Belediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2010

Ölümüzden bile korkuyorlar

Ölümüzden bile korkuyorlar


Adil YİĞİT

adilyigit@yahoo.de

Tanınmış Halk Ozanı Vicdani (Zeynel Abidin Sönmez-) , Hamburg’da yakalandığı Gırtlak kanseri hastalığından sonra akciğerleri de çalışamaz duruma düşünce yaşama yenik düştü ve aramızdan ebediyen ayrıldı.


Uzun zamandır yaşamla ölüm arasında dans eden sevgili bilge Ozan Vicdani dün sabahleyin saat 7.00 sularında Altona hastanesinde yaşama gözlerini yumdu.11 yıl önce geçirdiği bir ameliyat sonrası ses telleri önemli oranda kesilen „kanlı“ Maraşlı Zeynel Abidin Sönmez, (Ozan Vicdani)..


Türküleri ve deyişlerinin yanında yüzlerce anlam yüklü, şiirlerini "Yaşlandıkça Güzelleşen Aşk“ isimli kitabında topladı.


-O’nun yokluğunu, O’nu yakindan tanıyanlar çok arayacaklardır-


Dün sabah aniden rahatsızlanarak yaşama veda eden Ozan Vicdani’nin cenazesi için gerekli çıkış belgesi Hamburg Türk Konsolosluğunda bürokratik engellere takıldı.


Cenaze işlemlerini yıllardır Almanya genelinde yürüten tecrübeli şirket yetkilileri dahi Hamburg başkonsolosluğunun keyfi engel çıkartmasına bir anlam veremediler.


Siyasi mülteci statüsüne sahip olan Ozan Vicdani’ye 15.04.2010 tarihli Hamburg TC Konsolosluğu mühürlü Nüfus Cüzdanı verilmiş olmasına rağmen, cenaze işlemlerini yürüten şirkete, Hamburg Yabancılar Polisinin de ayrı bir çıkış belgesi vermesi şartı yok yere öne sürüldü.


Her saniyenin değerli olduğu, acılara boğulmuş, acılardan süzülüp gelmiş bir ailenin geride kalan fertlerine yapılacak en kötü zulüm ancak bu olabilirdi.


Hamburglu dostlarının yılların tecrübeleriyle kararlı duruşları sonuç vermişti. Sevgili Vicdani’nin cansız bedeninin Nurhak eteklerine yola çıkmasına artık hiçbir engel kalmamıştı.


Belediyenin kapalı olmasına rağmen Altona belediyesi yabancılar dairesi şefinin insani yaklaşımıyla istenen çıkış belgesi yazısının konsolosluğa hiçbir bürokratik engele gerek duyulmadan fax’lanmasıyla cenaze kısa bir gecikmeyle de olsa havaalanına ulaşabildi.


Ozan Vicdani’nin kendisi gibi senelerdir sürgünde siyasi mülteci olarak yaşamını sürdüren kardeşi Ozan Emekçi, cenaze töreninde yaptığı kısa bir konuşmada „ölülerimizden bile korkuyorlar“ diyerek konsolosluktaki gereksiz bürokratik engel çıkartmaya sitem ederek bir anlamda içindeki haklı tepkisini dışa vurdu.




Ozan Vicdani Kimdir?


01.01.1941 Maraş’ın Afşin ilçesi Keşanlı köyünde altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi.


24.12.1978 kanlı Maraş katliamında ailesinden 16 kişiyi kaybeden, Babasının evi olaylar başladığında ilk yakılan ve talan edilen evdir. Babasını burada gözlerinin önünde kaybeder.


68liler devrimci kuşağından olan Ozan Vicdani, 12 Eylül 1980 faşist cuntası sonrası çeşitli kereler siyasi şubede gözaltılar ve işkenceler yaşar. Halk gecelerinde ve dost sohbetlerinde söylediği türkülerden dolayı uzun zaman aranır duruma düşer.


69 yaşında yaşama veda eden ozan Vicdani‘yi hemşehrileri, dostları ve yoldaşları Diebsteich Kilisesi salonunda yapılan sade bir törenle doğum yeri Afşin’e uğurladılar.


Hamburglu halk ozanları Aşır Özer ve Hazır’ın içten deyişleri eşliğinde Ozan Vicdani, sonsuzluğa giden yolda dostları arasında bir kutup yıldızı gibi akıp gitti. Törene ev sahipliği yapan Kürdistan Halk Evi inisiyatifindeki alevi dedesinin ve aile yakınlarının ülke gerçekliğini dile getiren kardeşlik ve insan sevgisini öne çıkartan duygusal sözleri katılanları biran da olsa geçmisle günümüz arasında git-gel ler yapmaya zorluyordu.


Sevgili Vicdani toprağın bol olsun.


http://www.hamburghaber.de/
"

27 Haziran 2010

SPOR TESİSİLERİ VE BAZ İSTASYONLARI İÇİÇE


SPOR TESİSİLERİ VE BAZ İSTASYONLARI İÇİÇE..


İşte bu görüntülere aldanmayın; Üzerinde Türk bayrağı var diye aldanmayın.. Onun altında BAZ İSTASYONU var.. Orası Mamak-Saime Kadın Semtindeki; Ankara'nın en güzel yürüyüş parkurunun bulunduğu ve her gün yüzlerce insanın sabah sporu yaparak sağlıklı kalmak için orada buluştuğu yerdir..

Fotoğraflardan da görüleceği gibi, bir tarafında Türk Bayrağı ve diğer tarafında Mamak Belediyesinin logosu bulunan kamuflenin altında "dev bir Baz İstasyonu."..

Sağlıklı kalmak için spor yapan genç-yaşlı tüm insanlara, Kanser yapan Kanserojen madde yaymaya ve hasta etmeye devam ediyor..

Ah! o güzel ve temiz insanlarımız ise; kendilerine karşı, sırf para için kurulan tuzağın farkında değiler..
Uzmanlar her gün basında, tv.ler de, toplantılarda canı pahasına insanları aydınlatmak için çırpınmaktadırlar.. Ancak; paradan başka hiç birşey düşünmeyen ve gözünü hırs bürümüş kapitalistler ve onun işbirlikçileri ise; oturduğumuz binaların üstlerine kadar baz istasyonu kuruyorlar..

Sizlere bir örnek daha vereceğim; Anıtkabirin hemen karşısında kurulu bir spor tesisi var.. Adı, Anıttepe Spor Tesisleri.. Oradada her sabah, binlerce insan sağlıklı kalabilmek için yürüyüş ve çeşitli sporlarını yapmaktadırlar.. Bu spor tesisinin üç ayrı noktasında da baz istasyonu vardır.. Dışarıdan bakıldığında sanki spor tesisinin reklam direği ve panosu gibi görülen bu yer yine kamufilaş yapılmış; Baz İstasyonlarıdır..

Yani; aldanmayın...!

Kesinlikle yapılabilecek mutlaka bir şeyler vardır.. Bu durum, bazen elektrik direği, bazen bina üzerinde baca gibi karşımıza çıkarlar... Ama, bilmelisinizki; insanların tamda yaşam alanlarıyla içiçe girmiş bu tesisler, bizlerin sağlığını tehdit ettiği gibi.. Çocuklarımızın sağlıksız bir geleceğe doğru yol alırken, bizlerin seyrediyor oluşu.. düşündürücüdür.. Onları büyütürken, hasta olduğunda acaba kaç kez gece uykularımızı bölerek kalkıp; hastaneye götürmek için telaş içinde koşuşturmadık.. geleceğimiz olan çocuklarımızı bebekken gösterdiğimiz hassasiyeti neden şimdi göstermiyoruz..?

ÖNEMLİ NOT; Ankara'nın bir semtinde oturan bir vatandaş; dört katlı binasının üzerine, BAZ İSTASYONU kurdurur... Hem de, Turcell, Avea ve Vodefon Telefon operatörlerının hepsinin bazını çatıya diktiriyor.....!

KENDİSİNE ŞÖYLE BİR SORU YÖNELTİM: *-Bey efendi, en üst daire de sen ve çocukların oturuyor.. Diğer dairelerde de kardeşlerin ve kiracıların oturuyor.. Peki! değermi 15.000 dolar için bu insanların hayatını riske atmaya ? dediğimde.. İfadesi aynen şöyle idi..

*-Bazcı Şahıs: 15.000 dolar değil 45.000-dolar.. Üç operatöründe bazını kurdurdum.. Yaydığı iddia edilen radyasyona gelince; Araştıttırdım..! O baz istasyonlar, alttaki dairedeki yaşayanlara zarar vermiyorlarmış....!?

*- Ya nereye veriyorlarmış.?

*-Bazcı Şahıs: binanın karşısındakilere zarar veriyorlarmış..

*-Peki.! Karşıdaki komşuların çocuklarının ve kendilerinin sağlığı ne olacak.. Onların sağlığını bozmuyormu..? dediğimde aldığım cevap çok daha dikkat çekiciydi....!

*-Bane ne onların sağlığında.. Hasta olurlarsa olsunlar.. Ben alacağım paraya bakarım..

*****

Buyurun, sağlıklı kalın.. Bir de çevremizde çıkarcı ve menfaatçi para düşkünü insanlar varken; Hiç birşey yapmadan nasıl sağlıklı kalınacak..? Hep birlikte düşünmek zamanı değilmidir.. ?

Aşağıda bir kaç örnek fotoğraf lütfen inceleyin.... Ne kadar ustaca kamufle edilmek suretiyle süslenmiş,, Değerli Mahsuni Şerif'in türküsünde söylediği gibi; "Gül boyanmış karayılan" misali...

Güzel günlerde görüşmek üzere ...!

27.06.2010-pazar
EvcioğluHaber

*********************************************************













6 Mayıs 2010

22 yıllık kadın memura zor görev

22 yıllık kadın memura zor görev
06.05.2010
Damperli Kamyon

Kadın memur, inşaat molozları
arasında tek başına


NEVŞEHİR'in Avanos İlçesi Belediyesi'nde memur olarak görev yapan 45 yaşındaki Behice Bostan, ilçeye 5 kilometre uzaklıkta molozların kamyonlar tarafından uygun olarak dökülüp dökülmediğini kontrolle görevlendirildi.
Belediye Başkanı AK Parti'li Mustafa Körükçü, su, tuvalet ve elektriğin bulunmadığı bir barakada kontrolörlük yapan memurenin durumuyla ile ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

Türkiye'nin en önemli el sanatları merkezlerinden biri olan Avanos İlçesi'nde, Belediye'de 22 yıldır beri memur olarak görev yapan Behice Bostan, henüz bilinmeyen bir nedene dayalı olarak, Belediye Başkanı AK Parti'li Mustafa Körükçü tarafından, Avanos- Gülşehir karayolu üzerinde, ilçeye 5 kilometre uzaklıkta bulunan, mülkiyeti Belediye'ye ait moloz döküm alanına, molozların istenilen düzeyde dökülüp dökülmediğini kontrol etme yetkisiyle görevlendirildi. Sadece kamyon ve iş makinelerinin gelip geçtiği bir alanda kontrol görevi yapan Behice Bostan, devlet memuru olduğu için konumu ile ilgili bilgi veremeyeceğini belirtti.

Behice Bostan'ın annesi 70 yaşındaki İlknur Göneren, kızını, ilçeye 5 kilometre uzaklıktaki kum ocakları mevkiindeki görev yeri moloz döküm alanında, diğer kızından olan, bebek arasındaki minik torunuyla birlikte ziyaret etti. İlknur Göneren, kızının saat 17.00'ye kadar toz toprak içinde zor şartlarda mesai yapmak zorunda kaldığını belirtti.

‘RAHATSIZLIK DUYUYORUZ’

İlerlemiş yaşına karşın, canından çok sevdiği kızının can güvenliğini hiçbir şekilde tehlikeye atamayacağını belirten anne İlknur Göneren, “Kızım Behice'nin bu görev alanı oldukça anlamsız. Burada kızımın hiçbir can güvenliği yok. Gelip geçen kamyoncular ve iş makineleri sürücüleri oldukça farklı bir şekilde bizi değerlendiriyor. Kızımın suçunun ne olduğunu anlamak istiyorum. Bunun büyük bir vicdansızlık olduğuna inanıyorum. Suyu, tuvaleti ve elektriği bulunmayan böyle bir alanda bir kadın tek başına nasıl bir hizmet yapacak? Bunu devlet büyüklerimizin insafına bırakıyorum.” dedi.

Bu arada Avanos Belediye Başkanı Mustafa Körükçü, konuya ilişkin olarak gazetecilere açıklama yapmaktan kaçındı. Başkan Körükçü, gazetecilere zamanının olmadığını belirterek, konuyla ilgili soruları bıraktı.


http://haber.gazetevatan.com/

20 Nisan 2010

PSAKD YENİMAHALLE ŞB. BELEDİYE ÖNÜNDE EYLEM YAPTI



PSAKD,
YENİMAHALLE BELEDİYESİ ÖNÜNDE EYLEM YAPTI
http://www.pirsultan.net/dosyalar/2612200701643.jpgTarih : 19/04/2010 Pazartesi-13:30
Sayın Başkanım; Lütfen sözünüzü tutun." Cem ve Kültür Evi" Arsamızı tahsis edin....
Ankara- PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Yenimahalle Şubesince; batıkent halkınında katılarak destek verdiği, PSAKD- Mamak Şb. diğer İlçe ŞB. yöneticilerinin ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri Kemal BÜLBÜL'ünde katılımıyla Yenimahalle Belediyesi önünde "Cem ve Kültür Evi" yapılmasına yönelik taleplerini içeren bir basın açıklaması ve eylem gerçekleştirildi.."Batıkent halkının isteği doğrultusunda, Derneğimiz öncülüğünde Batıkent’e Cem ve Kültür Evi yapılması talebimizin yinelenmesi ve seçimden önce , ' Yenimahalleye Cem ve Kültür Evi' yapılmasını teminen arsa tahsisi yapılacağı sözünün verildiği hatırlatılarak, verilen sözlerin tutulması noktasında, Yenimahalle Belediye Başkanımız Sayın Fethi YAŞAR'ı göreve çağırıyoruz.."denilen basın açıklamasından sonra , Belediye Başkan Yardımcısı ile bir görüşme yapıldı.. Başkan Yrd. "Eğer böyle bir söz verildi ise , araştıralım.. Tabiki; sözümüzü yerine getiririz" dediği öğrenildi..

Haber Kaynak; PSAKD-Mamak Şb.YKÜ. Sultan Aydoğdu
Haber: Evcioğlu

Basın Açıklamasından Fotoğrflar





10 Nisan 2010

Romanlara ayrımcılık her yerde...

Romanlara ayrımcılık her yerde...

http://www.kirsehiryenihaber.com/haberimg/romanlar3.jpg
Bugün 8 Mart Dünya Roman Günü. İstanbul'da bu akşam Balat'ta bir şenlik yapacak olan Romanlar, rantın esir aldığı büyük kentlerden sürülüyor. Yüzlerce yıllık Roman mahallesi Sulukule artık yok. Irkçı saldırı nedeniyle Manisa'nın Selendi'ilçesinden sürülen romanlar, Salihli'de tutunmaya çalışıyor. Romanlara yönelik ayrımcılık, dünyanın çok ülkesinde insanlık utancı olarak devam ediyor.

08 Nisan 2010 Perşembe
Romanlara ayrımcılık her yerde...
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Claudio Cordone, 8 Nisan Uluslararası Romanlar Günü'nde, İspanya'nın Cordoba kentinde yapılan 2. Avrupa Roman Zirvesi öncesi bir açıklama yaparak Avrupa’da yaşayan Romanların ayrımcılığa uğradığını söyledi.

BİA Haber Merkezi' nin verdiği bilgiye göre, AB liderlerine çağrıda bulunan insan hakları savunucusu Cordone, şöyle dedi:

"Romanların hak ihlallerini ortadan kaldıracak somut eylem planları bir an önce yürürlüğe konsun. Roman halkları Avrupa vatandaşlarıdır ve Avrupalı liderler onların diğer vatandaşlarla aynı hak ve sorumluluklara sahip olmasını güvence altına almalıdır. 21'inci yüzyılda Avrupa'da ikinci sınıf vatandaş olamaz.

AB liderleri Romanların maruz kaldığı insan hakları ihlallerini ortadan kaldıracak somut bir eylem planını yürürlüğe koymalı. Irkçı saldırılara karşı seslerini yükseltmeli ve Romanların konut edinme, eğitim, sağlık ve istihdamda karşılaştıkları ayrımcılığı bitirecek somut önlemler geliştirmelidir."

Uluslararası Af Örgütü, Roman Zirvesi öncesinde "Avrupa'da Romanların zorla tahliye edilmelerini durdur" başlıklı raporunu da açıkladı.

ROMANLAR GÖÇE ZORLANIYOR

Örgütün açıkladığı raporda Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Sırbistan ve İtalya, Romanları yaşadıkları bölgelerden zorla sürmekle suçlandı. Rapordan ayrıntılar ise şöyle:

- Eylül 2009'da Bulgaristan'ın Burgaz kentinde belediyenin iki yerleşim yerini yıkmasıyla en az 200 Roman evsiz kaldı.

- İtalya'da, Temmuz 2009'da uygulanmaya başlayan "Göçebe Planı" Roma'da 10 yerleşim birimi yıkıldı. Yaklaşık 6 bin Roman, şehir dışındaki kamplara göçe zorlandı. Binden fazla Roman'ın evsiz kaldığı tahmin ediliyor.

- Sırbistan, Nisan 2009'da, Yeni Belgrad'daki 250 Roman'ı geçici yerleşimlerinden tahliye etti. Çoğunluğu Kosova'dan sürülen Romanların hayatlarını sürdürebilmeleri için belediye tarafından hazırlanan konteynırlar, bölge sakinleri tarafından ateşe verildi.

- Yunanistan'da, Haziran 2006'da başkent Atina'da yaşayan 100'den fazla Roman ailesi, kendilerine danışılmadan ve alternatif yerleşim yeri gösterilmeden kentten ayrılmaya zorlandı.

- 2004 yılında Romanya'da yaşadıkları Miercurea Ciuc kentinden zorla sürülen 100'den fazla Roman, belediye tarafından lağım arıtma tesisi çevresindeki metal kabinlerde yaşamaya zorlandı.

- Türkiye'de ise geçtiğimiz Ocak ayında Manisa'nın Selendi İlçesi'nde yaşanan ırkçı saldırılar nedeniyle 18 Roman ailesi, Belediye kararıyla Manisa'nın Salihli İlçesi'ne yerleştirilmişti.

http://www.nethabercilik.com/images/news/41213.jpg

(www.bianet.org haberinden yararlandık.)-08.04.2010- cuma
Muhabir:Turnusol Haber

3 Mart 2010

ENGELLİ DEDENİN HAPSİ SOSYAL DEVLETİN İFLASIDIR

ENGELLİ DEDENİN HAPSİ; SOSYAL DEVLETİN İFLASIDIR


02 Mart 2010
Ankara’da, felçli ve kör olan 61 yaşındaki Dursun Erselligil ödemediği 45 liralık su faturası nedeniyle hapse atıldı. Okur-yazarlığıda olmayan Ersellligil, dava açıldığını da duruşma günü öğrenmişti. Felçli, adam polis aracına bindirilip cezaevine götürüldü.

http://i.milliyet.com.tr/MansetOrtaBolge180_80/fft11_mf337746.Jpeg

Tüketici Dernekleri Federasyonu’ndan (TÜDEF) tepki

Ankara’da görme engelli, vücudu felçli ve kalp hastası 61 yaşındaki Dursun Erselligil’in su faturasını ödemediği gerekçesiyle tutuklanmasına Tüketici Dernekleri Federasyonu’ndan (TÜDEF) tepki geldi .

Sosyal Hukuk Devleti’nin iflası ortaya çıktı.


Dursun Erselligil’in önce 275 TL’lik faturayı ödeyemediği için suyu kesildi. Sonrasında ise yaşlı adam, Ankara Büyük Şehir Belediyesi yetkililerince kaçak su kullandıkları gerekçesiyle mahkemeye verildi ve kaçak su kullandığı gerekçesiyle suçlu bulunarak Sincan L Tipi hapishanesine konuldu.TÜDEF Başkanı Ali Çetin, konuya ilişkin bir açıklama yaparak ASKİ’yi İnceleme Müfettişlerinin her inceleme döneminde yüzlerce usulsüzlük bulduğu fakat adalet kılıcının Ankara Büyük Şehir Belediyesi’ne işlemediğini ifade etti. Çetin, “Hukuk söz konusu Dursun yurttaş ve polise taş atan 5-12 yaş arası çocuklar olunca işlemektedir. Sistemin adaleti, yoksula karşı kaplan iktidara ve yandaşlarına karşı ise kedi. Erselligil meselesinde ‘Sosyal Hukuk Devleti’ iflası ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı. Yaşananların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çetin şöyle konuştu:
“AKP ‘muhtaç et, sadaka ver, oyunu kap’ politikasıyla sahte sosyal devletçilik yaparak halkı kandırıyor, ihtiyaç sahibi ailelere yardımda bulunan Melih Gökçek milyonlarca liralık yıllık fonları sadece yandaşlarına kullanıyorken, ihtiyacı olan yurttaş Dursun’u 275 TL’lik borcu dolayısıyla felçli ve kör olmasına rağmen hapishanelere yolluyor. Asgari ücret ve altında ücrete tabi olan herkese günlük 25 litre su bedava verilmelidir”
Serhat Boztaş Ankara

Birgün