Tedavisi en pahalı 10 hastalık
Amerika'nın ünlü ekonomi dergisi Forbes, tedavisi en pahalı 10 hastalığın listesini yayımladı.Derginin haberine göre Michigan'daki Altarum Enstitüsü'nde görevli sağlık ekonomisti Charles Roehrig'in hazırladığı listede tedavisi en pahalı hastalığın ruhsal bozukluklar olduğu belirtiliyor. Bu hastalıkların tedavisi yanında ilaçları da oldukça pahalı.
Ruh sağlığı bozuklukları
Hükümet, bu hastalığın tedavisine yaklaşık 142,2 milyar dolar harcıyor. Yıllık artan harcama oranı ise yüzde 6. Alzheimer ve Parkinson hastalığı, depresyon, bunalım ve şizofreni gibi hastalıklar ruh sağlığı bozuklukları arasında yer alıyor. Psikiyatrik bozukluklar için maliyet artışı, faydası sınırlı olmasına rağmen yeni çıkan pahalı ilaçlar ile yükseliyor.
Kalp hastalıkları
Hükümet, bu hastalığın tedavisine yaklaşık 123,1 milyar dolar harcıyor. Yıllık artan harcama oranı yüzde 5. Kalp krizleri halen ülkelerin bir numaralı ölüm nedeni. Ancak, bu hastalığın masrafları düşen bir ortalamada ilerliyor. Çünkü, daha az insan sigara içiyor. Sigara kalp krizi için büyük bir risk faktörü. Kolesterol düşürücü ilaçlar da kalp krizlerini önleyebilir.
Travma (Zihin sarsıntısı)
Bu hastalığın tedavisine yaklaşık 100,2 milyar dolar harcanıyor. Arabalar artık daha güvenli olmasına rağmen, travma maliyetleri artmaya devam ediyor. Çünkü, her vakayı tedavi etmek için daha fazla para gerekiyor. Bilgisayarlı tomografi taramaları ve diğer teşhis amaçlı testler çok fazla paraya mal oluyor.
Kanser
Hükümet, bu hastalığın tedavisine yaklaşık 99,4 milyar dolar harcıyor. Yıllık artan harcama oranı yüzde 7. 1996 yılından 2005 yılına kadar tüm tıp maliyetlerinin artmasıyla tüm kanser tedavilerinin maliyeti de artış gösterdi. Ancak, kolon, göğüs ve prostat kanserlerinin tedavi maliyetleri iki haneli oranlarda arttı.
Göğüs hastalıkları
Bu hastalığın tedavisine harcanan miktar 64,6 milyar dolar iken, yıllık artan harcama oranı yüzde 6. Akciğer hastalıklarının bu kategorisinde astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunuyor. KOAH'ın maliyetleri, sigara içme oranlarında azalma ve birkaç iyi tedavinin varlığından dolayı yavaş yavaş artıyor.
Hipertansiyon
Hükümet bu hastalığın tedavisine yaklaşık 50,2 milyar dolar harcıyor. Yıllık artan harcama oranı yüzde 9. Yüksek kan basıncı üzerindeki maliyetler sürekli yukarı doğru tırmanıyor. Çünkü, doktorlar hastaları çoklu ilaçlarla daha saldırganca tedavi ediyor. Bu zaman periyodu boyunca, Norvacs gibi popüler birçok pahalı markalı kan basıncı ilacı bulunuyor. Eğer doktorlar, daha ucuz muadil ilaçlara geçerse, bu maliyetler gelecekte düşebilir.
Osteoartrit
Hükümet, bu hastalığın tedavisine yaklaşık 48 milyar dolar harcıyor. Yıllık artan harcama oranı yüzde 8. Kambur bel çizgisi artritlerin niçin maliyetinin arttığının bir sebebi olabilir. Obezite de artritler için büyük bir risk faktörü. Vioxx ve Celebrex gibi pahalı ilaçların ise 2000 yıllarında tedaviye eklenmesiyle masraflar daha da arttı. Vioxx isimli ilaç, 2004 yılında kalp krizi riskini artırdığına dair bağlantı ortaya çıkınca piyasadan toplatıldı. Pfizer tarafından satılan Celebrex ise toplatılan ilaç kadar popüler değil.
Sırt problemleri
Hükümet sırt problemlerinin tedavisine yaklaşık 40,1 milyar dolar harcıyor. Yıllık artan harcama oranı yüzde 9. Maliyetin büyük çoğunluğunu omurilik ameliyatları oluşturuyor. Bir nedeni ise sırt ameliyatlarının giderek daha karmaşık ve pahalı olması. Sırt ağrısını tedavi etmek için narkotik ilaçlar daha fazla popüler oluyor. American Medical Association dergisinde yayınlanan bir çalışma, tüm harcamaların insanların daha iyi hissetmesine yardımcı olmadığını göstermiş.
Böbrek hastalığı
Hükümetin böbrek hastalığının tedavisi için ödediği miktar ise yaklaşık 35,9 milyar dolar. Yıllık artan harcama oranı yüzde 13. Diyalizin icadı böbrek yetmezliği tedavisinin biçimini değiştirdi. Böbrek hastalığı için diğer pahalı tedavi ise eritropoietin hormonu (EPO), böbrek hastalarındaki kansızlığın tedavisi için Amgen firması tarafından geliştirilmiş bir ilaçtır.
Şeker hastalığı
Hükümet, şeker hastalığının tedavisine yılda yaklaşık 35,8 milyar dolar harcıyor. Yıllık artan harcama oranı yüzde 8 civarında. Yaklaşık 24 milyon Amerikalı şeker hastası varken, Türkiye'de ise bu rakam tahminen 3 milyon 200 bin. Ancak, bu sayı obezitenin yayılmasıyla her geçen yıl daha da artıyor. Maliyetlerin daha yüksek olmamasının nedeni ise şeker hastalığı ölümlerinin birçoğunun kalp hastalığından kaynaklanıyor olması. Bunun maliyeti de ayrı olarak değerlendiriliyor.
3 Ocak 2010
Tedavisi en pahalı 10 hastalık
21 Kasım 2009
ÇÖREK OTU "Derde Deva"
ÇÖREK OTU "Derde Deva"
Dr. Hasan Şemsi Paşa
Kalp Hastalıkları Uzmanı
Gerçekten laboratuar araştırmaları, çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve buna bağlı olarak vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, ayrıca kansere karşı direncini
artırdığını ortaya koymuştur.
Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir çalışma 1997 yılında yayınlandı.Yapılan araştırmada çörek otunun iki çeşit yağ ihtiva ettiği ortaya kondu.
Bunlar % 0.45 oranında anti enflamatuar (iltihap önleyen) özelliğe sahip olan uçucu yağ, diğeri ise % 33 oranında sabit yağdır.
Araştırmacılar çörek otunun uçucu yağının romatizma gibi, eklem
hastalıkları iltihabını hafifletmede etkin olduğunu ortaya koymuşlardır.
Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir araştırma, çörek otunun bazı mikropların etkinliğini yavaşlattığını ve iltihap oluşmasını engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur.
Çörek otunun nefes darlığı ve solunum yolları iltihabının tedavisinde faydalarına işaret eden bir araştırma yapılmıştır.
Bir başka araştırmada çörek otu özünün meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlatmayı başardığı ortaya konmuştur.
Bir başka araştırma çörek otunun fagositik (phagocytic) hücrelerinin candida albicans adındaki bir çeşit mantar türünü yutma gücünü arttırdığını ortaya koymuştur.
Bu makalede bu alanda yayınlanmış yeni çalışmalardan birkaçına değinmek istiyoruz.
Çörek Otu Karaciğeri Tahripten Korur
Bilindiği üzere çörek otu yağı, karaciğeri bazı zehirli türlere karşı
koruyucu bir etkiye sahiptir. Çörek otunun halk tarafından karaciğer hastalıklarında şifalı bitki olarak kullanılmakta olduğunu da bilmekteyiz. Bundan dolayı Demmam Kral Faysal Üniversitesinde yapılan bir çalışmada çörek otu çözeltisinin fareler üzerinde karaciğeri carbon tetrachloride adındaki zehirli maddeye karşı korumadaki etkisini ortaya koymuştur.
Bu araştırma 2003 Mayısında Am J. Clin Med Dergisinde yayınlanmıştır.
Yapılan çalışma göstermiştir ki çörek otu çözeltisi, karaciğer üzerine carbon tetrachloridin zehirli etkisini azaltıcı bir sonuç vermektedir. Çörek otu verilen farelerde karaciğer enzim düzeyi daha düşük çıkmıştır.
Bunun yanında karaciğer dokusu üzerine zehirli maddelerin etkisi ise daha az görülmüştür.
Çörek Otunun Karaciğer Kanserinden Korumadaki Etkisi
etkilerden korumada payı olduğu sonucunu çıkarmışlardır.
Çörek Otunun Kolon Kanserinden Korumadaki Etkisi
vermişler, 30 fareye de ağız yoluyla çörek otu yağı içirmişlerdir.
Deneyin yapılmasından on dört hafta sonra çörek otu yağı verilen farelerde kolon, karaciğer veya böbrek üzerinde herhangi bir kanserli değişiklik olmadığını görmüşlerdir. Bu da bize çörek otunun uçucu yağının kolon kanseri oluşumunu engellemedeki gücünü göstermektedir.Çörek Otu ve Meme Kanseri
Bu çalışma bu alanda daha fazla çalışmanın kapısını aralayacak niteliktedir.
farelerde insülin salgısını arttırdığını tespit etmişlerdir.
Doktor bu çalışmasında kan şekerini düşüren çörek otu yağının etkisinin kanda insülin miktarını arttırarak değil, aksine pankreas harici bir yoldan sağlamış olabileceğini ileri sürmüştür. Fakat bu konuda daha çok bilimsel çalışma yapmaya ihtiyaç vardır.
Türkiye'de 100. Yıl Üniversitesinde yapılıp, 2001 yılında yayınlanan bir araştırmada bu kez Yeni Zelanda tavşanları kobay olarak kullanılmıştır.Tavşanlar iki gruba ayrıldıktan sonra bir grup şeker hastası yapılmış ve ağız yoluyla iki ay süreyle günlük olarak çörek otu özü ile tedavi edilmiştir.
Araştırmacılar bu inceleme sonunda çörek otu özüyle tedavi edilen
tavşanlarda kan şekerinin düştüğünü, bunun yanında damar sertliği oluşumunu azaltmada rolü olan antioksidan maddelerin arttığını tespit etmişlerdir.
Çörek Otu ve Alerjik Hastalıklar
Berlin (Almanya) Charite Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre araştırmacılar alerjik hastalıklara yakalanmış 152 hasta üzerinde bir çalışma yapmışlardır.
(Bu hastalarda alerjik burun iltihabı, astım ve egzama hastalıkları
bulunmaktaydı.)Yapılan çalışma Tohoku J Exp Med Dergisinin 2003 sayısında yayınlanmıştır.
Bu alerjik hastalar, çörek otu yağı ihtiva eden kapsüllerden günlük 40- 80 mg. arası verilerek tedavi edilmişlerdir.Hastalardan bu deney süresince özel ölçüm araçlarıyla kendilerindeki belirtileri kaydetmeleri istenmiştir.
İmmunglobilin-E (IgE) ölçümü gibi laboratuar tetkikleri ile hastaların akyuvar sayısı, cortizol hormon düzeyi, iyi huylu (HDL) ve kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyleri ölçülmüştür.
görülmemiştir.
hastalıklarda ek bir ilaç olarak etkin olduğu sonucunu çıkarmışlardır.
Çörek Otu ve Nefes Darlığı
Senelerden beri çörek otu ilaçları öksürük ve solunum yolu hastalıklarında kullanılmaktadır. Acaba, bunun doğru olduğuna bilimsel ve modern bir delil bulunmakta mıdır?
Riyad Kral Suud Üniversitesinden araştırmacılar çörek otu yağının antı enflamatuar etkisini kobay olarak kullandıkları Hint domuzunun (Guinea Pig) nefes borusu (Trachea) üzerinde araştırmışlardır. Araştırma neticesinde, anti enflamatuar etkinin nefes borusu adaleleri üzerinde gevşetici bir role sahip olduğunu görmüşlerdir. Bir başka ifadeyle çörek otu yağının anti enflamatuar özelliğinin nefes borusu adalesini genişlettiği ortaya çıkmıştır.Bu da nefes darlığının tedavisine yardımcı olmaktadır.
İshal ve Nefes Darlığı Tedavisinde Çörek Otu
Bilindiği üzere çörek otu ishal ve nefes darlığında uzun senelerden beri kullanılmaktadır.
Dr. Cilani, çörek otu özünün nefes borusunu genişletici ve adalelerini gevşetici (spasmolytic) etkisini öğrenmek için laboratuar çalışması yapmıştır.
Çörek Otu ve Mide Hastalıkları
Çörek otunun mide zarını koruyucu etkisi bulunmaktadır. Kahire Üniversitesinden araştırmacılar midelerinde yara açtıkları fareler üzerinde deneylerde bulunmuşlar ve denek farelerini, çörek otu yağı veya (içindeki etkin özellik) anti enflamatuar ile tedavi etmişlerdir. Yapılan deney, bu iki maddenin mide zarını tahriş edici etkenlerden veya mideye zararlı yaralardan koruduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
İskenderiye Üniversitesinde görevli ve çörek otu alanında uluslararası üne sahip büyük uzman Dr. Muhammed ed-Dahâhınî bu konuda bir çalışma yapmıştır. Dahâhınî, fareler üzerinde yaptığı çalışmada çörek otunun alkolün sebep olduğu tahrişlerden mide zarını koruyucu etkisini incelemiştir.
Bu araştırma neticesinde çörek otu yağının alkolün sebep olduğu mide tahrişlerine karşı etkin koruyucu bir tesiri olduğunu ortaya koymuştur.
Çörek Otu ve Böbrek Hastalıkları
Ezher Üniversitesinden araştırmacılar çörek otundaki anti enflamatuar özelliğin böbrek rahatsızlığına olan etkisi üzerine bir çalışma yapmışlardır. Doxorubicin maddesi vasıtasıyla fareler üzerinde yapılan çalışmada anti-enflamatuar (çörek otundaki etkin özellik)idrar yoluyla protein ve albümin atımını yavaşlattığı tespit edilmiştir.
Ayrıca, çörek otunun böbrekte meydana gelen olumsuz etkileri yavaşlatan anti oksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu da anti enflamatuar özelliğin böbreği hasta olmaktan koruyan bir rolünün olabileceğini göstermektedir.
Çörek Otunun Kalp Ve Damarları Koruyucu Etkisi
Araştırmacılar bir hafta boyunca otuz dakika süreyle bir grup fareye çörek otunda bulunan anti enflamatuardan 100 mg. vermişlerdir. Bunun neticesinde anti enflamatuar özelliğin kanda homocysteine maddesinin yükselmesine karşı etkili olduğunu tespit etmişlerdir. (Doğal olarak farelere bu deneyden önce homocysteine maddesinin düzeyini yükseltecek ilaç verilmiştir.) Homocysteine maddesinin kandaki yüksekliği trigliserit, kolesterol ve vücuda zararlı oksidan maddelerin düzeyinin yükselmesine yol açmaktadır.
Çörek Otunun Antioksidan Oluşu
J Vet Med Clin Med Dergisinin 2003 Haziran sayısında bir araştırma yayınlandı. Bu çalışmayı yürüten doktorlar carbon tetra celoride verilen farelerde çörek otunun antioksidan olarak etkilerini tespit etmek için bir deney yaptılar.
Bu deney 60 fare üzerinde gerçekleştirildi ve birçok fareye karın zarından (periton) girerek çörek otu yağı verildi.
Çörek otu ve Kolesterol
Dr. Muhammed Dahâhınî'nin 2000 Eylül'ünde bir Alman dergisinde yayınlanan çalışması, çörek otu yağının farelerde kolesterol ve trigliserit düzeyini düşürdüğünü ortaya koydu.
Çörek Otu ve Tansiyon Yüksekliği
Kazablanka (Fas) Therapi Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar günlük olarak 0.6 mg. alınacak çörek otu özünün idrar söktürdüğünü ve tansiyonu düşürdüğünü tespit ettiler. Çörek otu özü ile tedavi edilen farelerde tansiyon yüksekliği ortalama olarak % 22 oranında düşerken nidilat hapı verilerek tedavi edilen farelerde % 18 oranında düştüğü görüldü.
(Nidilat, tansiyon düşürücü etkisi bilinen meşhur bir haptır.)
Çörek otu ile tedavi edilen farelerde idrar miktarı artmıştır.
Çörek Otu ve Romatizma
Ağa Han Üniversitesinden (Pakistan) araştırmacılar, Phytother Dergisinin 2003 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışmalarında aşağıdaki soruyu gündeme getirdiler: Romatizma hastalığına yakalanmış olan kimselerde mafsal iltihabının hafifletilmesinde çörek otu ne gibi bir rol oynamaktadır?
Bu özellik çörek otunun bu etki mekanizmasını anlamak için daha fazla çalışma yapılmasına kapıyı aralayacaktır.Çörek Otunun Kanı Sulandırması
Farelerin kanında fibrinojen maddesinin yükseldiği görülmüştür ve
Çörek Otu ve Mikroplar
Kahire Üniversitesinden Dr. Mürsî Acta Microbiol Pol Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir araştırmasında çörek otunun mikroplara olan etkisini incelemiştir. Doktor, gram pozitif boyadan 16, gram negatif boyadan 6 çeşit üzerinde incelemede bulunmuştur. Bunun neticesinde bazı mikrop türlerinin çörek otu özüne karşı olumlu cevap verdiği ortaya çıkmıştır.
Çörek Otu ve Mantarlar
Ağa Han Üniversitesinde (Pakistan) yapılan bir çalışma Phytother Res Dergisinin 2003 Şubat sayısında yayınlanmıştır. Bu çalışmada kandidiyasiz (candıda albıcans) hastalığına yakalandırılan fareler çörek otu özüyle tedavi edilmiştir.
Araştırmacılar candida albicans mantarlarının gelişiminde çok büyük oranda gerileme olduğunu görmüşlerdir. Dr. Ağa Han araştırmasının sonunda şöyle demiştir: "Bu çalışmanın neticesi, çörek otunun mantarların tedavisinde faal olduğunu ortaya koymaktadır."
KAYNAKLAR
1. Al-Ghamdi MS, Protective effect of Nigella sativa seeds against carbon tetrachloride-induced liver damage, Am J Chin Med., 2003; 31 (5):721-728.
2. Turkdogan MK, Özbek H, Yener Z, Tuncer I, Uygan I, Ceylan E., The role of Urtica dioica and Nigella sativa in the prevention of carbon tetrachloride-induced hepatotoxicity in rats . Phytother Res. 2003 Sep; 17(8):942-946.
3. Iddamaldeniya SS, Wickramasinghe N, Thabrew I, Ratnatunge N,Thammitiyagodage MG. Protection against diethylnitrosoamine-induced hepatocarcinogenesis by an indigenous medicine comprised of Nigella sativa, Hemidesmus indicus and Smilax glabra: a preliminary study. J Carcinog. 2003 Oct 18;2 (1):6.
4. Salim EI, Fukushima S. Chemopreventive potential of volatile oil from black cumin (Nigella sativa L. ) seeds against rat colon
carcinogenesis. Nutr Cancer . 2003; 45(2):195-202.
5. Farah IO, Begum RA. Effect of Nigella sativa (N. sativa L.) and oxidative stress on the survival pattern of MCF-7 breast cancer cells.Biomed Sci Instrum . 2003;39:359-364.
6. Kanter M, Meral I, Yener Z, Ozbek H, Demir H. Partial regeneration/proliferation of the beta-cells in the islets of Langerhans by Nigella sativa L. in streptozotocin-induced diabetic rats.Tohoku J Exp Med. 2003 Dec;201(4):213-219.
7. Fararh KM, Atoji Y, Shimizu Y, Takewaki T. Isulinotropic properties of Nigella sativa oil in Streptozotocin plus Nicotinamide diabetic hamster. Res Vet Sci . 2002 Dec;73(3):279-282.
8. El-Dakhakhny M, Mady N, Lembert N, Ammon HP. The hypoglycemic effect of Nigella sativa oil is mediated by extrapancreatic actions. Planta Med. 2002 May;68(5):465-466.
9. Meral I, Yener Z, Kahraman T, Mert N. Effect of Nigella sativa on glucose concentration, lipid peroxidation, anti-oxidant defence system and liver damage in experimentally-induced diabetic rabbits. J Vet Med A Physiol Pathol Clin Med. 2001 Dec;48(10):593-599.
10. Kalus U, Pruss A, Bystron J, Jurecka M, Smekalova A, Lichius
JJ,Kiesewetter H. Effect of Nigella sativa (black seed) on subjective feeling in patients with allergic diseases . Phytother Res. 2003 Dec;17(10):1209-1214.
11. Al-Majed AA, Daba MH, Asiri YA, Al-Shabanah OA, Mostafa AA,El-Kashef HA. Thymoquinone-induced relaxation of guinea-pig isolated trachea. Res Commun Mol Pathol Pharmacol. 2001;110(5-6):333-345.
12. Gilani AH, Aziz N, Khurram IM, Chaudhary KS, Iqbal A. Bronchodilator, Spasmolytic and calcium antagonist activities of Nigella sativa seeds (Kalonji): a traditional herbal product with multiple medicinal uses . J Pak Med Assoc. 2001 Mar;51(3):115-120.
Ethnopharmacol. 2003 Feb;84(2-3):251-258.
15. Badary OA, Abdel-Naim AB, Abdel-Wahab MH, Hamada FM. The influence of thymoquinone on doxorubicin-induced hyperlipidemic nephropathy in rats. Toxicology . 2000 Mar 7;143(3): 219-226.
16. El-Saleh SC, Al-Sagair OA, Al-Khalaf MI. Thymoquinone and Nigella sativa oil protection against methionine-induced hyperhomocysteinemia in rats. Int J Cardiol . 2004 Jan;93(1):19-23.
19. Zaoui A, Cherrah Y, Alaoui K, Mahassine N, Amarouch H, Hassar M.Effects of Nigella sativa fixed oil on blood homeostasis in rat. J Ethnopharmacol. 2002 Jan;79(1):23-26.
20. el-Dakhakhny M, Mady NI, Halim MA. Nigella sativa L. oil protects against induced hepatotoxicity and improves serum lipid profile in rats. Arzneimittelforschung . 2000 Sep;50(9):832-836.
21. Zaoui A, Cherrah Y, Lacaille-Dubois MA, Settaf A, Amarouch H,Hassar M. Diuretic and hypotensive effects of Nigella sativa in the spontaneously hypertensive rat. Therapie. 2000 May-Jun;55(3):379-382.
22. Mahmood MS, Gilani AH, Khwaja A, Rashid A, Ashfaq MK. The in vitro effect of aqueous extract of Nigella sativa seeds on nitric oxide production. Phytother Res . 2003 Sep;17(8):921-924.
23. Al-Ghamdi MS. The anti-inflammatory, analgesic and antipyretic activity of Nigella sativa. J Ethnopharmacol. 2001 Jun;76(1):45-48.
hemostatic function in rats. Ethnopharmacol. 2003 Mar;85(1):7-14.
25. Morsi NM. Antimicrobial effect of crude extracts of Nigella sativa on multiple antibiotics-resistant bacteria. Acta Microbiol Pol.
2000;49(1):63-74.
26. Khan MA, Ashfaq MK, Zuberi HS, Mahmood MS, Gilani AH. The in vivo antifungal activity of the aqueous extract from Nigella sativa seeds. Phytother Res. 2003 Feb;17(2):183-186.
AYFER AKŞİT
SOSYAL HİZMET UZMANI
Hasta Hakları Birim Sorumlusu
***************************************************************
21 Ekim 2009
SAĞLIKLI YAŞAM
- Tıp Sözlüğü
- İLK YARDIM
ASTIM HASTALIĞI
- Disparoni Nedir.?
- İç Beden Hastalığı
- Kanser Hastalığı Sebepleri
- Zeytinyağı( Onkoloji-Kanser Tedavi)
- Kalp Damar Hastalıkları
- RİSKİNİZ NE.? BİLİN.!
- Kalp Krizi Nedir.?
- Kanser Türleri ve Tedavi
- Meme Kanseri
- Karaciğer İle İlgili Bilinmesi gerekenler
- Şeker Hastalığı
- Öksürük Pişik ve Su Çiçeği
- Hastalıklar ve Bitkilerle Tedavi
- Romatizma Hastalıkları
- Psikoterapi (Bilim)
- Akdeniz Ateşi ve Diş İltihabı
- Anne Sütü
- Altını Islatma
Hemoroid (Basur)
- Basur,Dişeti Çekilmesi,Kıl Dönmesi
- Alveoler(Ender Bir Hastalık)
- Zaturre,Buronşit,
- Dengeli Beslenme
- Yararlı İpuçları(Bitkiler)
- Çörek Otu "Derde Deva"
- Hangi Bitki
- Besinle Güzelleşin
- Ayarlarımızla Fazla Oynamayalım
- Cilt Bakımı
- Egzersiz ve Sağlık
- Kaloriler Eşit Değerde Değildir
- Zayıflama Köşeniz
- Şişmanlık Yeniden Tanımlanıyor
- Sıkca Sorulan Sorular
- Kansere Karşı Diyet
- Kanseri Önleyici Beslenme Önerileri
- Kan Grubuna Göre Diyet (Beslenme)
- Yasaklar
- Tuz
- Sağlıklı ve Zeki Nesil için İYOT
- Sigara ve Sağlıkta en çok 20 Soru ve Cevap
- Sigara Kanserin Tettikleyicisi
- Sıgarayı Bıraktıktan Sonra
"
30 Mayıs 2008
Basur,Çarpıklık,Diş eti Çekilmesi,Ağız Kokusu ve Chron Hast. Kıl Dönmesi
Ortodontik problemler ( uyumsuzluklar ) iki türlüdür ; Çenesel uyumsuzluk veya bozukluklar Dişsel uyumsuzluklar ( çapraşıklık , yer darlığı vs... ) Çenesel uyumsuzluğun nedenleri nelerdir ? Dişsel bozuklukların nedenleri nelerdir ? Yer darlığının nedenleri 20. yaş dişlerinin arkadan diğer dişleri sıkıştırması. Yer fazlalığının (boşluk) nedenleri Hareketli ortodontik tedavi uygulanan durumlar. Sabit ortodontik tedavi uygulanan durumlar Kategori: DIS HASTALIKLARI 3/3/2007 Diş eti dokusunun normal sınırı olan mine-sement birleşiminden ya da başka bir deyişle kron-kök sınırından apikal yöne, yani diş köküne doğru sıyrılmasına diş eti çekilmesi ya da diş eti atrofisi denir. Tanım Nedenleri Kategori: DIS HASTALIKLARI | 3/3/2007 Ağız kokusu ; genellikle ağızda veya dişlerde bulunan bir sorunun habercisidir . Ağız veya dişlerde bir sorun bulunamadığı taktirde yapılması gereken bir doktora gidilmesi ve tıbbi bir sorun olup olmadığının araştırılmasıdır. Ağız kokusunun nedenleri nelerdir ? Ağız ve dişlerde bir sorun yoksa diğer nedenler nelerdir ? Yapılması gerekenler nelerdir ? ıÜü3/3/2007 Crohn hastalığı sindirim sistemini oluşturan yemek borusu , mide , ince ve kalın barsaklardaki bir veya birkaç bölümünü tutabilen , tutulan bölümde kalınlaşma , ülserler oluşturan bir hastalıktır. Barsaktaki kalınlaşma bu bölgelerde darlıkların oluşmasına yol açabilir. Chron hastalığı nedir ? Belirtileri nelerdir ? Diğer sistem ve organları etkiler mi? Kalıtsal bir hastalık mıdır ? Nedenleri nelerdir ? Üzüntüden yada stressten etkilenir mi? Diyetin hastalğın tedavisinde yeri varmıdır ? Fizik aktivite veya iş hayatı hastalığı kötü etkiler mi ? Crohn hastalığı barsak kanseri midir veya barsakta kanser Gelişmesine yol açar mı ? Nasıl teşhis edilir ? Hangi ilaçlar kullanılır ? Kategori: GENEL CERRAHI | 3/3/2007 Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumu ve nadiren göbekte cilt altına geçip yara, abse ve fistül oluşturmasıdır. Kıl dönmesi, yani DERMOİD KİST veya PİLONİDAL SİNÜS, cilt altı kıl yuvası demektir. Kıl dönmesi nedir ? Kıl dönmesinin kuyruk sokumu tercih nedeni ? Belirtileri nelerdir ? Doğuştan olabilir mi ? Nasıl tedavi edilir ? Tedavi edilmezse ne gibi sorunlar yaratabilir ? En son tedavi yöntemler inelerdir ? Alternatif tedavide tam başarı oranı nedir ? Nüks ihtimali nedir ? Nüksü önlemek için hastanın uyması gereken kurallar nelerdir ? Alternatif tedavilerin yan etkileri nelerdir ? Alternatif tedavinin avantajları nelerdir ? 4- Müdahale iz bırakmaz ve çok iyi estetik sağlar, anatomi bozulmaz. Kategori: GENEL CERRAHI
Ailesel ( genetik )
Gelişimsel bozukluklar
Yer darlığı nedeniyle dişlerin çapraşık olması
Yer fazlalığı nedeniyle dişlerin aralık olması
Parmak emme veya dilin normalden büyük olması nedeniyle üst ve alt ön dişler arasında mesafe olması
Dişlerin normal pozisyonunda olmaması ( eğrilme veya dönmeleri )
Genetik veya gelişimsel olarak çenenin küçük , dişlerin eninin ise büyük olması dolayısıyla dişlerin çeneye sığamamaları
Vaktinden önce süt dişlerinin çekilmesiyle , geri kalan dişlerin birbirlerine yanaşmaları ve böylece alttan çıkacak daimi dişe yeterli yer kalmaması nedeniyle daimi dişin çapraşık bir şekilde çıkması veya hiç çıkamaması
Genetik veya gelişimsel olarak çenenin büyük, dişlerin eninin ise dar olması dolayısıyla dişlerin aralıklı bir şekilde çeneye dağılmaları
Genetik veya gelişimsel olarak bazı daimi dişlerin çıkmaması ( bu durumda diş ya hiç yoktur yada çene içerisinde gömülü kalmıştır )
Basit düzeydeki diş çapraşıklıkları
Çene darlığının giderilmesi gereken durumlar
Erken süt dişi kaybına bağlı boşlukların koruyucu olarak doldurulması
Parmak emme gibi kötü alışkanlıkların giderilmesi
Diş gıcırdatmanın önlenmesi
Sabit tedavi sonrasında pekiştirme ( sabitleme ) amacıyla.
Dişlerde çapraşıklık olması
Alt ve üst dişler arasında kapanışta boşluk olması
Üst dişlerin fırlak olması
Daha iyi bir protez yapılması amacıyla basit dişsel hareketlere ihtiyaç duyulması.
Diş eti dokusunun normal sınırı olan mine-sement birleşiminden ya da başka bir deyişle kron-kök sınırından apikal yöne, yani diş köküne doğru sıyrılmasına diş eti çekilmesi ya da diş eti atrofisi denir.
1- Yaşlanma,
2- Yanlış diş fırçalama,
3- Diş taşları ve bakteri plağı,
4- Diş arkı (diş dizisi) üzerindeki diş veya dişlerin,diş arkı dışında yer almaları ve çarpık, düzensiz, rotasyona uğramış (dönmüş) olmaları,
5- Diş eti iltihabı veya periodontitis sonucunda diş eti kenarında meydana gelen iltihaplı ve dejeneratif değişimler,
6- Periodontal cepler ve büyümüş diş etlerinin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan bazı diş eti operasyonları sonrasında,
7- Okluzal travmalar (yüksek ya da hatalı yapılmış kron, köprü, dolgulu dişlerde ve bruksizm denen diş sıkma ve gıcırdatma vakalarında,
8- Dudak, yanak kas bağlantılarının diş etlerine yakın olmaları,
9- Dişler arasına gereksiz ve çok fazla kürdan, toplu iğne vb. cisimler sokulup kurcalanması,diş etinin tahriş ve tahrip edilmesi.
Bu nedenler arasında çok önemli yer tutan diş taşları ve bakteri plağı (diş yüzeyine yapışan, gözle görülmeyen, gıda artıkları ve bakterilerin birlikte oluşturduğu yapışkan bir tabaka) detartraj da denen diş taşı temizliği veya gerekiyorsa diş eti altında, daha derinde bulunan diş taşları ve oluşumların uzaklaştırılması amacıyla yapılan subgingival küretaj işlemiyle temizlenmelidir. Dişeti seviyesindeki ya da üzerindeki görünür diş taşları çeşitli görevleri ve biçimleri olan el aletleri ya da ultrasonik cihazlar ile temizlenir. Daha derinlerdeki,diş eti altındaki, kök yüzeyindeki gözle görülmeyen diş taşları, granülasyon dokusu (bozulmuş, hastalıklı nedbe dokuları) ve nekrotik (ölü) sement dokusunun ortadan kaldırılması ve temizliği işlemine de subgingival küretaj denir ve dişe, küretaj yapılan bölgeye ve dişin yüzeyine uygun farklı şekil, büyüklük ve amaçtaki 'küret' denen el aletleri yardımıyla yapılır.
Ağız kuruluğu ( Xerostomia ) : ağızdan nefes alma , kullanılan bazı ilaçlar , tükürük bezindeki bazı problemler sonucunda tükürük bezlerinin yeterli üretim yapmaması
Dişlerin fırçalanmamış olması ( yemek artıkları , koku veren yiyecekler )
Dişlerdeki çürükler
Dişlerdeki iltihaplar
Diş etindeki iltihaplar ve diş taşları
Eskimiş ve deforme olmuş , yeterince temizlenmemiş hareketli ptotezler
Hatalı yapılmış veya deforme olmuş olan kron-köprüler
Sigara , tütün kullanımı
Solunum yollarındaki iltihabi rahatsızlıklar ( bademcik , boğaz , sinüs ve akciğer iltihapları )
Sindirim sistemindeki bazı rahatsızlıklar (gastrit, ülser gibi mide sorunları )
Sistemik hastalıklar (Diabet ( şeker hastalığı ), böbrek hastalıkları )
Dişlerin ( her yemekten sonra doğru bir şekilde ve yeterli sürede ) fırçalanması
Diş aralarının ( günde bir kez ) diş ipi veya basınçlı su ile temizlenmesi
Dilin fırçalanması
Ağız ve boğazın anti-mikrobial gargaralar ile temizlenmesi ( floridli gargaralarla değil )
Porselen köprülerin altının ( en az günde bir kez ) arayüz fırçası ile temizlenmesi
Hareketli ( takıp-çıkarılabilen ) protezleri her yemekten sonra fırçayla temizlemek , yatmadan önce suya koymak
6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine kontrole gitmek
Ağız ve dişlerdeki tüm sorunların giderilmesi
Sigara kullanmamak
Crohn hastalığı barsak kanseri değildir. Düşük bir oranda ince ve kalın barsakta kanser gelişme riski olabilir. Kontrollerinizde doktorunuz bu riski gözönüne alarak gerektiğinde ek araştırmalar yapabilir.
Kuyruk sokumunu tercih nedeninde
Fenol ve gümüş nitrat; labirent dışında kaçırılmadığı sürece hiç bir yan etki oluşturmaz. Kaçırıldığında birkaç gün içinde aynı yerde enflamasyon, ağrı ve akıntı yaparsa da tedavisi lokal anestezi altında debridmanla sağlanır. İlaç hiç bir zaman damar içine verilmediği için sistemik etki oluşturmaz; dokulardan damar içine geçiş veya emilim olmaz; harici yan etki olmaz.
1-Narkoz, yani genel anestezi gerektirmeyen, az invaziv, konservatif ve pratik bir küçük operasyondur.
2- Hastanede veya evde yatmayı veya istirahati; tahlil ve tetkik gibi bir ön hazırlık gerektirmeyen, günübirlik uygulanabilen bir tedavidir.
3- Nüks ihtimali çok düşük olup nüksetse bile aynı yöntemle, hem de çok daha kolay bir şekilde tedavisi kesinliğe kavuşturulabilir.
5- Hastaların bu alternatif müdahale için hekime, yarımşar saatten birer gün arayla 2 veya 3 kez uğraması yeterlidir; işten ve yolculuktan alıkoymaz.