ı
VATAN DIŞ HABERLER
İran Dini Lideri Hamaney, yayınladığı fetvayla, muhalif eylemleriyle tüm dünyanın dikkatini çeken Azad Üniversitesi’ni yöneten vakfı, İslam’a karşı olduğu gerekçesiyle kapattı
İran’da son 10 yılda birçok muhalif eyleme imza atan, sokaklara dökülen üniversite öğrencileriyle dünyada büyük ses getiren, reformcuların en büyük kalesi düşmek üzere. Başkent Tahran’da 28 yıldır eğitim veren Azad Üniversitesi, ülke genelindeki şeriat kurallarının yumuşatıldığı, kız öğrencilerin başlarını açabildiği, erkeklerle zaman geçirebildiği bir okul olarak biliniyordu. 1.3 milyon öğrencisi olan okul, iktidardaki Ahmedinecad yönetimine karşı yapılan gösterilerin de merkezi konumundaydı.
Üniversiteye bağlı ANA haber ajansı da iktidarın sansürlediği haberleri dünyaya duyuruyordu. Ancak ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, önceki gün yayınladığı fetvayla okulu yöneten vakfın “İslam’a aykırı olduğunu ve kapatıldığını” duyurdu. Hamaney, okulun bundan böyle özel okul statüsünde olmadığını belirten Hamaney, okula devletin de el koymayacağını söylese de üniversitenin bundan devlet kontrolünde olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Büyük eylemler bekleniyor
Okulun kurucularından olan reformcu eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani, vakıfla ilgili karar süreci devam ederken, “Bu vakfı kapatmak Allah’a karşı çıkmak gibidir” ifadesini kullanarak olası bir kapatma kararına direneceği mesajını vermişti. Rafsancani, kendisinin de konsey üyesi olduğunu hatırlatarak, “Ben ve Humeyni’nin torunu bu vakfın İslam’a uygun olduğunu düşünüyoruz” demişti. Şimdi okulun 1.3 milyon öğrencisinin tavrı kilit öneme sahip. Öğrencilerin karara direnmesi durumunda İran’da seçim sonrasındaki eylemlere benzer dev öğrenci yürüyüşleri başlayabileceği belirtiliyor.
http://haber.gazetevatan.com/mollalar-el-koydu/334320/30/Dunya
Uzun zamandır siyasi bir yazı yazmamıştım. Banu Avarla Sınırlar Arasında'yı izliyorum.
Konuşan Sudan Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Gazi Salahaddin Atabani. Yaşadıklarımız, acılarımız birbirine bir sınır kadar yakın.
2005 yılından sonra Darfur'u dillerine doladılar amerikalılar. Her biri Darfur diyor, ama hala diğer yaşanan insanlık dışı olaylar var olmaya devam etmekteydi. Irak, Afganistan, .........' da savaşlar sürüyor insanlar ölüyordu. Birşeyler uluslararası yardım kuruluşlarına artık oraya gidebilirsiniz demişti.
Birleşmiş milletlerin önce barış gücü sonra savaş gücü toprağa ayak basacak, Sudanda yaptıkları karışıklıkları yine barışı sağlamak için kendileri düzelteceklerdi.
Nesi var? Önce nesinin olmadığını sayalım. İnsanlarının karınlarını doyuracak üretim sistemi yok, böylece yardım! kuruluşlarına muhtaç durumdalar, suları yok, sudan karışıklıklarla birbirlerini öldürttürülüyorlar. Çok sistemli bir yapı.
Sudan Cumhurbaşkanı "Amerikalı ve Avrupalı temsilcilerle konuştuğumda onlara şunu söylüyorum. Yardım adı altında yaptıklarınız yardım değil. Arkasında başka amaçlar var. İnsanları kamplarda topluyorsunuz, çünkü buna muhtaç duruma getirildiler. Orada çalışmalarına gerek yok, sadece ellerini açmaları yeterli." İnsanların duygularını satın alıyorlar.
Yaşadıklarımız bir sınırla ayrıldı. Kamplarda toplanacak kadar yardıma muhtaç değiliz, iyiki bizim yardımlarımız kapımıza kadar getiriliyor. Ne kadar güzel, el açmamız gerekli değil. Satın alınıyoruz. Sudan'ıda satın alıyorlar. Biri uluslararası güçlerle, bizimki ulusal.Ah o yaşlı insanlar. Ne kadarda kanıyorlar. Allah razı olsun o başkandan. Razı olsun onun da başkanından ve başkanından. Razı olunacak bir durumda rızamı alacak ve tekrar onu başkalarına satacak.
Dönelim yeniden Sudana. Silahlı örgütler savaşıyor, bir kısım yardımların ülkeyi kalkındıracağını diğerleri bir çıkmaza sürükleyeceğini söylüyor. Hala bu dünyada parası olanlar yaşıyor. Muhtaçlar el açıyor. Ve garib, muhtaç insanlarda parası olanlar için yaşıyor.
Çin'in Sudan petrolünün %70'ni alıyor olması, su ve diğer işlerde ortak çalışmaları, bazılarını korkutmuş ki sevimli olunmaya çalışıyorlar.
Ne de olsa bir damla petrol, bir damla kandan daha değerli.Çağdaş ATA
16 Nisan 2008 Çarşamba