Server Tanilli'yi Tanıyalım Server Tanilli (Doğumu: 1931), Türk gazeteci , anayasa hukuku profesörü. 1980'den önce Türkiye'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ders veriyordu. 7 Nisan 1978 günü terör ortamında silahlı saldırıya uğrayıp, belden aşağısı tutmaz oldu. Fransa'ya gidip uzun yıllar Strazburg Üniversitesi'nde çalıştı. Şu anda Fransa'da yaşıyor ve Cumhuriyet Gazetesi'nde köşe yazıları yayımlanıyor. Diğer kitapları arasında şunlar sayılabilir: "Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?", "Yüzyılların Gerçeği ve Mirası" (6 cilt), "Candide ya da İyimserlik", "Yaratıcı Aklın Sentezi: Felsefeye Giriş", "Değişimin Diyalektiği ve Devrim", "Dünyayı Değiştiren On Yıl", "Fransız Devriminden Portreler", "Anayasalar ve Siyasal Belgeler", "Nasıl Bir Demokrasi İstiyoruz?". Bazı eserleridir. Server Tanilli aydınlığı Server Tanilli, aydınlanma savaşımımızın usanmaz öğreticisi, bilgesi; dilinin, yurdunun sevdalı bir canı. İnsanının, çağdaşlık arayışının zorlu kılavuzu; özgürlük kavgasında aklın ve sırtın dayanacağı bir güven ve bilgi anıtı; özgür düşüncenin yılmaz savunucusu. Özgürlük arayışının anıtlaşan bir öncüsü; yaşamıyla ve yapıtlarıyla "aydınlanma" deyince hemen akla gelen bir bilim adamı. Abecesinden başlayıp ayrıntılı tarihlere uzanan bir aydınlık ve uygarlık tarihçisi. Aydınlanma sevdasının usanmak bilmeyen bilim emekçisi...
"o sözler ki kalbimizin üstünde /
Kurşunların verdiği hasar, yıllar süren tıp uğraşılarından ve onun yaşamak ve dünyanın aydınlığına bir şeyler katmak çabalarından sonra, ancak tekerlekli sandalyeyle yaşamını sürdürecek kadar giderilebilir. Ama öldürülen dostlarının soluğunu da soluğuna katmışçasına o, tekerlekli sandalyede sürdürdüğü yaşamından aydınlıklar damıtmayı sürdürür. Bir "Anka Kuşu" olur; dost aydınlıkların küllerinden doğan... Strasbourg'ta Türk Etütleri Enstitüsü'nde on beş yıl akademik çalışmalar yapıp 1996'da emekli olan Tanilli, Türkiye'nin sorunlarının, Türkiye'de yaşananların tam yüreğinde duyumsar kendini; ülkemizde hangi sorun yaşansa o, konuşmalarıyla, yazılarıyla, tavırlarıyla, sonra da bir kitabıyla yücelir. Toplumumuzun yaşadığı sorunlara bilimin ışıldağını yöneltir; konuşur, yazar, toplantılar düzenler, mesajlar iletir, bildiriler sunar, aydın tavrının sık rastlanmayan bir örneği olur. Kitapları çoğalır ve olanca aydınlığıyla gülümser bize. İşte, onun 1962'de kitaplaşan ilk çalışması Anayasalar ve Siyasal Belgeler'den sonra damıttığı kitaplığından, çağrısını usanmadan sürdürdüğü yapıtlar: Türkiye'deki demokrasi kavgasının temel doğrularının altı bir kez daha çizer, sorunlarını irdeler. Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?'da, eğitimin anlamından başlayıp ülkemizdeki eğitimin her türlü sorununa ilişkin düşünceler içeren bir eğitim manifestosu olarak can alıcı ve temel bir sorunumuzu gündeme taşır. İslam Çağımıza Yanıt Verebilir mi? adlı çalışması, dinsel bağnazlığın iyice yoğunlaştığı ülkemizde aydın duyarlılığıyla laiklik ve din sorununu işleyen, yakın dönemin bu canalıcı sorununa dikkatleri çekmeyi, uyarma görevini başaran bir yapıttır. İnsanlığı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?'da küreselleşmenin dünyaya getirdiği sorunları tartışır Tanilli. Değişimin Diyalektiği ve Devrim'de Marksizm üzerine yeni düşünceler üretir... Öner YAĞCI
İslam Çağımıza Yanıt Verebilir mi? Server Tanilli Adam Yayınları; İslam Araştırmaları; İstanbul, 1998, 13 x 21.5 cm, 273 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9754185018 İnsanlığı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor Server Tanilli Alkım Yayınevi; Siyasal Bilimler; İstanbul, 2006, 14 x 20 cm, 475 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9759920743. Fransız Devrimin'den Portreler Server Tanilli Alkım Yayınevi; Avrupa Tarihi 1453-2007; İstanbul, 2007, 14 x 23 cm, 218 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148160 Strasbourg Yazıları Server Tanilli Adam Yayınları; Anılar ve Biyografiler; İstanbul, 2000, 15.5 x 23.5 cm., 487 sayfa, Türkçe, Karton kapak, ISBN 9754186332. Dünyayı Değiştiren 10 Yıl Server Tanilli Alkım Yayınevi; Avrupa Tarihi 1453-2007; İstanbul, 2007, 14 x 23 cm, 218 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148177. Küba Uzak Değil - Bizim Fidel'in Öyküsü Dursun Özden; Önsöz: Server Tanilli Belge Yayınları; Türkçe Roman ve Hikaye; İstanbul , 1998, 13.5 x 19.5 cm, Türkçe, ISBN 9753441843. Yüzyılların Gerçeği ve Mirası 2.Cilt Server Tanilli Alkım Yayınevi; Dünya Tarihi; İstanbul, 2007, 465 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148276. Yüzyılların Gerçeği ve Mirası 5.Cilt Server Tanilli Alkım Yayınevi; Avrupa Tarihi 1453-2007; İstanbul, 2007, 554 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148306. Anayasalar ve Siyasal Belgeler Server Tanilli Cem Yayınevi; Hukuk : Genel Hukuk; İstanbul , 1976, 15.5 x 23.5 cm., 669 sayfa, Türkçe, Karton kapak. Candide ya da İyimserlik Voltaire; Çeviren: Server Tanilli Alkım Yayınevi; Fransız Edebiyatı, Roman, Hikaye, Şiir, Denemeler; İstanbul, 2008, 238 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148334. Çağdaşımız Victor Hugo Bir Dahinin Portresi Server Tanilli Adam Yayınları; Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler; İstanbul, 2002, 14 x 20 cm, 300 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9754187207. Değişimin Diyalektiği ve Devrim Server Tanilli Alkım Yayınevi; Ekonomi ve Finans, Siyasal Bilimler; İstanbul, 2006, 14 x 23 cm, 268 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9759920840. Değişimin Diyalektiği ve Devrim: Marksizm Üstüne Yeni Düşünceler Server Tanilli Adam Yayınları; Türk Tarihi : Modern Türkiye 1981-2007; İstanbul, 2001, 13.5 x 19.5 cm., 290 sayfa, Türkçe, Karton kapak, ISBN 9754186642. 'Devlet ve Demokrasi Anayasa Hukukuna Giriş' Server Tanilli Çağdaş Yayınları; Hukuk : Genel Hukuk; İstanbul , 1996, 13.5 x 21.5 cm, 630 sayfa, Türkçe. Dünyayı Değiştiren 10 Yıl Server Tanilli Adam Yayınları; Başvuru Eserleri; İstanbul, 1999, 13 x 21.5 cm, 231 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9754185832. Dünyayı Değiştiren On Yıl Fransız Devrimi Üstüne (1789-1799) Server Tanilli Çağdaş Yayınları; İstanbul, 1996, 13.5 x 19.5 cm., 272 sayfa, Türkçe. 'Devlet ve Demokrasi Anayasa Hukukuna Giriş' Server Tanilli Adam Yayınları; Hukuk : Genel Hukuk; İstanbul, 2000, 15.5 x 23.5 cm., 653 sayfa, Türkçe, Karton kapak. Fransız Devriminden Portreler Server Tanilli Cem Yayınevi; İstanbul , 1993, 15.5 x 23.5 cm., Türkçe, Karton kapak, ISBN 9754064423. İnsanlığı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor? Server Tanilli Adam Yayınları; Başvuru Eserleri; İstanbul, 2000, 15.5 x 23.5 cm., 467 sayfa, Türkçe, Karton kapak, ISBN 9754186391. Nasıl Bir Demokrasi İstiyoruz? Server Tanilli Alkım Yayınevi; Siyasal Bilimler; İstanbul, 2007, 14 x 23 cm, 312 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148054. Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz? Server Tanilli Alkım Yayınevi; Eğitim : Genel; İstanbul, 2007, 13,5 x 21,5 cm, 251 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148061. Ne Olursa Olsun Savaşıyorlar Server Tanilli Alkım Yayınevi; Siyasal Bilimler; İstanbul, 2006, 13 x 21 cm, 256 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9759920905. Türkiye'de Aydınlanma Hareketi Server Tanilli Alkım Yayınevi; Ortak Çalışmalar: Armağanlar, Sempozyum, Konferanslar, Türk Tarihi : Modern Türkiye (Genel); İstanbul, 2006, 6. baskı, 14 x 20 cm, 224 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9759920859. Osmanlı İmparatorluğu Tarihi 1 Robert Mantran; Çeviren: Server Tanilli Alkım Yayınevi; Türk Tarihi : Osmanlı Tarihine ait Genel Kitaplar; İstanbul, 2007, 504 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148108. Osmanlı İmparatorluğu Tarihi. Osmanlı Devleti'nin Doğuşundan XVIII.Yüzyılın Sonuna 1. Cilt Robert Mantran, Server Tanilli Adam Yayınları; Türk Tarihi : Osmanlı Tarihine ait Genel Kitaplar; İstanbul, 15.5 x 23.5 cm., 517 sayfa, Türkçe, Karton kapak, ISBN 9754185638. Osmanlı İmparatorluğu Tarihi. Osmanlı Devleti'nin Doğuşundan XVIII.Yüzyılın Sonuna, XIX.Yüzyılın Başlarından Yıkılışa.1 - 2 Cilt Robert Mantran; Çeviren: Server Tanilli Adam Yayınları; Türk Tarihi : Osmanlı Tarihine ait Genel Kitaplar; İstanbul, 2000, 13.5 x 19.5 cm., Türkçe, Karton kapak. Türk Hukuk Bibliyografyası Rona Aybay, Server Tanilli İstanbul Üni. Edebiyat Fakültesi Yayınları; Bibliyografyalar; İstanbul, 1967, 16 x 24 cm., 112 sayfa, Türkçe, Karton kapak. Uygarlığın Seyir Defteri Uygarlık Tarihi: Başlangıçtan 20. Yüzyıla Çağlar Tuncay; Önsöz: Server Tanilli Arkadaş Yayınları; Ankara, 1996, 15.5 x 23.5 cm., 293 sayfa, Türkçe, Karton kapak. Voltaire ve Aydınlanma Server Tanilli Adam Yayınları; Başvuru Eserleri; İstanbul, 1999, 13 x 21.5 cm, 255 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9754185603. Yaratıcı Aklın Sentezi Felsefeye Giriş Server Tanilli Adam Yayınları; Felsefe Tarihi, Genel Çalışmalar, Başvuru Eserleri; İstanbul, 1999, 13 x 21.5 cm, 484 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9754184607. Yüzyılların Gerçeği ve Mirası 1.Cilt Server Tanilli Alkım Yayınevi; Bilim Tarihi, Dünya Tarihi; İstanbul, 2007, 534 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148269. Yüzyılların Gerçeği ve Mirası. Cilt 1. İlkçağ: Doğu, Yunan, Roma Server Tanilli Adam Yayınları; Başvuru Eserleri; Yüzyılların Gerçeği ve Mirası 3.Cilt Server Tanilli Alkım Yayınevi; Avrupa Tarihi 1453-2007; İstanbul, 2007, 540 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148283 Yüzyılların Gerçeği ve Mirası 4.Cilt Server Tanilli Alkım Yayınevi; Avrupa Tarihi 1453-2007; İstanbul, 2007, 514 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148290. Yüzyılların Gerçeği ve Mirası 6.Cilt Server Tanilli Alkım Yayınevi; Dünya Tarihi; İstanbul, 2007, 663 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, ISBN 9944148313. Yüzyılların Gerçeği ve Mirası İnsanlık Tarihine Giriş III XVI ve XVII. Yüzyıllar Server TanilliSay Yayınları; İstanbul , 1990, 15.5 x 23.5 cm., 622 sayfa, Türkçe, Karton kapak, ISBN 9754680299. EvcioğluHaber 24.10.2010 |
Fransız Devrimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransız Devrimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ekim 2010
Server Tanilli'yi Tanıyalım
Etiketler:
anayasa hukuku,
DEMOKRASİ,
devrim,
Diyalektik,
eğitim,
Felsefe,
Fidel,
Fransız Devrimi,
İslam,
Küba,
Server Tanilli,
Strasbourg,
Victor Hugo,
Voltaire,
Yüzyılların Gerçeği
19 Mart 2010
Yeniden sol mümkün mü?
Yeniden sol mümkün mü?
07/02/2010
Doğa-insan, cinsiyet, ırk, inanç, ulus, etnisite, sınıf eşitsizliklerinin aslında iç içe geçmiş ve birbirini besleyen eşitsizlikler olduğunu görmek gerek
FARUK ALPKAYA (Arşivi)
Sol, tarihsel yükünün altında eziliyor.
Yalnızca sol mu? Bugüne kadar dünyayı anlamak, yorumlamak ve değiştirmek için kullandığımız bütün kavramların içi boşaltılıyor ya da eskidi denerek bir kenara atılıyor. Kavramların tarihsel birer araç olduğu, bizlere belli olanaklar sunduğu ve engeller çıkardığı düşünülürse, onlardan bu kadar kolay vazgeçmemek gerekir. Tam aksine, kavramları gözden geçirerek tarihsel yükleriyle hesaplaşmak, onları yeniden dolaşıma sokup sokamayacağımızı araştırmak kaçınılmaz bir görevdir.
Eski sol
Fransız Devrimi, “eşitlik, özgürlük, kardeşlik” şiarıyla patladığında, bütün dünyadaki algılamayı kökten değiştiren bir süreci başlattı.
O andan itibaren, siyaset “eşitlik, özgürlük ve kardeşlik”in sınırlarını çizmek üzerinden yapılmaya başlandı. İlk ayrım, eski ayrıcalıklarını korumaya çalışan muhafazakârlar ile bu ayrıcalıkları tasfiye etmeye çalışan liberaller arasındaydı. Kısa bir süre sonra, liberallerin bu şiarı ulus-devletin sınırları içine hapsettikleri ve yalnızca mülk sahibi yurttaşlar için talep ettikleri ortaya çıktı. Muhafazakârlar, gönülsüzce de olsa, yasa karşısında eşitlik, girişim özgürlüğü ve ulus kardeşliğine indirgenen bu liberal programı kabul etmek zorunda kaldı. Liberal programın çizdiği sınırları yetersiz bulan radikaller ise “eşitlik, özgürlük ve kardeşlik”in çerçevesini genişletmek üzere harekete geçti: Devrimin sol ucu, “Eşitler Komplosu”nu hazırlayan Gracchus Babeuf’tü. Onu Saint-Simon, Robert Owen ve Charles Fourier izledi.
Radikal akımlar, 1789-1848 arasında sendikalizm, anarşizm, anarko-sendikalizm, Blanquizm gibi geniş bir yelpazeye yayıldı.
1848’de, Marx ve Engels bu akımların reformizmi ile radikalizmi arasında denge kuran aşamalı bir program önerdi: İşçi sınıfı önce ulusal bir sınıf olacak, sonra insanlığı kurtaracaktı.
Bu program 1875’te, Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’nin kurulmasıyla solun egemen akımı olduğunu tescil ettirdi. O noktadan itibaren sol, sosyalizme nasıl geçileceği tartışmaları ekseninde yeniden çeşitlendi.
Sanayileşmiş merkez ülkelerde kalabalık bir işçi sınıfı vardı. Bu sınıf, sendikalarda ve partilerde örgütlenmiş, genel ve eşit oy hakkının kazanılmasına paralel olarak siyasete ağırlığını koymaya başlamıştı. Dolayısıyla bu sınıfın partisinin sistem içinde kalarak devlet iktidarını ele geçirmesi ve reformlarla dünyayı dönüştürmesi olası görünüyordu. Sanayinin belli ölçülerde geliştiği ama geniş bir köylü nüfusunun olduğu yarı-çevre ülkelerde hem biçimsel demokrasi yoktu hem de işçi sınıfı nüfus içinde azınlıktaydı. Dolayısıyla, bu ülkelerde seçimle iktidarı ele geçirmek neredeyse imkansızdı. O halde, yapılması gereken işçi-köylü ittifakı oluşturmak ve parti önderliğinde bir devrimle iktidarı ele geçirmekti. Sanayinin neredeyse hiç olmadığı, çoğu sömürge ya da yarı-sömürge olan çevre ülkelerde ise öncelikli sorun bağımsızlığı kazanacak bir ulusal kurtuluş hareketi örgütlemekti.
1900’lerin başlarında sosyal demokrat, Leninist ve ulusal kurtuluşçu olarak üçe bölünen sol, temel tartışmayı iktidarı ele geçirme sorununa odaklarken, bu sorun dışındaki sorunları ikinci plana attı. İktidarı ele geçirmeden önce bu sorunları gündeme getirenleri bozguncu, hatta hain olarak damgalamaktan çekinmedi. 1945’ten itibaren, Immanuel Wallerstein’ın saptamasıyla, “eski sol”un üç türü de kendi ülkelerinde iktidarı ele geçirmeyi başardı, ancak dünyayı dönüştürme konusunda başarısız oldu. Taktik başarının yol açtığı stratejik başarısızlıklar, bu akımlara itibar kaybettirdi ve bu ortamda “yeni sol” doğdu.
Yeni sol
“Eski sol”un iktidarı ele geçirme konusunda başarılı, “eşitlik, özgürlük ve kardeşlik”i gerçekleştirme konusunda büyük ölçüde başarısız olması, o güne kadar üzeri örtülen, iktidarı ele geçirdikten/devrimden/bağımsızlıktan sonraya ertelenen sorunlara odaklanan çok sayıda hareketin ortaya çıkmasına yol açtı.
Cinsiyetler arası eşitliği savunan kadın hareketi, doğayla eşitliği savunan çevre hareketi, barış hareketi, etnik ve dinsel azınlık haklarını savunan hareketler, insan hakları hareketi, ırk, ulus, cinsel yönelim temelli özgürlük hareketleri 1968’den sonra, “hemen şimdi” talebiyle büyük bir patlama yaşadı, eski solun meşruiyetini sarsarak kendine alan açtı.
Eski solun devlet iktidarı odaklı, “eşitlik, özgürlük, kardeşlik” üçlüsünden yalnızca eşitliği temel alan, onu da iktisadi eşitliğe indirgeyerek sosyalist ya da halk cumhuriyetlerinin içine hapseden çizgisi 1991’de yıkıldı. Hemen ardından “eski sağ” da çöküş sürecine girdi. Ancak, klasik sağ-sol ayrımının ortadan kalkmaya başlaması, yeni sol hareketlerin başarılı olması sonucunu doğurmadı: Yeni sol, eski sola benzer kurumsal yapılar oluşturarak eleştirdiğine benzemeye başladı. Eski sol ise başarısız da olsa, yeni solun vurguladığı sorunları programına katmaya çalıştı. Siyaset sahnesi ise asıl olarak, klasik tanımlamayla sağ mı sol mu olduğu belirsiz, kültürel alanda muhafazakâr, siyasal alanda radikal, iktisadi alanda liberal bir çizgi izleyen yeni partiler ile geçmişteki çizgisi ne olursa olsun, değişime direnen, kültürel, siyasal ve iktisadi alanda savunmacı ve gittikçe küçülen partiler arasında paylaşıldı.
Yeniden sol
Baştaki soruya dönersek, solun yeniden canlanması mümkün mü? Bu sorunun yanıtı evet ise ne yapmak gerekir ya da özetlediğimiz tarihsel yükten nasıl kurtulabiliriz? Bu noktada, işe ahlaki bir tercihle başlamak kaçınılmaz: Her şeyden önce amaca ulaşmak için araçları meşrulaştırmaktan vazgeçmeli, araç ile amaç ilişkisini yeniden kurmalıyız. Bu temel tercihten sonra geçmişin ışığında yapmamız gerekenler belirginleşiyor: Geçmişte yöntem noktasında ayrışan ve örgüt bağnazlığına kapılan eski sol, demokratik meşruiyet zemininde yeniden biraraya gelmeli.
Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik kavramlarından birini diğerlerine yeğlemekten vazgeçmeliyiz. Bu kavramlar birbiriyle yarışan değil, birbirini tamamlayan kavramlardır, yeter ki iktisadi eşitliğe indirgenmiş bir eşitlik anlayışından kurtulabilelim.
Farklı düzeylerdeki eşitsizlikleri, yasakları ve düşmanlıkları birbirine öncelemeyelim. Yani, doğa-insan, cinsiyet, ırk, inanç, ulus, etnisite, sınıf eşitsizliklerinin aslında içiçe geçmiş ve birbirini besleyen eşitsizlikler olduğunu görelim. Bunlardan birinde eşitlik yönünde atılmış bir adımın diğerlerinin de önünü açacağını fark edelim. Kardeşliği eşitlik ve özgürlük temelinde kurmayı başarabilelim.
Çözümleri birbirine bağlayıp ertelemeyelim: Kadın-erkek eşitliğini, yaş kuşakları arasındaki eşitliği, etnik eşitliği, inanç grupları arasındaki eşitliği hemen şimdi kurmaya başlayabiliriz. Sınıfsal eşitsizliklerin varlığı bu konularda pozitif ayrımcılık yapmamıza, kotalar oluşturmamıza engel değildir. Tıpkı cinsiyetçiliğin, ırkçılığın ve ayrımcılığın her biçimine ve her düzeyde şimdiden yüksek sesle karşı çıkmamıza engel olmadığı gibi.
Gerçekçi olalım: İktidarı ele geçirince dünya yeni baştan kurulmayacak, ama dünyanın yeniden kurulması için elimizde iyi bir dayanak olacaktır.
Evet, yeniden sol mümkündür: Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik ülküsü insanları hâlâ çağırıyor.
FARUK ALPKAYA: Dr., AÜ. SBF* *
Etiketler:
anarşizm,
demokrat,
devrim,
Engels,
eşitlik,
eşitsizlik,
Fransız Devrimi,
iktidar,
İşçi Sınıfı,
Lenin,
Marx,
özgürlük,
sendikalizm,
SOL
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
