Akın Birdal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Akın Birdal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2010

Maraş katliamı için araştırma önergesi

Maraş katliamı için araştırma önergesi

EvcioğluHaber-
1978 yılı Aralık ayının 19'u.. Bu tarih; Türk tarihine öyle bir kara leke ile yazılmıştırki; bir daha silinmemek kaydı ile..

Bu tarih; altta
yer alan fotoğrafta, iki yaşında çocuğun bile paltalarla katledilmiş olduğu, hamile kadınların karınları yarılarak daha henüz doğmamış bebekleri çıkaranların tarihidir..
Beraber akşamları bahçelerinde çay içtikleri Ali amcalarını kapıya çağırıp; dışarıda vahşice ve tarifi olanaksız, hunharca katledenlerin tarihidir..
Bu tarih; dünya tarihinde örneği olmayan; Maraş katliam tarihidir..

1978 aralık ayı Gazetelerinde "Bu defada suçlular ortaya çıkarılmaz ise ; kimsenin Hükümete güveni kalmaz" diye yazıyordu..
Yıl 1978 de.. Bulundumu ? hayır.! Hükümete ne oldu? 7 kez gitti; 8 defa yenden geldi..! Ey halk.! Sana ne oluyor? Sende bir sorun yokmu? Yokmu?

Hep bize kardeşiz, aynı toplumun, aynı milletin parçalarıyız..! derlerya..!

Söylermisiniz?
Nerede birlikteyiz ve nerede kardeşiz...!
Şu fotoğrafa iyi bakın..!
Yıl 1978 yılı 19 Aralık ayı...
Bu tarihten tam 15 yıl sonra .. Yıl 1993 2 Temmuz sicağı;Bu kez de Madımak Sivas katlıamı... Söylermisiniz nerede kardeşiz..?
Hani aynı milletten idik...?
Fotoğraftan ne anlaşılıyor..?



Cuma, 17 Aralık 2010

BDP İstanbul Milletvekili Akın Birdal, Kahramanmaraş katliamıyla ilgili gerçeklerin açığı çıkması için meclis araştırması açılmasını istedi.

Birdal, konuya ilişkin verdiği önergede, 19 -24 Aralık 1978 tarihleri arasında gerçekleşen Maraş katliamının toplumsal tarihimizin en karanlık olaylarından biri olduğunu söyledi.

19 Aralık 1978’de Çiçek sinemasına bomba atılması ile başlayan saldırının 24 Aralık’ta vahşet boyutuna ulaştığını, camilere komünistlerin saldırdığı provokasyonu ile Alevilerin yoğunlukla oturduğu mahallelerde kıyım yapıldığını ifade eden Birdal, resmi rakamlara göre 100’den fazla insanın hunharca katledildiğini söyledi.

Mahallelere yapılan saldırılar sırasında polis ya da askeri güçlerin saldırganları önleme çabasında olmadıklarını dile getiren Birdal, katliamdan sonra Alevilerin büyük çoğunluğunun ev ve işyerlerini bırakarak adeta kaçarak göç ettiğini vurguladı. Birdal, araştırma önergesinin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

“Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürmüş, çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açılmıştır. Sanıklardan 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. İdam ve müebbet hapis cezaları dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanmış ve cezaları azaltılmıştır. Sıkı yönetim mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmamıştır.
Ceza alanların cezaları da 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Yasası nedeniyle ertelenmiş daha sonra da serbest bırakılmışlardır.
Ancak buna karşın katliamın perde arkası aydınlatılamamıştır.

Örneğin şehirde birden bire sayıları artan milli piyango satıcılarının kim oldukları, bir ABD elçilik görevlisinin katliamın hemen öncesinde bölgede hangi amaçla bulunduğu gibi soruların yanıtı hala verilmemiştir.

*Toplumsal vicdanda yaygın olan kanı katliamın asıl faillerinin ortaya çıkarılmak istenmediği, saklandığı ve korunduğu yönündedir.

*Bu katliamın gerçek faillerinin ortaya çıkarılmasının pek çok karanlık olayı çözeceği yönünde ise toplumda ortak bir kanı vardır.
Katliamı yaşamış, yakınları gözlerinin önünde katledilmiş Alevi yurttaşlar hala bu travmayı yaşamaktadır.

32 yıldan beri ilk defa Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından katliamda yaşamını yitirenler için 19 Aralık 2010 tarihinde Maraş’ta düzenlenecek olan anma etkinliği toplumsal barışın sağlanması ve yaşanan travmanın azaltılması için büyük önem taşımaktadır.

TBMM’nin de kardeşliğin, barışın sağlanması, acıların azaltılması için üstüne düşeni yapması gerekmektedir.
Bu nedenle 19-24 Aralık 1978 yılında yaşanan Maraş katliamını kimlerin planladığı ve hazırladığının ortaya çıkarılması, hedef olarak niye Alevi yurttaşlarımızın seçildiği, katliamda kaç Alevi yurttaşımızın zarar gördüğü ve sonrasında kaç kişinin Maraş’ı terk ettiğini araştırmak üzere bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yerinde olacaktır.”





-CESETLER, YARALILAR VE YANAN BİNALAR ORTADA; KATİLER NEREDE?
-DEMİREL YİNE SALDIRIYA GEÇTİ; DİYE YAZIYOR GAZETE..!
'Bana SAĞCILAR ADAM ÖLDÜRÜYOR DEDİTTİREMEZSİNİZ! DİYEN ADAMDIR"
SİZCEDE MANİDAR DEĞİLMİ.?
Aynı Demirel değilmiydi, Deniz Baykal için; " Türkiyenin yetiştirdiği ender siyasetçilerdendir.. Türkiyenin ona ihtiyacı var" diyen...
O katliamları yapanların mirascıları şimdi Aleviler asıl Türktür.. diye size yanaşıyorlar..! Dikkat..! Kim olduklarını gözünüzü açın ve görün...!
Bakın lütfen..! Şu vahşetin boyutuna!

GÖR -MARAŞ KATLİAMININ YIL DÖNÜMÜ



EvcioğluHaber-17.12.2010

22 Mayıs 2010

'Öykü'nün balonu hukukla bağdaşmaz'


'Öykü'nün balonu hukukla bağdaşmaz'

http://www.mersincicekcim.com/images/Renkli_Balonlar_9.99.jpg

22/05/2010 10:11

5 yaşındaki kızın mahkûmlara gönderdiği balonlar Adalet Bakanlığı'nı karıştırdı. Balonlara izin veren cezaevi yetkilileri uyarılırken Adalet Bakanı 'Hukuk devletiyle bağdaşmaz' dedi


RİFAT BAŞARAN


ANKARA - Öykü isimli küçük kız, anne ve babasının başlattığı cezaevindeki siyasi mahkûmlarla mektuplaşma kampanyasına katılarak, sevdiği balonları onlara hediye olarak gönderince, Adalet Bakanlığı’nı karıştırdı.
İki yıl önce Adil ve Tülin O. adlı kişilerin siyasi tutuklu ve hükümlülerle başlattığı mektuplaşma kampanyasına 5 yaşındaki küçük kızları Öykü de katıldı. Balonları çok seven minik Öykü mektuplarının arasında hediye olarak balon koydu. Bazı cezaevi yönetimleri balonları tutuklu ve hükümlülere verirken, bazıları ‘tehlikeli ve sakıncalı’, bazıları da ‘mevzuata aykırı’ olduğu gerekçesiyle teslim etmedi.

Balon mevzuata aykırı

BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vererek, cezaevine balon alınmasının ne gibi sakıncasının olduğunu Meclis gündemine taşıdı. Bakan Sadullah Ergin, hükümlü ve tutukluların yılbaşı, sadece doğum günü ve dini bayramlarda dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan hediyeyi kabul etme hakkına sahip olduğunu, hediye olarak da ancak ‘kitap ve giyim eşyasının’ kabul edebileceğini belirtti.
Balonların cezaevine alınması halinde arkasından bir sürü eşyanın girmesinin önüne geçemeyeceklerini belirten Ergin, şu açıklamayı yaptı:
“Cezaevleri, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ve tutuklama kararı bulunan kişilerin barındırıldığı kurumlar olup, etkin ve verimli idare edilebilmeleri güvenlik ve disipline bağlıdır. Bu unsurlar ceza infaz kurumları kadar, hükümlü ve tutuklular için de vazgeçilmez öneme sahiptir. Aktif güvenlik bağlamında güvenlik ve disiplin ise önceden yetkili irade tarafından konulmuş kural ve kaidelerle sağlanır. Bu usul ve kurallara uymak hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Söz konusu balonların hükümlülere verilmemesi, balonların sakıncalı veya tehlikeli olduğundan değil, kurum işleyişini düzenleyen kurallara uymak gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Aksi bir düşünce, kullanılması ve bulundurulması yasak olmayan balon gibi daha bir çok eşya ve maddenin ceza infaz kurumlarına serbestçe ve sınırsızca sokulmasına olanarak tanır ki, bu durum yukarıda anılan tüm hukuksal düzenlemeleri anlamsız kılar ve hukuk devleti ilkesiyle asla bağdaşmaz.”

Cezaevlerine balon uyarısı

Ergin, bazı cezaevi yönetimlerinin gönderilen balonları tutuklu ve hükümlülere teslim ettikleri için uyarıldığını mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle cezaevlerine balonun girmeyeceğini kaydetti. Cezaevi yönetimlerinden mevzuata aykırı davranış beklenilmemesi gerektiğini kaydeden Ergin, bugüne kadar keyfi uygulamanın sözkonusu olmadığını savundu.

Balonlar tahliye bekliyor

Ergin, bugüne kadar cezaevlerine gönderilen balonların akıbeti konusunda ise, “Mektuplarla gönderilen balonlar hükümlülerden tutanak karşılığında, hükümlünün ceza infaz kurumundan tahliyesi sırasında ya da istedikleri taktirde ziyaretçilerine verilmek üzere kurum emanet eşya deposuna alınmıştır” açıklamasını yaptı.

http://www.radikal.com.tr

29 Nisan 2010

ÖĞRENCİYE MİTİNG CEZASI MECLİS'TE


ÖĞRENCİYE MİTİNG CEZASI MECLİS'TE

01:07 28 Nisan 2010

BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Dev-Lis üyesi öğrencilerin yasal ve izinli bir mitinge katılmalarına rağmen neden ceza aldıklarını sordu. Birdal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi. Sosyalist Demokrasi Partisi’nin gençlik örgütü olan Dev-Lis’in, İzmir, Ankara, Denizli, Mersin gibi illerde yürüttükleri parti faaliyetlerinden dolayı baskılarla karşılaştığını, tamamen yasal ve izinli olarak düzenlenen etkinliklere katıldıkları için Dev-Lis üyelerine soruşturma açıkdığını bildiren Birdal, yasal ve izinli olarak kutlanan 2009 yılı 1 Mayıs Mersin mitingine katıldıkları için öğrencilere soruşturma açıldığını ve çeşitli cezalara çarptırıldığını ifade etti. Öğrencilerin bu yıl da Valilik ve Emniyet Müdürlüğü’nün baskıları ile karşılaşabileceklerini düşündüklerini kaydeden Birdal, Başbakan Erdoğan’ın şu soruları yanıtlamasını istedi:
“-Mersin ilinde 2009 yılı 1 Mayıs mitingine katıldıkları için haklarında soruşturma açılan kaç lise öğrencisi vardır?
-Mersin’deki soruşturma sonucu kaç öğrenci okuldan uzaklaştırma cezası almıştır?
-Öğrencilere yasal ve izinli bir mitinge katılmış olmaktan dolayı nasıl ceza verilmektedir?
-Ankara, Denizli ve Adana’da haklarında soruşturma açılan öğrenci sayısı kaçtır? Soruşturma gerekçeleri nelerdir? Bu soruşturmalar sonucu kaç öğrenci hangi cezalara çarptırılmıştır?
-Bu yıl da aynı olayların yaşanmaması için gerekli önlemleri almayı düşünmekte misiniz?” ANKA

http://www.birgun.net

"