KKTC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KKTC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2010

KKTC’de Kafes dövüşüne baskın


KKTC’de Kafes dövüşüne baskın

EvcioğluHaber- Girne'de bulunan ve yönetim kurulu üyesi Türk olan; Cratos Premium Otel’ine "Kafes Dövüşü" olarak bilinen KKTC'ni tanıtacaklarını iddiasıyla Kıbrıs'a getirilerek yapılan organizasyon, KKTC polisi tarafından bir baskınla engellendiği bildirildi..
Otelin sahibi Boz Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Bozoğlu
"KKTC makamları son anda ‘yasalara aykırı’ diyerek polis desteğiyle engel oldu” dedi. Etkinliğin engellenmesine bir türlü anlam veremediğini belirten Bozoğlu, en üst düzey yetkililerde temaslarda bulunduklarını ve KKTC adına büyük üzüntü duyduklarını" kaydetti

11.10.2010-

Hürriyet gazetesinin haberine göre; kafes tabir edilen demir parmaklıkların içine iki kişiyi sokuyorlar ve birisi sağ çıkıyor; yaşanması muhtemel vahşet görüntülerine engel olunduğu bildirilen olay şöyle gelişti..


Girne’de bulunan 250 milyon dolar maliyetli Cratos Premium Otel’in Rumların tüm baskılarına rağmen adaya getirdiği ABD’nin ünlü “XFC Extreme Fighting Championship” turnuvası, KKTC hükümetinin emriyle polis baskınına uğradı.

ABD’de “kafes dövüşü” adıyla bilinen etkinlik çerçevesinde eski boksör Mike Tyson ve aktör Jean-Claude Van Damme’nin adaya gelişi ise Rumların baskısıyla engellendi.
Rumlar otele ünlü şarkıcı Jennifer Lopez’in gelişini de engellemişti. Otelin sahibi Boz Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Bozoğlu, Eurosport kanalının da yayın akışında olduğu bildirilen etkinliği KKTC’ye getirebilmek için büyük gayret gösterdiklerini belirterek, “500 bin dolar karşılığında Rumların engellemesi olmaması için son anda sözleşme imzalayarak KKTC’nin adını tüm dünyaya duyuracak organizasyon yaptık. Ancak KKTC makamları son anda ‘yasalara aykırı’ diyerek polis desteğiyle engel oldu” dedi. Etkinliğin engellenmesine bir türlü anlam veremediğini belirten Bozoğlu, en üst düzey yetkililerde temaslarda bulunduklarını ve KKTC adına büyük üzüntü duyduklarını kaydetti. KKTC’li yöneticilerin iptal edilen turnuva yerine bir gösteri maçı yapılmasına izin verdiği bildirildi. Organizasyon için adaya gelen birçok ünlü de duruma tepki gösterdi.


11 Ekim 2010

15 Nisan 2010

YÖK, Mardinli Öğrencileri KKTC'ye gönderdi

YÖK, Mardinli Öğrencileri KKTC'ye gönderdi

http://www.medyacafe.net/wp-content/uploads/%C3%B6ss+sonu%C3%A7lar%C4%B1.jpg
15.04.2010-perşembe

Aşağıdaki; yazı 15.04.2010 tarihinde Sn; Fikri Sağlar'ın birgün gazetesindeki köşesinde,
"ANLAYANLARA AHMET TÜRK’ÜN VERDİĞİ DERS" başlıklı yazısının bir bölümünde şöyle geçmektedir..

*****

"Geçen pazar günü yapılan Yüksek Öğrenime Geçiş sınavları nedeniyle ciddi bir skandal yaşandı.
Kimse yapılanları umursamadı.
Hele “Açılımcılar” gık bile demedi.
YÖK geçen sene “kopya” çekildi diyerek Mardin ve ilçelerinde sınava girecek binlerce genci KKTC'ye gönderdi. Orada sınava soktu.
Yapılanları nasıl tanımlamak lazım? Bilemiyorum.
Hadi, masrafı ne olacak? Paraları var mı? Bu ne büyük haksızlık, eşitsizlik, ayrımcılık? Gibi soruları bir yana koyalım.
Adı üzerinde KKTC ayrı bir ülke!..
Bağımsızlığını ve egemenliğini tanıdığımız bir devlet!..
Siz nasıl bir başka ülkeye “sınava girmek” üzere öğrencilerinizi gönderebilirsiniz?
Almanya ya da Fransa’ya da, Vanlı, Muşlu veya Mersinli yurttaşlarınızı sınava girmesi için yollayabilir misiniz?
Bu “aymazlık” değilse nedir? Nasıl bir ülkede yaşıyoruz? Ne biçim bir siyasetle yönetiliyoruz?"

******
Evet, bu ülkede adaletin sağlanabilmesi için, yer değişiklikleri (Mahkeme veya sınavların en adil bir şekilde sonuçlanabilmesi için) yapılabilmektedir.. Ancak YÖK'ün bu uygulamasından nasıl bir sonuç çıkartılabilinirki: bu durum açık bir şekilde ortadadır.. Uygulamanın kendisi antidemokratiktir.. Ülkemin neresinde daha uygun bir yer bulunamadımı? Hangi şehir KKTC.den daha güvencesizdir.? Ülkemizin diğer şehirlerini daha güvencesizmi görüyorllarda o nedenlemi yapıldı, bu uygulama? Böyle düşünen bir üniversite üst kurulunun nasıl bir özgür, araştırıcı ve bilimsel bir eğitimden yana yüksek okul kurup yönetebilir.. Ülkemiz üniversiteleri, dünyada 500 üniversite arasına neden giremediğinin de bir örneği değilmidir bu olay.? Nasıl bir eğitim kadrosuyla eğitim verildiğinin anlaşılması açısından önemli olduğu kanısındayım.. Bu örneği; bir ceza verilme olarak almasak bile, mükafatta değildir herhalde...
Ayrıca; Fikri Sağlar'a köşesinde böyle bir habere yer verdiği için teşekür ediyoruz...
Taktiri okuyuculara bırakıyor, daha özgür, daha bilimsel ve daha demokratik bir Türkiye'de yaşama umuduyla saygılar sunuyoruz..


Evcioğlu