Jandarma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jandarma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2010

Fındıklı'da Satılık Su Yok!..

FINDIKLI'DA SATILIK SU YOK.!..

EvcioğluHaber- Fındıklı'da Hidro Elektrik Santrallerinin (HES) bölgelerinde kurulmasını istemeyen ve derelerinin kurutulmasına razı olmayacaklarını bildiren çevre köylüler ve Derelerin Kardeşliği Platformu üyelerinden oluşan protestocu grup, bölgeye gelen bilirkişi heyetinin önünü kestiği ve kendilerinden habersiz keşif yapılmasını istemediklerini bildirdiler..

image
Gazetevice.net de yayınlanan habere göre olay şöyle gelişti:

HES’ler Germeye Devam Ediyor… HES Firması’nın SİT Kapsamından Çıkarılması İçin Başvurduğu Arılı Vadisi’ndeki İnceleme Sırasında, Firma Temsilcileri Köylülere Sataşınca Gergin Anlar Yaşandı

Fındıklılı Köylüler, Derelerine Sahip Çıkarak Slogan Attılar: “Derenin Akışına Bakarız, Dokunanı Yakarız…”


(Haber Merkezi)- Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesindeki vadi ve dereleri sarmal altına alan HES projelerinin yarattığı gerginlik, verilen hukuk ve demokratik mücadelelere karşın yapımcı firmaların çeşitli girişimleriyle daha da artıyor.

Bölgedeki en güçlü mücadelenin verildiği Rize’nin Fındıklı ilçesinde bugüne kadar HES yapımcı firmalarına tek bir kazma dahi vurdurulmadı.
İlçenin HES yapılması planlanan ve dünyada koruma öncelikli 200 ekolojik bölgesi arasında yer alan Arılı ve Çağlayan Vadileri, köylülerin ortak başvurusu üzerine SİT alanı ilan edildi.

SİT kararları nedeniyle bölgede çalışma yapamayan HES yapımsı firmaları ise bölgedeki SİT kararlarının kaldırılması için mahkemeye başvurdu.

Enerji şirketlerince, Fındıklı’nın Arılı Vadisi'nin ‘SİT Alanı’ olmaktan çıkartılması amacıyla açılan dava kapsamında, mahkeme ve bilirkişi heyeti önceki gün jandarmanın aldığı geniş güvenlik önlemleri ile bölgede inceleme yapmak istedi. Bölgedeki köylüler ve yaşayan insanlardan habersiz olarak bölgeye gelen keşif heyeti, olayı haber alan Fındıklılı köylüler ve yurttaşlar tarafından yolları kesilerek protesto edildi. Köylülerin protestoları sırasında HES yapımcı firmasının temsilcileri, köylülere sataşarak tepki gösterdi.




Protesto sırasında aracını köylülerin üzerine sürdüğü ve hakaret ettiği ileri sürülen bir kişi, köylülerin attığı taşlar nedeniyle başından yaralanırken, söz konusu aracın da camları kırıldı.

Rize’nin Fındıklı ilçesinde HES’lere karşı sürdürülen mücadeleler sırasında özellikle de Arılı ve Çağlayan Vadileri etrafındaki köy muhtarları ile köylüler, Fındıklı Derelerini Koruma Platformu öncülüğünde, her iki Vadinin de Doğal SİT Alanı olarak tescil edilmesi için Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvuruda bulundu.

Kurul ilk önce Çağlayan Vadisi’ni Doğal SİT Alanı olarak ilan ederken; yaklaşık 6 ay önce de Arılı Vadisi’ni ‘1. Derece Doğal SİT Alanı’ olarak tescil etti.

Bu kararların ardından Fındıklı’nın Arılı ve Çağlayan Vadilerindeki HES projeleri iptal edilmesi gerekirken; Arılı Vadisinde hidroelektrik santrali (HES) yapmak isteyen şirketler, SİT kararının kaldırılması için Rize İdare Mahkemesine dava açtı.

Dava kapsamında Arılı Vadisi’nde mahkeme ve bilirkişi heyetleri tarafından önceki gün yapılmak istenen keşif incelemesinde HES firmalarının temsilcileri de hazır bulunurken; köylülerin tepkisiyle karşılaşıldı.

Keşif sırasında, keşfin yapılacağı haberini alan ve köylerinden, yaylalarından inerek heyetin etrafında toplanan vatandaşlar, şirket yetkililerine tepki gösterdi.

Jandarmanın geniş güvenlik önlemlerine karşın, firma temsilcilerinin köylülere hakaret etmesi ve araçlarını köylülerin üzerine sürme girişimlerinden sonra çıkan arbedede, bazı köylülerin attığı taşlar nedeniyle bir firma temsilcisinin başı yarıldı ve aracının camı kırıldı. Jandarma ekiplerinin güçlükle yatıştırdığı arbede sonrası bilirkişi heyeti vadiden ayrıldı.


 Olay sonrası bir açıklama yapan Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Gürkan, sadece Arılı Vadisi'nde 13 HES projesi bulunduğunu ifade ederek, “Fındıklı’nın koruma öncelikli 2 vadisi üzerinde toplam 22 HES projesinden söz ediliyor. Vadilerimizin doğal kalması için yürüttüğümüz hukuk mücadelesi sonucunda Arılı Vadisi, Doğal SİT Alanı ilan edildi. Ancak enerji şirketleri bunu kabullenmek istemiyor. Halka rağmen projelerini hayata geçirmek istiyor” dedi.

Bilirkişi heyetinin yaptığı keşfin vatandaşlardan saklanmaya çalışıldığını savunan Gürkan, “Hiç bir şekilde hiçbir kimseye haber dahi verilmedi. Önce başka bir bölgede olacakları duyumunu aldık. Ancak bu bölgede keşif yapıldığını duyan duyarlı vatandaşlarımız, köylülerimiz bölgeye akın etti. Bölge insanları olarak vadilerimize HES yaptırmamakta kararlıyız. Bu mücadelemizden sonra, hukuka, yasalara ve yargı kararları ile halkın isteklerine karşı yapılacak olan her türlü girişimin sonucunda çıkacak olan bütün olaylardan yetkilileri sorumlu tutacağımızın bilinmesi gerekiyor” diye konuştu.


http://www.gazetevice.net/Haber/6035.html


EvcioğluHaber- 21.12.2010-

24 Haziran 2010

26 yılda 42 bin insan öldü


26 yılda 42 bin insan öldü

http://www.pasiad.org/resimler/teror.gif

T24 - Türkiye, PKK’nın ilk eyleme başladığı 1984’ten 22 Haziran 2010’daki Halkalı saldırısına kadar 6 bin 653 şehit verdi. ‘Demokratik açılım’ın başlangıcı olan Mart 2009’dan bu yana ise 134...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Mart 2009’da İran’a giderken “Kürt sorununda güzel şeyler olacak” diyerek ilk sinyalini verdiği “demokratik açılım”ın başlangıcından bu yana terörle mücadelede verilen şehit sayısı 134’e ulaşırken, Türkiye bölücü teröre 26 yıl içinde toplam 6 bin 653 şehit verdi. Bu dönem içinde 5 bin 687 vatandaş da hayatını kaybetti.

24.06.2010
********************************

Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, PKK’nın ilk silahlı saldırısını düzenlediği 1984’ten Mart 2009’a kadar asker, polis ve geçici köy korucularından oluşan toplam 6 bin 520 kamu görevlisi şehit oldu. Milliyet'ten Nedim Şener'in haberine göre, Mart 2009’dan bu yana da 134 kişi daha şehit verildi. Böylece 1984 ile 22 Haziran 2010 günü Halkalı’da gerçekleştirilen bombalı saldırı dahil tüm şehitlerin sayısı 6 bin 654 oldu.

41.828 cana mal oldu

PKK’nın ilk eylemine başladığı 1984 ile Mart 2009 arasında toplam 29 bin 639 terörist ölü, 4 bin 937 terörist de yaralı ele geçirildi.

PKK terörü, şehit, hayatını kaybeden vatandaş ve ölü ele geçirilen terörist olarak toplam 41 bin 828 insanın hayatına mal oldu. 26 yıl boyunca toplam 21 bin 615 kişi de yaralandı. Böylece PKK ile mücadele sırasında 63 bin 443 kişi ölü veya yaralı olarak doğrudan zarar gördü.

2009 yılı Mart ayınden beri gerçekleştirilen saldırılarda verilen şehitler ve ölü ele geçirilen teröristler de dahil edildiğinde bu rakam 63 bin 500’ü geçmiş durumda. PKK terörü binlerce ailenin acılar içinde yaşamasına sebep olurken, bazı analistlere göre ekonomik maliyeti 300 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.







94 krizinde şehit sayısı yüksek, 2001 krizinde düşük

Kürt açılımı politikası nedeniyle saldırılarına ara veren terör örgütü PKK’nın eylemlerine hız vermesi ve son iki ayda 50’nin üzerinde şehit verilmesi üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’de ne zaman iyi birşeyler oluyor, ekonomik atılımlar yapılıyor, Türkiye ne zaman bölgesinde güçleniyor o zaman teaşeron örgüt devreye sokuluyor.” yorumunu yaptı. Terör eylemleri istatistikleriyle Türkiye ekonomisinin büyüme rakamları karşılaştırıldığında, Başbakanı doğrulayan bir sonuç ortaya çıkmıyor. Türkiye, terör eylemlerinin en fazla olduğu ve en çok şehit verildiği 1990’lı yıllarda ekonomi krize girmişti. Ekonominin en istikrarsız olduğu ve kriz yaşandığı 1994 yılında terör şehitlerinin sayısı 1145 olmuştu.

Yine kriz yılı 2001’de şehit sayısı 20’ye kadar düşmüştü. Buna karşılık ekonominin yüzde 8.4 büyüme gösterdiği 2004 yılında şehit sayısı 105 olarak gerçekleşti. Terör uzmanı Ercan Çitlioğlu, terörün kendi mantığı ve stratejisi olduğunu, her zaman ekonomik gelişmelerle bağlantılı olmadığını söyledi.










Kaynak: http://www.t24.com.tr/