Günay'dan şok açıklama!Bakan Günay kaset olayıyla ilgili olarak 'Siz insanların demokratik yollarını tıkamışsanız başka yollardan sizden bunun öcünü alırlar' dedi. Günay "CHP kapatılsın, Vakıf olsun" görüşünü de yineledi. 13.05.2010 Perşembe Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, kaset skandalı sonucu istifa etmek zorunda kalan Deniz Baykal'la ilgili şok açıklamalarda bulundu. Baykal'ın istemesine rağmen CHP liderliğine "dönemeyeceğini" iddia eden Günay, kaseti parti içerisinden birilerinin sızdırdığını ima etti: "Siz insanların demokratik yollarını tıkamışsanız başka yollardan sizden bunun öcünü alırlar. Öyle kıyımlar olmuştur ki O kıyımlar da böyle saygısız ve acımasız misillemelere insanları götürmüş olabilir." CHP'de bir dönem Genel Sekreter olarak Deniz Baykal'la yakın çalışma arkadaşlığı yapan Ertuğrul Günay, Gazeteci Ömer Şahin'in sunduğu Kanal A'da Görüş Farkı programında eski partisinde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Baykal'ın sonunun bu şekilde olmasına üzüldüğünü söyleyen Günay, Baykal'ın yeniden dönüp dönmeyeceğine ilişkin soruya, "Dönmek istediğini hissediyorum ama dönemez. Baykalın siyaset anlayışından arınmış bir CHP'nin yeniden parti olma şansı vardır. Parti bunu bir miktar hissedecektir ve artık dönmesine izin vermeyecektir." cevabını verdi. Ertuğrul Günay, Baykal'ın "komplo" iddialarına yanıt verirken olayın Hükümet'le ilgisi olmadığını, "Böyle bir şey olabilir mi? Bu işin nerelerden kaynaklandığına dair kamuoyunda herkes herşeyi konuşuyor ve biliyor. Bizimle hiç ilgisi yok, herkes Allah'tan korksun" sözleriyle açıkladı. Kasetin CHP içerisinden sızdırıldığını iddia eden Günay şöyle devam etti: "Siz insanların demokratik yollarını tıkamışsanız başka yollardan sizden bunun öcünü alırlar. Bu hesaplaşmanın nerden kaynaklandığı nerden topluma verildiği herkes bunu biliyor yani. Bence bunu kaşıyarak başka şeyler söylemek zorunda kimseyi bırakmasınlar. Siz insanların demokratik söz söyleme hakkını insanlara kapatırsanız insanların hak-hukunu çiğner ve olmayacak birtakım mekanizmalar kurarsanız sizi de böyle acımasızca çıkar birileri böyle hesaplaşır. Öyle kıyımlar olmuştur ki, O kıyımlar da böyle saygısız ve acımasız misillemelere insanları götürmüş olabilir. Öyle insanlar çizilmiş,haksızlıklar yapılmıştır ki Size de men Dakka dukka." Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yıllar önce dile getirdiği "CHP kapatılsın, Vakıf olsun" görüşünü de yineledi. İş Bankası'ndan aldığı parayla birlikte CHP'nin Cumhuriyet tarihini araştırma merkezine dönüştürülmesinin daha saygılı bir davranış olacağını söyleyen Günay, "Çok ağır tepkiler almıştım ama doğru bir öneriymiş. CHP müze olmasın; Kültür Bakanı olduğum için bana bulaşır. Vakıf olabilir." dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İsmet İnönü'nün Atatürk'ün ölümünden bir gün sonra Cumhurbaşkanlığı'na askeri darbeyle seçildiğini öne sürdü. Günay, "11 Kasım 1938'de askeri müdahale ile İsmet Paşa işbaşına gelmiştir. Parlamentoya kalsa İsmet Paşa gelemiyordu. Atatürk'ün dışladığı bir isimdi." diye konuştu. Başbakan Erdoğan ile Deniz Baykal arasında yaşanan İnönü-Hitler polemiğine de değinen Günay, İsmet İnönü'nün tek parti diktatörlüğüne gitmesinde dönemin şartlarının etkili olduğunun altını çizdi. Günay, tek parti dönemini övenlere hatırlatmalarda bulunan "Sol'un fetiş haline getirdiği Nazım Hikmet, İsmet İnönü'nün işbaşında olduğu dönemi hapiste geçirmiştir. Menderes'in affıyla dışarı çıkmıştır." hatırlatmasında bulundu. http://www9.gazetevatan.com |
13 Mayıs 2010
Günay'dan şok açıklama!
12 Mayıs 2010
Baykal'ın istifa açıklamasının tam metini
T24 - Deniz Baykal, gizli kamerayla özel görüntülerinin kaydedildiği komplo üzerine CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa ettiğini açıkladı.
Baykal'ın istifa açıklamasının tam metni şöyle: "Değerli arkadaşlarım hoşgeldiniz; Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum.Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo, hukuk dışı ahlak dışı tertip demektir. Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz. Duvarlara eşyalara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Gizli çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, aktarırsınız, montaj yaparsınız, çarpıtırsınız. Böyle yaparken de dünyanın her yerinde, bütün dinlerin, bütün rejimlerin, bütün ahlak anlayışlarının güvencesi altında olan, insan mahremiyetine tecavüz edersiniz.Ar, haya ve utanç bunu yapanlar için önemini kaybeder. İnsanların şerefleri onların umurlarında değildir. Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler bunu sapık oldukları için ya da ticari kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişlerdir. Siyaset yapmak için düzenlemişlerdir. Ahlaklarına vicdanlarına uygun bir siyaset.Bu komplo bugünkü siyasi konjonktürün eseridir. Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir kaset ele geçirilmiş değildir. Bir komplo imal edilmiştir. Taze iki haftalık, bir komplo vardır.Bu komplonun hedefi bir kişi değil; onun çok ötesinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin neredeyse tek başına yürüttüğü cumhuriyete, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan, sivil darbe, sivil dikta rejimlerine karşı vermekte olduğu mücadelesidir. Bu komplo CHP'nin anayasa ve rejim kavgası vermekte olduğu son iki hafta içinde düzenlenmiş ve piyasa sürülmüştür. Komplo tezgahı malzemeleriyle, çekimleriyle günceldir, tazedir.Meskene tecavüz verileri teknoloji kullanımı yoluyla tezgahlanan bu komplonun, iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden bir muhalefet partisi başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir. Anamuhalefet partisi liderinini hukukuna, ahlakına tecavüz eden bu kadar kaba bir komplo tezgahının iktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz.Olay sonrasında sergilenen sözde iyi niyetli, hakşinas olmaya çalışan yapay tavırlar, üzüntü beyanları perde arkasındaki tezgahın suçluluğunu örtpas etmeye yetmez. Anamuhalefet liderine yönelik bu kadar kaba kanunsuzluk, bu kadar kaba ahlaksızlık bugünlerin ortamında iktidarın bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilemez. Piyasaya sürülemez, komployu ayıplar gibi yapanlar aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir. Bu çerçevede başka bir sorumlu arayışına çıkacak olanlara yardımcı olmak üzere, Amerika'dan Pensilvanya'dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da söylemek isterim. Hukuksuz ve ahlaksız komploları temel alan, "çok ayıp ama" diye başlayan, yorumlarla hesap sormaya siyaset düzenlemeye çalışanlara da bir sözüm var.Ahlaksız ve hukuksuz komplolara itibar ederek, ne ahlakı ne hukuku, ne de siyaseti savunamazsınız. Komplo yapanlar zaten işlerini sizlere güvenerek yapıyorlar. Komploculuğa hayat alanı açanlar "çok ayıp ama" diyenlerdir.Hukuksuz ve ahlaksız komploları hazırlayanların ve onların komplolarına itibar edenlerin, dürüst ve onurlu insanların manevi cesetlerini çiğneyerek nereye kadar gidebilecekleri hep beraber göreceğiz. Bunun nasıl bir Türkiye oluşturmakta olduğunu er geç anlayacağız.Kendinden menkul bir ahlak zabıtalığını bizzat deruhte edenlerin, insanlık tarihi boyunca Hz. Peygamber'den başlayarak günümüze kadar ne mağduriyetlere yol açtıklarını çok iyi biliyoruz. Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel CHP Genel Başkanlığı'ndan ayrılmaksa o bedeli de ödemeye hazırım. Benim CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etmem hiç bir şekilde bu komploya teslim olmak yada kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa ediyorum. Yalansız, dürüst, cesur bir duruş sergilemek sadece benim işim olmamalıdır. Deniz Baykal'ın ve CHP'nin ötesinde bütün Türkiye olarak hepimiz hileler ve şerre dayalı kalleşlik politikasına dur demek zorundayız. Umarım tüm bu yaşananlar ve benim istifam Türkiye'de yeni bir uyanışın başlangıcı olur. İnşallah bir kez daha şerden bir hayır çıkar, hile hurda yapanlar değil dürüst ve namuslu olanlar kazanır. Bu olayda ve bugüne kadar bütün iyi kötü günlerimde bana destek veren ve sahip çıkan her siyasi düşünceden vatandaşlarıma, CHP'nin yiğit, vefakar, fedakar örgütüne, birlikte görev yaptığım çalışma arkdaşlarıma, üzerimde emeği olan, hakkı olan tanıdığım tanımadığım bütün insanlara yaşamımın her anını anlamlı kıldıkları için teşekkür ediyorum. Ben sizlere hakkımı helal ediyorum. Siz de hakkınızı bana helal ediniz.
http://www.t24.com.tr |
10 Mayıs 2010
Baykal istifa etti!
| ||||||
|
9 Mayıs 2010
Kasetle başlayan büyük satranç
|
09.05.2010-pazar Bugün Veda filmiyle ilgili teşekkürlerime devam edecektim ama ortaya çıkan kaset ve bunun yarattığı siyasi deprem, bu konudan söz etmemi zorunlu kıldı. Duygularım bu işin komplo yönüne isyan ediyor.Sekiz yıl önce gizli eller, bir odaya kamera yerleştiriyor, insanların en mahrem anlarını videoya çekiyor. Sonra bu kaseti sekiz yıl boyunca saklıyor; belki şantaj için kullanıyor ve zamanının geldiğine karar vererek piyasaya sürüyor. Bundan daha aşağılık bir siyasi mücadele şekli olamaz.*** İkinci konu bu işi kimin yaptığı. Mantığım bana bu işi AKP’nin ya da ona yakın çevrelerin yapmadığını söylüyor. Çünkü seçim öncesinde değiliz. Ayrıca Tayyip Erdoğan’ın bu yayına tepki göstererek sitelerden kaldırtması, Gül’ün üzüntülerini belirtmesi, RTÜK’ün ve yargının acele biçimde yayın yasağı getirmesi bunu açıkça ortaya koymakta. Geriye kalıyor iki seçenek: Ya CHP’ye yakın bazı çevreler sızdırdı bu kaseti ya da CHP’de değişim isteyen bazı uluslararası güçler. Çünkü önümüzde kurultay var. Kasetin zamanlaması 14 ay sonraki seçimle değil, bu ay içindeki kurultayla ilgili. Belki de Baykal’ı istifaya zorlayarak CHP’nin başına yeni bir kişiyi geçirme niyetinin başlangıç hamlesidir bu. Böylece önümüzdeki seçimlerde CHP’yi iktidara getirme hesapları yapılıyor olabilir. Uluslararası bazı çevreler de yapıyor olabilir bu hesabı. Yani İran’la yakınlaşan ve İsrail’e kafa tutan Erdoğan’ı tasfiye edebilmek için önce Baykal’ı ortadan kaldırmaya yönelik bir satranç oyunun ilk hamleleri. Uluslararası siyasetin bir satranç gibi yürütüldüğünden kimsenin kuşkusu yoktur herhalde. Bunlar ilk hamleler. Bakalım daha neler göreceğiz. *** Siyasi analizler bir yana işin insani yönü çok ama çok çirkin. Kişisel sorumlulukları ve işin ahlaki boyutu ne olursa olsun Baykal’a ve Baytok’a bir insan hakları ihlali uygulanmıştır. Hem de en ağırından. http://haber.gazetevatan.com/ |
8 Mayıs 2010
`Baykal`ın kasedi` iddiasına soruşturma
| |
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP lideri Deniz Baykal`a ait olduğu iddia edilen görüntülerle ilgili olarak soruşturma başlattı. Savcılık, bazı internet sitelerinde yayımlanan görüntülere erişimin engellenmesine karar verdi. Bir internet sitesinde, CHP Lideri Deniz Baykal`la bir CHP kadın milletvekiline ait olduğu öne sürülen görüntüler yayınlandı. Otel odası mı, yoksa bir ev mi olduğu anlaşılamayan bu görüntülere dayanarak Baykal ve CHP`li kadın milletvekili arasında ilişki olduğu söylendi. Site, kısa bir süre sonra gizli kamerayla çekilen buluşma görüntülerini yayından çekti. Kasetin gerçek mi yoksa montaj mı olduğu henüz bilinmiyor. CHP liderinin konuyla ilgili bir açıklama yapması bekleniyor. Bu arada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, suç duyurusu üzerine soruşturma başlattı. Cumhuriyet Savcısı Bülent Yücetürk tarafından yürütülecek soruşturma, TCK`nın 134. maddesinde düzenlenen ``özel hayatın gizliliğini ihlal``, TCK`nın 135. maddesinde yer verilen ``kişisel verilerin kaydedilmesi`` ve TCK`nın 125/1. ve 2. maddelerinde düzenlenen ``hakaret`` suçları kapsamında gerçekleştirilecek. GÖRÜNTÜLERE YASAK Savcı Yücetürk, soruşturma çerçevesinde ilk olarak CHP Genel Başkanı Baykal`a ait olduğu iddia edilen görüntülere erişimin engellenmesine karar vererek, bunun uygulanması için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına(TİB) talimat verdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal`a olduğu iddia edilen kaset görüntüleri partide şok etkisi yarattı. İddia edilen kasetin internet sitelerine düşmesinin ardından parti kurmayları acil bir toplantı gerçekleştirerek durum değerlendirmesi yaptı. CHP Genel Saymanı ve Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal`ın olduğu iddia edilen kasetin görüntüleri hakkında ANKA`ya konuştu. Bir değerlendirme yaptıklarını belirten Özyürek, bugün bir açıklama yapabileceklerine işaret etti. Mustafa Özyürek, `Bakıyoruz, bakacağız. ŞuAkşam saatlerinde bir açıklama yapacağız` diye konuştu. aşamada bir şey söyleyemem. -`BELDEN AŞAĞIYA SİYASET`- CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal da, `Yorum yapmak istemiyorum. Belden aşağıya çirkin siyaset anlayışı kabul edilemez` dedi. -`ADİ BİR KOMPLO, HESABINI SORACAĞIZ`- CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen de, `Adi bir komplo. En adi bir komplo. Böyle ahlaksızlık, şerefsizlik olur mu? Başbakan için de neler söylüyorlar` diyerek tepkisini dile getirdi. ReferandumAyak oyunu oynuyorlar. Adi ve ahlaksızca bir komplo bu` ifadesini kullandı. CHP`li Sevigen, bunu yapanlardan hesap soracaklarını belirterek, `Ortaya çıkaracağız, hesabını soracağız` dedi. ve kurultay öncesi böyle bir olayın gündeme getirildiğine işaret eden Sevigen, ` -KAŞIMAYA GEREK YOK- CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü ise, `Bu ahlaksız dediğimiz grubun oyununa hep beraber gelmeyelim. Hukuki dava açıldı. Gerekli yasal işlemler yapıldı. Kaşımaya gerek yok` diye konuştu. -BAYKAL`IN DİKKAT ÇEKEN SÖZLERİ- Bu arada Deniz Baykal`ın dünkü CHP Parti Meclisi(PM) toplantısı öncesinde düzenlediği basın toplantısında, `Herkesin sabah kalktığında gözaltına alınabileceği, herkesin özel konuşmalarının da kayıt altına alınıp yayımlanabileceği Türkiye`deki düzen, insan haklarının, demokrasinin, hukukun çok büyük ölçüde zaafa uğratıldığı bir düzendir. Bu sürece de bir sivil darbe süreci adının verilmesi hiç de yanlış değildir` şeklindeki sözleri dikkat çekmişti. AA-ANKA |