Evci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2010

Süper Bir Fikrim var! Her yaşta insan güzel bir fikir geliştirebilir.

Süper Bir Fikrim var!
Her yaştan insan güzel bir fikir geliştirebilir.!

05.04.2010















































































































































































































































































































Kaynak: Work Lıfe Road/ Sayı: 16

Haber ve fotoğraf: Evcioğlu

21 Mart 2010

NEVRUZ ANKARA'DA KUTLANDI

NEVROZ, ANKARA'DA KUTLANDI


Ankara'da yapılan NEVRUZ kutlamaları büyük bir coşku ve bayram havasıyla kutlandı.
Birarada yaşamı savunan, Türk'ü, Kürt'ü, Demokratik kitle örgütleri ve Siyasi partiler renk renk payraklarıyla Nevroz kutlamalarında yerini aldılar..
Ateşler yakıldı, halaylar çekildi, davul zurna eşliğinde. Renga renk kıyafetler giyilerek gelinen Kollej meydanı binlerce insanın katılımıyla doldu taştı. Kürtçe ve Türkçe türkülerin söylendiği meydenda, kadın- erkek, başı kapalı/açık herkes burada kardeşçe halaylarda el tutuştular..
Yeni Gün, Doğanın Yeniden Uyanışı/ canlanışı ve Başkaldırının günü olarakta anılan NEVRUZ Kutlamaları ayrı ayrı müzik grupların birbirinden güzel türküleriyle coşkuyla kutlandı.

Fotoğrafçıların en çok dikkatini çeken, renga renk kıyafetler giydirilmiş süslenmiş, Nevrozun Çocuklarıydı.
Herhangi bir olayın yaşanmadığı ve barış ve kardeşlik içinde kutlanan, Nevroz Kutlamalarından fotoğraf kareleri..

Haber ve Fotoğraf: Evcioğlu
21.03.2010-pazar




















16 Mart 2008

Evcioğulları

|

EVCİ'LERİN TARİHİ
fotoğraf:Evcioğlu


1800 yıllının başlarında, Akdağmadeni Kasabası'nın Evci köyünden çok zor koşullarında yaşayan evciler ailesinden 3 kardeş, o günkü koşullarda ekecek tarlaları, geçimini sağlacak bağı bahçeside olmadığından kendilerine yaşayabilecek başka yerler arama çıkmışlardır. Bu üç kardeş'den birisi Yozgat'ta, diğer kardeşlerden biri Yozgata bağlı Büyükmahal köyüne, diğer kardeş "Ali" Yozgat Merkeze bağlı Aktaş köyüne gelerek oraya yerleşmişlerdir. Bu saydığımız yerlere gelen kardeşler için
Evcioğulları denilmektedir.

Bizim ailemez Yozgat Merkez Aktaş Köyüne gelen kardeş "Ali"den gelmektedir. Yozgat ve Büyükmahal köyüne giden diğer iki kardeşle ilgili bilgimiz sadece onlarada Evcioğulları denildiğidir. Onlarla ilgili yeterli bilgiye sahip değiliz, sadece Yozgata giden kardeşin neslinden bilinmekte olan Bakırcı Halil, Büyükmahal köyüne giden kardeşin neslin devamından Evcioğlunun Çakır ve Ahmet isimlerini bilmekdeyiz.
EVCİLER Kimdir?

Not:
Aşağıda verilmiş olan Evci tarihi ile ilgili açıklamalar, Evcioğullarının geçmiş tarihine yönelik olduğunu tahmin ettiğimiz bu çalışma ulaşbildiğimiz, elimizde olan tek bilgidir. İlerideki günlerde aşağıda verilen bilgilerin dışında ve daha kapsamlı bilgi ve belgelere ulaşıldığı takdirde yayınlanan yazı değiştirilerek/güncelleştirilerek yeniden yayına konulacaktır.

İLK EVCİ TARİHİ (ADANA-MARAŞ); Evci Köyünün ilk göçerlerinin İran Horasandan geldiği bilinmektedir. İlk göç esnasında Tufanbeylinin orta köyünde,Çatalçam ve Evci Köyü uzun zaman beraber oturmuşlar.Kozanoğlu döneminde üç köyün ayrılmasına karar verilmiş.Şanşa denen Çatalçam köyü Doğanlı arasında bulunan vadi ve dağ etği yöresine yerleşmiştir. Ayrılmalarının sebebi,orta köydeki suyun çıkak ismi olduğu için bazı senelerde çıkmadığından köylerin müsait yerlere ayrılması uygun görülmüştür.
Evci Köyü adını almasındaki mana; Köyün eski insanlarının yüzde doksanı inşaat ustası ve marangozluğa dayalı kişiler olan seyyar dürülen çatma ev yapma dolayısıyla Kozanoğluna hizmet etmiş olduklarından kendilerine Kozanoğlu Evci adını verdiğinden köy bu adı almıştır.

Evci Köyünde Yaşayan İnsanların tamamı Alevi İnancına mensuptur.Bağlı bulundukları ocak YANYATIR ocağıdır.Yanyatır ocağının Piri Dur hasan Dede Adananın Ceyhan ilçesine bağlı Durhasandede (eski adıyla evci) köyünde türbesi bulunmaktadır. Yanyatır oğulları,Çobanlı aşireti olarak Horasan’dan gelmişler.Bilinen ilk isim, Şeyh Ekber.İki oğlu olmuş. Buruk Çavuş’un ne olduğu belli değil,İkinci oğlu ise Dur Hasan Dede,onun yerine geçmiş ve yukarda adı geçen yere aşireti ile yerleşmiş.Köye kendi adı verilmiş (bu konuda değişik efsaneler mevcuttur).

Dur Hasan Dede’nin ölüm tarihi kesin olarak bilinmiyorsa da.Adana müzesindeki kayıtlardan R.1122-1132 (1696-1706) yıllarından sonra öldüğü anlaşılıyor. Dur Hasan Dede’nin tek oğlu ilk mürşit Hızır Dede iz bırakmadan bu dünyadan ayrılıyor. Onun oğlu Kürklü Hasan Dede. İki oğlu ile Ege’ye yürüyor.Birinci oğlu Ali Efendi Bergama’ya ,ikinci oğlu Hızır Dede ise,İzmir Narlıdere ‘ye yerleşiyor.Ali efendiden üreyen dedelerin bir kısmı,sonradan İzmir’in Bornova ilçesine bağlı Naldöken Köyü’ne yerleşiyorlar.Buraya yerleşen Hızır Dede’nin 4 oğlu oluyor.Bunlardan Abidin Mürşit,diğerleri Halil İbrahim,Sadık ve Hüseyin Dede’dirler.Abidin’in Şahingöz,Hasan ve Feyzi adlarında üç oğlu olur.Bunlardan’da Feyzi mürşittir.Ancak bir müddet sonra Narlıdere talipleri ikiye ayrılır.Bir kısmı yeni mürşit arayışına girişir.

Abidin’in oğlu Hasan’ın 4 oğlunun en büyüğü Haydar Coşkun’u ikinci mürşit olarak dikerler.Bu olay Yanyatır Dedeliğinde ilk kez olmaktadır.Uzun tartışmalar yapılırsa da Anadolu’daki Talipler’de Haydar Coşkun’un mürşitliğini beninseyince münakaşa kapanır.Taliplerde bölünme olmaz.Feyzi’yi de Haydar’ı da aynı derecede sevip sayarlar.Bunlardan Feyzi daha önce ölür.Yerine kimse ğeçmez.Bir müddet Haydar Coşkun Tek olarak mürşitlik müessesini yürütür.O da Hakk’a yürüyünce yerine geçecek kimse olmadığı için böylece Yanyatır ocağının Dedelik ve mürşitliği sona erer..
YOZGAT ÇAYIRALAN EVCİLER (YAKIN TARİHÇE); 1705 Yılında mevcut 800 haneden ibaret olup, Evci aşireti ismini taşıyarak Maraş dolaylarında yaşamaktaydılar. 1705 yılında göç ederek Tarsus’la Mersin arasındaki Evci köyüne yerleşmişlerdir. Burada 60 sene oturan bu aşiretler yaz aylarında daima Akdağmadeni’nin Halhacı köyün deki yaylaya çıkarlarmış.

1765 yılında Halhacı köyünde yaylada iken Yozgatlı Çapanoğlu bu aşireti kendi mahiyetinde, kanak çukurunda köy kurmalarını emretmiş fakat köy hayatını istemeyen bu aşiret, çadırlarını kurulu bırakıp içindeki eşyalarını alarak tekrar Tarsus'taki Evci köyüne kaçmışlardır. .....
Bu durumdan haberdar olan Çapanoğlu, Adana cihetlerine elçiler gönderiyor Çapanoğlunun emri üzerine Adana'dan bir kısım asker çıkıyor. Bu askerler aşiretlerle Gülek boğazında karşılaşmışlar. Neticede 800 haneden kırıla kırıla 50 60 hane kalmış. Geride kalanları da Çapanoğluna verilen bu sözün yerine gelmesi için Halhacıya getirilerek bu köye yerleştiriliyor.


60 sene Halhacı köyünde oturduktan sonra 1824 yılında Has bek emiri (beyi) ile aralarında geçimsizlik meydana gelmiş, bunun üzerine kendilerini kurtarmak için Maden emirinin (beyi) yanına sığınmışlardır. .....
Maden emirinin sözü üzerine, Evci köyüne, Hüyüklü alana, Şarkışla’nın Alaman-Kale arasındaki Evci deresine, hatta bir kısmıda Böğrü iğdelik köyüne yerleşmişlerdir. Buralarda bir yıl kaldıktan sonra bir kısmı Çayıralan Evcilerine giderek oraya yerleşmişlerdir. Bir kısımda Bozhüyük köyüne yerleşmişlerdir.


Bu kadar eziyet çekmiş olan halk, aciz, fakir, perişan hallerde yaşamışlardır. Oturulacak ev yapmayı, içecek su getirmeyi dahi düşünememişlerdir. Adeta mağarayı andıran güneşten, havadan mahrum, bir takım yerlerde yaşamışlardır. Bu köyde 90 yıl süre ile oturmuşken, halen göç edilmesi gerektiği düşünülmüş, fakat 1914 yılında Birinci Dünya Savaşının meydana gelmesi ile her şeyi unutmuşlardır. Birinci Dünya Savaşından sonraki Tarihçe aşağı yukarı herkesin bilgisi dahilindedir.
ŞEYH İBRAHİM OCAĞININ TALİBİ OLAN EVCİLERİN TARİHİ;Evciler, günümüzde Çorum, Yozgat, Adana ve Denizli’de yaşamaktadır. Denizli’deki Evciler, Alaşehir taraflarındadır. Bunların şeyhlerine hem Gözü Kızıl Oğulları hem de Şah İbrahimli denir. Bunlar, Tahtacı sayılmayan Evcilerdir. Tahtacılar, kendileriyle aynı gruptan olan Evcilerin, Adana’da ve Kayseri’deki Everek, Yaylacı ve Buları taraflarında oturduğunu söylemektedir.

Çukurova’da ve Toros dağlarında oturan Türkmenlerden derlenen bilgilerde ise topak ev denen ve aşiretin düğün ve konuk evi olarak kullandığı çadırı, “Evciler aşiretinin Kızılbaş’ı olan Tatevci oymağı hazırlamaktadır.” (Bilgi verenlerin içinde Alevi olan Honamlı oymağından Çakır İbrahim Ağa da vardır.)

Evci topluluğunun Maraş ve Antep yörelerinde de yurt tuttuğu görülmektedir. Maraş tahrir kaydında, Elbistan kazasının Sarsab nahiyesinde Evci Öyüği adlı bir köy kayıtlıdır.
Tarsus’taki Evci obası, Kusun oymağı içindeydi ve Kesri, Dehni, Şemük, Fenk Sırtı, Tagarsak mezralarında tarımla uğraşıyor, İn Oluk’ta yaylıyordu. Öte yandan; Tahtacıların iki ocağından biri olan Yanyatır’ın Ceyhan yakınlarındaki merkezi olan Durhasandede köyünün eski adının Evci olduğu söylenmektedir.


Adana’nın Tufanbeyli ilçesine bağlı Evci köyü halkı kuşkusuz bu topluluktandır. Evci köyü halkı Alevi’dir.

Gözü-Kızıl-oğulları esas olarak Sivas’ta olmakla birlikte, Gaziantep’in Milelis köyünde ve Nizip’e bağlı Akçaköy’de oturan Musa Kazım oğulları ile akrabadır. Kâzımlıların ulusu Milelisli Halil Dede’nin, ziyaret amacıyla gittiği Evci’nin Çukurören köyünde ölmesi üzerine yakılan bir ağıt, Evci topluluğuyla bu dede ocağının ilişkisini belirtmektedir:

Bin dokuz yüz kırk bir, eylül on beşi
Bir pazar gününde bitirdi işi
Kıldılar namazın eşi yoldaşı
Koydular tabuta aldı gidiyor
Trene bineyim varayım demiş
Akdağ Yaylası’nı göreyim demiş
Bir zaman Evci’de durayım demiş
Eğlenmedi tezce geldi gidiyor

Çorum’daki
Evciler ise Şeyh İbrahim Ocağının talibidir ve üç köyde yurt tutmuştur. Oysa; Yozgat’taki Evciler, başka bir Musa Kâzımlı ocağa bağlıdır. Bu durumu, bir zanaatkâr oba olması nedeniyle Evcilerin her boy ya da oymakta yer almış olmasıyla açıklayabiliriz.


Kaynak: www.alevileriz.biz


Diğer Sayfalar<... (1) 2 ...>
"