27 Eylül 2010
RÜZGAR İLE SU KUYUSUNDAN SU ÇEKİLİRMİ?
16 Nisan 2010
ODTÜ'den müjde "Beyin sinyalleri harekete çevrildi"
''Sistem sayesinde, bilgisayara kablolarla bağlı, kafaya geçirilen bir başlıkla, klavye kullanılmadan, bir kişinin belirli beyin sinyalleri kullanılarak aklındaki kelimenin harfleri teker teker bilgisayar ekranına yansıtılabiliyor. Ekrandan harfler akarken, EEG sinyallerinin üzerine algoritmalar uygulanarak, ekrana aktarılmak istenen harf seçiliyor. Seçilen harflerin yan yana getirilmesiyle kelime oluşturuluyor. Bu cihazla konuşma ve hareket yeteneğini kaybeden bir kişi, istediği şeyleri karşısındakine aktarabilir. Bununla ilgili değişik uygulamalar da yapılabilir, ama biz tıbbi uygulamalar üzerinde duruyoruz'' Laboratuvarda, ekranda akan harflerden kelime oluşturmanın yanı sıra, farklı algoritmalarla bir isteğin EEG sinyallerinden algılanabilmesi, böylece, örneğin bir tekerlekli sandalyenin hareket ettirilmesine yönelik proje üzerinde de çalışıldığını bildiren Gençer, bir başka çalışmayla ise sistemin performansının artırılmaya çalışıldığını söyledi. EEG sinyalleri ile sadece görüntülü değil, sesli uyarılarla da belirli şeylerin idare edilebileceğini belirten Gençer, ''Örneğin bunlar işitme uyarıları da olabilir. Farklı frekanslar arasından yüksek frekanslı bir ses geldiğinde, alacağınız sinyalle bir şeyleri idare edebilirsiniz'' diye konuştu.
T24 - ODTÜ'lü öğrenciler, tamamen kendi donanımlarıyla beyindeki belirli sinyalleri algılayarak elektronik cihazların kontrol edilmesini sağlayan bir sistem geliştirdi.
Halen, klavye kullanılmadan bilgisayar ekranına kelimelerin yansıtılmasına olanak sağlayan, ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin geliştirdiği cihaz, gelecekte felçli hastaların çevreyle iletişimini sağlamada ve tekerlekli sandalyelerini hareket ettirmede de kullanılabilecek. ''Beyin Bilgisayar Arayüzü'' adı verilen projenin yöneticisi, ODTÜ Elektrik ve Elektronik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Gençer, engelliler için düşük maliyetli ve verimli bilgisayar arayüzü geliştirilmesini amaçlayan projenin, hem donanımın hem de yazılımının, bölümün Biyomedikal Araştırma Laboratuvarında geliştirildiğini söyledi.
Cihazın, pratik olması açısından daha az sayıda kanalla veri alınabilen bir Elektroensefalografi (EEG) sistemi olduğunu anlatan Gençer, sistemin işleyişine ilişkin şu bilgileri aktardı:
13 Ocak 2010
Haiti’de 7,0’lık deprem
Haiti’de 7,0’lık deprem
07.47 | 13.1.2010Karayip denizindeki ada ülkelerinden Haiti yakınlarında 7,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Amerikan Jeoloji Kurumu (USGS), 7,0 büyüklüğündeki depremin merkezinin ülkenin başkenti Port-Au-Prince'in 22 kilometre batısında ve sadece 30 kilometre derinlikte olduğunu bildirdi.Petionville bölgesinde bir hastanenin çöktüğü belirtildi.Deprem sonrasında Haiti ile birlikte komşu ada ülkeleri Dominik Cumhuriyeti, Küba ve Bahamalar için tsunami uyarısı yapıldı.Olası bir tsunaminin deprem merkezinden 100 kilometre uzağa kadar etkili olabileceği kaydedildi.
BİNLERCE ÖLÜ OLMASINDAN KORKULUYOR
- Haiti’yi vuran 7,0 büyüklüğündeki depremde başkent Por-Au-Prince’deki bir çok binanın yıkılırken, yıkıntılar arasında binlerce ölü ve yaralı bulunmasından endişe ediliyor.Merkezi başkentin 15 kilometre batısı olarak bildirilen deprem ve sonrasındaki güçlü artçı şoklar nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Parlamento binası, bakanlıklar, katedral ve benzeri yüksek bir çok yapı yıkıldı veya büyük zarar gördü.
Caddelerin panik içindeki insanlarla dolu olduğunu belirten görgü tanıkları, gökyüzünün yıkılan binaların etkisiyle toz ve duman içinde olduğunu dile getirdi. Elektrik şebekesinin de büyük ölçüde çöktüğü kentteki durumu "tam bir felaket ve kaos" olarak tanımlayan görgü tanıkları, yıkıntılar arasında yüzlerce insanın olduğunu, bu sayının binlerce de olabileceğini söyledi.Ülkedeki çeşitli insani yardım kuruluşlarının temsilcileri de, halkın yoksul olduğunu ve belli bir inşaat standardının bulunmadığını belirterek, mevcut yapıların çoğunun dayanıksız binalar olduğunu, dolayısıyla ölü sayısının binlerce olabileceğini kaydetti.
Amerikan Jeoloji Kurumu (USGS) uzmanlarından Kristin Marano, bu büyüklükteki bir depremin Haiti’de 1770’lerden bu yana görülmediğini bildirirken, sarsıntı Haiti’nin sınır komşusu Dominik Cumhuriyeti ile Küba’da da hissedildi, ancak bu ülkelerde belirgin bir zarar meydana gelmedi.Bu arada, ABD’den sonra Venezuela da Haiti’ye arama kurtarma ekipleri ile gıda, ilaç, içme suyu gibi insani yardım malzemeleri göndereceğini açıkladı.
52 TÜRK POLİS BULUNUYOR BM verilerine göre 7,0 büyüklüğündeki depremin vurduğu Haiti’de konuşlu BM Haiti İstikrar Misyonu’nda (MINUSTAH) 52 Türk güvenlik personeli görev yapıyor.
BM Sözcülüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle MINUSTAH’ta görev yapan 9 bin asker ve polis gücü arasında 52 Türk polisi de bulunuyor. Sözcülük yetkilileri, MINUSTAH’ta görev yapan ve toplam 47 ülkeden gelen 9 bin asker ve polis ile yaklaşık 2 bin sivil personelin akıbetiyle ilgili şu an ellerinde net bir bilgi olmadığını belirtti. Yetkililer konuyla ilgili daha detaylı açıklamanın bugün BM üst düzey yetkililerince yapılacağını ifade etti.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da Haiti’deki depremle ilgili olarak yayımladığı açıklamada, depremden dolayı son derece üzgün olduğunu belirterek, kalbinin Haiti halkı ve orada görev yapan BM personeli ile olduğunu, onlar için büyük endişe duyduğunu ve gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.
BM Barışı Koruma bölümü şefi Alain Le Roy da yaptığı açıklamada "yıkıcı depremin ülkedeki BM karargahına ciddi düzeyde zarar verdiğini, görevli BM personelinin çoğunun akıbetinin henüz bilinmediğini" söylemişti.
MINUSTAH, Haiti’de 2004 yılından beri görev yapıyor.
*http://www.milliyet.com.tr/ *
2 Kasım 2009
Dikkat! Uzmanlar uyarıyor
31.10.2009 Cumartesi 11:44
Domuz gribinden korunayım derken sağlığınızdan olmayın
Domuz gribi nedeniyle satışı artan kimyasal dezenfektanların kilosu 60 TL'ye kadar çıkarken, su, tuz ve elektrikten, bin misli daha ucuza doğal dezenfektan elde edilebiliyor.
Domuz gribinin oluşturduğu panik, dezenfektan satışlarını patlatmış durumda. İnternet üzerinden de birlerce türü pazarlanan kimyasal dezenfektanların kilosu, 6 TL'den başlayıp 60 TL'ye kadar çıkabiliyor. İnsanların panikle önüne gelen dezenfektanı almasının kötü niyetli kişilerin ekmeğine yağ sürdüğünü vurgulayan uzmanlar, aşırı kimyasal dezenfektan kullanımının başka sağlık problemlerine neden olabileceğini belirterek yetkilileri uyarıyor.
Kimyasalların zararlarıyla ilgili olarak, 'Nasıl zehirleniyoruz, nasıl korunuruz?' adıyla bir de kitap yazan Kimya Mühendisi Mennan Aysan Kuzanlı, gripten korunalım derken daha tehlikeli hastalıklara yakalanma riski bulunduğunu söyledi.
1 TONU 6 TL'YE ÜRETİM
Metabolizmanın bozulmasına neden olan mikroptan kurtulmak için kullanılan kimyasalların da aynı etkiye neden olduğunu ifade eden Menan Aysan Kuzanlı, şöyle devam etti: “Aşırı kimyasal kullanımı da tehlikeli. Kısacası yağmurdan kaçarken doluya da tutulabiliriz. Çünkü insanın elinin endazesi olmuyor, bazen ölçü kaçabiliyor. Ölçünün kaçtığı zamanlar, kaçmadıklarından daha fazla olabilir.”
Kuzanlı, fiyatı modeline göre 8 bin TL'den başlayan cihazın 3 ay ile 1 yılda kendini amörti ettiğini kaydetti.
Klimalarda havayı temizlemeye yarıyor
Kimyasallardan korunma konusunda da kitap yazan Kimya Mühendisi Mennan Aysan Kuzanlı, su, tuz ve elektrik kullanan Envirolyte isimli cihazla kurumların kendi bünyelerinde doğal dezenfektan üretilebileceğini söyledi. Almanya, ABD, Japonya ve Rusya'da şehir sularının dezenfektanında da aynı cihazın kullanıldığını belirten Kuzanlı, Japonların elde edilen sıvıyı klimalara uyarlayarak havayı dezenfekte ettiğini sözlerine ekledi. (YeniŞafak)"http://haber.gazetevatan.com/Dikkat_Uzmanlar_uyariyor/268171/41/Saglik
