Gökyüzü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gökyüzü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2010

Mars'ı böyle göremedik.!

Mars'ı böyle göremedik.!

mars

Böyle gördük, Gökyüzünü..


27.08.2010- 00:00 Cuma-Ankara

EvcioğluHaber- Bir çok haber sitesinde günlerdir, Mars'ın 27.08.2010- Cuma gece Dünyaya en yakın konumda ve dolunay büyüklüğünde olacak deniliyordu.. Hatta, bir çoğunda ise; çok net hesaplar verilerek; " Gece 00.30'da gökyüzüne bakanlar, ömürlerinde ilk ve tek olacak bir fırsatı yakalayarak Mars'ı görebilecek. Gezegen, Dünya'nın ikinci uydusu gibi görünecek. Mars'ın dünyaya bu kadar yakın gececeği bir sonraki tarih ise 2287 dir" gibi yazılar her yerde idi..

"Dünya'yla Mars, 60 bin yıl aradan sonra yine 'çok yakın' olacak. 27 Ağustos'ta Mars, hem Dünya hem de Güneş'e en yakın konumunda olacak. Bu nedenle gezegen, Ay'dan sonra en parlak gökcismi olarak göz kamaştıracak. 27 Ağustos'ta Dünya'yla Mars'ın uzaklığı 55 milyon 758 bin km. olacak. " denilerek daha da inandırıcı olmak için kendilerini parçalıyorlardı ...

Ama, olmadı... Yukarıda verdiğimiz hesaplar çok abartılı olduğundanmı nedendir bilinmez ama; Mars gelmedi, dünyaya..! Bir dahaki sefere gelirmi o da şimdilik bilinmezliğe havala edildi..
EvcioğluHaber sizin için çıktı Ankara sokaklarına gökyüzünü ve çevreyi inceledi.. Ve de fotoğrafladı...

Gökyüzü ve Ankara'da hava aşağıdaki fotoğraflarda olduğu gibiydi.. Yıldızlar vardı.. Hani; hava bulutsuz olduğu gecelerde olduğu gibi.. Bir kaçta bizi uzaydan izleyen casus uyduları ve İletişim uyduları olsa gerek çok yakından parlıyordu..
Gerçek aslında böyleydi. Ama; Toplumun aklını biraz da başka yöne çekmekti gayretin konusu.. Yarında Venüs gelir ziyarete.. Kimbilir belki biz oraya gideriz.. Hatta dolmuş, otobüs bile koyarlar bunlar.. Bunlar varya bunlar..! Herşeyi yaparlar.. İyi tanımak lazım.! Toplum mühendisleri işte bunlar...!

Haa! unutmadan alttaki fotoğrafta görülen Ay'ın görüntüsüdür..! Mars değildi...


Hoşcakalın










11 Temmuz 2010

Bağlanmayacaksın


Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye,
öyle körü körüne.

"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa;
kaybetmekten de korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak."O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak…

Can YÜCEL


EvcioğluHaber