ihd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ihd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2010

Darbecilere Suç Duyuruları Devam Ediyor

Darbecilere Suç Duyuruları Devam Ediyor

Sandıktan 'Evet' Çıkmasının Ardından Darbecilerin Yargılanması İçin Suç Duyurularına Devam Ediyor.



13.09.2010- pazartesi

Anayasa değişiklik paketi için yapılan referandumda sandıktan 'evet' çıkmasının ardından
darbecilerin yargılanmasıyla birlikte aralarında milletvekili, yazar, gazeteci ve sanatçıların da bulunduğu bir grup, 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Son Olarak BDP'li vekil Hasip Kaplan da suç başvurusunda bulunanlar arasında.

Genç Siivillerden Basın Açıklaması

Genç Siviller, 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında Bursa Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu.

Sabah saatlerinde Bursa Adliye Sarayı önünde toplanan Genç Siviller adına açıklama yapan Emin İleri, 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve kuvvet komutanları hakkında 'Darbe yapmak, anayasayı değiştirmek, hükumeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralama, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıda bulunmak' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Hazırladıkları şikayet dilekçesinde Evren ile dönemin kuvvet komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Sedat Celasun, Bedrettin Demirel, Ali Haydar Saltık, Eski Başbakan Bülend Ulusu'nun yanı sıra dönemin vali, bürokrat, kaymakam ve emniyet müdürlerinin yargı karşısına çıkması gerektiğini isteyen Genç Siviller, Anayasa'nın geçici 15. maddesinin kaldırıldığına işaret etti. Darbeyi gerçekleştiren dönemin komutanlarının hapis cezasıyla cezalandırılmasını isteyen Emin İleri, şüpheliler hakkında soruşturma açılması gerektiğine vurgu yaptı. Açıklamanın ardından Emin İleri ve arkadaşları hazırladıkları dilekçeleri Cumhuriyet Başsavcılığına verdi.

MAZLUMDER-DER, İHD ve Emek Plaformu, darbecilerinin yargılanması için suç duyurusunda bulundular.

MAZLUMDER-DER, İHD ve Emek Plaformu, darbecilerinin yargılanmasını engelleyen geçici 15. maddenin iptal edildiği Anayasa paketinin referandumla kabul edilmesininin ardından, 12 Eylül askeri darbesini gerçekleştiren dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları ile dönemin Danışma Meclisi'nin yanı sıra dönemin Başbakanı Bülent Uluslu'nun yargılanması için Ankara'da savcılığa başvurdu.

Yetmez Ama Evet Grubundan Basın Açıklaması

'Yetmez ama evet platformu' adlı grubun yaptığı açıklamada, "12 Eylül 2010 günü millet devlete el koymak zorunda kaldı." denildi.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelen yaklaşık 50 kişi, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Grup, 'Yetmez! yeni Anayasa istiyoruz' ve 'Darbeci Evren 12 Eylül'ün hesabını vereceksin' yazılı pankart açtı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Yıldız Önen, "12 Eylül 2010 günü millet devlete el koymak zorunda kaldı. 50 yıllık darbeler tarihinin sonuna gelindi. 30 sene sonra, 12 Eylül'le hesaplaşmak için büyük fırsatımız doğdu." dedi.

Milletvekili Ufuk Uras da referandumda 'evet' çıkmasıyla ilgili şunları söyledi, "Bu bizim açımızdan çifte bayram. Bir yandan sandıktan demokrasi çıktı. Diğer yandan da Kürt demokrasi hareketi 'Biz buradayız.' dedi. 'Yeni bir anayasa yapacaksan beraber yapalım.' dediler. Batı ile doğu arasında köprü kuracağız. Biz 30 yıldır bunu bekliyorduk. Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanması için bir zemin oluştu. Çocuklarımıza vereceğimiz en büyük hediye de budur. Kenan Evren'in gönüllü avukatları yanılıyor.''

Şikayetçi olan 80 kişi arasında milletvekili Ufuk Uras, yazarlar Nihal Bengisu Karaca, Ferhat Kentel, Yasemin Çongar, Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, Sacit Kayasu, eski İstanbul Baro Başkanı Yücel Sayman ve sanatçı Zeynep Tanbay da bulunuyor.

Şüpheliler ise Kenan Evren ile birlikte dönemin kuvvet komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Sedat Celasun, eski komutanlardan Bedrettin Demirel, Ali Haydar Saltık, eski Başbakan Bülend Ulusu ile diğer bakan, bürokrat, vali, kaymakam, emniyet müdürü, asker, amir ve memurlar olarak gösterildi.

Darbe sonrasında yaşanan gelişmelerin hatırlatıldığı dilekçede, asılanlar, öldürülenler, gözaltına alınan, fişlenenler olduğu kaydedildi.

Dilekçede, "İzah edildiği üzere şüphelilerin hapis cezasıyla tecziyeleri için haklarında kovuşturma yapılarak kamu davası açılmasını arz ve talep ederiz." denildi.

EDP'den Evren'e Suç Duyurusu

Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) İzmir İl Yönetimi, ''12 Eylül darbesini yapanlar'' hakkında suç duyurusunda bulundu. EDP İzmir İl Başkanı Arif Ali Cangı, İzmir Adliyesi önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, dünkü halk oylamasıyla kabul edilen anayasa değişikliğinin, Anayasanın geçici 15.maddesini yürürlükten kaldırdığını ifade etti.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nden Suç Duyurusu

Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ne üye bir grup da 12 Eylül 1980 darbesini yapan generallerin yargılanması için Kadıköy Adliyesi'ne dilekçe verdi.
Saat 11.00 sıralarında Bahariye'deki Kadıköy Adliyesi'ne gelen grup sloganlar eşliğinde açıklama yaptı. "Darbe suçluları yargılansın; Kenan Evren Cezalandırılsın" pankartı taşıyan grup sık sık slogan attı.

BDP'den Suç Duyurusu

BARIŞ ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Referandum'dan, "Evet" çıkmasından sonra İdil Cumhuriyet Savcılığına giderek 12 Eylül darbesini gerçekleştiren Kenan Evren ve arkadaşları hakkında suç duyurusunda bulundu. Adliye çıkışında konuşan Kaplan, 12 Eylül'ün bir mağduru olarak dilekçesini Cumhuriyet Başsavcılığna verdiğini ifade ederek, "Başta Kenan Evren olmak üzere dönemin generalleri hakkında suç duyurusunda bulundum"dedi.

Terzi Fikri'nin Ailesi Evren'den Davacı Oluyor

Türkiye solunun simge isimlerinden, Terzi Fikri adıyla bilinen Ordu Fatsa'nın eski belediye başkanı Fikri Sönmez'in ilçesinde, doğup büyüdüğü köy Kabakdağı'nda ve kendi elleri ile açtıktan sonra Kenan Evren'in kendi adını verdiği caddesinin bağlı olduğu mahallede 'evet' oyu çıktı.

Naci Sönmez, sandıklardan evet oyu çıkması üzerine yaptığı açıklamada, Kenan Evren'in yargılanması için cumhuriyet savcılığına başvuruda bulunacaklarını ve dava açacaklarını söyledi

BDP'li Bengi de Suç Duyurusunda Bulundu

Anayasa Değişikliği Referandumuyla, Anayasa'nın Geçici 15'nci Maddesi Kaldırılırken, Bdp Grup Başkanvekili ve Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Kenan Evren ve Darbecilerin Yargılanması İçin Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na Suç Duyurusunda Bulundu.

78'liler Girişiminden Suç Duyurusu

Anayasa Değişiklik Paketi Referandum Oylamasında 'Evet' Sonucunun Çıkması, Sivil Toplum Kuruluşlarının Harekete Geçirdi. Kendilerini 78'liler Girişimi Olarak Tanımlayan Bir Grup Sultanahmet Adliyesi'ne Gelerek 1980 Darbesini Yapan Üst Düzey Askeri Yetkili ve Diğer İlgililer Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu.

http://www.haberler.com/darbecilere-suc-duyurulari-

2 Mayıs 2010

“TOPLUMUN FARKLI RENKLERİ” 1 MAYIS'I KUTLADI- fotoğraflar-1

TOPLUMUN FARKLI RENKLERİ” 1 MAYIS'I KUTLADI
1 Mayıs 2010 da, farklı renlerin biraraya geldiği ve tek ortak dilleri, eşitlik ve özgürlük olan tüm insanlar, ,yoksulluğa ve işsizliğe karşı birleşin sözünü ne kadarda doğrular nitelikte Türkiyenin tüm illerinde ve Ankara'da bir araya geldiler.

Haber ve Fotoğraf:Evcioğlu
01.04.2010- Cumartesi-Ankara

-
TOPLUMUN FARKLI RENKLERİ” 1 MAYIS'I KUTLADI-haber/foto



26 Kasım 2009

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE HAYIR! 25 KASIM

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE HAYIR!

İnsan Hakları Derneği


Bugün, 25 Kasım. Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü.

Ancak, dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye'de biz kadınlar değişik biçimlerde şiddete uğruyoruz. Kadınların eğitimden yoksun bırakılarak eve mahkum edildiği, ekonomik faaliyetinin yasal ve geleneksel birçok engelle kısıtlandığı, çalışma yaşamında bin bir haksızlık ve ayrımcılıkla karşılaştığı, toplumun en fakir kısmını oluşturduğu ve kendi kaderine terk edildiği koşullarda, şiddetin ilk hedefi de doğal olarak(!) en korumasız ve zayıf kesimi biz kadınlarız!

Kadına yönelik şiddetin bildik hüzünlü öyküleri, geleneksel ön kabuller, toplumun ve devletin duyarsızlığı ile büyüyor. Şiddet yalnızca bedenlere zarar vermiyor, kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu zayıflatıyor veya yok ediyor.

Dünyada kadına yönelik şiddet, özellikle ekonomik, siyasal ve etnik sorunlarla iç içe geçerek artmaktadır. Nijerya'da, Emine Laval'ın evlilik dışı çocuk sahibi olduğu gerekçesiyle şeriat mahkemesi, Mardin'de Şemsiye Allak'ın ailesi tarafından taşlanarak öldürülmesine karar verilmesi bunun en somut ve güncel örnekleridir.

-Bugün dünya üzerinde yaşayan kadınların yarısı eşlerinden şiddet görüyor.

-Çin'de, yılda 1 milyon kız çocuğu doğar doğmaz öldürülüyor. Dünyada bu yolla kaybedilen kadın sayısı 40-50 milyonu buluyor.

-Uluslararası Göç Örgütü, her yıl 2 milyon kadının sınır ötesi kadın ticaretinde kullanıldığından bahsediyor.

-ABD'de, her 6 dakikada bir kadına tecavüz ediliyor.

-İngiltere'de, her 7 kadından biri birlikte olduğu erkek tarafından tecavüze uğruyor.

-Fransa'da, her ay 6 kadın aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybediyor.

Bunlarla birlikte, paylaşım savaşları, işgaller, ağır ekonomik bunalımlar ve yoksulluk biz kadınları şiddet cenderesine daha fazla itiyor. Antik Çağdan beri kadının bedeni, her savaşın üzerinde cereyan ettiği savaş toprağı olmuştur. Biz kadınlar, savaş dönemlerinde hem anlamsızca öldürülüyoruz, hem eşlerimiz, çocuklarımız katlediliyor, hem de tarihsel yazgımız haline gelen tecavüz olaylarına maruz kalıyoruz. Bir yandan da, erkeklerin savaş cephelerine sürülmeleriyle boşalan yerler ucuz kadın emeğiyle dolduruluyor; savaşın yol açtığı açlık ve yoksulluğun katlandığı sömürü işletiliyor.

Bu yüzden biz kadınlar, ABD'nin Irak'a saldırısının meşrulaştırılmaya çalışıldığı şu günlerde; savaşa, ABD'nin dünyanın dört bir yanını kana bulamasına, Türkiye'nin bu kirli oyunun bir parçası haline getirilmesine karşı olduğumuzu ilan ediyoruz! Bizler, eşlerimizin, çocuklarımızın ABD askeri olmasını istemiyoruz! Bugüne kadar Irak'ta ve dünyanın birçok yerinde işgaller ve ambargolar nedeniyle yüz binlerce kadının ve çocuğun katledilmesinin, şiddet görmesinin, aç bırakılmasının durdurulmasını istiyoruz.

-Bizler, Türkiye'de %97'si şiddet gören kadınlarız!

-Bizler, Adana'da sokak ortasında, polislerin gözü önünde vahşice bıçaklanan kadınız!

-Bizler, Diyarbakır'da, kendilerine ve kocalarına bilgi verilmeden kısırlaştırılan 17 kadınız!

-Bizler, namus(!) cinayetleri sonucunda yaşamımızı yitiren yüzlerce sessiz kadınız!

-Bizler, cinsel yönelimlerimiz nedeniyle işinden kovulan, evinden çıkartılmaya çalışılan, TC mahkemelerince 'lezbiyen anneye kız çocuğu verilmez' kararıyla velayet hakkı elinden alınan, devletin tüm organları ve toplum tarafından yok sayılan, aşağılanan kadınlarız!

-Bizler, türban taktığımız için, çalışmak istediğimiz için, gece sokağa çıktığımız için, eylem yaptığımız için saldırıya uğrayan kadınlarız!

-Bizler, gözaltında tecavüze uğrayan, jandarma ve emniyet güçleri önünde sorgusuz sualsiz 'bekaret kontrolü'(!) yapılan kadınlarız!

Biz diyoruz ki; yaşadıklarımız yalnızca sonuçtur.
IMF ve savaş politikalarıyla derinleştirilen mülkiyet ilişkileri, sömürü mekanizması, işsizlik, yoksulluk ve eğitimsizlik, aile içi şiddetin, cinnetlerin, intiharların, cinsel tacizin, fuhuşun, hırsızlığın inanılmaz boyutlara gelmesine neden olmuştur. Güneydoğu'da islami ve milliyetçi nitelikli bir muhafazakarlaşmanın ve feodal yapının yanısıra, son 15 yıllık çatışma da göç ve değerler bunalımına, otoriter devlet anlayışının pekişmesine, kadına yönelik siyasi ve toplumsal baskının artmasına yol açmıştır.

Diğer yandan; namus, töre cinayetleri, koca-baba dayakları, işkence medyada magazinleştirilerek sunuluyor. Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulanıyor. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hakkedip hakketmediği tartışılıyor; kurbanlar suçlanıyor, suçlular "mağdur" ilan ediliyor. Şiddet, dinsel-geleneksel önyargılarla, cinsiyet ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor.

Bütün bunların sona erdirilmesi için bizler;

  • Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınamasını,
  • Şiddete uğrayan kadınlar için başvuru ve sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ve yasal yardımın yapılmasını,
  • Cinsiyet ayrımcı politikalar, yasalar ve uygulamaların kaldırılmasını, eylem ve eğitim projelerinin kadın örgütleriyle birlikte hayata geçirilmesini,
  • Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatılmasını,
  • Kadınların ekonomik özgürlüğü için çalışmasının önündeki engellerin kaldırılmasını, sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık hakkından yararlanılmasının sağlanmasını,
  • Medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti teşvik edici yayınlar üzerinde kendi oto-denetim mekanizmasını kurarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmesini,
  • Evde, sokakta, işyerinde, gözaltında, cezaevinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumlularının yargılanmasını ve caydırıcı yasal tedbirler alınmasını
  • Toplumsal barışın sağlanması için, anadil üzerindeki tüm yasakların, OHAL ve koruculuk sisteminin kaldırılmasını,
  • Anayasanın 10. maddesine "cinsel yönelim" ibaresinin eklenmesini; bu değişikliğin hayata geçirilebilmesi için kanunlardan tüzüklere, yerel yönetimlerin işleyişinden yönetmeliklere tüm ayrımcı yasal düzenlemelerin kaldırılmasını, "genel ahlak", "yüz kızartıcı suç" gibi ifadelerin eşcinsellere karşı kullanılmamasını, vatandaşların yaşamlarını işten atılma, yurttan atılma gibi ayrımcılığa, şiddete, tehdide karşı güvence altına alacak şekilde gerekli değişikliklerin eşcinsel örgütleriyle işbirliği içerisinde düzenlenmesini

İSTİYORUZ!

Emeğimiz için

Geleceğimiz için

Bedenlerimizin Sahibi olmak için Mücadeleye!

Cinsel, Ulusal, Sınıfsal Sömürüye Hayır!

Evde, İşyerinde, Sokakta Cinsel Şiddete Son!

Savaşa Hayır!

Barış İçin Sürekli Kadın Platformu

Ankara Bağımsız Feminist "Kadınlar Vardır" Grubu,
Bağımsız Sosyalist Kadınlar,
Bağımsız Kadınlar,
Başkent Kadın Platformu,
Emekçi Kadınlar Birliği,
HADEP Kadın Kolları Genel Merkezi,
İHD Genel Merkezi,
İHD Ankara Şube Kadın Komisyonu,
İlk-Der,
Kaos GL'li Kadınlar,
KESK Ankara Şubeler Platformu,
Öte-ki Ben Lezbiyen Feminist Oluşum,
SDP'li Kadınlar,
Uçan Süpürge,
EMEP'li Kadınlar ,
ÖDPli Kadınlar

http://www.ihd.org.tr/