irtica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
irtica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2010

Bir ihtilal daha var!

Nazım ALPMAN
Bir ihtilal daha var!
21 Ocak 2010 Perşembe

Milliyet gazetesinin efsane imzalarından olan Örsan Öymen, 1987 yılında yayınladığı "Bir İhtilal Daha Var" adlı kitabında, 1908"den 1980"e kadar askeri darbeleri ve Enver Paşa"dan Evren Paşa"ya uzanan darbeci generalleri anlatıyordu.

Eski başbakan Bülent Ecevit 'başyapıt' dediği kitap için şunları dile getiriyordu:

Kimi asker ve sivillerimizin şifa bulmaz ihtilalcılığı ancak böylesi bir güldürü yaklaşımıyla bekli bir ölçüde tedavi yoluna girebilir.

Yaşayarak görüyoruz ki, özellikle askerlerimizdeki "ihtilalcılık hastalığı" bir türlü şifa bulmuyor.

Rahmetli Örsan"ın 1980"de nokta koyup kapağını kapattığı "darbeler dönemi", ironik başlığına nazire yaparcasına devam ediyor.

Taraf gazetesinin dün ve bugün birinci sayfadan duyurduğu "Balyoz Harekâtı" nefesi ensemizde duran sıcak bir askeri darbenin çılgın planlarını ortaya koyuyor.

İRTİCA GELİYOR DEDİRTİLECEK

2003 tarihli çalışmanın önderi 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan, Taraf gazetesinde yazılanları reddetmiyor, bazı bölümlerine itiraz ediyor o kadar.

Paşa'nın artık o kadarını da yapmayız dediği uygulamaların içinde, Cuma namazında camilere bomba koymak ve bir Türk jetinin kendileri tarafından vurulması yer alıyor.

Onun dışındakilerin bir "harp oyunu planı" olduğunu bunun da kendi görevleri esnasında her zaman yapılabildiğini kabul ediyor. Bir çeşit senaryo! Mesela denilerek düşünülen şeyler ve ona karşı yapılması planlanan çalışmalar.

Mesela ne?

Taraf"ın haberine göre toplamı 5 bin sayfa tutan çalışmanın aşamaları bulunuyor. Hazırlık aşamasında toplumsal kaos yaratılarak, olağanüstü hal ilanı ve sıkıyönetime geçiş temin edilecek.

Bunun için camiler bombalanacak, tepki oluşturulacak bu tepkiler örgütlenip, belli hedeflere yöneltilecek.

Nereye?

Havacılık müzesine Sakallı, cüppeli ve çarşaflı kitle Yeşilköy"deki Havacılık Müzesini basıp orada sergilenen uçakları tahrip edecekler.

Halka irticai faaliyetlerin geldiği boyutlar karşısında "artık yeter" dedirtilecek.

Hava kuvvetlerinin jetleri Fatih semti üzerinde alçak uçuş yapacaklar.

APTALCA AMA UYGULANABİLİR

Uçakların işlevi bununla kalmıyor. TBMM sıkıyönetim kararı almak için toplandığında yine Meclis binası üzerinden alçak uçuşlar yapılacak, baskı yaratılacak.

Bunlar bir harp oyunu çalışması,

Mesela denilerek düşünceler üretiliyor.

Peki, inanalım.! Ama daha 10 yıl önce sayıları yüz kişiye bile ulaşmayan bir grup sakallı, cüppeli, ellerinde asaları olan kişiler (Aczmendiler) Ankara"ya sık sık ziyaretler yapıp şöyle dedirtmediler mi?

-Aaaaa irtica geliyor, hatta gelmiş bile.

Sonra "kahraman" Çevik Bir ve arkadaşları ülkeyi bir kez daha kurtarmadılar mı?

Akın Birdal ölümün eşiğinden dönmedi mi?

Refahyol Hükümeti indirilmedi mi?

O zaman bu yeni senaryolara niye inanmayalım ki?

Evet, aptalca gibi gözüküyor. Ama uygulanması imkânsız değildir.

Basit bir eksiği var:

Arkasında ABD desteği eksik!

Eğer o da temin edilseymiş, nur topu gibi bir 12 Eylül"ümüz daha olacakmış.

Bu sefer Şili Darbesiyle yarışan sahneler de eklenmiş senaryoya. 200 bin kişi tutuklanacakmış. Bunları kapatacak hapishane bulunamayacağından Fenerbahçe Stadyumu, Burhan Felek Salonu ve Netaş Fabrikası darbe hapishaneleri haline getirilecekmiş.

Rahmetli Örsan Öymen"in kitabı onun hayatına mal olmuştu. Yayınlandığı yıl kalp krizinden öldü. Bu ülkede darbelere dayanmak kolay değil. Ecevit"in dediği gibi bu bir hastalık hali. Yakın gelecekte de geçecek gibi görünmüyor.
O yüzden Örsan"ı saygı ile anarak, mizahi kehanetine şapka çıkartalım:

-Bir ihtilâl daha var!

http://www.internethaber.com

17 Ocak 2010

Alevi öğrenciye yumruk attı

Alevi Öğrenciye Yumruk Attı

Alevi öğrenciye yumruk attı


Tırnağı ojeli öğrenciyi 'Sen namaz kılmıyor musun" diyen öğretmen yumruk attı

16 Ocak 2010 14:47

Sivas'ta tarih öğretmeni Orhan Paşazade'nin, tırnağında parlatıcı gördüğü öğrencisini "Sen namaz kılmıyor musun? Abdestin geçerli olmaz" diyerek yumrukladığı öne sürüldü. Olayla ilgili soruşturma açıldı.


Radikal Gazetesi'nden Behzat Miser'in haberine göre; Sivas Atatürk Lisesi'nde tarih öğretmeni olan Orhan Paşazade, önceki gün 9. sınıflara ders vermek için girdi.


Başının ağrıdığını, ders işlemek istemediğini söyleyen Paşazade, Eda K.'nın yanından geçerken birden durarak, "Sen namaz kılmıyor musun?" diye sordu.


Öğretmen, öğrencinin tırnaklarındaki parlatıcıyı göstererek, "Bunlarla aldığın abdest de kabul edilmez. Zaten sen abdest de almazsın" dedi.


Bunun üzerine öğrenci, "Öğretmenim, ben daha küçüğüm, namaz kılmayı da, abdest almayı da bilmiyorum" dedi. "Alevi misin?" diye soran öğretmen, "Evet" yanıtı alınca sınıftan çıkıp gitti. Eda K., olayın devamını şöyle anlattı:


"Bir arkadaşımla birlikte tuvalete gittim. Tuvaletin kapısından çıkınca öğretmenimizi gördüm. Bana, 'Burada ne arıyorsunuz?' diye bağırdı ve birden yumruk attı. Burnumdan kan gelmeye başlayınca eve gittim."


Eda K.'nın babaannesi Kibar K., hemen öğrenciyi doktora götürerek rapor aldıklarını anlatarak, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de şikâyet dilekçesi verdiklerini söyledi. Okul Müdürü Fatih Sancılı ise sorularını yanıtlamak istemediğini belirterek, "Okulda müfettişler var. İdari soruşturma başladı" dedi.


'Müfettişler soruşturuyor'


Sivas İl Mİlli Eğitim Müdürü Murat Taner de olayı doğrulayarak, şunları söyledi:


"Konu soruştuluyor. Bize dün dilekçe verdiler. Müfettişler şu an okulda tarafları dinliyorlar. Onların hazırlayacağı rapora göre size bir şey söyleyebilirim. Arkadaşlarımızın hazırlayacağı rapora göre, yasa ve yönetmeliklerde belirtilen cezalar verilecektir. Hiçbir gerekçe vurmayı haklı göstermez."


Alevi örgütleri de olaya tepki gösterdi:


Pir Sultan Abdal Vakfı Başkanı Murtaza Demir: Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya soruyoruz; devri iktidarınızda okullarda Kuran kursu müfredatı uygulanıyor da biz mi bilmiyoruz? Değilse, ikide bir tezahür eden bu irtica vakaları ve misyonerlik faaliyetleri ne anlama geliyor?


Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız: Gün geçmiyor ki; ülkemizin bir köşesinden Aleviler'e ve öbür ötekileştirilmişlere yönelmiş bir linç, sürgün, hakaret, aşağılama, darp haberleri gelmesin.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez: Hükümete, devletin tüm ilgililerine, ayrımcılığa, hak ihlallerine son vermeleri çağrısı yapıyoruz.