Hukuk devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hukuk devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2010

'Partideki korku imparatorluğunu yıktık!'

'PARTİDEKİ KORKU İMPARATORLUĞUNU YIKTIK'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinde yaşanan son gelişmelere ilişkin, ''Korku imparatorluğu vardı Türkiye’de. Partideki korku imparatorluğunu yıktık, bundan sonra Türkiye’deki korku imparatorluğunu yıkacağız'' dedi.
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, "Tüzüğün gereğinin yerine getirilmesi" ne
ilişkin yazısını ve bunun için 15 günlük süre tanıdığını hatırlattı.


Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, CHP’nin öteden beri hukuka saygılı ve hukukun gereklerini yerine getiren bir parti olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, bugün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istediği düzenlemeleri yaptıklarını, Merkez Yönetim Kurulu’nu yine tüzük doğrultusunda belirlediklerini ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na saat 16.30 itibarıyla teslim ettiklerini
belirtti.

Kılıçdaroğlu, "Tüzük çok açık. Hukuka aykırılığa hepimizin karşı çıkması lazım. İnsanlarımızı seviyoruz, partililerimizi seviyoruz, toplanan arkadaşlarımızı da seviyoruz. Ama hep hukuka saygılı kalmak zorundayız. Parti içi çekişmelerden ne istiyoruz arkadaşlar? Beni buraya örgütüm getirdi, tek güvendiğim de örgütümdür. Onun vereceği her karara saygı gösteririm ben" dedi.

Kendilerine "statükocu" yaftasının yapıştırılmaya çalışıldığını, statükodan en çok kendisinin şikayet ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Korku imparatorluğu vardı Türkiye’de. Partideki korku imparatorluğunu yıktık, bundan sonra Türkiye’deki korku imparatorluğunu yıkacağız. Adımız belli, biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, halkın partisiyiz, birilerinin partisi değiliz.

Koltuklar insanlara sürekli otursunlar diye verilmez. O koltuklar halka hizmet için verilir. Oralar ne benim babamın malıdır ne de birilerinin. Biz o koltuklara halka hizmet için oturduk ve o koltukların hakkını vereceğiz. Bana verilen bir yetki, görev var. Görevi veren kurultaydır. Bana deniyor ki, sen tüzüğün verdiği yetkiler çerçevesinde görevini kullanacaksın, görevini yapacaksın. Tüzük meydanda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yazısı meydanda, verilen süre meydanda tespitimizi saptamalarımızı yaptık, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına konuyu ilettik, olay bu kadar açık."
´Partideki korku imparatorluğunu yıktık!´
video için tıklayın


İŞTE YENİ YÖNETİM LİSTESİ

Size yeni yönetim listesini açıklamak istiyorum.Yeni Genel Sekreter; Süheyl Batum...
-Örgütlenme ve Örgüt Yönetimleri Gürsel Tekin,
-İdari ve Mali İşler Hurşit Güneş,
-Seçim ve Hukuk İşleri Mesut Değer,
- Tanıtım, Basın ve Propaganda İsa Gök
-Yerel Yönetimler Alaattin Yüksel,
-Meslek Kuruluşları, Sendikalar ve STK'lar İzzet Çetin,
-Dış İlişkiler ve Yurt Dışı Örgütlenmeler Oğuz Oyan,
-Kadın Örgütlenmesi ve Kadın Kolları Didem Engin
-Gençlik Örgütlenmesi ve Gençlik Kolları Mehmet Zeki Gündüz
-Ekonomik ve Mali Politika Umut Oran,
-Halkla İlişkiler Mehmet Ali Özpolat,
-Ar-Ge BYK Platformu Sencer Ayata,
-Parti İçi Eğitim Melda Onur oldu.

Kılıçdaroğlu şunları kaydetti;

BAŞARISIZ OLURSAK GİDERİZ

Halkımıza şu vaatte bulunuyoruz. CHP yeni yönetimi, tek ses tek yürek olacaktır. Başarısız olduğumuz zaman hiç endişe etmesinler. Koltuklarımıza saplanıp kalmayacağız. Başarısız olduğumuz zaman alnımızın akıyla gideceğiz. Yerimize yeni arkadaşlarımızı getireceğiz.

O koltuklar bize sürekli oturalım diye verilmedi ve biz yeni bir anlayışla halka gideceğiz. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Buradan örgütlerime de sesleniyorum. Yeni yönetimin desteklenip desteklenmediğini, komşularına esnafa sorsunlar, emekliye işçiye sorsunlar.
Ömür boyu koltuklara oturanların CHP’ye ne verip ne vermediğini sorsunlar.


KARARLIYIM

Türkiye'ye demokrasiyi getiren CHP partiye de demokrasiyi getirecektir. Blok değil çarşaf liste getireceğiz. Biz halkın partisiyiz birilerinin partisi değiliz.

Kararlıyım ve bu kararlılığımın desteğini halkımdan alıyorum. İzin verin bu partiyi Mustafa Kemal'in CHP'si haline getirelim diyorum...

SON AÇIKLAMA

Kılıçdaroğlu'ndan örgüte: Biz tüzüğün gereğini yerine getirdik. Beni buraya örgütüm getirdi, tek güvendiğim örgütümdür.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Partisi’nin il, ilçe ve belde başkanları ile partililere yönelik bir mesaj yayınladı. Kılıçdaroğlu mesajında, "CHP tüzüğünün gereğini yerine getirdik, görev dağılımı yaptık" dedi.

Vatan

16 Eylül 2010

Dev prime iptal davası

Dev prime iptal davası

Avukat Sedat Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Dünya Basketbol Şampiyonası'nda ikinci olan Türk Ulusal Takımı'na "Örtülü Ödenekten" verilen 28 milyon 500 bin TL'lik primi yargıya taşıdı.

ANKA


Ankara- Avukat Sedat Vural'ın Ankara İdare Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde, milli sporculara verilen primin Anayasa'nın "Eşitlik ilkesi ile Yasal Gerçeklere" aykırı olduğunu ifade ederek söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesini istedi.

Vural, dilekçesinde, Basketbol Milli Takımı'nın başarısına karşılık, Başbakan Erdoğan'ın sporculara verilen toplam 28 milyon 500 bin TL'nin, Başbakanlık Örtülü Ödeneği'nden ödendiğini anımsattı.

"Ben yaparım demek kabul edilemez"

Dava dilekçesinde, 5018 sayılı "Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun" 24 üncü maddesine göre, "örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin milli güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Hükümet icapları için kullanılmak üzere Başbakanlık bütçesine konulan ödenektir" olduğunu hatırlatan Vural, "Örtülü ödenek, bu amaçlar dışında ve Başbakanın ve ailesinin kişisel harcamaları ile siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarında kullanılamayacağını" savundu.

Dilekçesinde, "Uluslararası spor karşılaşmalarında ilk 3 dereceye giren sporculara ödeme yapılacağının hüküm altına alınmadığına" dikkat çeken Vural, "Uluslararasıspor karşılaşmalarındaki başarılar için devlet 'ödül yönetmeliği' yayımlamış; ilk 3 dereceye giren sporculara verilecek ödül miktarını bu yönetmelikte belirlemiştir" dedi.

Dilekçesinde Hukuk Devleti'nin de tanımı da yapan Vural, " 'Ben yaparım', 'Benim gücüm var' demek ve bu düşünce ile gerek yürütmede, gerekse yasamada uygulamaya girişmek ve kararlar almak, Demokratik Hukuk Devleti'nin kabul edemeyeceği bir uslup ve eylem şeklidir" değerlendirmesine bulundu.

"Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı"

Verilen primin Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu savunan Vural, dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:"Anayasanın 10. maddesine göre yasa önünde eşitlik ilkesi gereği olarak yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerle eşitsizliğe yol açılması Anayasa katında geçerli görülemez. Bu mutlak yasak, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme, eşitliğe aykırılık oluşturur. Kamu hizmetinde eşit davranış, eşit yararlanma temel niteliktir. 'Haklı bir nedene' dayanmayan bu karar ile uluslararası karşılaşmalarda aynı ay yıldız forması altında ülkemizi temsil eden sporcuların farklı uygulamaya tabi tutulmaları Anayasanın yasa önünde eşitlik ilkesi ile AİHS in 14. maddesindeki ayrımcılık ilkesine açıkça aykırıdır."

Bu kararın uygulanmasının "telafisi güç ve imkansız zararlar doğuracağını" da vurgulayan Vural, söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesini istedi.

Cumhuriyet-16 Eylül 2010

22 Mayıs 2010

'Öykü'nün balonu hukukla bağdaşmaz'


'Öykü'nün balonu hukukla bağdaşmaz'

http://www.mersincicekcim.com/images/Renkli_Balonlar_9.99.jpg

22/05/2010 10:11

5 yaşındaki kızın mahkûmlara gönderdiği balonlar Adalet Bakanlığı'nı karıştırdı. Balonlara izin veren cezaevi yetkilileri uyarılırken Adalet Bakanı 'Hukuk devletiyle bağdaşmaz' dedi


RİFAT BAŞARAN


ANKARA - Öykü isimli küçük kız, anne ve babasının başlattığı cezaevindeki siyasi mahkûmlarla mektuplaşma kampanyasına katılarak, sevdiği balonları onlara hediye olarak gönderince, Adalet Bakanlığı’nı karıştırdı.
İki yıl önce Adil ve Tülin O. adlı kişilerin siyasi tutuklu ve hükümlülerle başlattığı mektuplaşma kampanyasına 5 yaşındaki küçük kızları Öykü de katıldı. Balonları çok seven minik Öykü mektuplarının arasında hediye olarak balon koydu. Bazı cezaevi yönetimleri balonları tutuklu ve hükümlülere verirken, bazıları ‘tehlikeli ve sakıncalı’, bazıları da ‘mevzuata aykırı’ olduğu gerekçesiyle teslim etmedi.

Balon mevzuata aykırı

BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vererek, cezaevine balon alınmasının ne gibi sakıncasının olduğunu Meclis gündemine taşıdı. Bakan Sadullah Ergin, hükümlü ve tutukluların yılbaşı, sadece doğum günü ve dini bayramlarda dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan hediyeyi kabul etme hakkına sahip olduğunu, hediye olarak da ancak ‘kitap ve giyim eşyasının’ kabul edebileceğini belirtti.
Balonların cezaevine alınması halinde arkasından bir sürü eşyanın girmesinin önüne geçemeyeceklerini belirten Ergin, şu açıklamayı yaptı:
“Cezaevleri, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ve tutuklama kararı bulunan kişilerin barındırıldığı kurumlar olup, etkin ve verimli idare edilebilmeleri güvenlik ve disipline bağlıdır. Bu unsurlar ceza infaz kurumları kadar, hükümlü ve tutuklular için de vazgeçilmez öneme sahiptir. Aktif güvenlik bağlamında güvenlik ve disiplin ise önceden yetkili irade tarafından konulmuş kural ve kaidelerle sağlanır. Bu usul ve kurallara uymak hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Söz konusu balonların hükümlülere verilmemesi, balonların sakıncalı veya tehlikeli olduğundan değil, kurum işleyişini düzenleyen kurallara uymak gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Aksi bir düşünce, kullanılması ve bulundurulması yasak olmayan balon gibi daha bir çok eşya ve maddenin ceza infaz kurumlarına serbestçe ve sınırsızca sokulmasına olanarak tanır ki, bu durum yukarıda anılan tüm hukuksal düzenlemeleri anlamsız kılar ve hukuk devleti ilkesiyle asla bağdaşmaz.”

Cezaevlerine balon uyarısı

Ergin, bazı cezaevi yönetimlerinin gönderilen balonları tutuklu ve hükümlülere teslim ettikleri için uyarıldığını mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle cezaevlerine balonun girmeyeceğini kaydetti. Cezaevi yönetimlerinden mevzuata aykırı davranış beklenilmemesi gerektiğini kaydeden Ergin, bugüne kadar keyfi uygulamanın sözkonusu olmadığını savundu.

Balonlar tahliye bekliyor

Ergin, bugüne kadar cezaevlerine gönderilen balonların akıbeti konusunda ise, “Mektuplarla gönderilen balonlar hükümlülerden tutanak karşılığında, hükümlünün ceza infaz kurumundan tahliyesi sırasında ya da istedikleri taktirde ziyaretçilerine verilmek üzere kurum emanet eşya deposuna alınmıştır” açıklamasını yaptı.

http://www.radikal.com.tr