Filistin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Filistin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2010

İSRAİL UÇAKLARI CAN ALIYORDU BU GÜN YİNE


İSRAİL UÇAKLARI
CAN ALIYORDU BU GÜN YİNE

EvcioğluHaber- Öyle bir dünya üzerinde yaşıyoruz ki; kendilerince inandıkları dinlerinin emirlerine uygun, güçlünün haklı olduğu mantığıyla emekçi halklar üzerinde her türlü işkencenin ve yeni teknoloji bombaların denendiği ve aynı zamanda sömürünün ve vahşetin her çeşidinin uyguladığı; çocuk bedenlerin parçalandığını seyrederek yaşandığı bir yerdir..

Çocukların ölü bedenlerini kucaklayan babaların acısını kim dindirebilirki..?

Burası Gazze buradan çıkış yok...!



"Adalet varmı? bilinmez ama; Adaletli dünyayı; İnsanların bencilliklerini, acımasızlıklarını ortadan kaldırmadan sağlamanın olanağı yoktur..!"

Bu gün akşam eve geldiğimde; Hayat TV.de yayınlanan, Filistin'de yaşanan ve İsrail uçaklarının her dakika bombalandığı günün özeti niteliğinde bir proğram seyir ettim....
Televizyon çekim yapıyordu; ama İsrail uçakları Gazze'yi bombalamaya devam ediyordu.. Gazze'de; İsrail savaş uçaklarından atılan bombaların ve roketlerin sesleriyle birlikte başlayan bir gün yaşanıyordu...

Mikrofona konuşan gençler ve çocuklar sakin görünüyordu.. Sanki; Olağan bir gün yaşanıyor gibiydi.. O gençler ve çocuklar korkuyu atmışlardı yüreklerinden... Biraz da çaresizlikten olsa gerek.. Heran bir İsrail saldırısı, atılan bir bombayla ölür gelir Hatta; acıma duygusunu bile yitirmişlerdi... Verdikleri cevap ise; "İsrail uçakları yine bir yeri bombaladı.. Ama, yakından geliyor... Buraya da gelebilirler... buradan görünmeyen biryere uzaklaşmamız lazım" diyorlardı..
Ama; o kadar kanıksamışlardıki; bomba seslerine ve peşinden duyulan siren seslerine aldırış etmiyordı.. Ambulanslar geçiyordu, ardı ardına..

Televizyon ekibi bir hastane bahçesi gibi bir yere gitmiş ve orada getirilen yaralıları çekiyorlardı..
Getirilen iki çocuk vardı.. Bunların birisi 4 yaşında, bir diğeri ise 6 yaşında olduğunu daha sonra doktorların onca çabasına rağmen kurtarılamayarak öldüklerini gösteriyordu.. Kurtarılamayarak ölen çocukların; Beyaz kefine sarıldıklarını ve morga konulurken, muhtemelen babası olduğu, çocukların soğumuş cesetlerini öperken teretdüt göstermeden ve dahası, morgun kapısı önünde diz çökmüş halde ağlarken hali acının tarifi nasıl yapılabilinirdiki.? O babanın göz yaşları içine akıtırken çaresizliğinden, bu vahşeti ve katliamı yapanlar dünyanın gözü önünde çocukları öldürmeye devam ediyordu..
İsrail uçakları bomba yağdırmaya devam ediyordu..
Ambulanslar, acı siren sesleriyle yaralıları taşımaya ve hayata tutundurmaya ve muhtemelen ölmeden yetişemeyip hastaneye getirdiği insanları morga koymaya devam ediyorlardı..!

Vucudunun biryeri kopmuş, hatta parçalanmış bedenleri ve yaralı çocukların çığlıkları yürekleri parçalar durumdaydı..
Medeni ve müreffeh dünyanın gözü önünde; Dünyaya İnsan Hakları ve demokrasi getirmek iddiası nda olanların müsadesiyle çocuklar "İsrailin Beyaz Fosfor Bombaları" ile parçalanıyor ve yanıyordu her yer...
Yine Filistin'in, Gazze bölgesinde bir olağan gün yaşanıyordu...! Kan, göz yaşı ve ölümler yaşanıyordu.. Çıldırmışlık haliydi heryer..
Allahın bile görmediği bir yerdi orası.. 50 yıldan fazladır yaşanan bu katliamı gök yüzünden hiç kimse görmüyordu...
Ey gök Tanrısı sendemi görmüyorsun, parçalanan
masum çocuk bedenlerini.? Ey insanoğlu; İnsan olmaktanmı utanıyorsun acıma duygun köreldimi senin..?
Adalet duygusu ve vicdanda vardır bilmiyorum ama; bu katliamı yapanların kendileri de bir zamanlar daha da vahim vahşete maruz kaldıklarını bilmeyen varmıdır..? Ama; ne yazık ki; bu gün kendileri daha fazlasını başka, insanlara uyguluyor..
Onlar için bu katliam yahudi halkını birara da tutma yöntemi olabilirmi? bilinmez ama: Kan kusan uçaklar susmaya ve havadan atılan bomba sesleride kesilmeye başladığında, akşam olmuştu...! Yine bir gün daha bitti derken sokak saldırıları başlamıştı.. Gazze'de..

Filistin'e kaç km. uzaktayım ölçmediğim için bilmiyorum ama; o proğramı yarıda kesip; bu yazıyı yazmak ve yaşanan katliamın ortağı olmamak adına bu durumu sizlerle paylaşmak istedim...!

Sizlerinde çevrenizde yaşanan olumsuzluklara duyarsız kalmamanız için, ilgil ve sorumlu olmanızı diliyor, güzel günlerde yaşamanız dileğimi tekrarlıyorum..
Hitlerin fırınlarda yaktığı Yahüdü çocukların bedenleri ne kadar çocuksa? Filistinli çocukların bombalarla parçalanan bedenleri o kadar çocuk ve Mausum..!

"Dünyadan zalimler yok oluncaya dek ve Adaletin tüm dünyayı sardığı bir günde insan olarak buluşmak, yaşamak dileği ile.."



21.09.2010 Salı


*****




fotoğraf: habername.com


*******


EvcioğluHabe

1 Temmuz 2010

AVRUPA SOSYAL FORUMU 2010 BAŞLIYOR!


AVRUPA SOSYAL FORUMU 2010 BAŞLIYOR!



İstanbul'da yapılacak olan altıncı Avrupa Sosyal Forumu, 30 Haziran Çarşamba akşamı başlayacak. Saat 20:00'de Taksim Gezi Parkı'nda yapılacak olan açılışta Ahmet Türk de bir konuşma yapacak.

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Maçka ve Gümüşsuyu kampüslerinde 1-3 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek, Avrupa Sosyal Forumu, 30 Haziran'da Taksim Gezi Parkı'nda Ahmet Türk'ün de konuşmacı olduğu açılışla başlayacak. Forumda ağırlıklı olarak Kürt sorunu, Filistin, kriz ve çevre konuları tartışılacak.

Neo-liberalizme, krizlere, ırkçılığa, milliyetçiliğe karşı sosyal hareketler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları tarafından "Başka bir dünya mümkün" sloganıyla örgütlenen Avrupa Sosyal Forumları'nın ilki, 2002'de Floransa'da yapılmıştı. Daha sonra Paris, Londra, Atina ve Malmö'de yapılan ASF, 2010'da İstanbul'da düzenleniyor.

250'den fazla toplantının yapılacağı Avrupa Sosyal Forumu ile emekten, demokrasiden ve barıştan yana olan Avrupa'daki tüm muhalefet güçlerinin kaynaşmasını ve birlikte mücadele imkanlarını geliştirmesi hedefleniyor.

ASF programı içinde göz çarpan toplantılar şunlar, hepsi de İTÜ Maçka Kampüsü'nde gerçekleşiyor:

1 Temmuz, Perşembe

09.30-12.30

-Nato'ya Hayır, AB'nin militarizasyonuna ve nükleerleştirilmesine hayır, Barışçıl bir Avrupa inşa et!

Organizasyonlar: Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu, Campaign for Nuclear Disarmament (CND), International Association of Lawyers Against Nuclear Arms (IALANA), Institut de Documentation et de Recherche sur la Paix (IDRP), Le Mouvement de la Paix, France-War Resisters International.

Konuşmacılar: Kerem Kabadayı (Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu), Reiner Braun (Programme Director of INES), Arielle Denis (Le Mouvement de la Paix), ,Andreas Speck (WRI)

-Küresel kriz ile karşı karşıya kalan ASF'nin ve Avrupalı Sosyal Hareketlerin geleceği ne olacak?

Organizasyonlar: Karakedi Kültür Merkezi , Italian Coordination for ESF and WSF, Italy, Campaign for the Welfare State, Norway, FSU, European Attac Network, Austrian Social Forum, CADTM, FGTB, Mezopotamya Sosyal Forumu, Transform Europe

14.00-17.00

-Askeri Üslere Karşı Mücadele

Organizasyonlar: Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu, No bases network, War Resisters International.

Konuşmacılar: Nilüfer Uğur Dalay (Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu), Hans Lammerant (Vredesactie), Andreas Speck

17.30-20.30

-Mücadeleler, Stratejiler, Alternatifler - özel şirketleri su hizmetlerinden uzak tutmanın yolu nedir?

Organizasyonlar: Başka Bir Su Yönetimi Mümkün, Rosa-Luxemburg-Foundation, Initiative to Keep Hasankeyf Alive

-Ergenekon dosyası

Organizasyonlar:
Genç Siviller

2 Temmuz Cuma

09.30-12.30

-Barajların politikası

Organizasyonlar: Başka Bir Su Yönetimi Mümkün, Rosa Luxemburg Stiftung, Social Change Association, Küresel Eylem Grubu

Konuşmacılar: Sebahat Tuncel (BDP İstanbul Milletvekili), İlker Karayılan (Küresel Eylem Grubu), Ercan Ayboğa (Rosa Luxemburg Stiftung), Nick Hildyard.

14.00-17.00

-Su hakkı

Organizasyonlar: Başka Bir Su Yönetimi Mümkün, Rosa Luxemburg Stiftung, Social Change Association.

Konuşmacılar: Gerard Halie (Le Mouvement de la Paix), Tayfun Mater (Küresel BAK), Reiner Braun (Programme Director of INES),Jeremy Corbin (CND, Great Kingdom)

17.30-20.30

-Afganistan'daki savaşı durdurmak için harekete geç!

Organizasyonlar: Campaign for Nuclear Disarmament (CND), Küresel BAK, International Association of Lawyers Against Nuclear Arms (IALANA), Institut de Documentation et de Recherche sur la Paix (IDRP), Le Mouvement de la Paix, War Resisters' International.

Konuşmacılar: Gerard Halie (Le Mouvement de la Paix), Tayfun Mater (Küresel BAK), Reiner Braun (Programme Director of INES),Jeremy Corbin (CND, Great Kingdom)

-Dünyada Forum: DSF ve ASF'nin özellikleri ve örgütlenme biçimleri

Organizasyonlar: Italian coordination for ESF and WSF, Italy, Campaign for the Welfare State, FSU, France Attac, Austrian Social Forum, Union Syndicale Solidairès, Küresel BAK, Mezopotamya Sosyal Forumu, FSU.

3 Temmuz Cumartesi

09.30-12.30

-Savaş Karşıtı Hareket

Organizasyon: Küresel BAK

Konuşmacılar: Şenol Karakaş (Küresel BAK), Jeremy Corbin(Labour Party Milletvekili), Ufuk Uras (BDP İstanbul Milletvekili)

-Kürt Sorunu Hakkında Demokratik Çözüm Önerileri

Organizasyon: Mezopotamya Sosyal Forumu

Konuşmacılar: Gülten Kışnak (BDP), Oral Çalışlar, Roni Margulies (DSİP)

http://www.marksist.org/

27 Haziran 2010

İSRAİLLİ YÖNETMENDEN ANLAMLI ÇAĞRI

İSRAİLLİ YÖNETMENDEN ANLAMLI ÇAĞRI
İsrailli Yönetmen Eyal Sivan: Türkiye ile İsrail azınlıkları ezmekte değil, demokraside işbirliği yapmalı

27/06/2010
İsrailli Muhalif Yönetmen Eyal Sivan, İstanbul’da katıldığı toplantıda İsrail’i ve ona ortaklık eden devletleri sert dille eleştirdi. Toplumsal hafıza üzerine belgeseller çeken yönetmen, İsrail ile Türkiye devletlerinin benzediğini söyleyerek, “Hükümetlerimiz azınlıkları ezme konusunda değil, azınlıklara demokratik haklar verme konusunda işbirliği yapmalı” dedi.
Documentarist İstanbul Belgesel Günleri kapsamında İstanbul’da olan Eyal Sivan, İsrail devletinin Siyonist politikalarına eleştiriler getiren ve unutturulan halkların kardeşliğini öne çıkaran filmleriyle tanınan İsrailli bir belgeselci. Sivan, ülkemizde de Filistin için İsrail’e Karşı Boykot Girişimi olarak örgütlenen İsrail’e karşı uluslararası kültürel, akademik boykotun da ülke içindeki savunucularından biri. Çünkü İsrail hükümetinin işgale son vermeye zorlanması gerektiğini düşünüyor, “Yoksa İsrail’in sonu olur” diyor.
Önceki gün düzenlenen basın toplantısında yönetmen Sivan basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özellikle Ortadoğu barışı üzerine çalışan ve bu nedenle ülkesinde film yapmakta güçlükler çekmeye başladığını söyleyen yönetmen, “Ayrımcılık sadece Filistinlilere karşı değil, İsraillilere karşı bir politika” dedi.

‘HALKIN TEPKİSİNİ ÖNEMSİYORUM’
Konferans önerilerini genelde kabul etmediğini söyleyen Sivan, buna karşın İstanbul’a gelmeyi bir zorunluluk olarak düşündüğünü açıkladı. Bunun bir nedeni belgesel festivallerinin varoluş çabasına destek olmak, ikincisini ise bir İsrailli olarak Türkiye’de bulunmak şeklinde ifade etti. “İsrail basınına baksanız, bana daha sınırdan girerken kötü davranılması gerekirdi ama hiç sorun yaşamadım, burada olmaktan mutluyum” dedi.
İsrail ve Türkiye hükümetlerinin milliyetçi politikalar uygulayan benzer hükümetler olduğunu belirten yönetmenin kendi hükümeti için yaptığı eleştirilerini, Türkiye’nin durumuna da örnek gösterdi.
Gazze ablukası ve saldırısına karşı Türkiye dahil, Batı hükümetlerinin sessiz kalmasını eleştiren İsrailli yönetmen, “Hükümetler halka kulak vermiyor, ben bu yüzden halkın tepkisini daha çok önemsiyorum” dedi.
Ülkesi içinde zaman zaman hedef gösterildiğini, yaptığı işlerden çok kişiliğinin tartışıldığını anlatan yönetmen, muhalif tutumundan vazgeçmeye niyetli değil. “İsrail’de asıl muhalefet” diyor, “Filistinlilerle birlikte mücadele etmektir.”

‘DİYECEKSİNİZ Kİ TERÖR VAR…’
Yönetmen Sivan, Türkiye’deki son gelişmeler ve Kürt sorunu üzerine bir soruya ise, İsrail basınını anlatarak yanıt verdi. Basının iki hafta öncesine kadar Türkiye ile ilgili haberlere hiç yer vermediğini, ancak birden bire Türkiye’de Kürtlerin durumuna ilişkin haberler girmeye başladıklarını anlatan Sivan, “Bunun Türkiye’yi eleştirmenin bir yolu olduğunu düşünüyorlar” dedi. Eyal Sivan şöyle devam etti: “Ama burada hangi uçakların, hangi silahların kullanıldığını, özel birimlerin kimler tarafından eğitildiğini de araştırırsanız, daha ilginç sonuçlara ulaşırsınız. İsrail de Türkiye de yarı demokratik ülkeler, demokrasiyi neye göre tanımladığınıza bağlı olarak. Tel Aviv’deki Yahudi’ye sorarsanız, İsrail tam demokratik bir ülkedir ama Ramallah’ta yaşayan Filistinli’ye sorarsanız, İsrail tam anlamıyla antidemokratiktir. Eminim burada da İstanbullu bir burjuvaya göre Türkiye demokrasidir ama bölgedeki bir Kürt’ten aynı cevabı alamazsınız. Oysa demokrasi, hükümetlerin azınlıklara karşı nasıl tutum aldıklarına göre değerlendirilmeli. İsrail ve Türkiye hükümetleri azınlıkları nasıl bastıracakları konusunda değil, azınlıklara haklar verme konusunda işbirliği yapmalı.”
Eyal Sivan, basın mensuplarının sessizliği karşısında henüz bir soru gelmeden şöyle devam etti: “Belki diyeceksiniz ki terör var. Çünkü azınlıklar silahlı mücadele yaparsa ona terör deriz, devletler silahı eline alırsa ona devlet politikası deriz. Ama biz, Mavi Marmara olayında devletin terörist olabildiğini gördük.” (İstanbul/EVRENSEL)

PORTAKAL VE iSRAiL’iN TARiHi
Eyal Sivan, son filmi “Yafa, Portakalın Otomatiği”nde dünya çapında bir marka olan Yafa portakalının hikayesini anlatıyor. Geçen yüzyılın başlarında Arap ve Yahudilerin birlikte çalışarak ürettiği ve daha çok da Arap tüccarların kontrolünde olan portakal ticaretinin, önce İngiliz müdahalesi, ardından İsrail’in kuruluşuyla nasıl İsrail’in denetimine geçtiği, filmin çarpıcı bir özeti. Bir zamanlar bölgenin zenginliği ve bir arada yaşamanın simgesi olan portakal, ondan sonra Filistin topraklarına el koymanın ve İsrail propagandasının malzemesi haline geliyor. Belgeselin cuma ve cumartesi günkü gösterimlerine de katılan yönetmen, izleyicilerle sohbet etti.


http://www.evrensel.net/

9 Haziran 2010

Filistin ve Türk solu biraraya geldi


Filistin ve Türk solu biraraya geldi

T24 - "Filistin için İsrail’e Karşı Boykot Girişimi'nin 5-6 Haziran tarihlerinde İstanbul Muammer Karaca Tiyatrosu’nda düzenlenen sempozyumda Filistin ve Türkiye solu bir araya geldi.
Filistin sorununun ve boykot hareketinin tartışıldığı sempozyumun ilk gününde Filistinli ve Avrupalı konukların da katılımıyla kitlesel bir yürüyüş de düzenlendi.
Sendika.tv’nin canlı yayınladığı sempozyum internet kanalıyla 10 ülkeden binlerce izleyiciye ulaştı.



Sempozyumda Filistin halkıyla gerçek bir dayanışmanın İsrail’le ekonomik, askeri ve diplomatik ilişkilerin kesildiği bir uluslararası baskı ile mümkün olduğunun ve boykot kampanyasının da temel hedefinin bu olduğunun altı çizildi.

İsrail - Türkiye ekonomik, askeri ve siyasi ilişkilerinin AKP döneminde tırmanışa geçtiği ayrıntılı araştırma ve analizlerle ortaya konurken, iktidarın ikiyüzlü söyleminin teşhirinin de gerekli olduğu ve solun ve emek hareketinin boykot kampanyası etrafında bir araya gelmesinin bu açıdan kritik önem taşıdığı vurgulandı.

İki günlük sempozyum oturumları ve kurumlar arası görüşmelerin ardından, sempozyumda ortaya konan somut hedefler doğrultusunda Filistin’le dayanışma ve boykot hareketinin örgütlenmesi yolunda pratik öneriler sunuldu ve kararlar alındı.


'Deniz'in yoldaşları'yla Leyla Halid'in yoldaşları buluştu

Sempozyum BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören ve Filistin Ulusal Boykot Komitesi’nden Muhammad Jaradat’ın konuşmalarıyla başladı.

FHKC, Filistin Ulusal Boykot Komitesi ile İngiltere ve Fransa Boykot hareketlerinden temsilcilerinin Türkiye sol ve emek hareketinden katılımcılarla buluştuğu sempozyumda 6 ayrı oturum gerçekleşti.

Oturumlarda konuşmacı olarak şu isimler yer aldı: FHKC politbürodan Abu Ahmad Fuad,
BNC’den Muhmmad Jaradat, İ
srail Ürünlerini Boykot Yanlısı Yahudiler hareketinden Mike Cushman,
Fransa BDS Hareketinden Sara Caunes, akademisyenler;
Tolga Tören,
Erhan Keleşoğlu,
Günlük gazetesi yazarı Hüseyin Aykol,
Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Ahmet Atalık ve belgesel sinemacı Necati Sönmez.


Bu oturumlarda “Filistin Halkının Temel Hakları ve BDS Kampanyasının Hedefleri”, “Siyonizm ve Apartheid”, “Filistin-Türkiye-İsrail; Devletler ve Halklar Arası İlişkiler”, “Türkiye İsrail Ekonomik İlişkileri ve Su, Tarım, Enerji Alanında Görülen Yeni Gelişmeler”, “Akademik ve Kültürel Boykot”, “Filistinle Yeni Bir Dayanışma Stratejisi Olarak Boykot-BDS Hareketlerinden Deneyimler” tartışıldı.


Sansür ve abluka internetle aşıldı


Sempozyumda iletişim olanaklarından da geniş ölçüde yararlanıldı. Sempozyuma gelmek için havaalanına hareket etmesine saatler kala, İsrail polisi tarafından engellenen 48 Arapları hareketinden Muhammed Kanaane sempozyuma bir video mesajla katıldı. Egemen medyadan belirgin bir sansür gören sempozyum, Sendika.TV tarafından canlı yayınlandı. Sendika.TV’nin canlı yayını ile sempozyumu 10 ülkeden 2 binin üzerinden izleyici takip etti.


Taksim’de FHKC sloganları


Sempozyumun ilk gününde oturumların ardından İstiklal Caddesi’nde hemen hemen bütün sol örgütlerin katıldığı kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. İsrail saldırganlığının ve AKP ikiyüzlülüğünün protesto edildiği yürüyüşte Filistin halkının kurtuluş mücadelesi selamlandı.

“İsrail’le tüm ikili ilişkiler kesilsin / Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi” pankartının arkasında Filistin ve eyleme destek veren örgütlerinin bayraklarının taşındığı yürüyüşte “Filistin'e özgürlük İsrail'e boykot”, “Katil İsrail Filistin'den defol”, “Katil İsrail işbirlikçi AKP”, “Elçi defolsun ilişkiler kesilsin”, “One Minute değil İsrail’e Boykot”, “Yaşasın Filistin Halk Kurtuluş Cephesi”, “Her yer Filistin hepimiz Filistinliyiz” sloganları atıldı.

Yürüyüşün ardından Taksim’de Boykot Girişimi adına bir basın açıklaması yapıldı ve İsrail’le tüm ikili ilişkilerin derhal kesilmesi istendi.
FHKC’den Abu Ahmad Fuad ve İsrail Ürünlerini Boykot Yanlısı Yahudiler hareketinden Mike Cushman da kitleye hitap ederek Türkiye solunun bu dayanışmasını selamladı ve İsrail’e Boykot çağrılarını yineledi.


Eyleme şu örgütler katıldı:
Alınteri,
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu,
Demokratik Haklar Federasyonu,
Ekim Gençliği,
Emek ve Özgürlük Cephesi,
Emekçi Hareket Partisi,
Eşitlik ve Demokrasi Partisi,
EMEP,
Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği,
Halk Cephesi,
Halkevleri,
İşçi Cephesi,
Kaldıraç,
Öğrenci Kolektifleri,
Özgürlük ve Dayanışma Partisi,
Partizan,
Sosyalist Dayanışma Platformu,
Sosyalist Demokrasi Partisi,
Sosyalist Gelecek Parti Hareketi,
Sosyalist Parti,
Sosyalist Umut,
Toplumsal Özgürlük Platformu,
Türkiye Gerçeği,
Türkiye Komünist Partisi,
Ürün Sosyalist Dergi,
Yeşil ve Sol.



Altın Koza sempozyuma taşındı

Adana Büyükşehir Belediyesi'nin son gelişmeleri bahane ederek ipal ettiği Altın Koza Film Festivali de sempozyuma taşındı. Filistin'le dayanışma temalı film ve etkinliklerin yer aldığı festivali iptal eden zihniyeti protesto eden Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), sempozyum kapanışında festival kapsamındaki "Kapılar Bazen Açılıyor" adlı belgeseli gösterdi.
SİYAD'dan Alin Taşçıyan'ın sunumunun ardından gösterilen film, İsrail'in Filistinlileri birbirilerinden, evlerinden, işyerlerinden, yaşam kaynaklarından uzak tutan kontrol noktalarını konu alıyor.

http://www.t24.com.tr/

2 Haziran 2010

İSRAİL'İN HİTLER'DEN NE FARKI VAR



İSRAİL'İN HİTLER'DEN NE FARKI VAR

****************************************

Hitler'in Yahudilere karşı uyguladığı soykırım, insanlık tarihinin en kara lekelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Ne var ki İsrail'in bugün Filistinliler'e karşı uyguladığı politika ve o anlardan yakalanan kareler, Hitler'in uygulamalarıyla şaşırtıcı benzerlikler gösteriyor.


İşte biri Hitler, diğeri İsrail politikalarının benzer kareleri:

31.06.2010

*******************************************