Hüseyin İnan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hüseyin İnan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2010

Ulucanlar Ceza ve Tutukevi; 12 Eylül Utanç Müzesi

Ulucanlar Ceza ve Tutukevi; 12 Eylül Utanç Müzesi ..

EvcioğluHaber- Bir kara tarih daha kapandı.. Ulucanlar Ceza ve Tutukevi "UTANÇ MÜZESİ" oldu..

Ulucanlar Cezaevi'nin deposunda saklanan darağacı; Kapatıldıktan sonra Altındağ Belediyesi tarafından müzeye dönüştürülen Ulucanlar (Ankara Merkez Kapalı) Cezaevi'nin deposundan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren, Necdet Adalı gibi isimlerin idamlarında kullanıldığı iddia edilen darağacı çıktı.
Hürriyet gazetesinin haberine göre;
Ulucanlar Cezaevi, 81 yıllık faaliyet süresi içinde İskilipli Atıf Hoca, Deniz Gezmiş, Necdet Adalı, Hüseyin İnan,Mustafa Pehlivanoğlu ve Erdal Eren'inde bulunduğu 19 kişinin idam edilmesiyle, işkencelerle hafızalardaki yerini aldı.
Altındağ Belediyesi, çoğu kişinin hatırlamak dahi istemediği bu mekanı, aslına uygun olarak dizayn ederek “hoparlörlerinden çığlık seslerinin” duyulduğu, koğuşlarda balmumundan mahkumların bulunduğu, o günlere yaşamak isteyenlere bir süre için de olsa “mahkumluğu yaşatacak” tecrit odalarının yer aldığı müzeye dönüştürdü.
Aslına uygun şekilde düzenlenen cezaevi koğuşlarına ve tecrit odalarına balmumundan yapılan 22 mahkum heykeli yerleştirilirken, müzenin koridorlardaki hoparlörlerinden tecrit odalarındaki işkenceleri yansıtan çığlık sesleri yankılanıyor.
Cezaevi avlusundaki mahkumların dilek ağacının dallarına ise bir dönem Ulucanlar'da tutuklu kalan Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran, Muhsin Yazıcıoğlu, Osman Bölükbaşı, Osman Yüksel Sedengeçti, Bülent Ecevit, Fakir Baykurt, Hüseyin Cahit Yalçın, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Ali Bülent Orkan, Mustafa Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan, Cevat Şakir Kabağaçlı, Yılmaz Güney, Necdet Adalı, Erdal Eren'e kadar bir çok ismin fotoğrafları asıldı.

Ziyaret edenleri özellikle idamların, işkencelerin yaşandığı dönemlere götüren türkülerin yankılandığı müzede, Muhsin Yazıcıoğlu'nun seccadesi ve süveteri, Hüseyin İnan'ın idamdan sonra üzerinden çıkarılan fanilası, Deniz Gezmiş'in sigarası, ders notları gibi kişisel eşyaları da sergileniyor.

Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulucanlar semtinde bulunan, “Cebeci Tevkifhanesi, Cebeci Umumi Hapishanesi, Cebeci Sivil Cezaevi, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi ve son olarak Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi” olarak adlandırılan cezaevi, kurulduğu 1925 yılından kapatıldığı 2006'ya kadar Türk demokrasi tarihine ve pek çok önemli döneme şahit oldu.

81 yıllık süreçte gazetecilerin, yazarların, politikacıların, aydınların yaşamlarına, hikayelerine, idamlarına, isyanlar ve isyanların bastırıldığı operasyonlara tanıklık eden Ulucanlar, Altındağ Belediyesi tarafından meşakkatli bir sürecin ardından”Ulucanlar Cezaevi Müzesi Kültür ve Sanat Merkezi” yapıldı.

Haber / Yorum
Darbeler..! Ülkemizin geri bırakılmasında en önemli neden.!
Ülkemiz, askeri darbelerle topluma giydirilen deli gömleği giymekten çok çekti.. Kesintiye uğratılan demokratik yaşam, toplumsal gelişmeyi engellediği gibi; eğitim bilimsellikten uzak tamamen zamanı geçmiş ezber bilgilere dayalı olmaktan, üniversiteler özgür lüklerini kayıp ettiler.. Yeni gelişmelere ayak uydurmak bir yana; bir daha hiç eskisi gibi dahi olmadı..

Aydınlar, yazarlar, öğretim üyeleri ve yetişmiş tüm beyinler içeri atılarak, ya işkencelerde veya sokak ortasında faili meçhul katliamlarda öldürüldü..
Darbeler ülkemizin kaderi olmaktan çıkamadığı gibi; aklına esen bu gidişatı beğenmiyorum deyip parlementer sistemi değiştirdi..
Anayasa ortadan kaldırmak suçtu..Özellikle Uluslararası Hukuka göre de suçtu.. Yaptıkları.. Ama; henüz yaptıklarının hesabını vermediler.. Darbeciler..!

60 İhtilali, 12 mart muhturası ve 12 Eylül cuntası gibi kendi insanını cendereye çeken zulüm eden, "asmayıp da besleyelim mi" diyen darbeci generallerin sadist duygularını tatmin ettiği akılalmız işkence ve tecavüzlerin yaşandığı günlerdi.. Ne adına yapıldı? Demokrasi getirmek için...! Demokrasiyi ortadan kaldırarak..! Bu gün ülkemiz gelişememişse? geri kalmış ise; bunun baş sorumluları, Darbecilerdir..
Tüm dünya darbecilerini yargıladı... Umuyorum ki; ülkemizde bunu başaracak ve çocuklarına yaşatılan insanlık dışı işkencelerin ve zulmün hesabını soracak..

Artık; cezaevleri inşa eden / yapan bir ülke değil; eğitim kurumları yapan ve bilim adamlarının yetiştiği ve aydın ve yazarlarına değer verilen, yaşanacak bir ülke olma yolunda atılan bir adım olması dileği ile...

Ulucanlar Cezaevi "Utanç Müzesi " oldu.. Umuyorum. darbecilerde kendilerinden utanır..

EvcioğluHaber-28.12.2010


5 Mayıs 2010

'Üç Fidan' anıtına saldırı

'Üç Fidan' anıtına saldırı

5 Mayıs 2010









Bursa'da, merkez Nilüfer Belediyesinin, 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın anısına yaptırdığı ve bugün açılması planlanan ''Üç Fidan'' anıtının kesici aletli ve boyalı saldırıya uğradığı bildirildi.

AA


Bursa- Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ''Üç Fidan'' anıtının bulunduğu Nilüfer Gençlik Parkı'nda yaptığı açıklamada, heykeltıraş Eşber Karayalçın tarafından ''barış sembolü çevresine yerleştirilmiş üç insan figürü'' şeklinde tasarlanarak yapılan anıta saldırıda bulunulduğunu söyledi.

Görgü tanıklarının anlattıklarına göre 20-25 yaşlarında 3-4 kişinin soyut heykellere, kesici alet ve boyalarla zarar verdiğini aktaran Bozbey, olayla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

Bozbey, boyaların temizlendiğini, kesici aletlerle oluşan hasarın ilerleyen günlerde onarılacağını belirterek, şöyle konuştu: ''Ülkenin birliğe, bütünlüğe ihtiyaç duyduğu ortamda, o dönemde emperyalizme karşı mücadele eden, ülkenin tam bağımsızlığı konusunda ödün vermeden idama giden bu insanların anısına dikilen anıtlara yapılan saldırıyı kınıyorum. Biz o insanların mücadelelerini şimdi daha iyi anlıyoruz. Çok da doğru buluyoruz. Bu gençler tam bağımsızlık uğruna bedel ödediler. Bunlar, o dönemin bağımsızlık liderleriydi. Yarın yapılacak açılış için en sağdan en sola, bu ülkede kendini demokrat hisseden, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyet'e, barışa sahip çıkan, barış özlemiyle geleceğe bakan, emperyalizme karşı duruşları net olan, ülkenin tam bağımsızlığına inançları olan insanları buraya bekliyorum.''

Türkiye'nin o yıllarda yaşadıklarını, verilen mücadeleleri bugünkü gençlere anlatmak istediklerini vurgulayan Bozbey, şöyle devam etti: ''Ülkenin tam bağımsızlığı konusunda tam mücadele etmişler. Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucularıydı. Emperyalizme karşı mücadele yürütenlerin önderleriydi. Atatürk'ün 1933 yılında söylediği 'Bursa Nutku' da hemen yanındaki parkta bulunuyor. Atatürk'ün tarif ettiği gençler bu gençlerdi. Bu yüzden nutuk ile gençleri burada buluşturduk.''

Bozbey, parkın, konuşlandırılacak kameralarla sürekli takip edileceğini, ''Üç Fidan'' anıtına zarar verilmesini önleyeceklerini sözlerine ekledi.,

ÇGD saldırıyı kınadı

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu, merkez Nilüfer Belediyesinin, 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın anısına yaptırdığı ''Üç Fidan'' anıtına yönelik kesici aletli ve boyalı saldırıyı kınadı.
ÇGD Bursa Şubesinden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin demokratik bir toplum olma yönünde sancılı bir dönemden geçtiği bugünlerde Bursa'nın çirkin bir saldırıya sahne olduğunu belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: ''Farklılıklarımızla birlikte yaşamayı ve demokrasiyi içine sindiremeyenler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anısına Nilüfer Belediyesi tarafından yaptırılan 'Üç Fidan' anıtına kabul edilemez bir saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırı, sadece anayasayı değiştirmeye çalışmak suçundan dönemin Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca ölüm cezasına çarptırılan ve bu cezaları 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı 'terörist' olarak kabul eden zihniyetin sokağa yansımasından başka bir şey değildir. ÇGD Bursa Şubesi olarak bu saldırıyı şiddetle kınıyor, duyarlılığımızı göstermek üzere tüm üyelerimizi anıtın açılış törenine katılmaya çağırıyoruz.''

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=137468

21 Nisan 2010

Elverdi'nin cenazesinde imam tepkisi

Elverdi'nin cenazesinde imam tepkisi

Gezmiş’in idam kararını veren Elverdi öldü

21/04/2010 09:40

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararını veren hakimin cenaze töreninde imam törene katılanlara 'merhumu nasıl bilirdiniz' sorusunu yöneltmedi

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarına karar veren Emekli Tuğgeneral Ali Elverdi dün kılınan cenaze namazıyla sessiz sedasız toprağa verildi.

İmamdan sessiz tepki

Az sayıda kişinin katıldığı cenaze namazı yoğun güvenlik önlemleri altında kılındı. Vermiş olduğu kararla Türk siyasi tarihine geçen Elverdi'nin cenaze töreni de ilginç bir olaya sahne oldu.
Cenaze namazını kıldıran imam, namaz sonrasında 3 defa istenen helallik hakkını 1 defa isteyerek herkesi şaşırttı. Bununla da yetinmeyen imam törene katılanlara 'merhumu nasıl bilirdiniz' sorusunu yöneltmedi.

Ensonhaber.com