" http://www.radikal.com.tr/ " Tekel işçileri bugün de İzmir'de Türk-İş'i işgal etti
24/05/2010 12:46
İZMİR´de bir grup işçi Alsancak´taki Türk İş Bölge Temsilciliği binasını işgal etti. Çoğunluğu Tekel işçisi ve kadınlardan oluşan grup Türk İş´in bir günlük grev kararından vazgeçmesini protesto ettiklerini bildirdi. İşçiler, ``Kumlu, Çelebi, Akyıldız istifa'' dövizi taşıdı, binanın balkonunda slogan atmaya başladı.
****************
ÖNCE İSTANBUL'U İŞGAL ETTİLER
TEKEL işçileri, 26 Mayıs'taki genel grevin iptal edilip, bir saatlik işi bırakma eylemine dönüştürülmesini protesto amacıyla, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) 1'inci Bölge Temsilciliği'ni işgal etti. İşçiler iki gün boyunca binayı terk etmeyeceklerini söyledi. Türk-İş yetkilileri gelen polislere “İşçiler misafirimiz” dedi ve müdahale edilmesini istemedi.
Gümüşsuyu'ndaki temsilciliğe saat 12.30'da gelen 40 TEKEL işçisi, bina içinde yaptıkları toplantı sonrasında balkona çıktı. Başlarına siyah bant takan işçiler, üzerinde "Sorumsuz Türk-İş yönetimi ve Mustafa Kumlu İstifa" ve "İşçiler Ölüyor, Sendikalar Susuyor, 26 Mayıs’ı Satan Türk-İş’ten Hesap Soracağız" yazılı pankartlar açarak Türk-İş ve hükümet aleyhine sloganlar attı. Eylem devam ederken, aşağıda toplanan bir grup da alkışlarla işçilere destek verdi.
Bina dışına siyah çelenk koyan TEKEL işçilerinin bağlı olduğu Tek-Gıda-İş İstanbul 2 No'lu Şube Başkanı Yunus Durdu, 26 Mayıs'ta yapılacak olan genel grevin içinin boşaltılarak bir saatlik yemek boykotuna dönüştürülmesini protesto ettiklerini ve iki gün binadan çıkmayacaklarını açıkladı. Konfederasyon başkanlarının aldığı bu kararı protesto ettiklerini ve 26 Mayıs kararını uygulamayanları istifaya çağırdıklarını belirten Durdu, “Sendika başkanları tarafından işçinin hakkını savunmak ve yaptırım için 26 Mayıs'ta genel grev duyurusu yapılmıştı. Ancak 4 konfederasyonun başkanları genel grev kararının içini boşaltarak bir saatlik yemek boykotuna dönüştürdüler. Şube başkanları olarak 26 Mayıs'taki kararı uygulamayanların istifasını istiyoruz. İki gün boyunca bu binada işgalimizi devam ettireceğiz. 15 sendika başkanı ile yapacağımız toplantı sonunda iki gün boyunca binadaki eylemimizin sonunda 26 Mayıs günü bunu binlerce kişi ile bina dışında kutlayacağız” dedi.
Sendika binası önüne gelen çevik kuvvet ekipleri, güvenlik önlemi alırken, Türk-İş'ten bir talep gelmediği için işgale müdahale etmedi.
Bir grup TEKEL işçisi, 1 Mayıs günü Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu'ya Taksim Meydanı'na kurulan kürsüye konuşmak için çıktığı sırada saldırmıştı. Konuşmasını yapamayan Mustafa Kumlu, Atatürk Kültür Merkezi'ne sokularak saldırganlardan kurtarılmıştı.
25 Mayıs 2010
Tekel işçileri bugün de İzmir'de Türk-İş'i işgal etti
15 Mayıs 2010
EDP örgütleri açılıyor...
EDP örgütleri açılıyor... Solda büyük buluşmayı gerçekleştiren EDP, il ve ilçe örgütlerini birbirinin ardına açıyor. Geniş katılımla gerçekleşen açılışlar, kitlesel etkinliklerle birleştiriliyor. Bazı açılışlara Genel Başkan Ziya Halis de katılıyor. Bugün ve hafta sonu Giresun'da dayanışma gecesi, İzmir ve Beykoz'da açılış, İzmir'de basınla buluşma var. 14 Mayıs 2010 Cuma Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) İzmir İl Merkezi'nin bugün yapılacak açılış törenine Genel Başkan Ziya Halis de katılacak. EDP İzmir İl Başkanı Av. Arif Ali Cangı, açılış için yaptığı davette şöyle dedi: 'Barışçı, özgürlükçü, eşitlikçi ve demokratik bir yaşamı yaratma yolunda yürüyüşüne başlayan EDP İzmir İl Merkezi'nin açılışında aramızda olmanız bizi onurlandıracaktır' Tarih : 14 Mayıs Cuma, Saat : 18.30 - 20.30 Adres: 1337 Sokak As Han No:16 Kat:1/103- Çankaya - Konak/İZMİR (Batı Dersanesi karşısı, EMO İzmir Şubesinin bulunduğu işhanı 1. kat) Tel : 0232 - 446 46 56 e-mail: edpizmir@gmail.com CANGI: 'ALSANCAK TALAN EDİLEMEZ' Düzenleme adına yıllardır yapılan yanlışları eleştiren ve ortaya çıkan uyumsuzluğa dikkat çeken Cangı şöyle dedi: 'Viyadüklerin limana indirilmesi kaçınılmaz olarak görünmektedir, ancak Liman ile Kordon bütünlüğünü bozan liman sahasından sonraki viyadük ayakları bir an önce sökülmeli, limana yapılması zorunlu olan kamu yatırımları artırılarak, yeni ekipman alımı ve personel istihdamına gidilerek liman işlevli hale getirilmeli, kamuya ait varlıkların talanı niteliğindeki özelleştirme ısrarından vazgeçilmelidir'... BASINLA KAHVALTI EDP Genel Başkanı Ziya Halis, 15.Mayıs Cumartesi günü İzmir Basını temsilcileri ile kahvaltıda buluşacak. 09.30-11.30 saatleri arasında yapılacak toplantı, ZMO Eğitim Tesisindeki Ekin Restoran'da gerçekleşecek. GİRESUN'DA DAYANIŞMA GECESİ Bu akşam Giresun'da EDP'nin dayanışma yemeği yapılacak. Geniş bir katılımın beklendiği etkinliğe EDP Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç da katılacak BEYKOZ'DA AÇILIŞ... İstanbul'un emekçi semtlerinden Beykoz'da örgütlenmesini tamamlayan EDP, 16 Mayıs Pazar günü Beykoz ilçe örgütümüzün açılışını gerçekleştiriyor. İl, ilçe ve genel merkez yöneticileri ile EDP gönüllülerinin buluşacağı kahvaltı etkinliğinin ardından yapılacak açılış töreni, Saat: 12.30'da başlayacak. EDP Beykoz İlçe Yönetim Kurulu Birgül Hakan'ın başkanlığında oluşan EDP Beykoz İlçe Yönetim Kurulu şöyle: Elif Kandemir (İlçe Sekreteri), Kemal Ofluoğlu (İlçe Saymanı), Saniye Korkmaz, Gülizar Halis, Atilla Şayır, Cüneyt Akalın, Mustafa Kandemir, Serhad Kara, Uğur Tecimen ve Timuçin Kuru... 'HERKESE EŞİTLİK, HER YERDE DEMOKRASİ' EDP Beykoz İlçe Başkanı Birgül Hakan, Beykozluları açılışa davet için yayınladığı mesajda şöyle dedi: Bütün Türkiye'de olduğu gibi, İstanbul'da ve Beykoz'da yoksulların, çalışanların, işsizlerin, doğanın, kadınların, erkeklerin, çocukların, engellilerin, ötekilerin, mağdurların, kimsesizlerin sesi olmaya kararlıyız. Bu amaçla başlattığımız büyük buluşmada, eşitlik ve demokrasiye gönül verenler ve dostlarımızla 16 Mayıs Pazar günü Beykoz ilçe örgütümüzün açılışını gerçekleştiriyoruz. Bütün EDP ilçe örgütlerimizi, üyelerimizi, parti dostlarımızı coşkumuzu paylaşmaya, umudumuzu büyütmeye, gücümüze güç katmaya davet ediyoruz." Program: Tarih: 16 Mayıs Pazar Saat: 10.00- 12.00 Kahvaltı (Paşabahçe İskele Meydanı Tekel Fabrikası Yanı) 12.30 Beykoz İlçe Örgütü açılışı ( Beyaz Erguvan Caddesi Aksun İşhanı) İrtibat: Birgül Hakan: 0507 349 7968 Fotoğraflar: Cankut Özkazanç İstanbul Sultangazi ilçesi 9 Mayıs'ta Ziya Halis'in de katıldığı coşkulu bir şenlikle açıldı.
| |||||
7 Mayıs 2010
Unutulmadılar: Deniz, Yusuf, Hüseyin...
| |||
12 Mart darbecileri tarafından haklarında verilen ölüm cezası 6 Mayıs 1972'de infaz edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Ankara Karşıyaka'daki mezarları başında anıldı. BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak da törene katıldı. Yıldönümü nedeniyle açıklama yapan EDP Genel Başkanı Ziya Halis “Bugün Deniz olmalı, Yusuf olmalı, Hüseyin olmalı” dedi. 06 Mayıs 2010 Perşembe 68 kuşağının devrimci gençlik liderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 38'inci yılında Ankara Karşıyaka'daki mezarlarının başında binlerce kişi tarafından anıldı. Düzenlenen anma törenine Deniz'lerin 68'li mücadele arkadaşları, gençlik grupları, demokratik kitle örgütleri ve bazı siyasi partilerin temsilcileri katıldı. HALİT ÇELENK: 'ÜÇ FİDAN HER DİRENİŞTE BİR KEZ DAHA YEŞERİYOR' İnfazlarda da hazır bulunan ve anılarında yazan, Deniz Gezmiş'in avukatı Halit Çelenk'in mesajını eşi Şekibe Çelenk okudu. Halit Çelenk, “Denizseverler, Yusufseverler, Hüseyinseverler” diye başladığı mesajında, bacağının kırık olması nedeniyle, çok istediği halde anmaya katılamadığını belirterek, “Oysa infazlardan bu yana her 6 Mayıs sabahı oraya gelir, sevgili dostlarımla ve sizlerle birlikte olurdum. Bu kez bu beraberlikten yoksun kaldığım için çok üzgünüm. Onların onurlu duruşları, dünya görüşleri, inançları ve sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için verdikleri mücadele, aradan bunca yıl geçmesine rağmen sermaye sınıfı ve onun temsilcisi siyasal iktidarları korkutmaktadır. Ve yine bu nedenle Denizler, Türkiye emekçi sınıfının yükselen bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde bayrak olmaya ve her yeni direnişte bir kez daha yeşermeye devam ediyorlar. Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i kucaklarken sizlere de en içten sevgilerimi sunuyorum” dedi. GÜLTEN KIŞANAK: 'ONLARIN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN BİRLEŞELİM' “Bizler bu ülkede sıkıyönetim, darbeler, darağaçları, işkence tezgahları görerek buraya geldik. Ama bu işkence tezgahları mücadelemizi engelleyemeyecek. Bugün faşistlerin, derin devletin bütün provokasyonlarına, kışkırtmalarına rağmen halkların kardeşliği zedelenmedi, zedelenemeyecek. Denizlerin hayalini gerçekleştirmek için güçlerimizi ortaklaştırmak günümüz devrimcisinin görevidir.” SON SÖZLERİ OKUNDU Konuşmaların ardından, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinden önce söyledikleri son sözleri hep bir ağızdan okundu. Anma törenine katılanlar, Gezmiş ve arkadaşlarının mezarına kırmızı karafiller ve yarısı içilmiş sigaralar bıraktı. Deniz'lerin 68'li arkadaşlarından hüzünlenip ağlayanlar oldu. Türkçe ve Kürtçe ‘Devrim şehitleri ölümsüzdür’ sloganları atıldı. ZİYA HALİS: 'BUGÜN DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN OLUNMALI' Ankara Karşıyaka Mezarlığındaki anma törenine solun yeni partisi EDP de sarı-mor renkli flamalarıyla katıldı. Eşitlik ve Demokrasi Partisi Basın Bürosundan verilen bilgiye göre, EDP Genel Başkanı Ziya Halis, 6 Mayıs 1972 yılında idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın anısına bir mesaj yayınladı. Denizlerin bağımsız özgür ve eşit bir Türkiye özlemiyle yola çıktığını vurgulayan Ziya Halis mesajında şöyle dedi: “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 38. yılında onları saygı ve sevgiyle anıyoruz. Denizlerin idam edilişlerinin 38. yılında henüz onların istediği bağımsız, özgür ve eşit bir Türkiye’yi yaratamadık biliyoruz. Denizlerin idam edilişlerinin 38. yılında henüz onların istediği halkların kardeşliğini de başaramadık bunu da biliyoruz. Ancak görüyoruz ki 38 yıl aradan sonra, bugün hala onları unutmadık. 1 Mayıs’ta yüz binlerce insanın alanlara çıkması, darbe ve darbecilerin isimleri silinirken, Denizlerin isimlerinin giderek yaygınlaşması onların istediği ve bizlerin de yıllardır özlemini duyduğu bağımsız, laik ve demokratik bir Türkiye hayalinin çok da uzaklarda olmadığını gösteriyor. Bunun bilinciyle onları, idam edilişlerinin yıl dönümlerinde saygıyla anıyoruz. “ İSTANBUL'DA YÜRÜYÜŞ İstanbul'da 'Emek Gençliği'nin çağrısıyla, Deniz, Yusuf ve Hüseyin'i katledilişlerinin 38. yılında anmak üzere Taksim'den Dolmabahçe'ye saat 18.00'de bir yürüyüş yapılacak. Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel'in de katılarak bir konuşma yapacağı Dolmabahçe'deki anmada, aydınlar, yazarlar, öğrenci ve işçi temsilcileri konuşmalarıyla katkı sunacaklar. İZMİR'DE KİTLESEL ANMA 'Üç Fidan' bu yıl İzmir'de gerçekleştirilen kitlesel yürüyüşle anıldı.Yürüyüşe çeşitli parti, demokratik kitle örgütü ve sendikalara üye 500'den fazla kişi katıldı. Konak Eski Sümerbank önünden başlayan yürüyüş boyunca "Yusuf, Hüseyin, Deniz, sürüyor, sürecek mücadeleniz", "Deniz, İbo, Çayan, savaşa devam", "Adınız onur, gün olur hesap sorulur" gibi sloganlar atılırken, yürüyüşe katılanlar "Atina'da düşene, dövüşene bin selam" sloganıyla da hükümetin hazırladığı ekonomik kısıtlama paketine karşı sokaklara dökülen Yunanistan halkına desteklerini gösterdiler. Cumhuriyet Meydanı'na gelindiğinde saygı duruşunun ardından katılımcılar adına hazırlanan basın açıklaması Türkçe ve Kürtçe olarak okundu. Açıklamada, Gezmiş, Aslan ve İnan'ın gençliğin ve ezilenlerin yüreğinde yaşamaya devam ettikleri vurgulanarak, kendilerine yönelik hiçbir karalama çabasının tutmayacağı ifade edildi. Bugünün Türkiye'sinin en önemli ihtiyacının Kürt ve Türk emekçilerin mücadelesinin birleştirilmesi olduğunun dile getirildiği açıklamada, "Denizleri anmak, emekçilerin başta yaşam hakkı olmak üzere eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, barınma, çalışma haklarını savunmak demektir" denildi. Eylem, basın açıklamasının Kürtçe okunması ile sona erdi. (yurtsuz.net) Fotoğraflar: Haydar Ata - ANKARA - Özgür Martin - İZMİR Yukardan aşağıya: 1, 2, 3 Ankara Karşıyaka Mezarlığı; 4, 5, 6, 7 İzmir
|
26 Nisan 2010
KOLLARI MÜHÜRLENEREK RAPOR ALMAYA GÖNDERİLDİ
İzmir'de okul müdürü Erol Atayık tarafından dövüldüğünü öne süren beden eğitimi öğretmeni Funda Mat Balabanuluğ, yargılamanın sürdüğü mahkeme tarafından, 'darp ve cebir raporu' alınması için olaydan 14 ay sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu'na kolları mühürlenerek gönderildi. Olay, Buca Anadolu Lisesi'nde geçen yılın şubat ayında meydana geldi. Okulun 19 yıllık beden eğitimi öğretmeni, 1 çocuk annesi Balabanuluğ, iddiaya göre, öğrencilerden toplanan paraları konuşmak üzere Okul Müdürü Atayık'ın odasına gitti. Makam odasında başlayan sözlü tartışma bir anda kavgaya dönüştü. İddiaya göre okulun 1 yıllık müdürü Erol Atayık, yumruk ve tekmeyle saldırdığı Funda Mat Balabanuluğ'u dövdü. Aldığı darbeler sonrası gözleri ve yüzü moraran kadın öğretmen diğer meslektaşlarının araya girmesiyle kurtuldu. Arkadaşları tarafından götürüldüğü hastanede tedavisi yapıldıktan sonra taburcu edilen Funda Mat Balabanuluğ, Buca Merkez Karakolu'na gidip şikayetçi oldu. Şikayet üzerine harekete geçen polis, Müdür Erol Atayık'ı gözaltına alıp karakola götürdü. Olayla ilgili ifade veren beden öğretmeni Funda Mat Balabanuluğ, şunları anlattı: 'YUMRUK VE TEKMELERLE SALDIRDI' "Okulun 'spor zümre' başkanıyım. Öğrencilerden toplanan paranın hesabını konuşmak için makam odasına girdim. Beni kovar gibi odasından çıkarmak istedi. Daha sonra da nasıl olduğunu anlamadan kendinden geçti, yumruk ve tekmelerle üzerime saldırdı. Diğer arkadaşlarımın araya girmesiyle elinden kurtuldum. Meslek hayatımda böyle bir şey görmedim. çok korktum. Şikayetçiyim." 'UYGULAMA İNSANİ DEĞİL' Funda Mat Balabanuluğ'un avukatı Özlem Yılmaz, bu uygulamanın insani olmadığını, kişiyi aşağıladığını belirtti. Avukat Yılmaz, şöyle konuştu: KOLLARINA MÜHÜR VURDURUP GİTTİ Şikayetçi beden eğitim öğretmeni Funda Mat Balabanuluğ, geçen hafta mahkemeye gelip, kolları mühürlendikten sonra, olaydan 14 ay sonra rapor alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gitti. Yapılan son duruşmada hakim raporun beklenmesi için duruşmayı önümüzdeki haziran ayına erteledi. http://www.birgun.net/ EvcioğluHaber- |
28 Ocak 2010
Tekel’de yanlışlar, yanlışın sahipleri
| ||||
26 Kasım 2009
YİNE DE UMUT..."GREV"
FİKRİ SAĞLAR
Dün KESK eylem yaptı.
Başta KESK Yönetimi olmak üzere, bu onurlu mücadeleye katılan tüm emekçileri kutlarım.
“Şanlı direnişinizin” önünde “saygı” ile eğiliyorum.
Her türlü zorluğa,
Hükümetin tehdidine,
Vatandaşın umursamazlığına,
Rağmen bir “eylem” başarılmışsa,
Bunu, sayıları az kalan emekçi sınıfının yılmadan çoğalan inancının “zaferi” olarak tanımlamalıyız!..
•••
Bir avuç kalsalar da,
Hâlâ Türkiye de; hak ve özgürlüklerini almak için
Eşitlik, adil paylaşım ve dayanışma adına yollara dökülen insanlar var!..
Belki hayatı durduramadılar…
Belki “gamsız yurttaşı” uyandıramadılar…
Dertlerini tam olarak anlatamadılar…
Ama yine de varlıklarını ispat ettiler!…
•••
12 Eylül “baskıcı” anlayışı sayesinde “cuntalaşan” sivil iktidardan,
Korkmadan, ürkmeden
Ve geleceklerinden fedakârlık ederek,
Taleplerini dile getirme “cesaret ve uygarlığını” gösteren emekçilere,
“Selam olsun!” demekten başka bir şey gelmiyor elden!.
•••
Sadece oğlumu okula göndermemek yetmiyor…
Türkiye halkının “içinde insan olmayan” bu sömürü düzenine
Top yekun isyan etmesi gerekiyor!
•••
Birlikte el tutuşmazsak,
Birlikte yol tutmazsak,
Birlikte mücadele etmezsek,
Birimize yapılan “hepimizedir” demezsek,
Koltuklar seninse,
meydanlar benim,
Yöneten sensen,
İktidar benim.
Diyemezsek!
Nasıl çıkarız karanlıktan aydınlığa!?...
•••
Türkiye vitrin açılımlarının “traji/komedisini” yaşıyor…
Her gün, her yerde bir şey söyleniyor…
Hangisi gerçekleşebiliyor…
Ya da hangisi samimi?..
Hangisi yapılabilir?..
•••
İstemeyenler, açıkça söylüyor…
İsteyenler, girdikleri bu işten “nasıl kaçacaklarını” saklamaktan sıkılmıyor…
Kime inanmalı?..
İşte İzmir!..
Yarın Belki Diyarbakır ya da Bursa…
Ve İstanbul…
Sıçrayan bir kıvılcım
Şehirleri patlatırsa “suçlusu” kim olacak?..
25 yılda yapılamayanları, 5 ayda başaranlar nasıl hesap verecek?!...
•••
Yarın Kurban Bayramı.
Yılda bir defa olsun kursağımıza “et girsin!” diyenler, belki biraz mutlu olacak!
Asıl halk “umutlu” olacak mı?
Ayrışan,yabancılaşan insanlar!...
Dışlanan çoğunluk!..
Bu gün bayramdır “sevinçliyiz ve huzurluyuz!” diyebilecekler mi?..
•••
İşsizler çocuklarına hiç olmazsa ihtiyacı olan bir ayakkabı bulabilecek mi?
İşi olanlar eşlerine yeni bir giysi almayı hayal edebilecek mi?
Bayramın bilinen geleneksel coşkusu yaşanabilecek mi?
Nerde!..
Fakirleşen halk,
Zenginleşen azınlığın avucuna bakarak,
Değerlerini yitirmeye devam edecek!...
Kulluk sürüp gidecek!
•••
Bazen birilerine “müstahak” diyorlar!…
Bu vahşi düzeni koruyan,
Feodal yapıyı yürüten,
Yarı cahilleri iş başına getiren,
Özgürlüklerden de, sorumluluklardan da kaçan,
Darbecileri alkışlayan,
Haklarını gasp edenlere destek verenlere oh olsun diyorlar!..
Tamam, onlara oh olsun!...
•••
Emeklerine, geleceklerine, haklarına sahip çıkanları,
Asıl insan onuruna yakışır bir yaşam isteyenleri,
Bu nedenle mücadele edenleri
Hak arama “grevleri” yapanları,
Yalnız bıraktıkları
Ve hatta arkadan vurdukları için oh olsun!..
Da!..
•••
Ama, yine de içim el vermiyor!…
Onlar ki; aç, açık ve cahil bırakılmış
Kendi dünyalarından çıkmadan,
örf ve adetler arasına sıkışmış talihsiz yurttaşlarımızdır!..
Onlar ki; saf ve temiz ama garibandır!
Kızmayın!
içlerinde yinede biraz insan sevgisi, biraz vicdan, biraz da umut vardır..
Bırakın yine Bizler, onların “umudunun umudu” olalım!.. Tam da KESK bunu yapıyor.
Herkese mutlu bayramlar...
http://www.birgun.net/
