındaki işçilerin çalışma süresinin 10 aydan 11 aya çıkarıldığını, maaşların ilköğretim mezunlarında yüzde 17.4 oranında zam yapılarak 658 TL'den 772 TL'ye, lise mezunlarında yüzde 15.8 oranında artış yapılarak 856 TL'ye, yükseköğretim mezunlarında yüzde 14.3 artış yapılarak, 938 TL çıkarıldığını bildirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, 18 gündür eylem yapan Tekel işçilerinin şartlarını iyileştirdiklerini belirterek, sürdürdükleri eylemi bitirmelerini istedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer, düzenlediği basın toplantısında
TEKEL işçilerinin durumuyla ilgili değerlendirmeleri bitirdiklerini bildirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer, yapılan değerlendirmeler sonucunda 4/C kapsamındaki işçilerin çalışma süresinin 10 aydan 11 aya çıkarıldığını, maaşların ilköğretim mezunlarında yüzde 17.4 oranında zam yapılarak 658 TL'den 772 TL'ye, lise mezunlarında yüzde 15.8 oranında artış yapılarak 856 TL'ye, yükseköğretim mezunlarında yüzde 14.3 artış yapılarak, 938 TL çıkarıldığını söyledi.

Dinçer, 2009 yılına göre 2010 yıllık bazda ilköğretim mezunlarına yüzde 29.1, lise mezunlarına yüzde 27.3, üniversite mezunlarına yüzde 25.7 oranında daha fazla ödeme yapılacağını kaydetti. Dinçer, hiçbir işçinin kendi istemedikçe devlet tarafından işten çıkarılmayacağını da ifade etti.

"ANLAYIŞLA KARŞILAMALARINI BEKLİYORUZ"

Konuyu pazarlık sürecinde iyileştirme olarak görmediklerini söyleyen Dinçer, 4/C kapsamında çalışan 20 bine yakın çalışan olduğunu ifade etti. Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü:
İşçilerin 10 aylık çalışmayı 11 aya çıkarılması ve şartlarının iyileştirilmesi doğrultusunda talepleri vardı. Biz bu talepleri de göz önüne alarak ve Tekel işçilerinin de taleplerini değerlendirerek birlikte bir karar verdik. Kararın herhangi bir kesimle görüşerek bunu yapmış değiliz Bizim tüm beklentimiz bu iyileştirmelerden ve bir ayı daha artırarak sunduğumuz olumlu şartlardan sonra işçilerimizin bununla yetinmeleri ve bizi anlayışla karşılamalarıdır."

Bir gazetecinin işçiler bununla yetinmeyip eylemlerine devam etmeleri durumundaki yaklaşımını sormaları üzerine Dinçer, hükümetin krize rağmen tüm imkanlarını zorlayarak şartları iyileştirmeye çalıştığını belirtti.

-İŞÇİLERİN EYLEMLERİNE SON VERMESİNİ BEKLİYORUZ-

Dinçer, Türkiye'nin tüm koşulları dikkate alındığında özellikle de TEKEL işçilerine oldukça iyi bir fırsatın sunulduğunu kaydederek, işçilerin de bundan sonra eylemlerine son vermelerini beklediklerini bildirdi.
İşçilerin yaşadıkları şehirde istihdam edilmesiyle ilgili talebin hatırlatılması üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer, "Ben bu sorunuza bir soruyla cevap vermek istiyorum. Bir yerde istihdam sağlamak oradaki ihtiyaçla çok yakından ilgili bir şeydir. Şayet orada istihdam için bir ihtiyaç söz konusu değilse, orda boş yatıyor olmanın ve maaş bekliyor olmanın bir manası olabilir mi?" diye konuştu.

Bir gazetecinin Tekel işçileri 2 bin 200 TL'den 800 TL'ye düşürülen maaşları için mücadele etmesinin haklı olup olmadığının sorulması üzerine Dinçer, "Eğer hakkı tarif edeceksek ben size bir hak tarifi yapmak isterim, bu işçiler kıdem ihbar ve ek olarak iş kaybı tazminatlarını aldıktan sonra işsiz kalacaklardı. Devlet kendi şartlarında yeniden işe alıyor. Dolayısıyla hakkı tarif edeceksek bence bu perspektiften bakmakda yarar var" dedi.

ANKA

01.01.2010 15:15:07
http://www.renkhaber.com/