Hz. Hüseyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hz. Hüseyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2010

PSAKD YENİMAHALLE ŞUBESİNDEN ETKİNLİK DUYURUSU

PSAKD YENİMAHALLE ŞUBESİNDEN
ETKİNLİK DUYURUSU

EvcioğluHaber- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şubesince; Maraş katliamının yıl dönümü olması nedeniyle, 16.12.2010 perşembe akşamı "YANGIN YERİ MARAŞ" adlı bir tiyatro gösterisi düzenlenmektedir..

Konuyla ilgili görüştüğümüz, PSAKD Yenimahalle Şubesi yöneticisi Sn; Sakine Kalender ise şunları söyledi.
"Maraş katliamını konu alan bir tiyatro gösterisini tüm halkımıza izlettirmekistiyoruz.. Akşam saatleri Batıkente tiyatroya giderken meşaleli bir yürüyüşte gerçekleştireceğiz.. Maraş katliamı gibi bir katliam dünyada örneği olmayan bu organize ve planlı yapılmış bir katliamdır.. Halkımızın bu yaşananları bilmesi ve unutmaması çok önemlidir.. Bu tiyatro gösterimi hafızaları yeniden tazeleyecek ve bu korkunç katliamların bir daha yaşanmaması için toplumumuzun uyanık olmasını sağlayacaktır.." diyen Kalender, hafta sonu katliamda hayatını kayıp edenleri anmak ve katilleri bir kez daha naletlemek için Maraş'a gideceklerini de sözlerine ekledi..

Muharrem ayı dolayısı ile Kerbela'da katledilen Hz. Hüseyin ve diğer canları anarak onlar adına 12 matem orucu tutan canlarımızla birlikte semah'A duracak "BİRLİK CEMİ" yapacaklarını ve Matem orucunun bitiminde de yine batıkente "BİRLİK AŞURESİ" dağıtacaklarını bildirdi..
Aşurenin 2000 kişilik yapılacağını da sözlerine ekleyen Sakine Kalender; bir çağrıda bulunarak, "Tüm Canları yapacağımız bu etkinliklere katılmalarını bekliyor; herkesin karınca kararınca yapabileceği ne varsa; yolumuza ve yoldaşlığımıza omuz vermelerini canı gönülden diliyorum"

Siz değerli canlarımızın bu çağrıya katılıp destek olacağınıza inanıyoruz..

"Pir Sultan'im arsa çikar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canimiz
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan"

PIR SULTAN ABDAL

*******************

YAPILACAK ETKİNLİKLER


YANGIN YERİ MARAŞ


Birlik
Cemi

BİRLİK AŞURESİ


Tarih : 16 Aralık Perşembe

Saat :19:00

Yer : Kentkoop Kültür Merkezi-Batıkent


Tarih : 23 Aralık Perşembe

Saat : 19:00

Yer :Kardelen Mah. Çakırlar Bener Çarşısı Botanik Toplantı Salonu


Tarih : 26 Aralık Pazar


Saat : 19:00

Yer : Kardelen Mah. Bizim Çarşı Pirsultan Abdal Yenimahalle Şube-Batıkent



"GELİN CANLAR BİR OLALIM"


EvcioğluHaber-16.12.2010

6 Mart 2009

KERBELA ANMA TÖRENLERİNDEN GÖRÜNTÜLER

KERBELA ANMA TÖRENLERİNDEN GÖRÜNTÜLER




EvcioğluHaber-Kerbela'da Hz. Hasan, Hz. Hüseyin'in ve beraberindeki yoldaşlarıyla birlikte, dönemin Emevi hükümdarı zalim Yezit tarafından katledilmelerinin üzerinden 1.500 yıl geçti..
İnsanlık tarihinde ve İslam tarihinde de unutulması imkanı olmayan bir dıramdır ve vahşettir..
Melun
Yezidi, aklı başında hiç bir insan saygıyla hatırlayamaz...
Peygamberimizin torunlarını acımadan katleden birisinin, bırakın İslam olmasını, insan olması bile şüpheli.....!

O vahşedi lanetleme ve Şehitleri anma etkinliklerinde her yıl yaşanan görüntüler ise ayrı bir dıramı ve yürek burkan acı, insanın kanını donduran şiddet görüntüleri sağlıklı ve normal bir insanın dayanabileceği türden değildir...
Bu görüntüler yaşdığımız çağda yaşanıyor ve yaşatılıyor olması ise oldukça düşündürücü.. Ayrıca; çocukların gözü önünde yaşanıyor olması ise, daha yeni oluşan benliklerinde açacağı onulmaz yarayı kim nasıl tamir edebilir.?
Bunun yerine, İnsanlığa yararlı ve insanı yaşatmaya yönelik başka şekilde etkinlikler olsa, inançsal ve ibadet boyutunda da kabul göreceğine ve İnsanlığa, mazlum insanların Şahı, onurlu ve dik duruşun sembolü olarak örnek olan ŞAH Hüseyin katında da yer alacağı muhtemelen kesindir..
Güzel insan,
" Zulme karşı dik durmayanın ve boyun eğenin, insanlığından şuphe duyarım" diyerek, bize nasıl davranmamız gerektiğini de göstermiştir..


Öneriyorum; Ekteki fotoğraflar, İnsanın kanını donduran nitelikteki görüntülerin yerine, O gün anma etkinliklerine katılan herkesin, "KAN bağışında" bulunmalarını salık veriyorum. Bu davranışla, ihtiyaç sahiplerine ve mağdur insanlara yardım etmiş olurlarki; Bir insan hayatını kutaracak böyle bir davranışta, hem inançlarına ve hemde Hz. Şah Hüseyin'e olan sevği ve inançlarına en uygun düşecek bir davranış biçimi olacağına inanıyorum...

Bu vesile ile de, Yezide nalet olsun diyorum. Bir daha ne Kerbela vahşeti, ne Harra vakası , ne Sivas katliamı gibi insanın insana yaşattığı zulmün ve vahşetin yaşanmaması için bütün güzel insanlar, İnancı ve Dini Sevği Dini olan herkes birleşin...
Şah İsmail'in de söylediği gibi " Dünyanın neresinde zulüm var ve yaşanıyorsa ? Gidip; onu orada yok edeceğim" şiarıyla yola çıkarak her gittiğimiz yere hoşgörü ve sevğiyi götürelim.. Bizim inancımızda zulüm yoktur.

Bizim dinimiz Sevği Dinidir.
Eğer; Hz. Hüseyin'i canı yürekten seviyorsak, Hüseyin aşkına bu görüntüler bir daha yaşanmasın.. Katliamların ve vahşetin olmadığı bir dünyada yaşama dileğiyle.....



EvcioğluHaber-06.03.2009

***************************************************
Fotoğraflar Hürriyet Gazetesinden alınmıştır.
Bu fotoğraflara dikkat...




EvcioğluHaber-

3 Ekim 2008

Aleviler Kendi Bayramlarının Unutulmasından Endişeli

Aleviler Kendi Bayramlarının Unutulmasından Endişeli

http://www.renkhaber.com/haberler/haberresim/cp139723_644501331.jpgAleviler, Ramazan orucu tutmayıp, bayramını da kutlamadıkları halde toplumsal baskı nedeniyle süreç içinde bu ayı ve bayramı kısmen de olsa kabullenmek zorunda kalmışlar. ABF'den Kenanoğlu, Alevi bayramlarının unutulmasından ve genç kuşakların bunlardan bihaber olmasından dolayı endişeli.


Avrupa Birliği Raporları'na göre Türkiye'de 15 ila 20 milyon Alevi bulunuyor. İnançlarını özgürce yaşayabilmek için yıllardır mücadele eden bu kesim, 75 milyonluk ülkenin neredeyse 3'te birini oluştursa da varlıkları hala resmi makamlarca kabul edilmiş değil.

Sunni Müslüman bayramları devletin üst makamları tarafından kutlanıp, uzun tatillerle süslenirken bu büyük kesimin bayramlarda neler yaptığını soran yok.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu, "Ramazanda Alevi Olmak" isimli bir yazısında şu ankedotu aktarıyor:

"Benim çocukluğumun geçtiği sokak çoğunlukla Aleviydi. Bizim sokakta inadına mıydı, yoksa bize mi öyle geliyordu bilemiyorum, ama davul sesi daha çok gürültülü çıkıyordu. İstanbul'a ilk taşındığım yıl geceleyin davulun sesiyle korkudan yatağımdan nasıl fırladığımı unutamam. Tabi bir de bizim köyde davulun hiç, yani düğünlerde bile çalınmadığını da düşünürseniz, yaşadığımın kolay bir şey olmadığını anlayabilirsiniz.

Bizim amcaoğlu bu konularda biraz deli dolu birisiydi, gecenin o saatinde kalkar ve davulcuyla münakaşaya girerdi. Bir keresinde davulcuyu önüne kattığı gibi aşağı sokağa kadar kovalamıştı. Hani haksız da değildi, kaç kere de uyarmıştı: bu sokakta oruç tutan yok bu sokakta davul çalma! diye. İlerleyen yıllarda oturduğum bir mahallede ben de kalkıp davulcuya: bir daha bu evin önünde davul çalma! diye münakaşa etmek zorunda kalmıştım. Bir de Ramazan bittikten sonra kapıya gelmezler mi, ağabey bir ay boyunca geceleri davul çaldık diyerek para istemeye."

Siz hiç münakaşa ettiğiniz birine bahşiş verdiniz mi?

Aleviler veriyor işte : "al kardeş eline sağlık".

Aleviler, Ramazan orucu tutmayıp, bayramını da kutlamadıkları halde toplumsal baskı nedeniyle süreç içinde bu ayı ve bayramı kısmen de olsa kabullenmek zorunda kalmışlar. Kenanoğlu Ramazan bayramının anlamını bianet'e yaptığı açıklamada şöyle özetliyor:

"Ramazan orucu Alevilerce kabul görmez. Yani Aleviler Ramazan orucu tutmazlar. Bu sebeple de Ramazan Bayramı ya da şeker bayramı diye bir bayram da bilmezler. Ancak Kentlerde mecburi olarak yaşanılan komşuluk ilişkileri nedeniyle Sünni komşularla bayramlaşma yapılmaktadır. Dışlanmamak nedeniyle. Fakat Aleviler kendileri böyle bir bayram bilmez ve kutlamazlar."

Kenanoğlu, Alevilerin kutladığı iki büyük bayram olduğunu belirtiyor; bunlardan biri Hıdırellez ve diğeri de genel kabul gören Kurban Bayramı.

Hıdırellez Bayramı, Hızır orucunun bitiminde başlıyor. Tarih olarak Ocak sonu – Şubat başına denk gelen bu bayramda alevi halkı en yakınında bulunan kutsal mekanlara ziyarette bulunuyor, lokmalar dağıtıyor. Bir gün süren bayram boyunca akrabalarla bayramlaşılıp toplu yemekler yenirken, o günün akşamında bayram cemi (Hıdırellez cemi) yapılıyor, dualar edilip semahlar dönülüyor.

Sünni Müslümanlar gibi Aleviler için de kurban kesmek, kutsal bir dini tören. Bu nedenle de Kurban bayramında kurbanlar kesiliyor, mezarlıklar ziyaret ediliyor.

Kenanoğlu, Kurban bayramını kutlamakta bir sıkıntı yaşamayan Alevilerin Hıdırellez bayramını kentlerde yaşayamadıklarını belirtiyor; "Çünkü Alevilerin orucu oruç, bayramı da bayram olarak kabul görmüyor. Köylerde ise kutlamalar hala rahatlıkla yapılıyor."

Kenanoğlu, Sünni Müslüman bayramları gölgesinde kalan Alevi bayramlarının unutulmasından ve genç kuşakların bunlardan bihaber olmasından dolayı endişeli.

"Hıdırelez bayramı ve diğer geleneksel bayramlar kentlerde maalesef yapılamıyor. Köylerde de yaşlı kuşağın bulunması nedeniyle kutlanıyor. Böylelikle bayramlarımız tamamen unutulmaya yüz tuttu. Alevi genç kuşak böyle bir bayramın varlığından bile haberdar değil."(SÇ/EÜ)

Alevilikte kutsal günler ve anma günleri
Muharrem Orucu: 10 Ekim 680 de Ali'nin oğlu ve Hz.Muhammed'in torunu Hüseyin ile ailesi ve takipçileri (toplam 72 kişi) Kerbela'da öldürüldüler. Aleviler bu olayı anmak için, her yıl Muharrem Ayında 12 gün oruç tutarak yas tutarlar. Aleviler Muharrem orucu ile Hüseyin`in şahsında Ehlibeyt'e bağlılıklarını dile getirirler ve aynı zamanda zalimin zulmü olarak nitelendirdikleri bu olayı lanetlerler.
Aşure Günü
Hızır Orucu
Hz. Hüseyin'in katledilmesi(Kerbela Olayı)
21 Mart-Hz. Ali'nin doğum günü ve Newroz
Gadırhum
5–6 Mayıs: Hıdırellez
6–7 Haziran: Abdal Musa Anma Törenleri
2 Temmuz-Sivas Katliamının yıldönümü
16–18 Ağustos: Hacı Bektaş-ı Veli'yi anma törenleri

Alevionline
02.10.2008 15:28:17 Semra ÇELEBİ / Bianet