Hayata Dönüş Operasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayata Dönüş Operasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010

"HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONU.!" 19 ARALIK 2000 DE OLMUŞTU?

"HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONU.!" 19 ARALIK 2000 DE OLMUŞTU?

EvcioğluHaber- Tam 10 önce, cezaevlerinde yaşanan, 32 kişinin öldüğü ve yüzlerce kişinin yaralandığı ve sakat kaldığı operasyonun 10. yıl dönümü...
Diğer yaşanan katliamlar gibi;
Hala sorumlular ve katillerden mahkeme karşısına çıkartılıp; hesap sorulmadı..
Dönemin Adalet Bakanı H. Sami TÜRK ise;
"İçeriden Kalaşinkof ile ateş edildi" diye açıklama yapmıştı..


Dönemin iktidar Adalet Bakanı Hikmet Sami TÜARK'ün talimatıyla, Cezaevlerinde uygulamaya konulan F tipi hücre sistemine geçişi engellemek amacıyla, 20 Ekim'de başlattıkları açlık grevlerini, 19 Kasım tarihinde ölüm orucuna dönüştürmeleri üzerine, 19 Aralık 2000 tarihinde, 20 cezaevine birden yapılan, 2'si asker 30'u tutuklu 32 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı, yaklaşık 10000 güvenlik görevlisi tarafından gerçekleştirilen operasyonlara verilen addır.

OPERASYON

Bu operasyon sırasında Ümraniye Kapalı Cezaevi'nde Uzman Çavuş Nurettin Kurt ile Çanakkale Kapalı Cezaevi'nde Mustafa Mutlu adlı iki asker de yaşamlarını yitirmişti. İlk olarak, Nurettin Kurt’un, teslim ol çağrılarına ateşle karşılık veren mahkumlarca vurulduğu açıklanmıştı.
Ancak Kurt’a yapılan otopside ölüme yol açan yaralanmaya “yüksek kinetik enerjili bir silahın” sebep olduğu belirlendi.

Ümraniye Cezaevi’nden çıkarıldığı iddia edilen beş adet tabancanın içinde “yüksek kinetik enerjili silah” olarak kabul edilen uzun namlulu silahlar yoktu.

Ayrıca silahın mahkûmlarda olmayan uzun namlulu bir silah olduğu belirlendi[1] ve Kurt'un ölümüne yol açan silahın mahkûmlardan elde edildiği öne sürülen silahlar olmadığı belirtildi.

Raporda, ölüme yol açan silahın sadece AK-47 ya da G-3 piyade tüfeği olabileceği belirtildi ve Kurt'un askerlerin silahıyla öldüğü kesinleşti[2].

Resmi makamların operasyonla ilgili dile getirdikleri açıklamaların ve basında çıkan birçok haberin de yalan ve sahte olduğu ortaya çıkmıştı.
Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün "ayrıca askerin öldürdüğü tutukluların askerle çatışmaya girdiğini" demeci ve bazı ölümlerin tutuklular arasındaki çatışmadan çıktığını iddiası ortaya atmıştı.
öldürücü dozun üzerinde gaz bombası kullanılmıştı.

Adli Tıp uzmanlarının raporlarına göre, Bayrampaşa Cezaevi'ne yapılan operasyon hakkında söylediği "Kalaşnikofla ateş ettiler" diyen bakan Türk'ün demeçlerinin asılsız olduğunu ortaya koymuştu. Rapor'a göre, Koğuşlardan ateş edilmemiş, Bayrampaşa Kapalı Cezaevi'ndeki C-1 koğuşundaki kadın tutukluların güvenlik görevlilerinin kullandığı göz yaşartıcı, gaz ve sinir bombalarının çıkardığı yangında öldükleri belirlendi.

Adli tıp uzmanlarının raporunda, yanarak ölen kadınların giysi parçaları ve ciltlerinde yanıcı olan solventtoluen, xylene ve metanol saptandığı kaydedildi.

Nilüfer Alcan adlı tutuklunun ise gaz zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edildi. Raporda, operasyonda kullanılan bombaların etkin maddesinin 20 gramının 38 dakikada insanı öldürdüğü vurgulanarak, "C-1 koğuşunda 35 gram bomba maddesi bulundu" denildi.
Yine aynı koğuşunda patlayan onlarca gaz bombasının yanında patlamamış 45 adet bomba bulunmuştu. C-14 ve C-15 koğuşlarına da ateş açıldığı ve içeri, üzerinde "Kapalı yerlerde kullanmayın" ve "Bombayı insan ve yanan madde olmayan sahaya fırlat" yazılarının bulunduğu çok sayıda göz yaşartıcı bomba ile gaz bombasının atıldığı kaydedildi.
Tutukluların silahla birbirlerini öldürdüğü iddiası da, tutukluların uzun mesafeden açılan ateş sonrası öldüğünü belirleyen adli tıp raporuyla çürütülüyordu[4][5][6]. Rapor ayrıca, kimi delillerin karartıldığını ve jandarma tutanağınındaki verilerindeki bazı çelişkileri de ortaya çıkartmıştı[7].
maddelerinin bulunduğunun tespit edildiği vurgulandı. Yine Adli tıp raporuna göre silahlı bir direniş olmamıştı. Kömüre dönmüş koğuşlarda yapılan aramalarda silaha da rastlanmamıştı. Bilirkişi raporunda ayrıca mahkûmların bulunduğu taraftan güvenlik görevlilerinin bulunduğu yöne doğru ateş açılmadığı, atışların dışarıdan içeriye doğru yapıldığı kaydedildi Raporda, 12 kişinin hayatını kaybettiği C-1 koğuşunda 6 kadın tutukludan 5'inin yanarak 1'inin ise gazdan zehirlenerek öldüğü yazıldı. C-1 koğuşunda hayatını kaybeden Yazgülü Güler Öztürk, Seyhan Doğan, Özlem Ercan, Şefinur Tezgel ve Gülser Tuzcu'nun cesetlerine yapılan otepsilerde elbise parçaları ile saç, doku ve cilt örneklerinde, tinerde bulunan organit solventlerden

Operasyonla ilgili (sonuçlanan) tek tazminat davası, T Bayrampaşa Cezaevi'nde askerlerin öldürdüğü Murat Ördekçi'nin ailesinin İçişleri ve Adalet Bakanlığı aleyhine açtığı dava idi. İstanbul 2. İdare Mahkemesi, toplam 109 milyar lira tazminat cezasına hükmetmişti ve operasyonlarıyla ilgili ilk yargı kararı: “Yaşam hakkı ihlal edildi. Ölen hükümlünün ailesine 109 milyar ödenmeli” olmuştu, diğer cezaevlerindeki operasyonlarla ilgili de bugüne kadar sonuçlanan dava yok.


Operasyonun ardından 154 hükümlü hakkında da, faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek, isyan ve intihara azmettirmek suçlarından ömür boyu hapis istemiyle dava açılmıştı. 154 hükümlü hakkında açılan davada, 2005'te Ağır Ceza Mahkemesi delil durumlarını dikkate alarak, tutuklu yargılanan yedi hükümlü'nun tahliye kararı onaylanmıştı.

'Hayata Dönüş' operasyonunun Adli Tıp raporlarını yayınladığı için Radikal Gazetesi'ne dava açılmıştı ve İstanbul 5 No'lu DGM'de görülen duruşmada Radikal Gazetesi Sorumlu Yazı işleri Müdürü Hasan Çakkalkurt ile avukatı Köksal Bayraktar beraat etmişlerdi.

Operasyonda görev alanlar hakkında açılan ve halen süren birçok dava bulunuyor

F tipi cezaevlerinin mimarlarından olan ve Operasyon sırasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü görevinde bulunan ve Ali Suat Ertosun'a 2004 yılında AKP hükümeti kararıyla Devlet Bakanı Cemil Çiçek tarafından 'Devlet Üstün Hizmet Madalyası' verilmişti.

Yaşamını yitirenler

‘Hayata Dönüş’ Operasyonu’nda yaşamını yitiren tutukluların listesi ise şöyle:

1. Ahmet İbili. Ateşli silah yaralanması ve yüzeysel yanıklar. Ümraniye.
2. Ali Ateş. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
3. Ali İhsan Özkan. Bursa.
4. Alp Ata Akçayüz. Ateşli silah yaralanması. Ümraniye
5. Aşur Korkmaz. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
6. Berrin Bıçkılar. Yanık ve ölüm orucu sonucu ölüm. Uşak.
7. Cengiz Çalıkoparan. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
8. Ercan Polat. Karın alt kısmında ateşli silah yarası. Ümraniye.
9. Fahri Sarı. Kurşunla ölüm. Çanakkale.
10. Fırat Tavuk. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
11. Fidan Kalşen. Kurşun ve yanma sonucu ölüm. Çanakkale.
12. Gülser Tuzcu. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
13. İlker Babacan. Çanakkale.
14. İrfan Ortakçı. Çankırı.
15. Murat Ördekçi. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
16. Murat Özdemir. Bursa.
17. Mustafa Yılmaz. Ateşli silah yaralanması. Bayrampaşa.
18. Nilüfer Alcan. Yüzü ve elleri 1. derecede yanık, duman zehirlenmesi. Bayrampaşa.
19. Özlem Ercan. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
20. Seyhan Doğan. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
21. Sultan Sarı. Çanakkale.
22. Şefinur Tezgel. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa
23. Ünsal Gedik. Kafasında ekimoz var. Karbonmonoksit zehirlenmesi olabilir. Ümraniye.
24. Yasemin Cancı. Uşak.
25. Yazgülü Güder Öztürk. Yanma sonucu ölüm. Bayrampaşa.
26. Halil Önder. Ceyhan.
27. Hasan Güngörmez. Ölüm Oruçcusu. Sincan.
28. Rıza Poyraz. Ateşli silah yaralanması, künt kafa travması. Ümraniye.
29. Kimliği Belirsiz. Ateşli silah yaralanması ve yüzeysel yanıklar sonucu tanınmaz durumda. Ümraniye.
30. Kimliği Belirsiz. Ateşli silah yaralanması ve yüzeysel yanıklar sonucu tanınmaz durumda. Ümraniye.

‘Hayata Dönüş’ Operasyonu'nun 2000 - 2001 Bilançosu

Kaynak; wikipedia.org

EvcioğluHaber-19.12.2010

18 Mayıs 2010

'Hayata Dönüş'te fatura askere çıkarıldı



'Hayata Dönüş'te fatura askere çıkarıldı



T24 -“Hayata Dönüş Operasyonu”nda, İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’nde tutukluyken ölen ve yaralananlarla ilgili başlatılan soruşturma, 10 yıl aradan sonra tamamlandı.

13 Mayıs 2010






Askerlerin görev sınırlarını aştıkları, aşırı güç ve silah kullandıkları iddiasıyla hazırlanan iddianamede, yetkililer değil de olay sırasında vatani görevini yapan 39 er hakkında 41 kez müebbet hapis cezası istendi. Haberturk gazetesinin haberine göre, İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’nde 12 tutuklu ve hükümlünün ölümüne, 29’unun yaralanmasına yol açan görevliler hakkında 10 yıldır yürütülen soruşturma nihayet tamamlandı. Bakırköy 13. Ağır CezaMahkemesi’nin kabul ettiği iddianameye göre, “ölümlerden”, yalnızca operasyon sırasında vatani görevini yapan 39 er sorumlu tutuldu. Erler hakkında, “kasten öldürme” ve “öldürmeye teşebbüs” iddiasıyla, ölü ve yaralı sayısı kadar, 41 kez müebbet hapis istendi. 39 er, görev sınırlarını aşarak, aşırı güç ve silah kullanmak suretiyle 12 kişinin ölümüne, 29 kişinin de ağır yaralanmasına neden oldukları iddiasıyla yargılanacak.

Valilik izin vermeyince gecikti

İddianamede, tutukluların bulunduğu koğuşlara yönelik operasyonda, fiili olarak Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı’nın görev aldığına, ancak ısrarlı yazışmalara rağmen olay günü görevli olan personelin isminin ve sayısının Jandarma Komutanlığı tarafından bildirilmediğine dikkat çekildi.

İddianamede ayrıca, Eyüp Cumhuriyet Savcılığı’nın yazısına, Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı’nın 24Mart 2006’da, “Operasyona katılanlarla ilgili bilgi belgeye rastlanmadı’ yanıtını verdiği, İstanbul Valiliği’nin 2003 yılından beri üç kez ‘soruşturma izni vermemesi’ nedeniyle savcılığın bu kez de suç duyurusunda bulunarak tekrar İdareMahkemesi’ne başvurduğu,Mahkemenin de 21 Eylül 2006’da, valilik iznini yok sayarak soruşturma izni verdiği bilgisi yer alıyor.

Çoğu yanarak can verdi

Operasyonun 16 saat sürdüğü belirtilen iddianamede, ölen tutuklu ve hükümlülerin, uzakmesafeden atılan ateşli silahla, yanarak, iç kanama ve dumandan zehirlenme nedeniyle öldükleri kaydediliyor. Eyüp Cumhuriyet Savcısı Ali İhsan Demirel’in hazırlayıp ağır cezaların bağlandığı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu fezleke, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Raif Bıkmaz tarafından iddianameye dönüştürüldü.

41 kez müebbet istendi ama...

Şüpheliler hakkında; suça iştirak iddiasıyla, öldürülen tutuklu ve hükümlü sayısı kadar 12 kezmüebbet, öldürmeye teşebbüs iddiasıyla da yaralı sayısı kadar, 29 kez müebbet hapis istendi. Ancak, iddianameye TCK’nın 24.Maddesi’nin (Yetkili birmerciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz) eklenmiş olması da dikkat çekti. İddianameyi kabul eden Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşmayı önümüzdeki günlerde başlatacağı belirtildi.

Askerler o tarihte 20 yaşındaydı

Olay tarihinde 20-22 yaş arasında bulunduğu belirtilen şüphelilerin isimleri şöyle:

Cemil Korkmaz, Bayram Mavi, Mete Koçtürk, Hasan Köse, Musa Tarhan, Yakup Yağcı, Eren Odabaşı, Nevzat Kara, Barış Suluyer, Mustafa Ece, Asım Bulut, Halil Akgün, Hilmi Çolak, Lütfi Kozan, Osman Aydemir, Önder Seymenoğlu, Murat Yılmaz, Mehmet Çöllü, Tuncay Bilgili, Hayrettin Çiftçi, İbrahim Başer, Mehmet Kaya, Ramazan Şener, Abdullah Pala, Mustafa Korkmaz, Mustafa Ustan, Tuncay Köken, Orhan Durgut, Durmuş Özkara, Sultan Dal, Oktay Sinoplu, Erkan Çelik, Vedat Ceylan, İbrahim Üstün, Serhan Karaçuha, Bilal Akşit, Türker Geçdoğan, Yusuf Aktepe, Serkan Aslan.

http://www.t24.com.tr/