Mersin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mersin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010

Mersindeki bir barda istenen 'Kürtçe' şarkıyı söylemediği için öldürüldü

Mersindeki bir barda istenen 'Kürtçe' şarkıyı söylemediği için öldürüldü

EvcioğluHaber-
Mersin'de yaşanan bir olay, ırkçılığın ve faşizmin nerede ve ne zaman yaşanacağının bilinmizliğini gözler önüne serer nitelikte bir vahip olaydır.. Bu gün Kürtçe şarkı söylemedin öldürülüyor.. Diğer zaman da Niye Kürtçe şarkı söyledin diye..
Şehir eşkiyaları elinde silah ortalıkta geziyor..
Asıl mesele kimsenin kimseye tahammülü kalmaması..!
Asıl mesele; hoşgörüsüzlüktür.. Caniliktir..
Bu da zaten, genel yaşam içerisinde çok var..


Mersinyasam.com da verilen habere göre;
Mersin'deki bir barda türkü söyleyen bir bar sanatçısı gençten; barda bulunan müşterilerden birileri 'KÜRTÇE' bir türkü ister.. Sanatçı; kürtçe bilmediği gerekçesiyle isteği geri çevirir.. Çıkan tartışma sonucunda, sanatçı genç silahla vurularak hayatını kayıp ediyor..

Bu ne cinnet halidir.?
Toplumsal cinnetmi geçiriyor bu insanlar..?
Bu ne ahlaksızlıktır..?
Bir insanın hayatı bu kadar ucuzmu?
Kim
verecek bu canın hesabını..?

Evet.!
Mecliste görüşülen ve silah alma yaşının 18 e indirildiği ve silah almayı kolaylaştıran yasa taslağı eğer Meclis Genel Kurulundan bu haliyle geçerse.? Bu toplumun vay haline..!
Nufus planlamasını bireylerin kendine bırakılacak demektir..

*******

Mersinde yaşanan haberin detayı ise şöyle;


SARP ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLADI

Mersin’de bir barda, "Kürtçe şarkı söylemediği" için çıkan tartışma sonucu öldürülen şarkıcı Sarp Öztürk’ün cenazesi düzenlenen törenle toprağa verildi.

Adnan Menderes Bulvarı’ndaki bir bara müşteri olarak gelen şahısların yerel şarkıcı Sarp Öztürk’ten (38) Kürtçe şarkı istemesi ve talebin reddedilmesiyle başlayan tartışmanın büyümesi üzerine silahla öldürülen Öztürk’ün cenazesi dün ailesinin isteği üzerine Mersin Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Morgundan alınarak, Mersin Cemevi Morguna kaldırıldı.

Cemevinde düzenlenen törene Öztürk’ün babası İhsan Öztürk, eşi Songül Öztürk, yakınları, olayda yaralanan ve dün tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilen gitarist Göktay Okçu ile kentte çeşitli işletmelerde sahne alan sanatçılar katıldı.
Öztürk’ün cenazesi, burada kılınan namazın ardından merkez Mezitli ilçesindeki mezarlıkta toprağa
verildi.

Koltuk değneğinin yardımıyla yürüyen Göktay Okçu, gazetecilere yaptığı açıklamada, gece yarısı bara eğlenmeye gelen 2 kişinin Kürtçe şarkı söylemelerini istediklerini, solist Öztürk’ün ise "Kürtçe bilmiyorum" diyerek talebi geri çevirdiğini söyledi.

Bunun üzerine çıkan tartışmanın kısa sürede yatıştırıldığını ve zanlının yanındaki bir kişiyle bardan ayrıldığını anlatan Okçu, "Ancak bir süre sonra barı kapatma hazırlıklarını yaparken, tartışmayı başlatan kişi, yanındaki bir grup ile yeniden geldi ve hiçbir şey söylemeden ateş etmeye başladı" diye konuştu.

Zaman zaman sinir krizleri geçiren baba Öztürk ise yaşananlara anlam veremediğini, acılı olduğunu söyledi. Bu arada, Göktay Okçu’nun cemevinin girerek, Öztürk’ün eşi Songül Öztürk’ün yanına gelmesi ve sarılarak gözyaşı dökmeleri yürek burktu.

YAŞANANLAR KINANDI

Cenaze törenine katılan çok sayıdaki sanatçı ve çeşitli sivil toplum örgütlerinden temsilciler yaşananları kınadı. Gelişmeleri önümüzdeki süreçte çeşitli eylemlerle protesto edeceklerini belirten sanatçılar, "Böyle magandalar olduğu sürece hepimizin sahnede hayati tehlikesi devam ediyor. Bugün Sarp’ın başına gelenler yarında herhangi birimizin başına gelebilir. Neticede herkes her dilde şarkı bilmek zorunda değil. O nedenle yetkililerin konuya el atması, güvenliğimizi sağlamasını istiyoruz" diye konuştu.

Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanı Suat Yıldız ise Alevi camiasının çok yakından tanıdığı önemli bir sanatçıyı kaybettiklerini belirtti.

Öztürk’ü "karıncayı dahi incitmekten çekinen, Anadolu kültürü ile yetişmiş bir insandı" diye tanımlayan Yıldız, "Bugün insanlarımız, bilmediği bir dilde türkü söylemediği için kurşuna diziliyor. Öyle sanıyoruz ki, bu olay ne ilk ne de son olacaktır. Sudan bahaneyle bir gencimiz öldürülüyorsa, bu olayın arkasında bin yıllık birliğimizi bozmak isteyenlerin kirli emelleri vardır. Biz de bunun bilinci içerisindeyiz" dedi.

Olayın aydınlatılmasını ve zanlının bir an önce yakalanarak adaletin karşısına çıkarılmasını istediklerini bildiren Yıldız, "Bu gafillere bir kez daha haykırıyoruz. Anadolumuzun farklı kültürlerinden oluşan gül bahçesine hiç kimseyi sokmayacağız. Filizlerimizi kimsenin hoyratça kırmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

SANATÇILAR SAHNEYE ZIRH VE KALKANLA ÇIKSIN!

Mersin’de bir barda maganda kurşununu kurban giden Sarp Öztürk’ün sanatçı arkadaşları da cenaze töreninde bir basın açıklaması yaptı.

Grup Aros üyesi Serdar Türkmen'in okuduğu basın açıklaması şöyle:

"Bilindiği gibi Mersin’li müzisyen Sarp Öztürk, ıvır-zıvır bir istek meselesinden öldürüldü.

İnsan, önce idrak etmekte zorlanıyor, böyle bir birikim, böyle ucuzca kayıp gidebilir mi?

İnsan hakikaten çok sinirleniyor, bazen kime kızacağını da şaşırıyor. Ateşin düştüğü yeri anlamaksa zor…

Bar, kafe vb. yerlerde müzik icra edenler iyi bilirler ki, bu aslında münferit bir olay değil. Daha önce de buna benzer olaylar oldu. Böyle giderse de devam edecek. Ufak tefek bir tartışma sonucu müzisyenin ‘topuğuna sıkılanlar’ mı ararsın, Kürtçe şarkılar çaldığı için dövülen ya da uyarılanları mı ararsın, silah çekilip tehdit edilen mi, taciz edilen mi? Hepsi var.

Geri zekâlı bir takım, “Kürtçe şarkı söylemediği için öldürüldü” şiarıyla yaraları kaşımaya niyetleniyor. Oysa mesele Kürtçe şarkı meselesi değil. Türkçe şarkı-türküleri söylemediği için de tehdit edilenler oluyor. Olayı etnik bir zemine çekmeye çalışanlar, kendi çürük ideolojilerinin meşrulaşması gayretindeler.
Kalsın…!
Mesele mafyalaşma, kabadayılaşma, magandalaşma…
Öte taraftan da bar ve kafe benzeri eğlence yerlerinde çalışanların olumsuz çalışma durumları ve işletmecilerin çalışanlara gerekli değeri vermemesi; “Önüm, arkam, sağım, solum para” mantığıyla hareket etmesi. Çalışanlarını olumsuzluklara karşı savunmak yerine, zengin magandanın gönlünü hoş tutmak için ‘el pençe divan’ olanlar da bu olayın suçlusu, hiç değilse izleyicisidir."


ZANLI ARANIYOR


Cinayetle ilgili araştırmalarını sürdüren polis ekipleri ise olay yerinde yaptıkları inceleme ve güvenlik kameralarından cinayeti işleyen zanlının M.B. olduğunu tespit etti.


Olay anında M.B’nin yanında 3 kişinin daha bulunduğunu belirten polis ekipleri, dün söz konusu 3 kişiyi yakaladı. Gözaltındaki zanlılardan birisi, gece yarısı çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Diğer zanlıların ise haklarında hazırlanacak evrakla adliyeye sevk edileceği kaydedildi.

Eşgali belirlenen ve ikamet adreslerinde bulunamayan M.B. ise halen aranıyor.

mersinyasam.com

EvcioğluHaber-19.12.2010

14 Aralık 2010

CHP KURULTAYI VE DENİZ BAYKAL

CHP KURULTAYI VE DENİZ BAYKAL

EvcioğluHaber- CHP yine Kurultaya gidiyor.. 18 Aralık 2010 tarihinde, yapılacak Kurultay öncesi, sessiz ama etkin bir parti muhalefeti yaşandığı gözlenmekte..
Bu akşam NTV de Can DÜNDAR'ın konuğu CHP'nin önceki Genel Başkanı Sn; Deniz BAYKAL'DI..
BAYKAL'ın konuşmalarından kendi dönemindeki, partiye zapdurap hizaya getirmesinde ki; yanlışın, Yani; parti de Genel Başkanın herşeye hakim olmasının sakıncalarını kendi uslubuyla ve politik nezaketiyle anlatmaya çalıştı..

Kurultaya "Çarşaf liste"yle gidilsin.. "Blok liste" partiyi ayrıştırır.. diyor..

Aslında doğru bir tesbitte bulunuyor..

Neden?

Can DÜNDAR soruyor..
Sizin Genel Başkanlığınız döneminde bu söylediklerinizi neden? uygulamadınız.?


BAYKAL; "Benim partiyi toparlamam ve mezhepsel ve diğer ayrışmaları engellemek için öyle yapmam gerektiği için" diyor..

Bu ayrışmayı engellemek için dikensiz gül bahçesine çevirdi partiyi.. Kimleri temizledi partiden? Bileniniz varmı?


Deniz BAYKAL böyle söylerken neyi kast etmişti?
"partinin ve partililerin mezhepsel ve diğer aidiyetleri doğrultusunda ayrışmaması için; yıllarca genel başkan sultası yaşandı.. "
Hatta; Milletvekili seçimleri yapılırken; ön seçim yapılan bölgelerde 1,2,3 sıralara giren (A....) adayları, CHP üyelerinin iradesiyle seçilenleri ön sıralardan alıp; (en arka) seçilmesi mümkün olmayan yerlere koymuştu...!
Bu durum demokrasi gereğiydi..!
Bunları partililer bilir..

Mersin'den CHP Kurultay delegesi olan bir partili; ufukturu.net yazdığı bir yazıda şöyle diyor:
“Baykal-Sav ekibi"nin partinin tek hakimi olduğu dönemde hiç kimse eleştiri yapma cesaretini gösteremiyordu. Çünkü, siyasetteki geleceklerinin birkaç kişinin iki dudağının arasında olduğunu biliyorlardı." diyor..

Evet..!
Bakarmısınız?

Siyasetteki geleceğiniz bir kaç kişinin iki dudağının arası..! Ne bunun adı?
!..?

Peki bu gün, parti içi demokrasi dersi veren ve "benim zamanım olağanüstü durumların olduğu zamandı" demeye getirerek.. Ama bu Kurultayda Genel Başkanın Blok liste yapmasını doğru bulmuyorum.. Kesinlikle çarşaf liste olmalı diyor..
Aslında; çarşaf liste..
Kesinlikle..!

Eğer Deniz BAYKAL, "BU SAATTEN SONRA BİLE OLSA; DEMOKRASİYE İNANIYORSA?" destekliyorum.. Yok eğer, bu bir politik ayak oyunu ise; bu durum "Baykal- Sav ekibin ve diğer unsurların tekrar partide etkinlik kurma planının bir parçası ise: YOK..! YOK..! Yenimi demokrasinin farkına vardınız..?
Yıllardır Alevi oylarını alıp; onların hiç bir sorununa sapip çıkmadınız..
Madımak katliamını 17 yıl geçti; bir kere Sivasa gidip; lanetlemediniz. AKP Milletvekilleri bile gitti, siz gitmediniz.. Almanyada yakılan Türklerin yıldönümünde, oraya gittiniz ama; Madımaka gitmediniz.. NEDEN?
Söylermisiniz 17 yıl da birkez bile?
Madımak Katliamı, tüm dünyayı sardı da sizin vicdanınıza güç yetiremedi..!
Adalet ve vicdanlar sustu..! Sivasta..!
***
Sn; Demirel, bir defasında; "Türkiyenin yetiştirdiği ender siyasetçilerinden, Ülkenin onun gibilere ihtiyacı var. " derken
Sn; Demirel neden böyle düşünmüş olabilir acaba? bileniniz varmı?

Halk açlık ve yoksulluk içinde kıvranırken; Üniversiteler de can pazarı yaşanırken, gençliğin %26 işsiz ve psikolojik bunalımda iken; yıllardır siyaset yapıyorsunuz bu ülkede; hangi yönteminiz bu partiyi, yada bu ülkeyi kurtarır, bu yaşadığı cendereden..?

Sn; Kılıçtaroğlu'da şimdi sizin açtığınız yoldan yürümeye çalışıyor..!
Bu bir olağanüstü durumda olabilir..! Bir fırsat vermek gerekir diye düşünüyorum.. Ama, bu olağanüstü durum pek fazla sürmez umarım..!


Ancak; Çarşaf liste uygulaması da ne kadar demokratik o da tartışılır.. Anahtarı unutmamak gerekir.. Onunda altı oyulur..!

Ha.! unutmadan..
"Sizinle ilgili karalama videosu çıktığında, emin olun çok üzüldüm..
Aslında böyle gitmemeliydiniz..
Ama, parti içi demokrasi güçlenip; sizi bir daha o partiye gelmemek kaydıyla göndermeliydi.. dedim ve size ait olduğu iddia edilen o videoyu bu siteye bile koymadık..
Her bireyin olduğu gibi; Sizin kişilik haklarınıza saygılı için..
Gidiyorum derken " Pensilya'nın iyi niyetine güveniyorum" selamını gönderdiniz..
Bilinsin diye hani..!

Ama boşver be, nasıl olsa demokrasicilik oynuyoruz.. Halkı da buna inandırıyoruz...!

Baykal ne derse desin..!

Akşam Tv.de Baykalı izlerken bunlar döküldü, dilimizden.. Ne yapalım tutamadık..

14.12.2010- Salı



EvcioğluHaber-

25 Mayıs 2010

48 ilde, 300'den fazla şüpheli gözaltına alındı


48 ilde, 300'den fazla şüpheli gözaltına alındı



25/05/2010

Kendilerine polis, hakim, savcı ve asker olarak tanıtıp, çeşitli suçlamalar yönelttikleri aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu kişilerden kontör veya çekilişte kazandıkları hediyeleri almaları için para yatırmalarını isteyerek dolandırıcılık yapan şüphelilere yönelik 48 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 150'yi aşkın kişi gözaltına alındı.


*****************************

Rastgele cep telefon numaralarını arayan ve kendilerini polis olarak tanıtan bazı kişilerin, “Banka hesabınız terör örgütüne para göndermekte kullanıyor”, “Telefonunuzdan terör örgütü üyeleri aranmış. Hakkınızda işlem yapacağız” veya “Seda Sayın’ın programından arıyoruz, ödül kazandınız” diyerek, kandırarak dolandırdıkları yönünde şikayetler üzerine soruşturma başlatıldı.
Türkiye’nin farklı illerinden gelen şikayetler üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı'nın yönetiminde, Şanlıurfa merkezli olmak üzere Adana, Diyarbakır, İstanbul, Mersin, Gaziantep emniyet müdürlüklerinin de koordinasyonunda 7 ay süreli teknik takip başlatıldı. Teknik takibin ardından bu sabah harekete geçildi.

Şebeke üyelerinin anlaşmalı oldukları cep telefonu bayileriyle birlikte hareket ederek, kimlik fotokopilerriyle çok sayıda sim kartı aldıkları belirlendi. Farklı kişiler adına çıkarılan sim kartların büyük bölümünün şebeke elemanlarınca yurt dışından kaçak getirilen, Türkiye'de kullanılmayan cep telefonlarının IMEI numarası klonlanan telefonlara takıldığı tespit edildi. Şebekenin kendi içinde de, sim kart temin etme, kaçak cep telefonlarını kullanılır hale getirme, telefon ile dolandırıcılık, telefonlara yüklenen kontör ve paraları satma, yurt dışından kaçak cep telefonu getirme, kaçak telefonları piyasaya sürme gibi iş bölümü yaptıkları saptandı.
Şebeke üyelerinin Şanlıurfa'da kiraladıkları bir evi ofis gibi kullanıp, sabah geldikleri akşam saatlerine kadar rast gele numaraları çevirip, karşılarına çıkan kişilerden birkaç ay öncesine kadar kontör, sistemin değişmesi üzerine son dönemde ise cep telefonlarına para yüklenmesini istedikleri bildirildi. Rastgele çevirdikleri cep telefonu kullanıcısına kendilerini hakim, savcı, asker veya Emniyet amiri olarak tanıtan dolandırıcıların telefonu açan kişiye, bu numaradan vali, başsavcı, ağır ceza hakimi, albay, Emniyet müdürünün eşine taciz içerikli mesaj, pornografik fotoğraf içerikli mesaj veya PKK'lılar ile görüşülüp, terör örgütü propagandası yapılan mesaj yollandığını öne sürdükleri anlaşıldı. Dolandırıcılar, aradıkları kişinin paniğe kapılarak itiraz etmesi üzerine kartın kopyalandığını, bu kişilere ulaşılabilmesi için hatlarına para veya kontör gönderilmesini istediği belirlendi.

Şebeke üyelerinin bazı kişileri ararken, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklananlarla telefonda görüştüğünü söylerken, polis telsizi sesinin de kullanıldığı bu yolla kurban olarak aranan kişinin inandırıldığı, paniğe kapılan kişinin istenen miktardaki kontör veya parayı şebeke elemanlarına aktardığı bildirildi.
Dolandırılanların kendilerini arayan numarayı çevirdikleri zaman bu numaranın kullanılmadığını veya iptal edildiğini öğrenince olayın ortaya çıktığı açıklandı.
Şebekede yer alan diğer kişilerin bunun yanı sıra kurbanlarını televizyon programları veya herhangi bir kuruluştan hediye kazandıklarını söyleyerek, yasal işlemlerin tamamlanması için 2- 5 bin TL paranın verilen hesaba yatırılmasını istediği kaydedildi.
Şebekenin banka işlemlerini yakalanmamak için TC Kimlik Numarası ile para transferi yapan bankalar üzerinden, ölen insanların kimlikleri üzerinden yaptıkları ortaya çıktı. Hediye kazandığını söyledikleri kişilerin aktardıkları paraları ATM'lerden çeken şüphelilerin, bu yöntemle yakalanmamayı planladığı kaydedildi.

LÜKS OTOMOBİL VE EVLER ALINDI
Binlerce kişiden milyonlarca liralık dolandırıcılık yapan şebeke üyelerinin cep telefonlarına yüklenen kontör ve son dönemde paraları Şanlıurfa, Mersin, Adana ve İstanbul'da faaliyet gösteren telefon bayilerine piyasa değerinin 3'te 1'ine sattıkları, bu kişilerin de bunları düşük bedelle veya müşterilerine aktardıkları ortaya çıktı. Şebeke üyelerinin dolandırıcılıktan elde ettikleri yüklü paralarla lüks otomobiller, evler satın alıp, cep telefonu satışı yerleri açtıkları kaydedildi.
Şebekenin tüm sistemini deşifre eden ve elemanlarını belirleyen polis, bu sabah Şanlıurfa merkezli olarak 48 ilde belirlenen yüzlerce adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Baskınlarda şebeke elemanlarının ev ve işyerlerinde çok sayıda cep telefonu, sahte belgelerle farklı kişiler adına alınmış binlerce SIM kart, çok sayıda kart okuyucu cihaz, satışa hazır milyonlarca cep telefonuna yüklenen para, çok sayıda bilgisayar, silah ve SIM kart kopyalama cihazları ele geçirildi. Şanlıurfa ile Harran ve Akçakale ilçelerinde yapılan operasyonda 70 şüpheli gözaltına alınırken, diğer illerde gözaltına alınanlarla birlikte bu sayının 150’yi aştığı bildirildi. Gözaltına alınanlar Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilirken, diğer kentlerdeki şüphelilerin Şanlıurfa'ya gönderilmeye başlandığı öğrenildi. Öte yandan operasyonun sürdüğü ve gözaltı sayısının da artabileceği kaydedildi.Hasan KIRMIZITAŞ-Ömer PINAR-Murat KİBRİTOĞLU/ŞANLIURFA, ADANA, (DHA)

http://www.radikal.com.tr/