petrol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
petrol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2010

Mitchell: Türkiye'de petrol olduğuna inanıyorum


Mitchell: Türkiye'de petrol olduğuna inanıyorum

Türkiye'de petrolün daha derinde aranması gerektiğini bildiren Malone Mitchell, "Türkiye'de petrol olduğuna inanmasam, 200 milyon dolarımı harcar mıyım?" dedi.

Uzun yıllardır tartışılan "Türkiye'de Petrol var mı?" sorusuna Amerikalı bir petrol devinden cevap geldi. Petrol Platformu (PETFORM) Derneği tarafından düzenlenen "Türkiye'nin Petrol Potansiyeli Paneli" katılmak için özel jeti ile Türkiye'ye gelen Amerikalı petrol devi TransAtlantic'in sahibi Malone Mitchell, Türkiye yatırımlarıyla ilgili Sabah Gazetesi'ne değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'de yüksek petrol rezervinin varlığına inandığını belirten Michell "Türkiye'nin yapısına, komşularına baktığımda yüksek petrol rezervi görüyorum.
Sadece şu söyleyebilirim ki şu ana kadar yanlış metod izlenmiş. Türkiye Ortadoğu gibi değerlendirilmiş. Ortadoğu petrol arama modeliyle, Türkiye'deki petrol potansiyeline bardağın boş tarafından bakılıyor. Ben Türkiye'deki bardağın dolu tarafını görüyorum" dedi.

'İNANMASAM YATIRMAM'
Türkiye'de şu ana kadar petrol arama faaliyetlerine 200 milyon dolar harcadığını anlatan Mitchell "Türkiye'de daha da çok yatırım yapacağım. 2011, 2012, 2013 planlarım hazır. İnanmadığım şeye niye paramı harcayayım" diyor. Türkiye'de önemli bir enerji piyasası olduğunu anlatan Mitchell "Bu beni daha da heyecanlandırıyor" diye konuştu.

Mitchell, şunları söyledi : "Ortadoğu'daki Petrol geniş havzada. Örneğin Suudi Arabistan'da 2 kilometrekarelik alanda bir petrol kuyusu açarsınız 3 bin varil petrol üretirsiniz. Çünkü Suudi Arabistan'da petrol geniş havzada ve akışkandır. Ancak bizim Kuzey Amerika petrolümüz akışkan değil dar alanlı. Çok kuyudan az üretim yaparsınız. Yani 2 kilometrekarelik alana 10 kuyu açarak toplamda yine 3 bin varil üretirsiniz. Bu yönüyle Türkiye yapısı Kuzey Amerika'ya çok benziyor. Bugüne kadar da Türkiye'de bu yanlış yapıldı." 'SABIR VE İNATLA PETROL ARAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ' Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, petrol ve doğalgaz aramaları konusunda, "Sabırla ve inatla petrol ve doğalgaz aramalarımızı hem özel sektör hem de kamu olarak devam ettireceğiz" dedi. Yıldız, son 7 yılda açılan toplam 604 kuyunun 142'sinin petrollü, 194'ünün doğalgazlı ve 247'sinin ise kuru olarak tamamlandığını dile getirdi.

09.28 | 13.1.2010

*http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi*

6 Haziran 2008

Aynı Patronun Çalışanlarıyız

Uzun zamandır siyasi bir yazı yazmamıştım. Banu Avarla Sınırlar Arasında'yı izliyorum.

Konuşan Sudan Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Gazi Salahaddin Atabani. Yaşadıklarımız, acılarımız birbirine bir sınır kadar yakın.

2005 yılından sonra Darfur'u dillerine doladılar amerikalılar. Her biri Darfur diyor, ama hala diğer yaşanan insanlık dışı olaylar var olmaya devam etmekteydi. Irak, Afganistan, .........' da savaşlar sürüyor insanlar ölüyordu. Birşeyler uluslararası yardım kuruluşlarına artık oraya gidebilirsiniz demişti.

Birleşmiş milletlerin önce barış gücü sonra savaş gücü toprağa ayak basacak,
Sudanda yaptıkları karışıklıkları yine barışı sağlamak için kendileri düzelteceklerdi.

Nesi var? Önce nesinin olmadığını sayalım. İnsanlarının karınlarını doyuracak üretim sistemi yok, böylece yardım! kuruluşlarına muhtaç durumdalar, suları yok, sudan karışıklıklarla birbirlerini öldürttürülüyorlar. Çok sistemli bir yapı.

Sudan Cumhurbaşkanı "Amerikalı ve Avrupalı temsilcilerle konuştuğumda onlara şunu söylüyorum. Yardım adı altında yaptıklarınız yardım değil. Arkasında başka amaçlar var. İnsanları kamplarda topluyorsunuz, çünkü buna muhtaç duruma getirildiler. Orada çalışmalarına gerek yok, sadece ellerini açmaları yeterli." İnsanların duygularını satın alıyorlar.

Yaşadıklarımız bir sınırla ayrıldı. Kamplarda toplanacak kadar yardıma muhtaç değiliz, iyiki bizim yardımlarımız kapımıza kadar getiriliyor. Ne kadar güzel, el açmamız gerekli değil. Satın alınıyoruz. Sudan'ıda satın alıyorlar. Biri uluslararası güçlerle, bizimki ulusal.

Ah o yaşlı insanlar. Ne kadarda kanıyorlar. Allah razı olsun o başkandan. Razı olsun onun da başkanından ve başkanından. Razı olunacak bir durumda rızamı alacak ve tekrar onu başkalarına satacak.

Dönelim yeniden Sudana. Silahlı örgütler savaşıyor, bir kısım yardımların ülkeyi kalkındıracağını diğerleri bir çıkmaza sürükleyeceğini söylüyor. Hala bu dünyada parası olanlar yaşıyor. Muhtaçlar el açıyor. Ve garib, muhtaç insanlarda parası olanlar için yaşıyor.

Çin'in Sudan petrolünün %70'ni alıyor olması, su ve diğer işlerde ortak çalışmaları, bazılarını korkutmuş ki sevimli olunmaya çalışıyorlar.

Ne de olsa bir damla petrol, bir damla kandan daha değerli.

Çağdaş ATA

16 Nisan 2008 Çarşamba