EvcioğluHaber- Son yıllarda ülkemizde yaşayan herkesin yaşamını yakından ilgilendiren "HES" projeleri ile 'Fırtına derelerinden, Dersim suyuna kadar bir çok yerin üzerine kurulmak istenen barajlar la birlikte hidroelektrik santralleri ile biyolojik yaşam yok edilirken.... Altın kazıcıların; Bergama'dan, Kazdağları'na (İDA) kadar uzanan, tarih ve doğa katliamının yaşandığı , aynı zamanda yok olan çevre ile geçmiş ve geleceğide yok eden bu kar hırsı; 'Kapitalist sistemin, paraya çevirmediği hiç bir şeye yaşama şansı tanımadığı' günümüz koşullarında hala doğa ve tarih sevdalıları güzel insanlar yaşamaktadır.. Kazdağı Efsanesini anlatan yazıyı kaleme alan; Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı (Arkeolog) Sn; Prof. Dr. CEVAT BAŞARAN bakın (İDA) Kazdağları ile ilgili ne söylemiş.. YAŞAYAN EFSANE İDA (KAZDAĞI)
| ||||
Küresel ısınma HES`leri vurdu
(Haber Merkezi)- Rize’nin yaklaşık son iki aydır tam gün yağış almaması dereleri kuruma noktasına getirdi. Rize’nin Güneysu İlçesi Gürgen Köyü’nde üzerinde üç HES projesi bulunan Gürgen Deresi kuruma noktasına geldi. Mevsim şartlarındaki anormallik deredeki su seviyesini onda bir oranında düşürdü. Dere üzerinde yapımı tamamlanıp üretim aşamasına gelen Asa Enerji’ye ait Kale HES, derede yeterli bulunmadığı için üretime geçemiyor. Dere suyu 9.9 MGW gücündeki santralin üç türbininden sadece bir tanesinin enerji üretmesine elveriyor. Öte yandan, Gürgen Deresi üzerinde Baro Enerji firması tarafından yapımı planlanan 9 MGW kurulu güce sahip Arıcık HES projesi için Güneysu Çevre Derneği’nin açmış olduğu yürütmeyi durdurma ve Çevre Etkileşim Değerlendirme (ÇED) iptali için açılan dava kapsamında bilirkişi heyeti bölgede inceleme yaptı. Konuyla ilgili açıklama yapan Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan, firmaların asıl amaçlarının enerji üretimi olmadığını belirterek, “Bilirkişi heyetinin yanı sıra burada olup biten gözle görülüyor. Taşkın ve coşkun suları ile bilinen Gürgen Deresi’nin susuz kaldığını görüyoruz. Regülatörün ötesinde ise su oranı yüzde 10’a düşmüştür. Bu oran bu derede görülebilecek en düşük seviyedir. Buda şunu gösteriyor. Burada yapılan projeler rantabl olarak çalışmayacak. Belki de hiçbir şekilde enerji üretimine geçemeyecekler. Buna baktığımızda bu projelerin ardında başka hedefler olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Gürgenli 68 yaşında ki Kasım Reyhan ise yaptığı açıklamada, Gürgen Deresini ilk kez bu kadar susuz gördüğünü belirterek, “Dereyi borularla yolun altına aldılar. Eskiden bu dereden yaya olarak karşıya geçmek mümkün değildi. Şimdi su kayaların arasında kayboluyor” dedi. Gazetevice.net
| |||||
HES’ler Germeye Devam Ediyor… HES Firması’nın SİT Kapsamından Çıkarılması İçin Başvurduğu Arılı Vadisi’ndeki İnceleme Sırasında, Firma Temsilcileri Köylülere Sataşınca Gergin Anlar Yaşandı (Haber Merkezi)- Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesindeki vadi ve dereleri sarmal altına alan HES projelerinin yarattığı gerginlik, verilen hukuk ve demokratik mücadelelere karşın yapımcı firmaların çeşitli girişimleriyle daha da artıyor. Bölgedeki en güçlü mücadelenin verildiği Rize’nin Fındıklı ilçesinde bugüne kadar HES yapımcı firmalarına tek bir kazma dahi vurdurulmadı. SİT kararları nedeniyle bölgede çalışma yapamayan HES yapımsı firmaları ise bölgedeki SİT kararlarının kaldırılması için mahkemeye başvurdu. Enerji şirketlerince, Fındıklı’nın Arılı Vadisi'nin ‘SİT Alanı’ olmaktan çıkartılması amacıyla açılan dava kapsamında, mahkeme ve bilirkişi heyeti önceki gün jandarmanın aldığı geniş güvenlik önlemleri ile bölgede inceleme yapmak istedi. Bölgedeki köylüler ve yaşayan insanlardan habersiz olarak bölgeye gelen keşif heyeti, olayı haber alan Fındıklılı köylüler ve yurttaşlar tarafından yolları kesilerek protesto edildi. Köylülerin protestoları sırasında HES yapımcı firmasının temsilcileri, köylülere sataşarak tepki gösterdi. Protesto sırasında aracını köylülerin üzerine sürdüğü ve hakaret ettiği ileri sürülen bir kişi, köylülerin attığı taşlar nedeniyle başından yaralanırken, söz konusu aracın da camları kırıldı. Rize’nin Fındıklı ilçesinde HES’lere karşı sürdürülen mücadeleler sırasında özellikle de Arılı ve Çağlayan Vadileri etrafındaki köy muhtarları ile köylüler, Fındıklı Derelerini Koruma Platformu öncülüğünde, her iki Vadinin de Doğal SİT Alanı olarak tescil edilmesi için Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvuruda bulundu. Kurul ilk önce Çağlayan Vadisi’ni Doğal SİT Alanı olarak ilan ederken; yaklaşık 6 ay önce de Arılı Vadisi’ni ‘1. Derece Doğal SİT Alanı’ olarak tescil etti. Bu kararların ardından Fındıklı’nın Arılı ve Çağlayan Vadilerindeki HES projeleri iptal edilmesi gerekirken; Arılı Vadisinde hidroelektrik santrali (HES) yapmak isteyen şirketler, SİT kararının kaldırılması için Rize İdare Mahkemesine dava açtı. Dava kapsamında Arılı Vadisi’nde mahkeme ve bilirkişi heyetleri tarafından önceki gün yapılmak istenen keşif incelemesinde HES firmalarının temsilcileri de hazır bulunurken; köylülerin tepkisiyle karşılaşıldı. Keşif sırasında, keşfin yapılacağı haberini alan ve köylerinden, yaylalarından inerek heyetin etrafında toplanan vatandaşlar, şirket yetkililerine tepki gösterdi. Jandarmanın geniş güvenlik önlemlerine karşın, firma temsilcilerinin köylülere hakaret etmesi ve araçlarını köylülerin üzerine sürme girişimlerinden sonra çıkan arbedede, bazı köylülerin attığı taşlar nedeniyle bir firma temsilcisinin başı yarıldı ve aracının camı kırıldı. Jandarma ekiplerinin güçlükle yatıştırdığı arbede sonrası bilirkişi heyeti vadiden ayrıldı. Bilirkişi heyetinin yaptığı keşfin vatandaşlardan saklanmaya çalışıldığını savunan Gürkan, “Hiç bir şekilde hiçbir kimseye haber dahi verilmedi. Önce başka bir bölgede olacakları duyumunu aldık. Ancak bu bölgede keşif yapıldığını duyan duyarlı vatandaşlarımız, köylülerimiz bölgeye akın etti. Bölge insanları olarak vadilerimize HES yaptırmamakta kararlıyız. Bu mücadelemizden sonra, hukuka, yasalara ve yargı kararları ile halkın isteklerine karşı yapılacak olan her türlü girişimin sonucunda çıkacak olan bütün olaylardan yetkilileri sorumlu tutacağımızın bilinmesi gerekiyor” diye konuştu.
EvcioğluHaber- Fındıklı'da Hidro Elektrik Santrallerinin (HES) bölgelerinde kurulmasını istemeyen ve derelerinin kurutulmasına razı olmayacaklarını bildiren çevre köylüler ve Derelerin Kardeşliği Platformu üyelerinden oluşan protestocu grup, bölgeye gelen bilirkişi heyetinin önünü kestiği ve kendilerinden habersiz keşif yapılmasını istemediklerini bildirdiler.. FINDIKLI'DA SATILIK SU YOK.!..
Gazetevice.net de yayınlanan habere göre olay şöyle gelişti:
İlçenin HES yapılması planlanan ve dünyada koruma öncelikli 200 ekolojik bölgesi arasında yer alan Arılı ve Çağlayan Vadileri, köylülerin ortak başvurusu üzerine SİT alanı ilan edildi.Olay sonrası bir açıklama yapan Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Gürkan, sadece Arılı Vadisi'nde 13 HES projesi bulunduğunu ifade ederek, “Fındıklı’nın koruma öncelikli 2 vadisi üzerinde toplam 22 HES projesinden söz ediliyor. Vadilerimizin doğal kalması için yürüttüğümüz hukuk mücadelesi sonucunda Arılı Vadisi, Doğal SİT Alanı ilan edildi. Ancak enerji şirketleri bunu kabullenmek istemiyor. Halka rağmen projelerini hayata geçirmek istiyor” dedi.
http://www.gazetevice.net/Haber/6035.html
- Ömer ŞAN on Aralık 08,2010 EvcioğluHaber- Gazetevice'nin Ömer ŞAN'ı "Suyuna, toprağına, yaşam alanlarına, tarihine, kültürüne, sosyal değerlerine sahip çıkan bu insanlar ne kadar ‘vatan sevmez’di ki? Kazım Amca’nın, Seniye Teyzenin, Seher Hala’nın, Vatandaş Mustafa’nın derdi tasası neydi? Neydi bizim bu yüreğimizin sancısı? Köylerimizde, evlerimizde, bahçelerimizde, yaylalarımızda…" diyor köşesinde. Bir WikiLeaks’dır tutturmuş gidiyoruz. Sanki yeniden keşifler yapıyor, sayfalarca döşemeler, iddialar, gerçeklik tartışmaları, ‘kahpelik’ söylemleri, restleşmeler ucubenden almış gidiyor kamuoyumuzu. Birileri cakasını satıyor, belgelerde adı geçiyor diye, birileri çıkıp özür diliyor, asıl sorumlular ise ahkâm-ı efkâr kesiyor… Bizler, Anadolu insanları, toprağımıza ‘Ana’ deriz! Ana’yı da kutsal bir mabet gibi başucumuza, yüreğimize koyarız. Onurudur insanımızın toprak gibi, su gibi… Ne kelle hesabı yapar, ne de yan gelip yatar! BOP’una, topuna AT’ına AB’sine, yatına katına, emperyalist hesaplarına, kılına goncasına dokunduruverir; medeniyetler arasına diyalog eker, tarlasında ekin biçer, çay, fındık toplar, gecesini gündüzüne harmanlar Anadolu insanı! Fazla söze hacet yok! Zaten şimdilerde ileriye giden demokrasimiz, inceden işliyor! Öyle ki neredeyse 30 yıl öncesinin 12 Eylül’ünü aratmıyor ilerledikçe… Hele ki şu ‘8 hesap’ iddialarından sonra ‘Silivri tehdidi’ boy pos ölçüsü verecek cinstendi! Ama asıl bizim anlamadığımız, bu belgeleri sızdırıp yayanlar değil de, bunlara dikkat çekip açıklama bekleyenlere yüklenilmesi idi. Biz gene de anlayamadıklarımızla kalalım bari. Yani bir şeyleri anlamak için ille de bu WikiLeaks mı lazımdı! Yıllardır yazıp, çizip, konuşup duruyor eli kalem tutanlar, dili dönenler… Ne oldu? Aman gemicikmiş! Yok, Aliymiş Diboymuş, Dişliymiş, Çarkmış, Çalıkmış, Fenermiş, Denizmiş!.. Yemişler… İçmişler… Külliyen Yalan!.. Nafile… Hani eskilerimizin eskilerden kalan bir sözü var ya… Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!.. Bakın mesela, hafta sonu Rize’de bir toplantı vardı! Kimseye davetiye gönderilmedi, kimse özel veya şahsi olarak çağrılmadı. Derelerin Kardeşliği Platformu’nun çağrısı ile bölgemizdeki Kardeş Dereler Buluştu! Amasya, Tokat, Sinop, Samsun’dan kalkıp geldiler. Giresun, Ordu, Gümüşhane, Trabzon, Erzurum ve Artvin’den… Doğu Karadeniz’in vadilerinde, köylerinde, derelerinde yaşam mücadelesi verenler, yaşamı savunanlar HES’lere karşı çıkanlar Rize’de buluştu! Neydi o yüzlerce insanı Rize’ye akıtan? Dertleri neydi? Nerden nemalanmak, hangi lobilerle, rant paylaşım hesaplarıyla, hangi dış mihrakların baskısıyla geldiler? Çıkıp feryatlarını dillendirdiler? Suyuna, toprağına, yaşam alanlarına, tarihine, kültürüne, sosyal değerlerine sahip çıkan bu insanlar ne kadar ‘vatan sevmez’di ki? Kazım Amca’nın, Seniye Teyzenin, Seher Hala’nın, Vatandaş Mustafa’nın derdi tasası neydi? Neydi bizim bu yüreğimizin sancısı? Köylerimizde, evlerimizde, bahçelerimizde, yaylalarımızda… Biz miydik o bizi suçladıkları nitelemeler, onlar mıydı? Kem söz sahibinin miydi? Laf üstüne laf konursa ne kadar konabilir? Ne kadar WikiLeaks belgesi gerekir? Hele Ankara’daki gelişmelerden haberiniz olsa. TBMM’de CHP’nin araştırma önergesi görüşüldü geçen hafta sonu. Tartışmalar diz boyu, ilgili ilgisiz, bilgili bilgisiz… Hele yalanlar, yalancılıklar havalarda uçuştu. Önerge reddedildi, reddedilmesine de! Asıl mesele konuşulanlardaydı. Detaya girmeye gerek yok! Aradan bir hafta geçti, ne ses çıktı ne seda! Rize’nin o her şeyi çok bilen, hemen her taşın altından, özellikle de granit taşlarının, maden ocaklarının, çayın her devresinden çıkan milletvekili var ya! Bilirsiniz hünerlerini. Çevrecilerin atık çöpleriyle, lağım sularıyla vesaireleriyle uğraşır, laf yada argo deyimle lok(!) atar… Bu kez de Rizeli gazetecileri ‘yalancı’ çıkarmış! HES’lere karşı çıkanları eleştirmek için Rizeli gazetecileri dolamış diline! Derelerin suyu kurudu diyen gazetecilerle kafasına göre kafa bulmuş! Kazınmış ya! Hani kendi anlattıklarını yazıp, gazetelerine, sayfalarına, sitelerine taşıyan gazeteciler, beyanat, röportaj verdiği, basın açıklaması yaptığı Rizeli gazetecileri TBMM kürsüsünden ‘yalancılıkla’ itham etmiş! Direk dememişse de, pişkinlikle demiş! Kendilerininkini saymadan… Ama bizim sevgili dostlarımızdan, meslektaşlarımızdan ses yok! İsteyen dostlara verebiliriz görüntülerini, elimizde! Şimdi ne dersiniz? SİT’imizin WikiLeaksları… Acaba ne zaman çıkar ortaya! Merak mı edelim… Görmek, duymak, yaşamak yeter mi? Anlamadan hele ki! Tabiatı bozuk, ‘Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı’na karşı bir mücadele oluşmaya başladı. Bu yasa tasarısı acaba SİT’lerimizi kaldırmayı planlarken; asıl hedef HES’ler mi yoksa başı kellerin de madendi, taşocağıydı, falandı filandı işleriyle de bir bağlantısı var mı? Yer mi Ali Dayı… Nafile WikiLeaks… HES’tir, mestir ama asıl mesele SİT’tir… Yüreğiniz sevgiyle kalsın… Nafile WikiLeaks!...... .
Bu doğa aşığı insan bakın ne demiş gazetedeki köşesinde, Nafile WikiLeaks!..başlıklı yazısında;
EvcioğluHaber-12.12.2010
Karadeniz Yaşam Yolculuğu Başlıyor… Karadeniz'de yapılması düşünülen, yaşamı yok edecek hidroelektrik santrallere (HES), nükleer santrallere ve termik santrallere karşı Karadeniz İsyandadır Platformu (KİP), kapsamında biraraya gelen yaşam savunucuları, İstanbul'dan Karadeniz'e HES direnişi yapan köylüleri desteklemeye gidiyor. 10 Temmuzda 20 kişilik bir grupla yola çıkacak olan grup 11 Temmuz'da Kazım Koyuncu'nun memleketi Hopa'dan başlatılacak olan yolculuk boyuncu HES yapılacak olan noktalarda basın açıklamaları ve halkı bilgilendirme toplantıları düzenlenecek. Sinop’ta yapılması planlanan Nükleer santral ve Amasra’da planlanan Termik Santral direnişçileri ile de bölgelerinde bir araya gelecek olan KİP aktivistleri yaşam alanlarına yönelik saldırılara tepki göstermeyi hedefliyor. Yollara Çıktık Geliyoruz!... Karadeniz’den yükselen isyan seslerini duymazdan gelemezdik. Fındıklı’da vadileri başında nöbet tutan köylüleri, Senoz’da taş atan kadınları, sarı yazmalarıyla eylem alanlarını şenlik eyleyen Loçluları, termik santral istemeyen Bartınlıları, bir Çernobil daha olmasın diyen Sinopluları bilmezden gelemezdik. Karadeniz, sahil yolu ile denizinden koparıldı, Çernobil ile ölüme terk edildi. Şimdi ise HES projeleri ile dereleri şirketlere satılmak, nükleer santral projesi ile Karadeniz atık çöplüğüne döndürülmek isteniyor. Tüm bunların bilincinde sırt çantalarımızı, kara-mavi bayraklarımızı, yolluklarımızı hazırladık Karadeniz’e, direnen köylülerin yanına geliyoruz. Bu toprakların tek yağmur ormanları, dereleri ve kültürleri için herkesin söyleyecek bir sözü var, biliyoruz. Dünyanın her yerinden yaşama sahip çıkan insanlar bir araya geliyoruz. Çay makasının sesine, 11 Temmuz 2010 tarihinde HOPA’da başlayarak yaklaşık 2 hafta sürecek Karadeniz Yaşam Yolculuğu’na çıkıyoruz, yaşama sahip çıkan tüm dostlarımızla görüşmek dileğiyle… Karadeniz İsyandadır Platformu http://www.facebook.com/pages/Karadeniz-isyandadir/211851863121 http://www.facebook.com/group.php?gid=213273236147&ref=ts http://www.karadenizisyandadir.org İrtibat: Hatice Hacısalihoğlu : 0543 634 94 49 Eren Dağıstanlı : 0537 246 86 61 İsmail Akyıldız : 0535 931 49 99 Deniz Şener : 0545 502 45 43 GÜZELLİKTEN … Bir serçenin yüzü kadar güzeliz çünkü öylesine saf öylesine temiz bir vicdanla yola çıktık ve kanatlarımızı yeterince denedik artık, UÇMA VAKTİ GELDİ … Önce Karadeniz üzerinde uçacağız, sonra uçabildiğimiz her yere Ve gittiğimiz her yere götüreceğiz isyanımızı ve coşkumuzu Evet, yollara düştük GELİYORUZ ! Gün Saat Bölge Etkinlik 11.07.2010 17:00 Gece Hopa Buluşma 12 12:30 13:00 16.00 Cumhuriyet Meydanı Hopa (Beledi Baş Ziyaret) BASIN AÇIKLAMASI Çoruh Havzası gezisi 13 11:00 12:00 Gece Artvin Merkez Artvin (Belediye Başk ziyaret) Yusufeli (Kılıçkaya Bel.Baş.ziyt Yusufeli kamp alanı BASIN AÇIKLAMASI Çoruh Havzası gezisi Konaklama 14 Tüm gün 11.00 Gece İspir HES inşaat alanları inceleme BASIN AÇIKLAMASI Konaklama 15 Tüm gün İkizdere HES inşaat alanları inceleme Konaklama 16 11:00 Gece Rize – Hemşin Çamlıtepe köyü Rize - Pazar BASIN AÇIKLAMASI Bilgilendirme toplantısı Konaklama 17 Gün Boyu KİP etkinliği, HES karşıtı konser ( MARSİS) 18 Gün boyu 11.00 Gece Rize Senoz Senoz Kaptanpaşa Köyü Senoz Çataldere köyü Çemeroç BASIN AÇIKLAMASI HES inşaat alanları inceleme Konaklama 19 11:00 Rize Güneysu -Güngendere BASIN AÇIKLAMASI Gezi İnceleme Konaklama 20 Günboyu Trabzon - Uzungöl Trabzon – Solaklı Gezi İnceleme Konaklama 21 12.00 Trabzon – Köprübaşı Sinop yolculuğu EYLEM (belediye önü) 22 Günboyu Sinop Gerze Termik ve nükleer santral ile ilgili etkinlik 23 Günbüyo Cide – Loç Dayanışma Konaklama 24 Gün boyu Amasra Termik Santral Dayanışması Yolculuk 25 İstanbula varış Karadeniz Yaşam Yolculuğu güncel programı ve gelişmeler için: http://www.facebook.com/pages/Karadeniz-isyandadir/211851863121 http://www.facebook.com/group.php?gid=213273236147&ref=ts
fotoğaf: Evcioğlu
Savunduğumuz derelere karışmaya, beraber çağlamaya geliyoruz…
fındıkların yeşiline,
karayemişin moruna,
tuluma, kemençeye, köçeğe, horona,
kırmızı benekli alabalığa,
kahvedeki yaşlı amcaya,
sırtında ot taşıyan neneye ve tüm bunların can bulduğu yaşam alanlarımızın yok olmaması için geliyoruz..
Kemalpaşa
Konaklama
Artvin ( 08 RADYO Söyleşi)
Konaklama
14.30
İspir-Aksu
İkizdere
Rize -Merkez
Gece
Rize Güneysu
Rize
12.00
Gece
Gece
Cide yolculuğu
Gece
Loç
***********************************************************
Haber kaynak: aydin sengul (aydinsngl@hotmail.com) adına pltfrm@googlegroups.com
EvcioğluHaber-11-25 Temmuz KARADENIZ YAŞAM YOLCULUGUNA KATILIN! Ekoloji tahribatina ve yasami yok eden enerji santrallarine karsi.