| ||||||||||||
| ||||||||||||
'Öykü'nün balonu hukukla bağdaşmaz'22/05/2010 10:11 5 yaşındaki kızın mahkûmlara gönderdiği balonlar Adalet Bakanlığı'nı karıştırdı. Balonlara izin veren cezaevi yetkilileri uyarılırken Adalet Bakanı 'Hukuk devletiyle bağdaşmaz' dedi RİFAT BAŞARAN ANKARA - Öykü isimli küçük kız, anne ve babasının başlattığı cezaevindeki siyasi mahkûmlarla mektuplaşma kampanyasına katılarak, sevdiği balonları onlara hediye olarak gönderince, Adalet Bakanlığı’nı karıştırdı. İki yıl önce Adil ve Tülin O. adlı kişilerin siyasi tutuklu ve hükümlülerle başlattığı mektuplaşma kampanyasına 5 yaşındaki küçük kızları Öykü de katıldı. Balonları çok seven minik Öykü mektuplarının arasında hediye olarak balon koydu. Bazı cezaevi yönetimleri balonları tutuklu ve hükümlülere verirken, bazıları ‘tehlikeli ve sakıncalı’, bazıları da ‘mevzuata aykırı’ olduğu gerekçesiyle teslim etmedi. Balon mevzuata aykırı BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vererek, cezaevine balon alınmasının ne gibi sakıncasının olduğunu Meclis gündemine taşıdı. Bakan Sadullah Ergin, hükümlü ve tutukluların yılbaşı, sadece doğum günü ve dini bayramlarda dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan hediyeyi kabul etme hakkına sahip olduğunu, hediye olarak da ancak ‘kitap ve giyim eşyasının’ kabul edebileceğini belirtti. Balonların cezaevine alınması halinde arkasından bir sürü eşyanın girmesinin önüne geçemeyeceklerini belirten Ergin, şu açıklamayı yaptı: “Cezaevleri, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ve tutuklama kararı bulunan kişilerin barındırıldığı kurumlar olup, etkin ve verimli idare edilebilmeleri güvenlik ve disipline bağlıdır. Bu unsurlar ceza infaz kurumları kadar, hükümlü ve tutuklular için de vazgeçilmez öneme sahiptir. Aktif güvenlik bağlamında güvenlik ve disiplin ise önceden yetkili irade tarafından konulmuş kural ve kaidelerle sağlanır. Bu usul ve kurallara uymak hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Söz konusu balonların hükümlülere verilmemesi, balonların sakıncalı veya tehlikeli olduğundan değil, kurum işleyişini düzenleyen kurallara uymak gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Aksi bir düşünce, kullanılması ve bulundurulması yasak olmayan balon gibi daha bir çok eşya ve maddenin ceza infaz kurumlarına serbestçe ve sınırsızca sokulmasına olanarak tanır ki, bu durum yukarıda anılan tüm hukuksal düzenlemeleri anlamsız kılar ve hukuk devleti ilkesiyle asla bağdaşmaz.” Cezaevlerine balon uyarısı Ergin, bazı cezaevi yönetimlerinin gönderilen balonları tutuklu ve hükümlülere teslim ettikleri için uyarıldığını mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle cezaevlerine balonun girmeyeceğini kaydetti. Cezaevi yönetimlerinden mevzuata aykırı davranış beklenilmemesi gerektiğini kaydeden Ergin, bugüne kadar keyfi uygulamanın sözkonusu olmadığını savundu. Balonlar tahliye bekliyor Ergin, bugüne kadar cezaevlerine gönderilen balonların akıbeti konusunda ise, “Mektuplarla gönderilen balonlar hükümlülerden tutanak karşılığında, hükümlünün ceza infaz kurumundan tahliyesi sırasında ya da istedikleri taktirde ziyaretçilerine verilmek üzere kurum emanet eşya deposuna alınmıştır” açıklamasını yaptı. http://www.radikal.com.tr | |||
ÖĞRENCİYE MİTİNG CEZASI MECLİS'TE
01:07 28 Nisan 2010
BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Dev-Lis üyesi öğrencilerin yasal ve izinli bir mitinge katılmalarına rağmen neden ceza aldıklarını sordu. Birdal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi. Sosyalist Demokrasi Partisi’nin gençlik örgütü olan Dev-Lis’in, İzmir, Ankara, Denizli, Mersin gibi illerde yürüttükleri parti faaliyetlerinden dolayı baskılarla karşılaştığını, tamamen yasal ve izinli olarak düzenlenen etkinliklere katıldıkları için Dev-Lis üyelerine soruşturma açıkdığını bildiren Birdal, yasal ve izinli olarak kutlanan 2009 yılı 1 Mayıs Mersin mitingine katıldıkları için öğrencilere soruşturma açıldığını ve çeşitli cezalara çarptırıldığını ifade etti. Öğrencilerin bu yıl da Valilik ve Emniyet Müdürlüğü’nün baskıları ile karşılaşabileceklerini düşündüklerini kaydeden Birdal, Başbakan Erdoğan’ın şu soruları yanıtlamasını istedi:
“-Mersin ilinde 2009 yılı 1 Mayıs mitingine katıldıkları için haklarında soruşturma açılan kaç lise öğrencisi vardır?
-Mersin’deki soruşturma sonucu kaç öğrenci okuldan uzaklaştırma cezası almıştır?
-Öğrencilere yasal ve izinli bir mitinge katılmış olmaktan dolayı nasıl ceza verilmektedir?
-Ankara, Denizli ve Adana’da haklarında soruşturma açılan öğrenci sayısı kaçtır? Soruşturma gerekçeleri nelerdir? Bu soruşturmalar sonucu kaç öğrenci hangi cezalara çarptırılmıştır?
-Bu yıl da aynı olayların yaşanmaması için gerekli önlemleri almayı düşünmekte misiniz?” ANKA"