Mahalle baskısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mahalle baskısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2010

"Polis içki içenleri fişliyor"


"Polis içki içenleri fişliyor"

26.11.2010-Cuma

EvcioğluHaber- Kayseri’de, polisin içki satılan yerleri ve içki içen vatandaşları fotoğraflayarak fişlediği ve dükkan sahiplerinin de içki satmaktan vazgeçtiği bildirildi.

Gazeteport'da Yusuf SAHİCİ tarafından yapılan habere göre; Cumhurbaşkanı Gül’ün memleketi Kayseri’de, Yaklaşık 1,5 milyona yaklaşan nüfusu ile Türkiye’nin önemli illeri arasında bulunan Kayseri’de, polisin içki satılan yerlere giden vatandaşları fotoğraflayıp kameraya aldığı ve dükkan sahiplerinin de içki satmaktan vazgeçtiği bildirildi.

CHP Kayseri milletvekili Şevki Kulkuloğlu, GAZETEPORT’a yaptığı açıklamada, AKP hükümeti döneminde “Mahalle baskısı” olarak değerlendirilen alkollü içki yasağının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de memleketi olan Kayseri’de gerçeğe dönüştüğünü söyledi ve şöyle dedi:
‘’Kayseri polisi bir süredir, içkili yerlere baskınlar düzenliyor. Orada oturan vatandaşları, üzerimizde silah var mı, esrar var mı gerekçesiyle arıyor. Rutin bir arama gibi gözükse de vatandaşların kimlikleri de toplanıyor. Masada oturanlar ve masanın üzerindeki yiyecek içecek de, polis tarafından fotoğraflanıp, ayrıca kameraya alınıyor. Bunları bana bir vatandaş anlatınca, olaya müdahil oldum. Üç değişik restorandan da benzer yönde şikayetler geldi. Kayseri’de biri 5, diğer ikisi 4 yıldızlı ve bazı restoranlar olmak üzere 11 işyerinde alkollü içki satılıyor. 11 yere de baskın düzenlenip bu uygulamalar yapıldı. ‘’

‘’MAHKEME KARARINI GÖSTEREMEDİLER’’

Kulkuloğlu
‘’ Emniyet yetkililerini aradım. Uygulamanın Kayseri 2. Sulh Mahkemesi’nden alınan izinle yapıldığını ve genel asayiş araması olduğunu söylediler. Kamera kaydını ise (Gözaltına alınan şahıslar daha sonra bize işkence yaptılar, üzerimizde esrar yoktu. Polis koydu) diyorlar. Bunun önüne geçmek için olduğunu söylediler. Mahkeme kararını istedim, gösteremediler. Kamera ve fotoğraf kayıtlarını sonradan imha ettiklerini söylüyorlar ama bana imha tutanaklarını da gösteremediler’’ dedi.

İÇKİYE AYRILAN PAYDA 9. SIRADA

Kulkuloğlu, ‘’Kentte içki içen yurttaşların görüntüleriyle adeta bir fişleme yapılıyor. Mahalle baskısına dönüşen bu uygulamalardan usanan Kayserili artık 100 kilometre uzaklıktaki Ürgüp’e gidiyor’’ dedi. CHP milletvekili Kulkuloğlu konuyu TBMM gündemine de taşıyacağını söyledi.

Kayseri’de içki satılan yer çok az olmasına rağmen Türkiye İstatistik Kurumunun araştırmasına göre Kayseri gelire göre içkiye ayrılan payda, 9. sırada bulunuyor.
TUİK bir süre önce, aylık gelir içinde alkole ayrılan payı illere göre araştırdı ve Kayseri’de aylık gelirin yüzde 5.2’sinin içkiye ayrıldığını belirledi.
Kayseri ili, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Balıkesir, Çanakkale, Şanlıurfa ve Diyarbakır’ın ardından geliyor.
(GAZETEPORT)

22 Eylül 2010

İçki içiyorlar gerekçesi ile Galeriye Saldırdılar


İçki içiyorlar Gerekçesi ile
Galeriye Saldırdılar


Ülkemizde yaşanan bu tür olayları "Nefret Suçları" kapsamında değerlendirilip; ırkçı, faşist ve demokratik tahaamülleri zorlayan SUÇ'lar kapsamında cezalandırılmalıdır..

EvcioğluHaber- Bianet de Berivan Tapan tarafından yayınlanan habere göre, İstanbul Tophane'de açılış yapılan iki sanat merkezine, içki içildiği gerekçesiyle sopalı saldırı düzenlendi.

Açılışa katılanlardan beş kişinin saldırıda yaralandığı bildirildi..

Bu saldırı; İstanbul gibi bir dünya kentinin Beyoğlu gibi bir bölgesinde yaşanıyor olması, ayrıca düşündürücü değilmidir..? Acaba; Anadolunun bir köşesinde yaşansaydı ( Sivas katliamı gibi) aca ne olacak...? Bu ülke bir kaç tane kendini bilmezin terörünemi terk edilecek acaba.! Yoksa; bu ve benzeri olaylara, olabilir bunlar basit olaylar olarak mı? bakılacak..

**
Ülkemizde yaşanan bu tür olayları "Nefret Suçları" kapsamında değerlendirilip; ırkçı, faşist ve demokratik tahaamülleri zorlayan SUÇ'lar kapsamında cezalandırılmalıdır..

***

Polisin müdahalesi ile önlenen sardırının ardından yaralılar hastaneye kaldırılırken, saldırganlardan gözaltına alınanın olmadığı belirlendi..!







22.09.2010 Çarşamba


Tophane'de iki ayrı sanat galerisi, açılışı yapılan resim ve fotoğraf sergisi sırasında 20 kişilik bir grup tarafından basıldığı belirtildi..

İstanbul Tophane'deki, Boğazkesen Mahallesi'nde bir sanat galerisinin açılışı sırasında sanatçılar, "sokakta içki içildiği" gerekçesiyle saldırıya uğradı. Diğer bir iddia da, saldırının "yüksek sesle müzik çalınmasına" dayandırılması.

Yaklaşık 20 kişilik bir grup, dün 21.00 sıralarında, Kadirler Yokuşu üzerindeki Outlet Sanat Galerisi ve diğer bir sanat galerisinin camlarını kırdı ve davetlileri tartakladı. Saldırıdan, Outlet ve Pi Art galerileri etkilendi.

Saldırıyla ilgili bugün, saat 13.00'de Galatasaray Cezayir Salonlarında, sanat galerilerinin katılımıyla bir basın toplantısı düzenlenecek.

Açılışa katılanlardan beşi yaralı

Saldırganların olay yerine gelen polis ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altında alındığı, saldırıda yaralanan beş kişinin de Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığı, yaralıların tedavilerinin ardından taburcu edildikleri öğrenildi. Yaralılar arasında öğretim üyesi Nazım Dikbaş ile Şevket Kaan'ın da bulunduğu ifade ediliyor.

Bir esnaf: Ramazan'dan beri sıkıntılar birikmişti

Saldırıyı eleştiren bir Boğazkesen mahalle sakini, saldırganların yakındaki dergahla bağlantılı olduklarını ileri sürüyor. İsmini vermek istemeyen bir diğer esnaf da, "Bu olay ilk değil, aslında Ramazan'dan bu yana sıkıntıların birikmişti. Sözlü sataşmalar vardı" dedi.

Mahalle baskısını kim yapıyor?

Boğazkesen Mahallesi'nde bianet'in görüştüğü kimi esnaf da, saldırıları onaylayacak nitelikte görüşler dile getirdiler. Bir kişi, "İnşallah galeriler kapılarını açmazlar. Asıl mahalle baskını onlar yapıyorlar. Şova dönüştürdüler" dedi.

*******

-Galericiler "Organize" Saldırıda
Devleti Göreve Çağırdı


**********

EvcioğluHaber

7 Şubat 2009

DİN BEZİRGANLARININ KURAN KURSU SAVAŞI

DİN BEZİRGANLARININ KURAN KURSU SAVAŞI
07 ŞUBAT 2009







Dinin siyasallaştırılması tartışması yerel seçim öncesi yine kızıştı.

Sefa Sirmen’in Kuran kursu açma vaadi, CHP’nin çarşaflı üyeleri Erdoğan’ı kızdırdı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bakıyorsunuz bazı liderler, değişik yerlerde, değişik şekillerde rozetler takıyor. İyice çarşaflamaya başladılar. İnsan samimi olmayınca çarşaflıyor. Millet bunları hakikaten çarşafa doluyor. Bakıyorsunuz daha başka şeyler yapıyorlar. Biri çıkıp, ‘açılım yapmayacağız da ne olacak diyor’ öbürü ‘bu gericiliktir’ diyor. Peki senin liderin niye çıkıp gericilere rozet takıyor?" dedi.
Erdoğan, “Hiçbir zaman bir bölgenin, bir zümrenin, bir çıkar grubunun partisi olmadık olmayacağız. Biz Türkiye’nin partisiyiz. İddiamız Türkiye kadar büyüktür. Biz başkaları ne der diye korkan bir ürkekliğin içinde olmadık. Biz Türk milletine inandık. Bu inanç sayesinde yapılamaz denilenleri yaptık ve içerde, dışarda tüm ezberleri bozduk. AKP’nin tökezlemesini bekleyenler beyhude bir bekleyiş içindedir” diye konuştu. Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nde yapılan 49. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda CHP’ye ve onun İstanbul Büyükşehir Başkan adayı Kılıçtaroğlu’na da yüklendi. Yerel seçimler öncesinde halkı kandırmanın, dini siyasete alet etmenin yanlış olduğunu belirten Erdoğan, “Halkımız bunların ne denli müfteri olduğunu bilsin” şeklinde konuştu.

‘SEN ASLİ İŞİNİ YAP’
“Samimi değilseniz birileri gelir sizi çarşafa dolar” diyen Erdoğan, “Hani CHP dini siyasete alet etmeyecekti?” sorusunu sorarak, şöyle devam etti: “Diyanet İşleri Başkanlığı bu görevin gereğini yerine getirmektedir. Diyanet’in sizin açacağınız odalara ihtiyacı yok. Kimse kimseyi kalkıp da ucuz siyasete alet etmesin. Belediyenin asli görevleri bellidir. Bunlar yol, su, hizmettir.” Erdoğan, AKP olarak illerin eksikliklerini tespit ettiklerini ve bu tespitlere göre yeni projeler geliştirdiklerini iddia etti. AKP’nin belediyecilik anlayışında milleti kandırarak oy istemenin bulunmadığını söyleyen Erdoğan, enflasyonda 1 puanlık bir artış olduğunda muhalefet zil takıp oynamaya başladığını belirterek, “Muhalefet başaramadınız, bak enflasyon çift haneye çıktı diyor. Sizin zamanınızda bu enflasyon yüzde kaçtı unuttunuz mu?” dedi.

***
‘CHP laiklik kursuna muhtaçtır’
ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu, CHP’nin küçük oy hesapları uğruna siyaseti tehlikeli bir zemine çektiğini iddia ederek, “CHP bir laiklik kursuna muhtaçtır” dedi. Kozanoğlu yaptığı açıklamada, mevcut AKP hükümeti eliyle, 12 Eylül darbe rejimi tarafından başlatılan muhafazakârlaştırma, dini referanslarla ülkeyi yönetme anlayışının iyice koyulaştığı bir dönemde CHP’nin ‘çarşaf açılımı’, ‘Kuran kursu vaadi’ gibi manevralarının yurttaşlarda derin bir kaygı yarattığını öne sürdü. Yerel yönetim seçimleri yaklaşırken eğitim, sağlık, ulaşım, konut gibi alanlara yerel yönetimlerin el atması beklenirken Diyanet’in devasa bütçesi de ortadayken, önceliğin dini hizmetlere verilmesini ‘vahim’ olarak nitelendiren Kozanoğlu şunları söyledi: “Her mahallede bir Kuran kursu’ zaten var olan mahalle baskısının katmerlenmesi anlamına gelmeyecek midir? Yurttaşlarımız oy hesapları ile samimi davranışları ayırt edecek olgunluktadır. İş çarşafa, Kuran kursuna gelirse CHP yerine ‘işin erbabı’ partilerin tercih edileceği de ortadır. Belki de her şeyden önce CHP bir laiklik kursuna muhtaçdır.
ÖDP, özgürlükçü laiklik anlayışıyla yurttaşların din ve ibadet özgürlüğünden yanadır. Kimsenin inanç ve kılık kıyafeti nedeniyle ayrımcılığa uğramasını istemez. Dinin vergi mükellefinin parasıyla örgütlenmesinin, çarşaf gibi dini sembollerin siyasi temsilde bir tercih nedeni gibi sunulmasının karşısında olmaya da devam edecektir.”

ALEVİLERDEN DE TEPKİ VAR
Bu arada Alevi Bektaşi Federasyonu eski Başkanı Turan Eser, CHP’nin ‘çarşaf açılımı’ndan sonra başlattığı ‘Kuran kursu açılımı’yla ilgili yaptığı değerlendirmede, “CHP çarşafa ve Kuran kursuna açıldı ama Alevilere, Kürtlere ve sola açılamadı” dedi. Eser, “Türkiye’nin onca can alıcı temel sorunu orta yere serilmiş sahipsiz dururken, CHP bu gerçek sorunlar üzerinden kendi politikalarını ve projelerini sunmak yerine, ‘hangi siyasi manevraları yaparsam daha çok oy alabilirim’ yaklaşımı üzerinden seçim stratejisi oluşturmaktadır” diye konuştu.
CHP’nin adaylarını eski siyasal İslamcılarla MHP’lileri ve tarikat mensuplarını tercih ettiğini söyleyen Eser, şöyle dedi:
“Bu yaklaşım düpedüz CHP’nin sağcılaşması ve muhafazakârlaşması anlamına gelmektedir. CHP kendisini TBMM’ye taşıyan Alevi ve Kürt seçmenine ihanet etmiştir. CHP yıllardır Alevi seçmeni kullanmıştır. Tüm bu yaşananlardan, sonra halen birçok Alevi dernek yöneticisinin CHP’de adaylık yarışı içinde olması ya da Alevilerin CHP’ye halen oy vermesi anlaşılır değildir.”

-Birgün